Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/2086 E. 2026/2415 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/2086
Karar No
2026/2415
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

7. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2026/2086

KARAR NO:2026/2415

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:(KAPATILAN)BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:15/04/2026

NUMARASI:2026/313 Esas - 2026/366 Karar

DAVANIN KONUSU:Harici Taşınmaz Satış Sözleşmesine Dayalı Olarak Açılan Tapu İptali Ve Taşınmazın Her Türlü Takyidattan Ari Biçimde Tescili;Terditli Olarak Bedel İstemine ve Bunlardan Bağımsız Olarak Kira Kaybı ve Eksik İfa Bedellerinin Tahsili

DAVA TARİH:29/08/2024

KARAR TARİHİ:24/09/2026

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI

Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı .... Şti. arasında 09/01/2012 tarihinde imzalanan taşınmaz satış sözleşmesi ile İstanbul ili, Esenyurt ilçesi, 2/3 pafta, 2039 ada, 15 parselde kayıtlı ... projesindeki C Blok, 8. Kat, 266 numaralı dairenin 105.000 TL bedel karşılığında satın alındığını, sözleşmeye göre taşınmazın en geç 30/06/2012 tarihinde tesliminin kararlaştırıldığını, ancak teslimin yapılmadığını, davalı şirketin iflası ve borca batıklığı nedeniyle taşınmazın üçüncü kişilere devri riski bulunduğunu, şirket yöneticileri hakkında Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesi nezdinde 2016/139 esas sayılı ceza davası açıldığını, müvekkilinin edimlerini yerine getirmesine rağmen tapu devrinin yapılmadığını, sözleşmenin 9. maddesi gereği gecikilen her ay için rayiç kira bedeli ödenmesi gerektiğini, davalı şirket hakkında Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde 2018/921 Esas ve 2021/10 Esas sayılı iflas dosyalarının bulunduğunu, taşınmaz üzerindeki haciz ve ipoteklerin terkinini, tapu iptal ve tescil taleplerinin kabulünü, bu mümkün olmadığı takdirde taşınmazın rayiç bedelinin, mahrum kalınan kira bedellerinin ve eksik iş bedellerinin ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, dava konusu taşınmaz üzerine ihtiyati tedbir şerhi konulmasını ve icra yoluyla satışların durdurulmasını talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müflis .... Şti. adına kayıtlı taşınmazlar üzerine konulan ihtiyati tedbir kararına itiraz edildiğini, huzurdaki davanın tapu iptali ve alacak davası olarak terditli açıldığını, davacının iflas idaresine başvurması sebebiyle davanın kayıt kabul davasına dönüşmesi gerektiğini, bu nitelikteki bir davada taşınmaz üzerine tedbir konulmasının hukuken mümkün olmadığını, HMK'nun 390/3. maddesi uyarınca davacının davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat etmesi gerektiğini, mahkemece verilen tedbir kararının hangi delile dayandığının anlaşılamadığını, davacının gerçek hak sahibi olup olmadığının dosya içeriğinden tespit edilemediğini, kanunun aradığı yaklaşık ispat şartının gerçekleşmediğini, delilsiz yargılama yapılamayacağını, kararın gerekçesiz olduğunu, müflis şirketten alacaklı olan yüzlerce kişinin mağduriyetinin önlenmesi amacıyla taşınmazların satılması gerektiğini, tedbir kararının iflas masasının işlemlerini engellediğini, bu durumun alacaklıları zarara uğrattığını, usul ve yasaya aykırı olan ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını ve icra-i satışa engel olan durumun ortadan kaldırılmasını talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda;“Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın, davaya bakmaya mahkememiz görevli olmadığından HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı noksanlığı nedeniyle Usulden Reddine” karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı ... ile davalı şirket arasındaki uyuşmazlıkta, mahkemece içtihat farklılıklarının giderilmesini, doğrudan ifa ve tapu iptali tescil taleplerinin değerlendirilmesi, dürüstlük kuralı çerçevesinde alacaklıların eşit muamele görmesinin sağlanması ve iflas kurumunun sığınak olarak kullanılmasının önüne geçilmesi amacıyla tapu iptali tescil talebi yönünden davanın usulden reddine ve Bakırköy 10. Tüketici Mahkemesinin görevli olduğunun tespitine karar verildiğini, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesinin 2025/1049 Esas - 2025/2816 Karar sayılı ilamı ile davanın iflas tarihinden sonra açıldığını, öncelikli talebin tapuların iptali ve tescili istemine ilişkin olduğunu, kayıt kabul niteliğinde olmayan talepler yönünden İİK'da özel düzenleme yer almadığını, davacının tüketici konumunda bulunduğunu belirterek kararın kaldırılması gerektiğini ifade ettiğini, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesinin ilamının kesin olduğunu, sonradan değişen içtihada göre iflas tarihi sonrası tapu iptal tesciline dayalı İİK'nın 198. maddesine istinaden talep edilen ikincil nitelikteki müspet ve menfi zarar istemleri için Asliye Ticaret Mahkemesinin kesin olarak görevli olduğunu, mahkemenin HMK'nun 30. ve 33. maddelerine aykırı davranarak hatalı değerlendirme yaptığını ve görevini yerine getirmekten imtina ettiğini, müvekkilinin davasının sıra cetveli düzenlenmeden önce karara bağlanması gerektiğini, aksi takdirde alacağını iflas masasından alamayacağını ileri sürerek, mahkemece verilen karşı görevsizlik kararının sonradan değişen içtihat gereği iflas tarihi sonrası tapu iptal tesciline dayalı İİK'nın 198. maddesine istinaden talep edilen ikincil nitelikteki müspet ve menfi zarar istemleri için Asliye Ticaret Mahkemesinin kesin olarak görevli olması gerekçesiyle kaldırılmasını talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE

