İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/312 E. 2025/183 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/312
Karar No
2025/183
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/312 Esas - 2025/183 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2024/312 KARAR NO : 2025/183

.... DAVA : Marka YİDK Kararının İptali ile Hükümsüzlük DAVA TARİHİ : 08/02/2021 KARAR TARİHİ : 30/04/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/04/2025 Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan Marka İle İlgili .... Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü İle Sicilden Terkin istemli davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili dilekçelerinde özetle; davalı yanın .... sayılı müvekkili markalarına dayalı olarak itirazda bulunduklarını, ancak itirazlarının reddine karar verildiğini, müvekkili firmanın gıda sektöründe faaliyet gösterdiğini, ilk restoranlarını 2006 yılında açtıklarını, 2008 yılında bir restoran daha açtıklarını, müvekkilinin tescilli “kısık ateş” markalarını tescile uygun olarak kullandıklarını, davalının .... sınıflarında tescilli "...." ibareli markalarının mevcut olduğunu, bu markalara ilişkin .... hükümsüzlük ve marka hakkına tecavüz davası açtıklarını, dava sonuçlanmamış ise de dosya kapsamında alınan bilirkişi raporuyla davalının kullanımlarının davacı markasına tecavüz oluşturduğunun tespit edildiğini, davalının ......" ibareli marka için tescil başvurusunda bulunduğunu, bunun kötü niyetli bir başvuru olduğunu, davalıya ait.... Sınıfları kapsamakta olduğunu, davalının başvuru konusu ettiği sınıflar farklılık taşımakta ise de fiili kullanımlarının müvekkili markalarına tecavüz teşkil ettiğini, davalının m www.kisikates.com.tr alan adının da müvekkili markaları ile benzerlik gösterdiğini, davalının açıkça kötü niyetli olduğunu, davalının farklı sınıflarda yaptığı bu başvuru ile alan adını alarak kullanmaya başladığını, davalının “KISIK ....” ibaresini internet sitesi üzerinden sattığı ürünlerde kullanmıyor olması yeni bir marka yaratma amacının bulunmadığını,.... Esas sayılı dava sonucunda verilecek hükmün sonuçlarından kurtulmaya çalıştığını gösterdiğini ifade ederek, ....sayılı ve "kısık ateş dükkan" ibareli marka başvurusu tescil edilmişse hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı ....vekili cevaplarında özetle; verilen kurum kararının yerinde olduğunu ifade ederek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı şirket vekili cevaplarında özetle; taraf markaları arasında benzerlik bulunmadığını, davacının itiraza mesnet markalarının "....’ ibaresinden oluştuğunu, müvekkil markalarının ise figüratif unsurları ile bir bütün olduğunu, değerlendirmenin bütün üzerinden yapılması gerektiğini, benzerlik değerlendirmesinin kelimelere bölünerek yapılamayacağını, kaldı ki benzerlik kabul edilse dahi taraf markalarının farklı sınıfları kapsamakta olduğunu, müvekkilinin “kısık ateş” ibareli çok sayıda markasının olduğunu, “kısık ateş tv”, “kısık ateş akedemi”, “kısık ateş” ve benzeri ibareli markalarının bulunduğunu, dolayısıyla müvekkilinin kötü niyetle itham edilemeyeceğini, davacının markaları 5 yıldan uzun süredir tescilli olduğundan kullanımlarının ispat edilmesi gerektiğini, müvekkilinin önceki markaları nedeniyle müktesep hak karinesinden yararlanması gerektiğini, davacının kötü niyet iddialarını kabul etmediklerini, davacının....