Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1131 E. 2026/1171 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1131
Karar No
2026/1171
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

15.HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2026/1131

KARAR NO: 2026/1171

TÜRK MİLLETİ ADINA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 08/08/2025

NUMARASI: 2025/434 D.İş

DAVANIN KONUSU: İhtiyati Haciz

KARAR TARİHİ : 21/09/2026

Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sırasında verilen ara kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :

Dava; taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak ile ilgili Tahkim Merkezi'nin ...sayılı dosyası tahtında verilen 29.07.2025 tarihli tahkim kararına dayalı olarak ihtiyati haciz talebine ilişkin olup, mahkemece ihtiyati haciz kararının kabulü kararına karşı yanın yaptığı itirazın reddine dair verilen karara karşı; davalı vekili ( karşı yan/) tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.

İhtiyati haciz talep eden vekili; taraflar arasında imzalanan 03.08.2022 tarihli Sözleşmeye istinaden taraflar arasında çıkan uyuşmazlık kapsamında; ... Tahkim Merkezi'nin ...sayılı dosyasında tahkim yargılamasının görüldüğünü, işbu yargılama sonucunda verilen 29.07.2025 tarihli karar ile; hakediş alacağı adı altında 1.028.387,00-USD, işbu alacağa 28.11.2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari işlere uygulanan avans faizi ile birlikte 157.639,05-USD, ayrıca mahrum kalınan kar adı altında 133.357,00-USD, konaklama ve ulaşım bedeli olarak 70.334,00-USD, SGK prim gecikme faizi olarak 1.922.443,00-TL, muhtasar vergisi gecikme faizi olarak 512.365,00-TL, yargılama gideri adı altında 2.483.089,12-TL, hakem sekreteri ücreti olarak 22.250,00-TL ve vekalet ücreti olarak 1.140.663,75-TL olmak üzere toplam 1.389.717,05-USD ile toplam 6.080.810,87-TL'nin davalı TSM'den alınarak davacıya verilmesine karar verildiğini, hakem kararlarının mahkeme ilamı hükmünde olduğunu, dolayısıyla yukarıda sözü edilen alacağın ilama dayalı olduğunu ve işbu alacakalarının teminata bağlanmadığını, bununla birlikte davalının Mersin ilinin, Silifke ilçesinde yapımı devam eden; ... şantiyesinde, ... A.Ş. ve ... A.Ş. firmalarının alt yüklenicisi olarak çalışan, ortakları Rusya uyruklu ... Anonim Şirketi, ... Anonim Şirketi ve...Anonim Şirketi olan bir Türk şirketi olduğunu ve ilgili şantiyede yaşanan çeşitli olumsuzluklar nedeniyle; davalının menkul ve gayrimenkul mallarını alacaklılardan kaçırmak amacıyla üçüncü kişilere devretme ve bu şekilde alacaklılardan mal kaçırma hazırlıklarına başladıklarına ilişkin çeşitli haberler olduğunun kamuoyu nezdinde bilindiğini, İcra İflas Kanunu'nun "İhtiyati Hacizde Teminat" başlıklı 259. maddesinin 2. fıkrası "Ancak alacak bir ilama müstenid ise teminat aranmaz." hükmünü içerdiğinden; teminat istenmeyeceğini, belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; İstanbul Tahkim Merkezi'nin ...sayılı dosyasından verilen 29.07.2025 tarihli tahkim kararına istinaden toplam 1.389.717,06-USD ve toplam 6.080.810,87-TL alacağın tahsilini teminen, davalının menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının borca yeter miktarının İcra İflas Kanunu'nun 259/2. Maddesi uyarınca teminatsız olarak ihtiyaten haczedilmesi talep etmiştir.

Mahkemece 08.08.2025 tarihli karar ile; Hakem kararları ilam hükmünde olduğundan İİK 259/2 maddesine göre teminat alınmasına yer olmadığı, faiz alacağının bu aşamada hesaplanmasının mümkün olmadığı, gerekçesi ile; 1.232.078,00 USD ve 6.080.810,00 TL toplam 56.251.027,03 TL üzerinden ihtiyati haciz talebinin teminatsız kabulüne karar verilmiştir.

