Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/883 E. 2026/1364 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/883
Karar No
2026/1364
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2026/883 Esas

KARAR NO: 2026/1364

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

TARİHİ: 11/10/2022

NUMARASI : 2019/290 E. - 2022/158 K.

DAVANIN KONUSU: Marka (Tecavüzün Ref'i İstemli)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/09/2026

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda verilen kararın temyiz edilerek bozulması neticesinde, duruşmalı yapılan incelemesi sonunda;

G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait “ ...... “ projesinin ... Cd. ... Üsküdar/ İstanbul adresinde bulunduğunu bu projenin bittiğini ve satışa sunulduğunu, proje adı olan ... markasının ... numarası ile .... Sınıflarda tescilli olduğunu, davalı tarafın bu projeye komşu olan İstanbul- Üsküdar ilçesindeki ... parsellerdeki “ ... ... Evleri isimi ile müvekkilinin projesinin bilinirliğinden yararlanarak tescilli markasını ve logosunu taklit ettiğini, davalı tarafın e-satış sitesi olan “sahibinden “ adlı site üyeliği ile https://....com/ adresinden satışa sunduğu projenin kendi projelerinin devamı olduğu şeklinde sunulduğunu, davalı şirketin bu markayı müvekkilinden izin almadan kullanmak sureti ile müvekkil markasına tecavüzde bulunduğunu ve haksız rekabet oluşturduğunu, bu nedenle tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve kaldırılmasını talep ettiğini, ayrıca 20.000 TL manevi 20.000 TL itibar, 5.000 TL maddi tazminat talebinde bulunduğunu dosya bütününden ve bilirkişi raporundan da açıkça anlaşıldığı üzere Beyoğlu 49. Noterliği 28.08.2019 tarih ve ... yevmiye nolu Türkiye Noterler Birliği ... Başvuru No.lu E-Tespit ve diğer tüm delillerden anlaşıldığı üzere dava tarihi itibari ile markanın ve logonun haksız ve hukuka aykırı olarak kullanıldığını, davanın kabulünü talep etmiştir.

CEVAP DİLEKÇESİ

Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı vekili özetle , davacının isminin kullanıldığı iddia edilen projenin müvekkilinin ... Anonim Şirketi'nin '...' projesi olduğunu, bu proje kapsamında ... isminin kullanımı söz konusu olmadığını, müvekkili İrka İnşaat şirketinin ise davacıya ait markanın kullanıldığını iddia edilen proje ile bağlantısının bulunmadığını, davacı tarafın nasıl bir zarara uğradığını yada zarar miktarına ilişkin somut verilerin olmadığını, haksız rekabet ve tecavüzünde söz konusu olmadığını, açıklanan nedenlerle müvekkili... A.Ş. yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle usulden reddini, nihayetinde ise davanın tüm talepleri ile birlikte reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:

İstanbul Anadolu 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 11/10/2022 tarih, 2019/290 E., 2022/158 K. Sayılı kararı kararıyla; "1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile davalılar tarafından davacının ... markasına yönelik tecavüz ve haksız rekabette bulunduğunun tespitine, önlenmesi ve Men'ine, davalılarca bu şekilde kullanılan tabela, reklam vasıtası, basılı evrak ve her türlü materyale el konulmasına, hüküm kesinleştiğinde imhasına, davalılara ait www.....com ve ....com isimli internet sitelerine Erişimin engellenmesine,

2-Hükmün trajı yüksek gazetelerden birinde ilanına,

3-Maddi tazminat yönünden davanın kabulü ile; 22.500 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

4-Manevi tazminat yönünden : davanın kabulü ile; 20.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

5-İtibar tazminatı yönünden davanın REDDİNE" şeklinde hüküm kurulmuştur.

İSTİNAF:

Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme kararı taleple bağlılık ilkesine aykırı olduğunu, davacı dava dilekçesinde 5.000 TL maddi tazminat, 20.000,00 TL manevi tazminat ve 20.000,00 TL itibar tazminatının müvekkilinden tahsilini talep ettiğini, cevaba cevap dilekçesinde talep sonucu değiştirerek 5.000,00 TL maddi tazminat ile 10.000,00 TL manevi tazminat ve 10.000,00 TL itibar tazminatının tahsili talep ettiğini, ancak mahkeme bu talebi görmezden gelerek 20.000 TL manevi tazminata hükmettiğini, davacı ıslah dilekçesinde maddi tazminat yönünden 17.500 Tl artırım yaparak 22.500 Tl olarak dava tarihinden itibaren yasal faizi ile talep etmesine rağmen mahkeme ticari faizi ödenmesi şeklinde karar vermesinin HMK 26. maddesinin taleple bağlılık kuralına aykırı olarak talepten fazlasına karar verilmesi usule aykırı olduğunu,