İnternet adresi üzerinden gerçekleştirilen kullanımların bu kapsamda değerlendirilemeyeceğini, ilgili mahkemede verilecek kararın işbu davayı etkilemeyeceğini, davacı yanın gerçek hak sahipliği iddiasının yerinde olmadığını, müvekkili markalarının tanınmış olduğunu ifade ederek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davanın açılmasını müteakip yargılamaya katılımı olan tarafların dava, cevap, cevaba cevap, ikinci cevap dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, marka tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 41/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraf vekillerine tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır. GEREKÇE : Dosya uyuşmazlık konuları hakkında rapor tanzimi için bilirkişi heyetine tevdi edilmiş ve rapor tanzim ettirilmiştir. Davacı ve davalılar arasındaki uyuşmazlık, başvuru markası ve mal/hizmetler ile itiraza mesnet markalar ve mal/hizmetler arasında benzerlik, karıştırılma ihtimalinin olup olmadığı, .... kararının yerinde olup olmadığı, hükümsüzlük ve terkin şartlarının oluşup oluşmadığı, davacının kötü niyet iddiasının yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Celp olunan tescil dosyaları kapsamından davalının .... sayılı "kısık ateş dükkan" ibareli marka başvuru sahibi olduğu beyan, tevsik ve müşahede olunmaktadır. Davaya konu .... tarihinde 06, 08, 09, 14, 16, 18, 20, 21, 24, 25, 26, 27, 28, 32, 35, 36, 38, 40, 41, 42, 45.Sınıf mal/hizmetleri kapsayacak şekilde marka tescil başvurusunda bulunulduğu, başvurunun yayınına karar verildiği, ilana karşı davacının ....sayılı "kısık ateş+şekil", "kısık ateş" ibareli birtakım markalarına dayanarak itirazda bulunduğu, itirazın reddine karar verildiği ve davacının yeniden red kararına karşı itirazda bulunduğu, ....’nın 09/12/2020 tarih ve .... sayılı kararı ile itirazın reddine karar verildiği ve bunun üzerine işbu davanın süresinde açıldığı anlaşılmıştır. Toplanan delillere, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; Dava konusu markanın .... güncel sicil kaydında başvurunun tescil sürecinin 27.07.2021 tarihinde tamamlandığı; Davacı taraf markaları kapsamında yalnızca 32. sınıfta yer alan genel olarak sular, maden suları, sodalar, alkollü içecekler grubunda “biralar” ve alkolsüz içecekler/meşrubatlar grubunda yer alan içecek ürünlerini kapsayan mallar ve bu malların satışına yönelik 35.05 alt grubundaki hizmetler itibariyle taraf markaları arasında bir benzerlikten bahsedilmesinin mümkün olduğu, zira davacı yanın dayanak markaları kapsamında 29 ve 30. Sınıftaki gıda ürünleri yer aldığı, davacı yan markalarında alan 30.sınıftaki “kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler, buzlu çaylar” şeklindeki mallar günümüz koşullarında diğer meşrubatlar, alkolsüz içecekler ile birlikte aynı raf, reyon ve dolaplarda satışa konu edilen, benzer ihtiyaçları karşılayan, benzer tüketici kitlelerine hitap eden içecek ürünleri olup tüketicye sunum ve satış noktaları aynı olan, birbirleri yerine tercih edilebilirliği bulunmalarından ötürü doğrudan rekabet içerisinde bulunan mallar olup bu emtialar bakımından taraf markaları kapsamlarının ortalama düzeyde benzer oldukları; bununla birlikte alkollü içecekler grubunda yer alan “Biralar; bira yapımında kullanılan preparatlar” açısından ise doğru olmayacağı, zira ilgili ürün grubu standart meşrubatlar grubunda yer almadığı gibi aynı marketlerde satılmakla birlikte satış rafları/dolapları da alkolsüz içeceklerden farklı olan, yasal düzenlemeler uyarınca hitap ettiği tüketici grubu yalnızca yetişkinler olan, tüketicinin yararlanma amacının alkolsüz