İhtiyati hacze itiraz eden karşı yan vekili 28/07/2025 tarihli dilekçesi ile; haciz talep eden şirket tarafından 11/08/2025 tarihinde .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, Mahkemenin yetkisiz olduğunu, ihtiyati hacze konu hakem kararına karşı iptal davasının açılması, iptal davasının açılmasının; Milletlerarası Tahkim Kanunu 15/A maddesi uyarınca hakem kararının icrasını kendiliğinden durdurulması, davalı şirketin muayyen yerleşim yerinin olduğu ve mal kaçırma ihtimalinin blunmadığının göz önünde bulundurulması gerektiğini, yetkili mahkemenin Mersin Asliye Ticaret Mahkemelerinin olduğunu, taraflar arasında 03/08/2022 tarihli ... no'lu sözleşmenin akdedildiğini, sözleşmede tahkim şartının bulunduğunu, karşı tarafın, davalıdan sözleşme kapsamında birtakım alacaklarının bulunduğu iddiasıyla; ... ...sayılı dosyası ile tahkim davasını ikame ettirdiğini, tahkim davası kapsamında 05/11/2024 tarihli 4 nolu ara kararının 1. bendi uyarınca davalı şirketin yabancı sermayeli olması nedeniyle; Tahkim davasında Milletlerarası Tahkim Kanununun uygulanacağına karar verildiğini, MTK uyarınca yetkili mahkemenin Türkiye'de davalının yerleşim yeri veya olağan oturma yeri ya da işyerinin bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesi olacağını, ihtiyati hacze konu hakem kararına karşı iptal davasının açılması MTK 15/A maddesi uyarınca kararının icrasını durdurduğunu, Hakem Kararına karşı davalı şirketin İstanbul BAM 53. Hukuk Dairesinin 2025/7 Hakem sayılı dosyası ile tehir-i icra talepli olarak iptal davasının açtıklarını, icra takiplerinin MTK md. 15/A uyarınca durdurulduğunu, iptal davasının derdest olduğunu, ihtiyati haciz için başlatılan .... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasının MTK 15/A maddesi uyarınca takibin durdurulması için talepte bulunulmuş ise de dosyanın ihtiyati haciz aşamasında olduğu gerekçesiyle talebin reddine karar verildiğini, belirterek; uyuşmazlığa bakmakla yetkili mahkemelerin Mersin Mahkemeleri olması nedeniyle mahkemenin yetkisizliğine, itirazlar uyarınca ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece 04.09.2025 tarihli karar ile; taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin; 9-2. Maddesinde "Sözleşmeden doğan veya onunla ilgili herhangi bir itilaf, uyuşmazlık, ayrılık veya talep, ilgili anda yürürlükte bulunan İstanbul Tahkim Merkezi Kurallarına( ISTAC) göre çözümlenir. İtilaflar üç hakemle halledilecek, tahkim dili Türkçe, tahkim Yeri İstanbul olacaktır." ve ".........her tahkim kararı taraflar arasında bağlayıcı olacaktır." hükmünün yer aldığını, Milletlerarası Tahkim Kanunu'nun 17. Maddesinde "bu kanunda düzenlenen konularda, aksine hüküm bulunmadıkça, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu uygulanmaz." hükmü bulunmakta olup, 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu'nda hakem kararının icrası ile ilgili bir düzenleme bulunmadığından; kararın icrası hususunda İcra İflas Kanunu hükümlerinin uygulanacağını, hakem kararları ilam hükmünde olup; İcra İflas Kanunu 34. Maddesi gereği; alacaklı taraf ilamların icrasını her icra dairesinden talep edebileceği, kaldı ki ihtiyati haczin, bir borç ilişkisinde, alacaklı olan tarafın alacağını güvence altına almak ve alacağı tahsil edebilme