Müvekkilinin davacının ... markasına yönelik tecavüz ve haksız rekabette bulunulduğunun tespitine yönelik kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının isminin kullanıldığı iddia edilen proje, müvekkili ... Anonim Şirketi'nin '...' projesi olduğunu, bu proje kapsamında ... isminin kullanımı söz konusu olmadığını, bu projenin satış ofisinde '...'ne' ilişkin tabela ve afişler de açıkça görüldüğünü, tüketici nezdinde yanılmaya neden olacak bir unsur bulunmadığını, projenin müvekkili şirkete ait olduğu görülmekle davacı markasına ilişkin bir ibare yer almadığını, müvekkili kendi logosunu kullandığını, müvekkiline ait ticari defter incelemesi sonucunda müvekkil tarafından gerçekleştirilen inşaat ile ilgili malzeme alımlarında proje isminin ...olduğu bilirkişi raporunda da açıkça belirtildiğini, müvekkillerinin... A.Ş.'nin proje ile herhangi bir bağlantısının olmadığı ilgili fatura ve harcamaların ... Şirketi'nden yapıldığı açıkça tespit edildiğini, ... A.Ş. yönünden de davanın husumetten reddi gerektiğini, maddi ve manevi tazminat için şartların oluşmadığını, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda inceleme yapılan dönemde 90.000 TL peşinat alındığı ve bu peşinatın iade edildiği dosyaya sunulmuş olan evrakla ispat edildiğini, söz konusu taşınmaza ilişkin peşinat iade edilmiş olup ilgili dönemlere ilişkin Davacının hiçbir maddi ve manevi zararı bulunmadığını, davacı davayı 09/10/2019 tarihinde ikame ettiğini ve 13/06/2022 tarihinde ıslah ettiğini, TBK'nın zamanaşımına ilişkin hükmü gereğince; tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar ibaresi gereği davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını beyanla istinaf isteminin kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasını davanın tümden reddini talep etmiştir.

İSTİNAF KARAR:

Dairemizin 19/06/2020 tarihli 2023/246 Esas-2025/873 Karar sayılı kararıyla; "davacı şirketin ... numaralı ... ibareli markanın 36, 37 ve 42. sınıflarda tescilli sahibi olduğu, davacı şirketin bu marka ismi ile konut projesi yapıp tamamladığı, davalıların internet siteleri üzerinde yapılan incelemede, davalılara ait olduğu belirtilen www.....com isimli internet sitesinin davacılara ait www.....com isimli internet sitesine yönlendirildiği, bu sayfada da ... ... Evleri şeklinde kullanım olduğunun tespit edildiği ve davalılara ait www.....com isimli internet sitesinde yapılan incelemede; ... ... Evleri şeklinde görsellere yer verildiği, davalılarca yapılan bu kullanımların davacının tescilli markası ile neredeyse bire bir aynı olduğu, taraf markalarının ortak olarak 36. sınıfta yer alan gayrimenkul komisyonculuğu ve 37. sınıfta yer alan inşaat hizmetleri alanında kullanıldığı, davalıların bu kullanımının markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği, davalılar tarafından istinaf dilekçesinde davanın zamanaşımına uğradığı ileri sürülmüş ise de HMK 357 maddeye göre davada ileri sürülmeyen hususlar istinafta ileri sürülemeyeceği, hükmedilen maddi ve manevi tazminatın yerinde olduğu ancak Davacı tarafından dava dilekçesinde tazminat kalemlerine yönelik olarak ticari faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ettiği, ıslah dilekçesinde ise, maddi tazminat talebini 17.500,00 TL., artırarak 22.500,00 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faiz ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ettiği anlaşılmakla, mahkemece 22.500,00 TL., maddi tazminata dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekir iken ticari faizi ile tahsiline karar verilmesi yerinde görülmediği" gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne karar verilmiş, davalılar vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuştur.