meşrubatlardan farklı olduğu bir ürün grubu olduğu, dolayısıyla bu emtialar açısından taraf markaları arasında bir benzerlik bulunmadığı; Bu bağlamda taraf markalarında temelde alkolsüz içecek/meşrubat grubunda yer alan mallar ve bu malların satışına dayalı hizmetler açısından oluştuğuna kanaat getirilen ortalama düzeydeki benzerlik ilişkisinin, tüketici nezdinde karıştırılma ihtimaline yol açabilmesi için karşılaştırılan işaretler arasındaki benzerlik düzeyinin çok daha yüksek olması gerekmekte olup bu bağlamda karşılaştırılan işaretin özgünlüğü, orijinalliği ve en önemlisi ayırt edici gücünün niteliği önem teşkil edeceği anlaşılmıştır. Markaların karıştırılma ihtimalinden söz edilebilmesi için emtiaların/hizmetlerin aynı/benzer olması yanında markayı oluşturan ibarelerin de aynı/benzer olması koşulu bulunmaktadır. İki işaret arasında karıştırılma ihtimali iki şekilde ortaya çıkabilecektir. Bunlardan birincisi, tescil talebine konu markanın tescilli veya tescili için daha önce başvurulmuş markaya benzerliği nedeniyle önceki markanın aynısı ya da benzeri marka zannedilmesi ve bu sebeple satın alınmak istenen ürün dışında bir ürünün satın alınmasına sebebiyet verilmesidir. İkinci ihtimal ise, tüketicinin iki marka arasındaki farklılıklar nedeniyle her iki markanın aynı marka olmadığını anlamasına rağmen, iki markanın aynı işletmeye, başka bir ifadeyle aynı iktisadi – idari kaynağa ait olduğunu sanmasına sebebiyet verilmesidir. Bu durumda da tüketici, gerçekte almak istemeyebileceği bir ürünü, salt güvendiği önceki markayla irtibatlı sandığı için sonraki markayı alabilecektir. Böylece, önceki tescilli veya tescil talebine konu edilmiş markayı taşıyan ürünler için tüketici nezdinde tesis edilen güvenden haksız olarak yararlanma sonucu doğabileceğinden, karıştırılma ihtimali gerçekleşmiş olacaktır. Nitekim tüketiciler daha önce gördükleri, satın aldıkları mal veya hizmetin markasının, göz ve kulağında kalan izine, hatırlayabildikleri kadarıyla hafızalarında kalan özelliklerine dayanarak sonraki alışverişlerinde aynı veya benzer markayı taşıyan malı/hizmeti satın almayı tercih ederler. Benzerlik ve karıştırılma ihtimaline dayalı değerlendirmelerde kural olarak orta seviyedeki tüketiciler dikkate alınacak olup; malın hitap ettiği ortalama bilgi ve dikkate sahip tüketicilerin tamamının ya da büyük bir bölümünün karışıklık yaşaması değil, bu tüketicilerin bir kısmının karışıklık yaşama ihtimali bulunması, benzerlik ve iltibas bulunduğunun kabulü için yeterli bulunmaktadır. .... kararlarında da belirtildiği üzere; “ortalama alıcılar / kişiler”, çabuk aldanabilen kişiler olmadığı gibi aptal ya da budala da değildir . Mal/hizmetin alıcısı olarak dikkate alınacak olan bu kişiler; orta düzeyde zeka ve dikkate sahip olan, işareti/markayı anımsaması da sıradan olan kişilerdir. Ancak tüketici kitlesinin dikkat ve özen düzeyinin mal ve hizmet sınıflarına bağlı olarak değişkenlik göstermesi de mümkündür. Somut uyuşmazlıkta taraf markaları kapsamında benzerliği tespit olunan gıda ürünleri ve bu gıda ürünlerin satışına yönelik mağazacılık hizmetleri hemen her yaş, gelir, eğitim ve meslek grubundan tüketiciye hitap eden, kolay erişilebilir ve görece düşük fiyatlı olan, ilgili pazarda marka alternatifliliğinin yoğun olduğu, dolayısıyla tüketicinin çok sayıda ve birbirine benzer markaya maruz kalarak hafızasında bu markaların silik izlenimlerine dayalı olarak hareket etmek suretiyle tercihlerini somutlaştırdığı ürünler olup tüketicinin bu ürünleri