kabiliyet ve imkanının artırılabilmesi için öngörülen, geçici ve koruyucu nitelikte bir hukuki müessese olduğundan; dosyada ilamın icrası mahiyetinde değerlendirme yapılamayacağını, ihtiyat haciz İİK 257-268 maddeleri arasında düzenlenmiş olup, İcra İflas Kanununun 259/2 Maddesine göre alacağın ilama dayanması durumunda teminat aranmayacağı, İcra iflas kanunu 259/3 Maddesine göre ise alacağın ilam mahiyetinde bir vesikaya müstenid ise teminat gerekip gerekmediğinin mahkemenin takdirinde olduğu, ihtiyati haciz kararına itirazın; İcra İflas Kanunu 265. Maddesinde düzenlendiği, İİK 265/1 madddesinde; "Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi hâlde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir" denildiğini, Kanunda düzenlenen sebepler dışında ihtiyati haciz kararına borçlu tarafın itiraz edilmesi mümkün olmayıp, ihtiyati hacze itiraz edenin mahkemenin yetkisine yapmış olduğu yetki itirazının, ihtiyati hacze dayanak tahkim kararı ilam hükmünde olduğundan HMK 390/1 maddesinin kıyasen uygulanması neticesinde; ihtiyati haciz dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilebileceği, ihtiyati hacze itiraz eden taraf her ne kadar Milletlerarası Tahkim Kanunu 3. Maddesi gereği yetkili mahkemenin aleyhine ihtiyati haciz verilenin ikametgahı mahkemesi olan Mersin mahkemeleri olduğuna yönelik itirazda bulunmuş ise de; Milletlerarası Tahkim Kanunu'nun 3. Maddesindeki düzenlemenin tahkim yargılaması sırasında mahkeme tarafından yapılacağı belirtilen işlere yönelik bir düzenleme olduğu, tahkim kararına dayalı ihtiyati haciz talebinde Milletlerarası Tahkim Kanunu'nun 3. Maddesi değil, İcra İflas Kanunu ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı, bu sebeple tahkim kararına dayalı ihtiyati haciz kararını vermeye mahkemenin yetkili olduğu, İİK 257. Maddesinde belirtilen şartların varlığı halinde tahkim kararına karşı iptal davası açılmasının; ihtiyati haciz kararının geçici koruma tedbiri olması hasebiyle ihtiyati haciz verilmesine engel olmadığı, ihtiyati hacze itiraz eden tarafın, hakem kararında icra edilebilirlik şerhi bulunmadığından ilam hükmünde olmadığını belirtmiş ise de Milletlerarası Tahkim Kanunu 15/B maddesinin kararın icra edilebilirliğine yönelik bir düzenleme olduğu, ihtiyati haczin geçici hukuki koruma olması sebebiyle; ihtiyati haczi talep edilebilmesi için kararın icra edilebilirlik şerhinin bulunmasına gerek olmadığı, ihtiyati hacze itiraz edenin 09/09/2025 tarihli dilekçesi ile ihtiyati haciz talep edenin süresi içerisinde esas takibe geçmediğinden ihtiyati haczin hükümsüzlüğüne dair ek karar verilmesini talep etmiş ise de ihtiyati haciz talep edenin, ihtiyati hacze konu kararın icrasını .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası üzerinden talep ettiği, işbu icra dosyasının incelenmesinde; ihtiyati hacizlerin ihtiyati haciz talep eden vekilinin yokluğunda verildiği ve bu haciz kararlarının ihtiyati haciz talep eden vekiline 03/09/2025 tarihinde tebliğe çıkartılmış olup yasaya gereği tebligat alacak vekiline 08/09/2025 tarihinde yapılmış sayıldığı, bu nedenle ihtiyati hacze itiraz eden vekilinin ihtiyati haczin hükümsüz kaldığına ilişkin itirazın yerinde görülmediği, gerekçesi ile ihtiyati hacze yapılan itiraz reddine karar verilmiştir.