YARGITAYBOZMA KARARI:

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 15/04/2026 tarihli 2025/5204 Esas-2026/2040 Karar sayılı kararı ile; Dava dosyasında, davacı tarafça ilk olarak 5.000,00 TL maddi tazminat isteminde bulunulduğu, talep 13.06.2022 tarihinde 22.500,00 TL olarak ıslah edildiği, davalı tarafça işbu ıslaha karşı 01.07.2022 tarihli dilekçe ile yasal süresi içerisinde zamanaşımı def'inde bulunulduğu, bu durumda Bölge Adliye Mahkemesince ıslah ile artırılan kısım bakımından zamanaşımı değerlendirmesi yapılması gerekirken, verilen beyan dilekçesi gözetilmeksizin yargılama içerisinde zamanaşımı def'inde bulunulmadığı gerekçesi ile zamanaşımı def'inin reddine karar verilmesinin doğru olmadığı.

Kabule göre de; Dairenin daha önceki bazı kararlarında da benimsediği üzere (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 14.03.2022 gün ve 2019/5189-1852 sayılı, yine 22.04.2021 gün ve 2021/89-3054 sayılı kararları) somut olay bakımından, SMK ile haksız rekabet hükümlerinin birlikte uygulanmasını gerektiren kümülatif korumanın uygulama alanı kalmadığı gözetilerek talebin, haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve men'ine dair kısmı yönünden ret kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru olmadığı ve bozmayı gerektirdiği gerekçesiyle; Dairemizin kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Yargıtay bozma ilamı ve duruşma günü taraf vekillerine tebliğ edilmiş, davacı vekili Dairemizin önceki kararında direnilmesini, davalı vekili bozma ilamına uyulmasını talep etmiş, usul ve yasaya uygun görülen Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur.

GEREKÇE;

Dava, davacı adına tescilli,... sayılı, "..." markasına, davalılar tarafından tecavüz edildiği iddiasına ilişkin açılan markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, maddi , manevi ve itibar tazminatının davalıdan tahsili istemine ilişkindir.

Uyulmasına karar verilen Yargıtay bozma ilamı kapsamında yargılamaya devam olunmuş, bozma kararı kapsamında uyuşmazlık konusunun, davacı tarafça maddi tazminat talebi yönünden ıslah isteminin yapıldığı tarihte zamanaşımının gerçekleşip gerçekleşmediği ve somut olayda markaya tecavüzden kaynaklanan hükümler ile TTK'da düzenlenen haksız rekabet hükümlerinin kümülatif olarak uygulanıp uygulanmayacağının tespitinden kaynaklandığı anlaşılmıştır.

Davacı vekilinin 09/10/2019 tarihli dava dilekçesinde 5.000,00 TL maddi tazminat talep ettiği, daha sonra 13/06/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 17.500,00 TL arttırarak, 22.500,00 TL maddi tazminatın davalıdan yasal faizi ile tahsilini talep ettiği anlaşılmıştır.

Davalılar vekilinin ıslah dilekçesine karşı ibraz ettiği dilekçesinde; zamanaşımı itirazında bulunduğu, SMK 157. Madde gereğince TBK zamanaşımı hükümlerinin uygulanacağı, TBK hükümlerine göre davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığı ileri sürülmüştür.

6769 Sayılı SMK 157. Madde de; "Sınai mülkiyet hakkı veya geleneksel ürün adından doğan özel hukuka ilişkin taleplerde, 11/1/2011 tarihli ve 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun zamanaşımına ilişkin hükümleri uygulanır" denilerek, zamanaşımı yönünden TBK hükümlerine atıf yapılmıştır.

6098 Sayılı TBK 721. Madde de; " Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Ancak, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır." hükmü düzenlenmiştir.

Markaya tecavüz fiili SMK 30. Madde de, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezasını gerektiren suç olarak düzenlenmiş olup ceza miktarı itibarıyla TCK 66/1-e maddesi gereğince sekiz yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere bir fiilin uzamış ceza zamanaşımına tabi olabilmesi için, şikayette bulunulmuş ya da davalı hakkında ceza davası açılmış olması şart değildir.

Davanın 09/10/2019 tarihinde açıldığı, ıslah dilekçesinin 13/06/2022 tarihinde verildiği,, mahkemece alınan bilirkişi raporundan maddi tazminatın 18/09/2019 tarihli satış bedeli üzerinden hesaplandığı, haksız eylem tarihinin 18/09/2019 tarihli olarak kabulü halinde ıslah tarihi itibarıyla uzamış ceza zamanaşımı süresinin dolmadığı, davalılar vekilinin aksi yöndeki istinaf başvurusunun yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.

