Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1932 E. 2026/1592 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1932
- Karar No
- 2026/1592
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/1932 - 2026/1592 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/1932 KARAR NO : 2026/1592 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 15/05/2026 NUMARASI : 2026/28 D.iş - 2026/28 K TALEP KONUSU : Tespit (D.İş)
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 15/05/2026 tarih ve 2026/28 D.iş - 2026/28 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi karşı tarafça istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Talep eden vekili, müvekkili şirketin ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... seri isimli ürünleri ile diğer ürünlerinin aynılarının ve/veya ayırt edilemeyecek derecede benzerlerinin, müvekkili şirketin ürünlerinin taklidi niteliğindeki ürünlerin, karşı yanın “...”, ”...”, “...”, “...” ve “...” ibareli ambalajlar ile “...” isimli mağazalarında satışa sunulduğu, başta karşı yana ait "......" ve "......" isimli ... hesaplarında olmak üzere iş bu taklit ürünlerin tanıtımının yapıldığını, aynı zamanda karşı yanlara ait “...” isimli mağazanın tabelasında da haksız ve hukuka aykırı olarak müvekkili şirketin tescilli ve tanınmış ürünlerinin kullanıldığını, bu suretle müvekkili şirketin tanınırlığından ve itibarından faydalanarak hukuka aykırı menfaat elde edildiğini, müvekkili şirketin tasarım ve marka haklarına tecavüz edildiğinin tespit edildiğini ileri sürerek, HMK 400 vd. maddeleri uyarınca, maddi olguların tespiti anlamında, ileride açılacak hukuk davalarında, yapılacak şikâyetlere ve olası idari taleplere esas teşkil etmek, delil tespitini sağlamak üzere, hemen tespit edilmemesi halinde kaybolacak ve bu halde ileride açılacak davada ileri sürülecek iddiaların ispatını imkânsızlaştıracak olması nedeni ile karşı taraflara tebligat ve duruşma yapılmaksızın; iş bu delil tespiti neticesinde açılacak hukuk ve/veya ceza davalarında taraf teşkilinin sağlanabilmesi amacıyla, telekomünikasyon şirketlerine müzekkere yazılarak karşı yanın “...” isimli mağazasının ... adres bilgilerinde yer alan telefon hatlarının kime/kimlere ait olduğunun sorulmasına, bilişim uzmanı bilirkişi tarafından "..." ve "..." isimli ... hesaplarında inceleme yapılmasına ve müvekkili şirketin iş bu dilekçede yer verilen tasarımlarının aynıları ve/veya ayırt edilemeyecek derecede benzeri niteliğindeki taklit ürünlerin karşı yanların ... hesabındaki hikaye ve/veya gönderi paylaşımlarında yer alıp almadığının, müvekkili şirketin tasarımlarının taklidi niteliğindeki ürünlerin karşı yanlarca tanıtım ve satışının yapılıp yapılmadığının HMK m.400 uyarınca tespitine, akabinde karşı yanın “...” isimli mağazalarında, tasarım hukuku alanında uzman bilirkişiler tarafından eş zamanlı olarak yapılacak yerinde inceleme ile karşı yanın ürettiği, satışa sunduğu, ticaret mevkiine çıkardığı ve tanıtımını yaptığı ürünlerin müvekkili şirketin tasarımlarının bilgilenmiş kullanıcı nezdinde benzer algılanacak nitelikte olup-olmadığı, ürünlerin müvekkili şirketin tasarımlarının taklidi nitelikte ürünler olup olmadığının, anılan taklit ürünlerin karşı yanlarca satışa sunulup sunulmadığının, ürün fiyatlarının ve ürün adetlerinin ve ürün seri numarası ve barkod numaralarının HMK m.400 uyarınca tespitine; tespit edilen maddi olgular sonucunda, müvekkili şirket aleyhine meydana gelebilecek telafisi güç veya imkansız zararlar ile açılacak dava sonucunda verilecek kararın etkisiz kalmasının önlenmesi için, SMK.159, TTK.61 ve HMK.389 vd maddeleri gereğince ihtiyati tedbir yoluyla, müvekkili şirketin tescilli tasarımlarına konu ürünlerine ihlal yaratan ürünlere aleyhine