Dairemizin 16/03/2026 tarih, 2026/194 Esas 2026/345 Karar sayılı ilamı ile; yurt içinde (Türkiye’de) verilmiş bir hakem kararına dayanarak ihtiyati haciz talep edilmesi süreci, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine tabidir. Süreç, kararın kesinleşip kesinleşmediğine ve icra edilebilirlik durumuna göre iki ana başlıkta toplanır.

Hakem Kararı Verildikten Sonra İhtiyati Haciz'de; hakem kararı olsa bile, bu karar doğrudan bir "ilam" (mahkeme kararı) gibi icra edilemez. İhtiyati haciz bu aşamada kritik bir koruma sağlar. İcra edilebilirlik şerhi öncesi, yani kararın uygulanabilir olduğunu gösteren belge alınana kadar geçen sürede ihtiyati haciz talep edilebilir. Hakem kararı, alacağın varlığını gösteren çok güçlü bir delildir. Mahkemeler genellikle bu kararı "yaklaşık ispat" için yeterli görerek ihtiyati haciz talebini kabul edebilir. Hakem kararına dayalı olarak; ihtiyati haciz talebi; ticari bir iş ise, asliye ticaret mahkemesinden, genel bir alacak ise asliye hukuk mahkemesinden talep edilebilir. Teminat alınıp, alınmayacağı ise mahkemenin takdirindedir ve hakem kararına dayalı ihtiyati haciz taleplerinde uygulamada teminat alınmayabilir.

Bu nedenlerle mahkemece; teminat aranmaksızın ihtiyati haczin kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Gerekçesiyle mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, karşı yan vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar veriliştir.

Mahkemenin 08/08/2026 tarihli ek kararı ile; karşı tarafın talebinin ihtiyati haczin kaldırılmasını gerektiren nitelikte olmadığı, İİK266 maddesi uyarınca talebin takibe başlandıktan sonra icra mahkemesinden istenmesi gerektiği, yukarıda belirtilen İİK'nun 266.maddesinde açıkça belirtildiği üzere takibe başlandıktan sonra yatırılacak teminat karşılığında ihtiyati haczin kaldırılmasının İcra Mahkemelerinden talep edilebileceği bu nedenle mahkememizin görevli olmadığı anlaşıldığından talebin reddine karar verilmiştir.

