Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1777 E. 2026/1567 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1777
Karar No
2026/1567
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2026/1777

KARAR NO: 2026/1567

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 22.06.2026 Tarihli ara karar

NUMARASI: 2026/1597 Esas (Derdest)

İHTİYATİ HACİZ TALEP EDEN/

DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

Taraflar arasında görülen itirazın iptali talepli dava dosyasında ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında ara kararda yazılı nedenlerle ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen ara karara karşı, ihtiyati haciz talep eden davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

İhtiyati haciz talep eden davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davacının kumaş üretimi yapan bir tekstil firması olduğunu, davacının, davalı tarafından verilen siparişler üzerine ürettiği kumaşların satışını yapıp sattığı malları teslim etmiştir. ancak işbu satış ve teslim olgusuna rağmen herhangi bir ödeme alamamış ve alacağını tahsil ettiğini, davacının davalıdan aldığı siparişler üzerine kumaş üretimi yapıp ürettiği işbu kumaşların teslimini de davalıya sağladığını, malların teslim edildiği olgusunun faturalar, imzalı mal teslim fişleri ve Whatsapp yazışmalarıyla ortada olduğunu, davacının davalının muhasebecisi ile olan Whatsapp yazışmalarında davalının borcu olduğu konusunda ayrıca hesap mutabakatına da varıldığını, davalının ticaret unvanının Taşar Tekstil ... olduğunu, Whatsapp yazışmalarında, mal teslim fişlerinde, çeki listelerinde, fatura, irsaliyelerde ve cari hesap ekstrelerinde kullanılan end point ve bluedays ibareleri davalının kullandığı markalara ilişkin ibareler olduğunu, söz konusu faturalardan kaynaklı cari hesapta görünen vadesi dolmuş davacı alacağının tahsili için davacı tarafından .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini, alacağın likit olduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline ve %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiş, ayrıca ihtiyati haciz kararı verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARI ÖZETİ

İlk derece mahkemesi, ihtiyati haciz talebini değerlendirdiği 22.06.2026 tarihli ara kararında; "... Hukuki koruma tedbirlerinden biri olan ihtiyati haciz İİK 257 vd maddelerde düzenlenmiştir. Talepte bulunan tarafından talebin dayanağı olarak sunulan alacağın varlığı ve muaccel olduğuna ilişkin belgeler, alacağın varlığı yönünde yaklaşık ispat koşullarının gerçekleştiği yönünde Mahkememizde bir kanaat oluşturmamıştır. Talepte bulunanın aleyhine talepte bulunan kişiden alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise ne miktar alacaklı bulunduğu ancak yargılama ile belirlenebilecek niteliktedir. Hal böyle olunca, talepte bulunan tarafından sunulan bilgi ve belgeler kapsamında İİK 257. maddesi gereğince ihtiyati haciz koşullarının gerçekleşmediği ...'' gerekçesiyle, ihtiyati haciz isteminin reddine, karar vermiştir.

Bu ara karara karşı, ihtiyati haciz talep eden davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

İhtiyati haciz talep eden davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde;

dava konusu ürünlerin ...Limited Şirketine ait araçlarla davalı yana teslim edildiğini, buna ilişkin teslim fişlerini sunduklarını, faturalarda görüldüğü üzere, fatura bedellerine ilişkin cari hesap ekstresinin davalı tarafından onaylandığını, malların teslim edildiği olgusunun imzalı mal teslim fişleri ve whatsapp yazışmaları ile de açıkça ortaya konulduğunu, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için yaklaşık ispatın yeterli olduğunu, uygun görülecek bir teminata hükmedilerek, alacaklının hatalı çıkması halinde doğacağı iddia edilecek zararların da ortadan kalkmasına enğel olunacağını, icra takibine yapılan itiraz tamamen tahsili geciktirme amacına yönelik olduğunu, icra takibine sırf müvekkil şirket alacağının tahsilini geciktirmek için haksız ve mesnetsiz bir şekilde itiraz edildiğini, ihtiyati haciz şartlarının oluştuğunu, somut olayda müvekkili şirketin alacağını tahsil etmesinin dava sonuna kadar geçecek süre de dikkate alındığında zorlaşacağı ya da imkansız hale gelebileceğini, ihtiyati haczin niteliği itibariyle alacağın güvence altına alınmasını sağlama aracı olduğunu, alacağın muaccel hale geldiğini, borçlunun takibe itirazının kötü niyetli olduğunu, alacağın tahsili noktasında telafisi güç zararların olabileceğini, ihtiyati haciz kararı verilmesi için davanın tüm koşullarının gerçekleşmesi kararının da aranmadığını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Dava, ticari satım ilişkisi kapsamında faturaya dayalı alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine; istinaf, ihtiyati haciz isteminin reddi ara kararına ilişkindir.

İlk derece mahkemesince verilen 22.06.2026 tarihli ihtiyati haciz talebinin reddi ara kararına karşı, ihtiyati haciz talep eden davacı vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.

Uyuşmazlık, davacı alacaklının ihtiyati haciz talebinin reddine dair mahkeme ara kararının yerinde olup olmadığı, somut olayda ihtiyati haczin şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.

İİK'nın 257.maddesinde ihtiyati haciz şartları düzenlenmiş olup maddede, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahıstan olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği belirtilmiş, maddenin 2. fıkrasında ise, iki bent halinde, vadesi gelmemiş borçlardan dolayı, borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması, borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz istenebileceği düzenlenmiştir.

İİK'nın 258. hükmüne göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken alacağın usul kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi değildir. Bu hükme göre alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamakta, bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterli kabul edilmektedir. İİK'nın 257. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın muaccel ve rehinle temin edilmemiş olması gerekmektedir.

Yukarıda da belirtildiği gibi, İİK'nın 258/2 maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı ve miktarı konusunda kanaat verecek delillerin dosyaya ibrazı yeterlidir.

Somut olayda, davacı vekili tarafından faturalardan kaynaklanan alacaklarının olduğu iddia edilerek ve borçlunun yargılama sürecinde mal kaçırma ihtimali olduğu iddiası ile ihtiyati haciz talebinde bulunmuştur. Fatura tek başına alacak ve tutarını kanıtlamaya yeterli değildir. Davacı vekilince davalıya satılan ürünlerin davalıya teslim edildiğine dair bir kısım evraklar sunulmuş ise de söz konusu mal teslim fişlerinde teslim alanın nakliyeci olarak yer aldığı, mal teslim fişlerinin malların davalıya teslim edildiğini kanıtlamaya yeterli nitelikte belge olmadığı da gözetildiğinde, ara karar tarihi itibariyle, İİK'nın 258. maddesi uyarınca, alacağın varlığına ve miktarına dair kanaat oluşturacak delil bulunmadığı anlaşılmaktadır. Yargılamanın ilerleyen aşamalarında toplanacak delillere göre yeniden ihtiyati haciz talebinde bulunulması ve mahkemenin bu konuyu yeniden değerlendirmesi mümkündür. Bu durumda, mahkeme tarafından ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle verilen ret kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.

Açıklanan bu gerekçelerle, İİK'nın 258/3 ve HMK'nın 353/1.b.1 maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu 22.06.2026 tarihli ara kararı usul ve yasaya uygun olup davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.

HÜKÜM :Yukarıda açıklanan gerekçelerle;

1-İİK'nın 258/3 ve HMK'nın 353/1.b.1. maddeleri uyarınca, ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,

2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına,

3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,

5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;

HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 23.09.2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1777, K. 2026/1567, T. 23.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1777-e-2026-1567-k-bc2d456cadb6