tespit talep edilen adresinde ve Türkiye sınırları içinde veya gümrük ve serbest liman veya bölge gibi alanlar dahil el konulmasına, el konulan ürünlerin yed-i emin vasıtasıyla saklanmasına, müvekkili şirketin tescilli tasarımlarına konu ürünlerine ihlal yaratan ürünlerin üretiminin durdurulmasına, uygun görülecek sair tedbirlerin alınmasına, karşı yana ait "..." ve "..." isimli ... hesaplarında yer alan ve müvekkili şirketin tasarım haklarına tecavüz teşkil eder nitelikte dilekçelerinde yer alan URL adreslerine erişimin engellenmesine, bu mümkün değilse karşı yanın "..." ve "..." isimli ... hesaplarına tümden erişimin engellenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Karşı taraf vekili, tespit isteyenin, talebini yönelttiği gerçek veya tüzel kişileri usulüne uygun şekilde belirlemediğini, müvekkilinin üretici veya ithalatçı olmadığını, müvekkilinin perakende satış faaliyeti yürüttüğünü, bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, bilirkişinin tecavüzün gerçekleşip gerçekleşmediği, haksız rekabetin oluşup oluşmadığı ve ihtiyati tedbir koşullarının bulunup bulunmadığı konusunda hukuki değerlendirme yapamayacağını, ihtiyati tedbir koşullarının oluşmadığını, tespit isteyenin yaklaşık ispat koşulunu sağlamadığını savunarak talebin reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, ... isimli işyerlerinde yapılan inceleme neticesinde; ... ibareli ürün grubundan 52 paket, ... ürün grubundan 95 paket, ... uzun bardak ürün grubundan 33 adet/paket, ... ibareli cam tabak/kase grubundan 43 adet/paket, .../Kadeh ayaklı cam sunumluk grubundan 40 adet/paket, ... kase/... ibareli kase grubundan 51 adet/paket, ... grubundan 17 kutu, ... grubundan 6 kutu, ... grubundan 4 kutu, ... ... grubundan 15 kutu tespit edildiği, bazı ambalajlı setlerde aynı kutu veya teşhir grubu içerisinde farklı görsel özelliklere sahip ürünlerin birlikte bulunduğu, özellikle ... ambalajlarında ..., ... ve ... ibareli/şekilli ürün görsellerinin yer aldığı ve fiilen karışık ürün setleri bulunduğu, ... ürün grubunun, kulplu bardak formu, silindirik gövde, kalın cam taban, gövde yüzeyindeki yiv/kesme cam etkisi ve alt bölümdeki dekoratif desen düzeni bakımından 2023/004876 sayılı .../... kulplu bardak tasarımı ile genel izlenim itibarıyla ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu, ... uzun bardak ürün grubunun, uzun cam gövde, dikey yivli yüzey düzeni, kalın cam taban ve alt bölümdeki ışık kırılımı oluşturan dekoratif yapı bakımından öncelikle 2021/009251 sayılı ... çay bardağı tasarımı ile benzerlik taşıdığı; ürün formu ve yüzey karakteri itibarıyla ayrıca 2018/06816 sayılı ... bardak/viski bardağı tasarımı ile karşılaştırmaya elverişli ortak görsel unsurlar bulunduğu, ... kase ürünlerinin, şeffaf cam kase formu, yivli/kesme cam etkisi, iç tabandaki dekoratif yapı, kalın cam görünümü ve ışık kırılımı oluşturan yüzey yapısı bakımından 2019/01525 sayılı ... kase tasarımı ile genel izlenim itibarıyla benzer olduğu, .../... ayaklı cam sunumluk ürün grubunun, dikdörtgen/uzun tabla formu, yükseltilmiş ayak yapısı, tabla yüzeyindeki radyal/çizgisel desen, hareketli kenar formu ve bütünsel ayaklı sunumluk kompozisyonu bakımından 2024/001409 sayılı ... tasarımı ile genel izlenim itibarıyla ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu, mahallinde yapılan inceleme kapsamında 2021/002844 sayılı ... çay bardağı ve tabağı, 2023/012074 sayılı ... tabak, 2023/009936 sayılı ... kase, 2023/006522 sayılı ..., 2013/07656 sayılı ... tabak ve 2023/008985 sayılı ... kase tasarımları yönünden bağımsız ve açık şekilde eşleştirilebilecek benzer ürün tespit edilemediği, yine talep dilekçesinde URL adresleri bildirilen internet sitelerinden ikisi hariç diğerlerine erişim