Karşı taraf vekili istinaf dilekçesi ile; İİK madde 264 gereği dava açılmadan veya icra takibine başlanmadan evvel ihtiyati haciz yaptırmış olan alacaklının takip talep etmek zorunda olduğunu, ihtiyati haciz kararının icrasından 7 gün sonra esas takibe geçilmesinin elzem olduğunu, ancak, ihtiyati haciz talep eden tarafın .... İcra Müdürlüğünün ... E. ve .... İcra Müdürlüğünün ...E. sayılı takipleri, kendilerince yapılan şikayetler üzerine icra hukuk mahkemelerince iptal edildiğini, böylece ihtiyati haczi ayakta tutabilecek geçerli bir esas takibi kalmadığını, takibe başlandıktan sonra bu hususta karar vermeye görevli mahkemenin icra mahkemesi olduğu gerekçesiyle yanılgı ve hukuki bilgi yetersizliği sebebiyle ihtiyati haczin kaldırılması talebinin reddedildiğini, oysa talebin teminat gösterilmesine veya haczin teminat üzerine kaydırılmasına değil; (a.) İİK m. 264/4 uyarınca ihtiyati haciz talep edenin tamamlayıcı merasimlerinin/ esas takiplerinin iptali nedeniyle ihtiyati haczin kendiliğinden hükümsüz kalmasına ve/veya (b.) İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi'nin 2025/7 Esas ve 2025/11 K. numaralı ilamının bozulması ile ihtiyati hacze konu İstanbul Tahkim Merkezi'nin ...sayılı dosyasında verilen 29.07.2025 tarihli nihai hakem kararının ihtiyati hacze konu olamayacağı ve yaklaşık ispatı sağlayamayacağından ihtiyati haczin itiraz neticesinde kaldırılmasına ve/veya (c.) yaklaşık ispatı sağlasa dahi MTK madde 15/(B) gereği -Müvekkil Şirketin ortaklarının tamamının yabancı olması sebebiyle İstanbul Tahkim Merkezi'nde görülen uyuşmazlığın HMK değil MTK hükümlerine tabi olması hasebiyle- tahkim kararının icra edilebilir olması halinde ilam niteliği taşıyacağı ve icra edilebilirlik şerhi alınabilmesi için de kararın kesinleşmesi gerektiğini ve bu sebeple ilam niteliğinde olmayan karar hakkında ihtiyati haciz kararı verilecek olsa dahi bunun İİK madde 259/3'teki anlamda ilam olmaması nedeniyle bir teminat karşılığı ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiğinden mahkemenin takdir edeceği tutardaki teminatın ihtiyati haciz talep eden tarafından mahkeme veznesine yatırılması sonrasında ihtiyati haczin devam etmesi gerektiği şeklinde olduğunu, hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini, iptal edilen takibin ihtiyati haczi tamamlayamadığını, karşı tarafça esas takip olduğu açıkça bildirilen iki icra takibi de ilgili icra hukuk mahkemelerinin kararlarıyla iptal edildiğini, takibin iptalinin, takibi hukuki sonuç doğuramaz hale getirdiğini, ortadan kaldırılmış bir takip, İİK m. 264 anlamında tamamlayıcı merasim işlevi göremeyeceğini ve bu takip üzerinden uygulanmış ihtiyati hacizlerin sürdürülemeyeceğini, İİK m. 266'ya dayalı görev gerekçesinin somut olayla ilgisiz olduğunu, başvurunun teminata kaydırma talebi değil, ihtiyati hacze itiraz olduğunu, ihtiyati haczin devamının mülkiyet hakkına ölçüsüz müdahale teşkil ettiğini belirterek 06/08/2026 tarihli ek kararın kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

DEĞERLENDİRME:

Uyuşmazlık; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yan yüklenici, davalı ise iş sahibidir.Taraflar arasında; 03.08.2022 tarihli ... no'lu sözleşmesi akdedilmiştir.Somut olayda; talep eden vekili; İstanbul Tahkim Merkezi'nin ...sayılı dosyasında verilen alacak olan toplam 6.080.810,87-TL' için ihtiyati haciz talep etmiş, mahkemece bu kararın ilam hükmünde olması sebebi ile teminatsız şekilde ihtiyati haciz kararı verilmiştir. Davalı yan bu kararın iptali için İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 2025/7 hakem dosyası ile dava açmış, dava reddedilmiş ve halen Yargıtay aşamasındadır. Talep eden ise İstanbul 41. Asliye Hukuk Mahkemesinde , karara konu hakem kararının icra edilebilirlik şerhini almak için dava açmış, is bu davada ise Ticaret Mahkemesine görevsizlik kararı verilmiş, kararın istinaf edilmesi sonucu, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53 Hukuk Dairesi tarafından; 2026/84 E., 2026/93 K sayılı, 23.01.2026 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Hakem kararına dayalı ihtiyati haciz verilebilir. Hakem kararları ilam niteliğinde olup ihtiyati haciz kararı verilmesinde herhangi bir hatalı değerlendirme bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle, 6100 Sayılı HMK 355.madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamında, kararın dayandığı deliller ile yasanın gerektirdiği nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre mahkeme ara kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, karşı taraf vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1.bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1 - İSTANBUL .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin .../08/2026 tarih ve 2025/... D.İş 2026/... sayılı ek kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, karşı taraf vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince REDDİNE,

2 -İstinaf harçları peşin alındığından ayrıca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,

3 -Karşı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,

4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-f bendi gereğince KESİN olmak üzere 21/09/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1131, K. 2026/1171, T. 21.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1131-e-2026-1171-k-1d0623999cc3