Dava, harici taşınmaz satış sözleşmesine dayalı olarak açılan tapu iptali ve taşınmazın her türlü takyidattan ari biçimde tescili; terditli olarak bedel istemine ve bunlardan bağımsız olarak kira kaybı ve eksik ifa bedellerinin tahsili istemine ilişkindir.Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; davacı ile davalı ... arasında 09/01/2012 tarihli harici taşınmaz satış sözleşmesinin imzalandığı, söz konusu sözleşme kapsamında tarafların KDV hariç 105.000,00 TL bedel karşılığında davalı şirketin maliki bulunduğu İstanbul ili, Esenyurt ilçesi, ... Mah. 2039 ada 15 parsel, C blok, giriş kat 8, 266 no.lu bağımsız bölümde bulunan dükkân niteliğindeki taşınmazın satışı hususunda anlaşmaya vardığı, taşınmazın sonradan 2039 ada 28 parsel numarasını aldığı, davalı şirketin Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/852 Esas ve 2021/317 Karar sayılı dosyasından 24/03/2021 günü saat 10:14 itibarıyla iflasına karar verildiği, kararın istinafı üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesinin 2021/788 Esas ve 2021/1272 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, temyiz üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2022/1525 Esas ve 2022/6173 Karar sayılı kararı ile onandığı, kararın 29/12/2022 tarihinde kesinleştiği, Bakırköy 1. İcra Dairesinin ... sayılı dosyasında ikinci alacaklılar toplantısının 10/05/2023 tarihinde gerçekleştiği anlaşılmaktadır.Yargılama Bakırköy 10. Tüketici Mahkemesinin 2024/290 Esas ve 2026/94 Karar sayılı dosyasında devam etmekte iken mahkemece 18/02/2026 tarihinde davanın mahiyetinin kayıt-kabul davası olduğu gerekçesiyle verilen görevsizlik kararı ile dosyanın Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin 07/04/2026 tarihinde kesinleştiği, dosya kendisine gelen (kapatılan) Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin, 15/04/2026 tarih, 2026/313 Esas ve 2026/366 Karar sayılı kararı ile eldeki uyuşmazlıkta görevli mahkemenin Bakırköy 10. Tüketici Mahkemesi olduğundan bahisle görevsizlik kararı verdiği tespit edilmiştir.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 191. ve 192. maddeleri uyarınca iflas açıldıktan sonra müflisin tasarruf yetkisinin kısıtlanmış olması müflisin iflas masasına giren mal ve haklarına ilişkin davaları takip etme yetkisini de etkiler.Müflisin masa malları üzerindeki tasarruf yetkisi kısıtlandığından, masa ile ilgili davalar hakkındaki dava takip yetkisi (ve taraf sıfatı) artık müflise değil iflas idaresine aittir.Aynı Kanun'un 194. maddesine göre, iflasın açılması ile kural olarak müflisin taraf olduğu hukuk davaları durur ve ancak alacaklıların ikinci toplanmasından on gün sonra devam olunabilir. İkinci alacaklılar toplantısında dava konusu alacağın masaya kabul edilmemesi halinde davaya kayıt kabul davası olarak devam edilerek bir karar verilir. Bu durumda alacak davası kanun gereğince kayıt kabul davasına dönüşür. Yine adı geçen Kanun'un 235. maddesine göre ise, sıra cetveline itiraz edenler, cetvelin ilanından itibaren on beş gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecburdurlar.Somut olayda davacının, iflas eden şirkete yönelik talebini iflas masasına yöneltmesi, talebin kabul edilmemesi halinde ise kayıt-kabul davası olarak ticaret mahkemesinde dava açması gerektiği yasayla düzenlenmiştir. Eldeki dava ise davalı ...'nin iflasından sonra 29/08/2024 tarihinde açılmıştır. Açılan dava, sıra cetveline itiraz mahiyetinde kayıt-kabul davası niteliğinde olduğundan, mahkemece iflas kararını veren mahkemenin bulunduğu yerde görevli ticaret mahkemesinin görevli olduğu konusunda bir kuşku bulunmamaktadır.

Bu itibarla, (kapatılan) Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesince yargılamaya devam edilerek, işin esası yönünden bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle görevsizlik kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin kamu düzeni yönünden kabulüne, 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a-3. maddesi uyarınca hükmün kaldırılmasına, dosyanın yukarıda açıklanan gerekçeler gözetilerek davanın yeniden görülmesi için kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davacı vekilinin istinaf talebinin yukarıda açıklanan nedenlerle KABULÜ ile, (kapatılan) Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2026/313 Esas ve 2026/366 Karar sayılı kararının HMK'nun 353/1-a-3. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,

2-Dosyanın yukarıda açıklanan gerekçeler gözetilerek davanın yeniden görülmesi için ilgili ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

3-Davacı tarafından yatırılan istinaf maktu karar harcının ilk derece mahkemesince yatırana iadesine,

4-İstinaf incelemesi duruşmalı olarak yapılmadığından vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına,

5-Davacı tarafından karşılanan istinaf giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına; yatırılan istinaf gider avansından varsa kalan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,

6-Kararın kesin olduğu dikkate alınarak; karar tebliği, harç ve diğer işlemlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a-3. maddesi gereğince KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. 24/09/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/2086, K. 2026/2415, T. 24.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-2086-e-2026-2415-k-b67561905fcf