Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1168 E. 2026/1231 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1168
- Karar No
- 2026/1231
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/1168
KARAR NO: 2026/1231
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : (KAPATILAN)İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 12/06/2026
NUMARASI: 2026/635 D.İş (Derdest) 2026/646
DAVANIN KONUSU: İhtiyati Haciz
KARAR TARİHİ : 30/09/2026
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sırasında verilen ara kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
İhtiyati haciz isteyen vekili talep dilekçesinde özetle; Müvekkilinin sunulan belgeler nedeni ile borçlu taraftan alacaklı olduğunu, alacağın vadesinde ödenmediğini, bütün talep ve ihtarlarına rağmen borçların ödenmediğini, borçluların kaçma ihtimali olduğunu, borçlular hakkında yapılacak icra takibi için ihtiyati haciz talep ettiğini beyanla, borçlunun mal varlığı değerleri hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
Mahkemenin 12/06/2026 tarihli kararında; sunulan belgelerin yaklaşık ispata yeterli olmadığı, taraflar arasında düzenlenen bir mutabakat mektubunun da olmadığı, dolayısıyla alacağının varlığı ve miktarının çekişmeli olduğu ve tespitinin yargılamayı gerektirdiği anlaşılmakla İİK 257/2 maddesindeki şartların yaklaşık olarak ispat edilememiş olduğu sonuç ve vicdani kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Talep eden vekili istinaf başvuru dilekçesiyle, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için tam ispat değil yaklaşık ispatın yeterli olacağını ve bu şartın sağlandığını, dosyaya sunulan e-posta yazışmaları ve faturaların borcun varlığını ve miktarını hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde yaklaşık ispat standardının çok ötesinde ortaya koyduğunu, sırf taraflar arasında şekli bir mutabakat mektubu bulunmamasının e-posta yazışmaları ile sabit olan ikrarı ve faturalara dayalı ticari alacağı geçersiz kılamayacağını, alacağın yargılamayı gerektirdiği gerekçesinin ihtiyati haciz talebinin reddi için yasal bir dayanak oluşturamayacağını, borçlu taraf ile yapılan yazışmalarda alacak miktarı üzerinde hiçbir ihtilaf bulunmadığı, faturaların karşı tarafa ulaştığı ve alacağın muaccel hale geldiğinin dosya kapsamı ile sabit olduğunu, ilk derece mahkemesince, İcra ve İflas kanununun 257 nci ve 258 inci maddelerindeki koşullar oluştuğu halde, kanunda öngörülmeyen ispat kuralları ve yargılamayı gerektirme gerekçesiyle talebin reddedilmesinin usul ve yasaya açıkça aykırılık teşkil ettiğini belirterek yerel mahkeme kararın kaldırılması ile ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesi için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DEĞERLENDİRME:
Uyuşmazlık, 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.
İİK'nın 257. maddesinde; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcu alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği, vadesi gelmemiş borçtan dolayı ancak borçlunun belirli bir yerleşim yerinin bulunmaması veya mallarını gizleme, kaçırma, kaçma gibi alacaklının haklarını ihlal eden eylemlerde bulunması halinde ihtiyati haciz kararı verilebileceği düzenlenmiştir. Aynı kanunun 258. maddesinde; ihtiyati haciz talep eden tarafın, öncelikle dilekçesinde dayandığı ihtiyati haciz sebebini belirtmesi ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ve yasal delillerle ispat etmesi gerektiği belirtilmiştir.
Davacı yurtiçi ve yurtdışı fuar alanlarında stand yapan firma olduğunu, davalı ile de bu kapsamda 34.763,53-USD alacaklı olduğunu ve davalının da bu rakamda mutabık olduğunu devam eden ticari ilişkide daha fazla alacakları da olduğunu belirterek açtığı alacak davasında ihtiyati haciz talebinde bulunmuştur.
Mahkeme 12/06/2026 tarihli ara kararında, İİK 257 ve devamı maddelerindeki şartların gerçekleşmediği, alacağın çekişmeli olduğu,yaklaşık ispata yeterli taraflar arasında düzenlenmiş mutabakat mektubu bulunmadığı, sunulan belge ve e-mail yazışmaları ile faturaların yeterli olmadığı gerekçesiyle ihtiyati haciz talebini reddetmiştir. Mahkemenin davacı tarafça alacağın varlığını ispata yöneli kfaturalar ile e-mali dokümanları incelendiğinde "davalı şirket adına 34.763,53 Euro konusunda mutabıkız " diyen ... hanımın şirket adına böyle bir kabul beyanına yetkili olup olmadığı belli olmadığı gibi ticari olarak usulünce düzenlenmiş mutabakat metni de sunulmamıştır.
Davacı tarafça düzenlenen faturada davalının ticari defterlerine işlenmiş midir, belli değildir.
En önemli hususta e-mail yazışmasında alacağın USD'mi, EURO'mu olduğu hususunda netleşmemiştir. Bu nedenle mahkemenin ihtiyati haczin reddine dair kararı isabetli olup talep edenin istinaf talebinin reddi gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle, 6100 Sayılı HMK 355.madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamında, kararın dayandığı deliller ile yasanın gerektirdiği nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre mahkeme ara kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1.bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-(KAPATILAN)İSTANBUL..... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin ...../06/2026 tarih ve 2026/... D.İş sayılı ara kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince REDDİNE,
2 -İstinaf harçları peşin alındığından ayrıca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,
3 -Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-f bendi gereğince KESİN olmak üzere 30/09/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.