satın alma deneyimlerindeki süre, dikkat ve özen göz önüne alındığında ortalama bir dikkat seviyesine sahip herhangi bir tüketicinin ilgili tüketici grubu içerisinde değerlendirilebileceği anlaşılmıştır. Dava konusu marka ...." şeklinde üç sözcükten oluşan bir sözcük grubu markası olduğu, markanın “kısık ateş” ve “dükkan” şeklinde algılanacağı, “dükkan” ibaresinin ticaret hayatında yaygın kullanımı bulunan ve herkesin eşit oranlı kullanımına açık bir sözcük olduğu gözetildiğinde markadaki asli ve hakim unsurun “kısık ateş” ibarelerinden oluşan sözcük grubu olacağı, her bir kelimenin Türkçe ve tüketicinin anlamlarını bildiği, gündelik hayatta kullanılan kelimeler oldukları; Davacı yanın itirazlarına dayanak markalarının ise "....” sözcüklerinin figüratif bir algı yaratacak şekilde kırmızı renkte yazılmış ve alttan bir çizgi ile bütünlük oluşturulmuş şeklinde oldukları, bu markalarda da esas unsurun doğrudan “kısık ateş” ibaresi olduğu; Her iki taraf markasının da birebir olarak “kısık ateş” tamlamasını bir bütün olarak markalarının esas unsuru şeklinde içerdikleri, davacı markasının figüratif yazım biçiminin görsel anlamda dahi taraf markaları arasındaki benzerliği ortadan kaldırmadığı, taraf markalarının görsel, işitsel ve kavramsal olarak birebir aynı algıyı ilgili tüketicide yaratacakları, tüketicinin her iki markayı da doğrudan aynı iktisadi kaynağın olarak algılama ihtimalinin son derece yüksek olacağı; dava konusu markadaki “dükkan” ibaresi taraf markaları arasında somut bir farklılık meydana gelmesi adına yeterli ayırt ediciliği bulunan bir unsur olmadığı gibi “kısık ateş” ibaresinin de uyuşmazlık konusu benzerliği tespit olunan mal ve hizmetler açısından ayırt edici gücü bulunan, kavramsal bir ilişki içerisinde olmayan, herkesin aklına ilk anda gelmesi mümkün olmayan nitelikte bir ibare olduğu; Bu nedenle ortalama bir tüketicinin “.... markası altında satılan herhangi bir gıda, yiyecek ya da içecek ürününü satın aldığı, deneyimlediği, gördüğü ya da işittiği bir durumda, benzer mahiyetteki sair gıda ürünlerinden biri üzerinde yine bu markayı birebir şekilde gördüğünde ya da duyduğunda, aklında önceki tecrübe ettiği markadan kalan izlenime bağlı olarak sonraki markayı da aynı iktisadi – idari kaynağın piyasaya çıkardığı yeni ürününün adı olarak algılayacak olması kuvvetle muhtemel olacağı; Zira gündelik yaşamda marka iletişiminin yoğun ve aşırı bilgilendirmesi sonucunda hedef kitlelerin satın alma davranışlarında geçmiş deneyimlerin satın almaya etkisi büyük olduğu, görsel iletişim bağlamında dava konusu markalar arasında ayırt edici vasfı yüksek ....” kelimesinden kaynaklı yüksek düzeyli oluşan benzerliğin tüketicinin aynı markalar karşısında olduğu algısını doğurabilecek nitelikte olduğu, bu durum sözel iletişim bağlamında da markaların birbirlerine ciddi şekilde yakınlığı/yaklaşması sonucunu doğurduğu, böyle bir durumda tüketicinin davalı yan markasını, davacı taraf markaları ile benzer olarak algılaması ve ‘yeni markanın’da davacıya ait olduğu/olabileceğini değerlendirmesinin kaçınılmaz olacağı; Dolayısıyla taraf markaları kapsamındaki mal ve hizmetler arasındaki görece ortalama düzeydeki benzerlik ilişkisi, taraf markalarını oluşturan sözcük unsurları arasındaki son derece yüksek ilişki ile birlikte bakıldığında, tüketicinin söz konusu ürünlerde ayırt edici niteliği yüksek “kısık ateş” markasını gördüğünde, taraf markalarını aynı iktisadi kaynağın markaları olduğunu düşünmesi ve buna göre tercihlerini şekillendirmesi kuvvetle muhtemel olacağı; başka bir ifadeyle, somut olaya özgü olarak, emtialar arasındaki düşük/ortalama düzeyli ilişkinin, işaretler arasındaki ayniyet düzeyindeki benzerlik ile birlikte, ilgili tüketici algısında, taraf markaları arasında, başvuruda yer alan 32.sınıftaki “Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar. Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar. Enerji içecekleri (alkolsüz); proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri.” ve 35. sınıftaki “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için ..... Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar. Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar. Enerji içecekleri (alkolsüz); proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri..... mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” bakımından, ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma ihtimaline yol açacak bir benzerliğin mevcut olduğu, dava konusu markadaki sair hiçbir mal ve hizmetin, davacı yanın sınırlı sayıdaki mal ve hizmet grubunda tescilli markaları ile benzerlik ilişkisi içerisinde olmadığı anlaşılmıştır. Davacı vekilince, davalının marka tescil başvurusunda kötü niyetli olduğu iddialarında bulunduğu, davalı yanın en eskisi .... sayılı markasının mevcut olduğu, dolayısıyla davalının işbu dava konusu başvurudan önce de “kısık ateş” ibareli muhtelif tescillerinin yine mevcut olduğu, dolayısıyla kötü niyet iddialarının yerinde olmadığı ve davacının kötü niyet iddialarının ispatlanamadığı anlaşılmıştır. Neticede dosya incelendiğinde, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından; Dava konusu .... sayılı "...." ibareli davalı marka başvurusu kapsamında yer alan mal ve hizmetlerden yalnızca 32.sınıftaki “Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar. Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar. Enerji içecekleri (alkolsüz); proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri..” ve 35. sınıftaki “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için ..... Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar. Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar. Enerji içecekleri (alkolsüz); proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri..... mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” mal ve hizmetleri bakımından taraf markaları arasında emtia benzerliğinin mevcut olduğu; başvuru konusu markada farklı sınırlarda yer alan sair mal ve hizmetler bakımından ise taraf markalarının tamamen farklı nitelikte mal ve hizmetleri kapsadıkları; bununla birlikte taraf markalarının esas unsurunu oluşturan....” ibaresinin, uyuşmazlık konusu mallar bakımından ayırt edici niteliği bulunan bir ibare olması nedeniyle oluşan görsel, işitsel ve kavramsal benzerliğin, bu ibarenin her iki taraf markasında da birebir şekilde kullanılmasından kaynaklı olarak, benzer görülen emtialar arasındaki düşük düzeyli ilişkinin dahi tüketici nezdinde taraf markaları arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma ihtimali oluşmasına yol açabileceği; kötü niyet iddialarının ispatlanamadığı, Biçimindeki gerekçeler ile davanın kısmen kabulüne karar verildiği, verilen kararın davalılar vekillerince istinaf edildiği,.... sayılı ilamıyla, mahkememiz kararının "İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamında davalı şirket vekilinin cevap dilekçesinde davacı yandan, hükümsüzlük talebine mesnet gösterdiği .... tescil numaralı markalarının Türkiye’de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğuna ilişkin delillerini sunmasını istediği, yani kullanmama def'inde bulunduğu görülmektedir. Ancak, mahkemece bu konuda bir inceleme ve değerlendirme yapılmamıştır. SMK'nın 25/7. maddesi uyarınca SMK'nın 6/1. maddesi uyarınca açılan hükümsüzlük davalarında 19/2. maddesi hükmü def’i olarak ileri sürülebilir. Bu durumda davacı tarafça hükümsüzlük davasına mesnet markaların Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepler olduğuna ilişkin delil sunulması, davacı tarafça bu hususların ispatlanamaması durumunda hükümsüzlük davasının reddedilmesi, mesnet markaların, tescil kapsamındaki mal veya hizmetlerin sadece bir kısmı için kullanıldığının ispatlanması hâlinde ise davanın, sadece kullanımı ispatlanan mal veya hizmetler esas alınarak incelenmesi gerekir. Bu durumda mahkemece taraf markalarının kapsamlarında yer alan mal ve hizmetler arasında benzerlik bulunup bulunmadığı hususu hükme esas alınabilecek şekilde incelenmemiştir. Bu itibarla, somut uyuşmazlığın çözümünde, davalı tarafın kullanmama defi de gözetilerek taraf markalarının kapsamlarında yer alan mal ve hizmetlerin benzer olup olmadığı hususu esasa etkili bir delil niteliğinde bulunduğundan, söz konusu deliller değerlendirildikten sonra yeni bir karar verilmesinde de zorunluluk bulunmaktadır. Açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden..... vekilinin tüm ve davalı şirket vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalılar vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulü ile ..... sayılı kararın KALDIRILMASINA," karar verilmiştir. Mahkemece dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi ..... sayılı ve ibareli davacı markası 43. Sınıf “Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Geçici konaklama hizmetleri (gündüz bakımı (kreş) hizmetleri, huzurevleri hizmetleri dahil). Hayvan bakım evleri hizmetleri.” Hizmetlerini kapsayan bir markadır. 2010 84181 sayılı ve ibareli davacı markası ise 29. Sınıf “Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Kuru bakliyat. Hazır çorbalar, bulyonlar. Zeytin, zeytin ezmeleri. Süt ve süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Yumurtalar, yumurta tozları. Tıbbi amaçlı olmayan ve tamamlayıcı gıda maddeleri (polen, proteinler, karbonhidratlar dahil). Patates cipsleri.” Ve 30.sınıf “Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler. Mayalar, kabartma tozları; unlu mamullerin formunu, rengini iyileştirici, bayatlama süresini geciktirici doğal maddeler. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububat (tahıl) ve mamülleri. Pekmez” mallarını kapsayan bir markadır Davalı taraf dosya kapsamına sunduğu 26.03.2021 tarihli cevap dilekçesinde sair savunmalarının yanı sıra bahsi geçen iki markanın da tescili kapsamındaki mal ve hizmetlerde kullanılmadığını, bu nedenle SMK m.25/7 düzenlemesi uyarınca kullanımlarını ispatlamakla yükümlü oldukları def’inde bulunmuştur. Mevzuatımızda yer alan düzenlemeye göre yalnızca benzerlik ve karıştırılma ihtimali kapsamında yapılan itirazlarda (SMK m. 6/1), itiraz gerekçesi markanın itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinde Türkiye’de en az beş yıldır tescilli olması şartıyla, başvuru sahibinin talebi üzerine, itiraz sahibinden, itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde itiraz gerekçesi markasını itirazına dayanak gösterdiği mal veya hizmetler bakımından Türkiye’de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğuna ilişkin delil sunması talep edilir. Aynı