Dairemizin önceki kararında davalıların, davacının tescilli ... başvuru numaralı ... markasının 36. Sınıfta ... ... Evleri şeklindeki kullanımının, davacı markasına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin kabulü ile, markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, meni ve refi talebinin kabulüne karar verilmişse de; markaya tecavüz ve TTK 54/1-a-4 maddesinde düzenlenen haksız rekabet hükümlerinin kümülatif olarak uygulama alanının kalmadığına yönelik Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin kararları (bkz 14/03/2022 tarihli ve 2019/5189 Esas-1582 Karar ve 22/04/2021 tarihli 2021/89 Esas-3054 Karar sayılı kararları) ve yine Dairemizce markaya tecavüz ve haksız rekabete yönelik davada verilen direnme kararına karşı verilen, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nca verilen 18/06/2026 tarihli 2025/11-494 Esas- 2026/376 Karar sayılı bozma kararı göz önüne alınarak, önceki görüşümüzden dönülerek, somut olayda haksız rekabet hükümlerinin kümülatif olarak uygulanamayacağı kanaatiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunda kısmen haklı olduğu kanaatiyle, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, haksız rekabete yönelik dava ile itibar tazminatına ilişkin davanın reddine, markaya tecavüzün tespiti, önlenmesi ve meni ile internet sitelerine erişimin engellenmesine, hükmün ilanına, 22.500 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile, 20.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren ticari faizi ile davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine yönelik aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile davalıların fiilinin davacının ... markasına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, önlenmesi ve Men'ine, davalılarca bu şekilde kullanılan tabela, reklam vasıtası, basılı evrak ve her türlü materyale el konulmasına, hüküm kesinleştiğinde imhasına, davalılara ait www.....com ve ....com isimli internet sitelerine Erişimin engellenmesine,

2-Hükmün trajı yüksek gazetelerden birinde ilanına,

3-Maddi tazminat yönünden davanın kabulü ile; 22.500 TL. maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

4-Manevi tazminat yönünden : davanın kabulü ile; 20.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

5-Haksız rekabete yönelik dava ile itibar tazminatına yönelik davanın REDDİNE,

6-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;

6/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken markaya tecavüz davası için 732,00 TL+ 2.903,17 TL = ‬3.635,83 TL toplam karar harcından peşin alınan (peşin+ıslah) 1.111,74 TL'nin mahsubu ile 2.524,09 TL harcın davalılardan müteselsilen tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,

6/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 44,40 TL başvurma harcı, 1.111,74 peşin ve ıslah harcı 6,40 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 1.162,54‬ TL'nin davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya iadesine,

-Davacı tarafından yapılan 3.500,00 TL bilirkişi ücreti, 151,05 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 3.651,05‬ TL'nin, davanın kısmen kabul edilmiş olması sebebiyle, 2.738,28 TL'nin davalılardan müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,

6/c-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre marka hakkına tecavüzün tespiti ve önlenmesi davası yönünden 55.000,0 TL vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine,

6/ç-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen maddi tazminat davası yönünden 22.500,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine,

6/d-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen manevi tazminat davası yönünden 20.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine,

6/e-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre red edilen itibar tazminatı davası yönünden 20.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine,

6/f-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre red edilen haksız rekabet davası yönünden 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine,

7-İstinaf ve Temyiz aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;

7/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalılar taraflarınca yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,

7/b-İstinaf yargılaması için davalılar tarafından yapılan (220,70x2=441,40) 441,40-TL istinaf yoluna başvurma harcı, 101,00-TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 542,40-TL'nin davacıdan tahsiliyle davalılara verilmesine,

7/c-Davacı tarafından istinaf ve temyiz aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

7/ç-Temyiz yargılaması için davalılar tarafından yapılan 3.033,70-TL temyiz başvurma harcının davacıdan tahsiliyle davalılara verilmesine,

7/d-İstinaf aşamasında bir duruşma yapıldığından Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, 22.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalılara verilmesine,

Dair, duruşmalı olarak yapılan inceleme sonunda davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK Ek 1'inci maddesine, (14 Kasım 2024 tarihli, ... sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren) 7531 sayılı 7/11/2024 tarihli kanunun 22. maddesi ile 3. fıkra olarak eklenen madde gereğince temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/09/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/883, K. 2026/1364, T. 17.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-883-e-2026-1364-k-b0adfcb533d1