Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1147 E. 2026/1539 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1147
Karar No
2026/1539
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ)

ESAS NO : 2026/1147 KARAR NO : 2026/1539

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 08.06.2026 tarihli ara karar ESAS-KARAR NUMARASI : 2026/461 E., DAVA/ŞİKAYET : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 17.09.2026 YAZIM TARİHİ : 17.09.2026

Davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: Müvekkili ile davalı arasında uzun süredir devam eden ticari mal satımına dayalı bir cari hesap ilişkisi olduğunu, müvekkilinin ticari faaliyetinin gereği olarak davalıya mal ve hizmet teslim ettiğini, buna karşılık ticari teamüllere uygun biçimde faturalar düzenlendiğini, davalının borcunu ödememesi sebebiyle; müvekkilinin anılan alacağın tahsili amacıyla Ankara 6. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2026/11088 Esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlattığını, davalının icra takibine itirazı sonrasında takibin durduğunu, müvekkilinin alacağını alamadığını ileri sürerek öncelikle teminatsız olarak, aksi kanaatte ise uygun görülecek teminat karşılığında davalı adına kayıtlı banka hesapları, taşınmaz ve araçların kaydına, 3. kişilerdeki hak ve alacaklarına ihtiyati haciz mahiyetindeki tedbir olarak ivedilikle ve duruşmasız olarak ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili özetle: Davacının müvekkili aleyhine Ankara 6. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2026/11088 Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan ilamsız icra takibine müvekkili tarafından süresinde ve haklı olarak itiraz edildiğini, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü tüm iddialar mesnetsiz olup, hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacının alacak bedeli olarak ileri sürdüğü faturaların Yargıtay'ın ve ilk derece mahkemelerinin yerleşik içtihatlarına göre, tek başına alacağın varlığını ve mal/hizmetin teslim edildiğini ispatlamaya yeterli olmadığını, fatura konusu mal veya hizmetin ne olduğuna, hangi sözleşme ilişkisinden doğduğuna, hangi tarihte ve hangi kapsamda ifa edildiğine dair yeterli açıklık içermediğini, faturaya konu malın teslim edildiğinin veya hizmetin verildiğinin ayrıca yazılı delillerle ortaya konulması gerektiğini, davacının; faturaların dayandığı mal teslimini, hizmet ifasını ve alacak kalemlerinin içeriğini sevk irsaliyesi, teslim belgesi, mutabakat, ticari defter kayıtları veya sair yazılı delillerle ispatlayamadığını, taraflar arasında tıbbi malzeme ve hizmet alımına ilişkin yazılı sözleşmenin bulunduğunu ve bu sözleşmede ödeme ve fiyatlandırma yönünden kurun sabitleneceği taraflar arasındaki sözleşmede açıkça kararlaştırıldığını, bu nedenle davacının sonradan güncel kur üzerinden fatura düzenlemesinin sözleşmenin açık hükmüne aykırı olduğunu, davacının dava dilekçesinde müvekkili aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ettiğini, ancak, müvekkilinin icra takibine yaptığı itirazın tamamen haklı ve hukuki gerekçelere dayandığını, davacının alacak iddiasının yeterli delillerle ispatlanamaması, sözleşme hükümlerine aykırılıklar ve müvekkilinin defter kayıtlarındaki çelişkiler göz önüne alındığında, müvekkilinin itirazının haksız veya kötü niyetli olduğundan söz etmenin mümkün olmadığını savunarak ihtiyati haciz talebinin reddine, davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddine, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince "...Davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin alacağın varlığının yargılamayı gerektirmesi haklılık durumunun bu aşamada tespitinin mümkün olmaması nedeniyle reddine..." karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Yerel mahkemenin ihtiyati haciz talebinin reddine dair kararının İİK 257 ve 258. maddelerdeki yaklaşık ispat ölçüsüne aykırı olduğu, faturalar, ticari defterler ve takip dosyası birlikte değerlendirildiğinde alacağın yaklaşık olarak ispat edilmiş olduğu, yerel mahkemenin ret gerekçesinin dosyadaki somut belgelerle çeliştiği, ihtiyati hacze itiraz veya istinaf bakımından hukuki denetim alanının somut olduğu nedenleriyle yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, taraflar arasındaki sözleşmeden doğan alacak talepli davada verilen ihtiyati haczin reddine dair ara kararın istinafına ilişkindir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK 355/1 madde gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK 353/1.b.1 madde gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 madde gereğince esastan reddine, 2-) Alınması gereken harç peşin alındığından ayrıca harç alınmasına yer olmadığına, 3-) İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-) HMK 359/4 madde gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile 302/5 madde gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK 362/1.f madde gereğince miktar itibari ile KESİN olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 17.09.2026

Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1147, K. 2026/1539, T. 17.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1147-e-2026-1539-k-616be411669f