bulunmadığı, ürün görsellerinin kaldırıldığı, "..." URL adresinin erişime açık olduğu, ancak söz konusu URL adresinde yer alan ürün görseli ile talep edene ait tasarımlar arasında benzerlik bulunmadığı, ancak; "..." URL adresinde yer alan ürün görselinin talep edene ait 2023/009936-2 sayılı tescilli tasarım ile benzer olduğu, karşı taraf ... LİMİTED ŞİRKETİ vekilinin 20/07/2026 tarihli duruşmada iş bu isteme konu ürünleri dava dışı üçüncü kişiden satın aldığını gösterir faturalar sunduğu anlaşılmış olsa da, ürünleri satın aldığı kişinin talep eden olmadığı, bununla birlikte iş bu tespite konu ürünlerin orijinal ürünler olduğunu göstermeye tek başına söz konusu faturaların elverişli olmadığı, zira ilgili ürünlerin köken itibari ile talep edene ve/veya talep edenin icazet verdiği kişi/kişilere dayandığının silsile halinde gösterilemediği, bununla birlikte; söz konusu faturaların karşı taraf ... LİMİTED ŞİRKETİ'nin üretici değil, satış mağazası olarak faaliyet gösterdiğini ispatlamaya elverişli olduğu gerekçesi ile İHTİYATİ TEDBİR TALEBİNİN takdiren 200.000,00 TL (ikiyüzbintürklirası) nakdi teminat veya aynı miktarda kesin ve süresiz banka teminat mektubunun kararın davacı vekiline tebliğinden itibaren 1 hafta içerisinde ibrazı şartıyla kısmen kabulü ile; talep edenin tescilli 2023/004876, 2021/009251, 2018/06816, 2019/01525, 2024/001409 sayılı tasarım haklarına ihlal yaratan ve karşı taraf ... LİMİTED ŞİRKETİ'ne ait "..." ve "..." adreslerinde tespit edilen ürünlere el konulmasına, el konulan ürünlerin yed-i emin vasıtasıyla saklanmasına, karşı yana ait URL adresine erişimin engellenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, bilirkişiler ..., ... ve ... tarafından tanzim edilen 22/05/2026 tarihli kök ve 13/07/2026 tarihli ek bilirkişi raporunun kararın icrası aşamasında dikkate alınmasına karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karşı taraf vekili istinaf başvuru dilekçesinde, HMK m. 391/2-c hükmü uyarınca, ihtiyati tedbir kararında neyin üzerinde ve ne tür bir tedbire karar verildiğinin tereddüde yer bırakmayacak şekilde açıkça gösterilmesi gerektiğini, bu durumun kararı infaz kabiliyetinden yoksun bıraktığını, ihtiyati tedbir kararlarının gerekçeli ve sınırları belirli olmasının Anayasal bir zorunluluk olduğunu, sektörde yaygın kullanıla harcıalem özellikler üzerinde tekel kurulmasının hukuken mümkün bulunmadığını, yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak tedbir kararı verildiğini, ispat yükünün hukuka aykırı olarak müvekkiline yüklendiğini, teminat tutarının da yetersi olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE : Talep, tedbirin kaldırılması istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, ihtiyati tedbirin şartlar başlıklı HMK'nın 389. maddesi uyarınca, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, HMK'nın 390/3. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir talep eden tarafın, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu, somut olayda ihtiyati tedbirin koşullarının sağlandığı anlaşılmakla ihtiyati tedbirin kaldırılmasını talep eden vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Karşı taraf vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Karşı tarafdan alınması gereken harç, istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan harçtan mahsubu ile başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf aşamasında karşı tarafça yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Kararın tebliğ ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına dair, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 17/09/2026 tarihinde HMK 362/1-f maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 21/09/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.