talebin hükümsüzlüğe ilişkin taleplerde de ileri sürülmesi mümkündür. Bu durumda ise kullanıma ilişkin beş yıllık sürenin belirlenmesinde dava tarihi esas alınır. Ancak burada hükümsüzlüğü istenen markanın başvuru veya rüçhan tarihinde, davacının markası en az beş yıldır tescilli ise davacı ayrıca, söz konusu başvuru veya rüçhan tarihinde 19 uncu maddenin ikinci fıkrasında belirtilen şartların yerine getirildiğini ispatlar. Başka bir ifadeyle yeni bir markanın tescili sırasında bu tescile itiraz eden ancak itirazı kendi markasını kullanmaması nedeniyle 19/2’ye göre reddedilen marka sahibi, itirazının reddinden sonra markasını kullanmaya başlar ve bir süre sonra yeni tescil edilen markaya bu sefer de hükümsüzlük davası açarsa, hükümsüzlük davası da reddedilmeye mahkumdur. Kanun koyucu yukarıda yer verilen cümle ile eski marka sahiplerinin böyle davranışlarını engellemektedir. Zira hükümsüzlüğü istenen markanın tescil başvurusu veya rüçhan tarihinde, hükümsüzlüğü isteyen kişinin markası en az beş yıldır tescilli ise bu kişi hükümsüzlük davasında ayrıca başvuru/ rüçhan tarihinde de markasını kullandığını ispat edecektir. Yani yeni markanın tescili esnasında markasını kullanmayan kişi daha sonra kendi markasını kullanmaya başlar ve yeni markaya karşı hükümsüzlük davası açarsa, her ne kadar dava tarihinden geriye doğru kendi markasını kullandığı için 25/7’deki defi bertaraf edilebilir görünse de, son cümle gereğince ayrıca kendi markasını yeni markanın başvuru veya rüçhan tarihinde kullandığını da ispat edecek, ispat edemezse hükümsüzlük talebi reddedilecektir. Dolayısıyla somut ihtilafta dava konusu markanın 09.09.2019 tarihinde başvuru konusu edildiği, işbu hükümsüzlük talebini de içerir davanın ise 08.02.2021 tarihinde ikame edildiği, davacı adına tescilli her iki markanın da dava konusu markanın başvuru tarihi itibariyle tescilleri üzerinden beş yıldan daha uzun bir süre geçtiği tespitlerine istinaden, SMK m. 25/7 düzenlemesi uyarınca incelemede bulunulacak tarih aralığının öncelikle dava tarihinden geriye dönük beş yılı (08.02.2021 – 08.02.2016) ve ayrıca davacı markalarının beş yıldan uzun süreli tescilli olmalarından ötürü dava konusu markanın başvuru tarihinden geriye dönük beş yılı ( 09.09.2019-09.09-2014 ) olmak üzere genel anlamda 08.02.2021 – 09.09.2014 tarih aralığını kapsaması gerektiği, davacı yanın bu tarih aralıklarında ciddi markasal kulanımlarının bulunduğunu ortaya koymakla mükellef olduğu, İstinaf Mahkemesi kaldırma kararı sonrasında 24.10.2024 tarihinde görülen celsede, Mahkemece, davacı yana kullanıma yönelik delillerini sunması adına süre verildiği, akabinde davacı yanın 13.11.2024 ve 15.11.2024 tarihlerinde iki ayrı delil dilekçesini dosyaya sunduğu, Sunulan deliller incelendiklerinde https://www.nalia.com.tr/reyon-urunleri/ linkinde yer alan kısık ateş markasını taşıyan ürün fotoğrafları yer almakla birlikte bu ürünlerin hangi tarihten beri satışa konu edildiğinin belirlenmesi mümkün değildir. 04.07.2024 tarihli ve GS1 Türkiye Sistem Üyeliği başlıklı belge inceleme tarih aralığı dışındadır 11.11.2024 tarihli ve Değişken Ağırlıklı Ürün numarası başlıklı belge inceleme tarih aralığı dışındadır Muhtelif ambalaj ve etiket görsellerinden ibaret 13 sayfalık fotoğraf dökümü hiçbir tarih kaydı içermemektedir Kısık ateş markalı ürün görsellerinin yer aldığı 3 sayfalık belge hiçbir tarih kaydı içermemektedir 9 sayfalık ürün fotoğraf görselleri, wordpress arayüzü ve bir adet sosyal medya görüntüsünden ibaret delillerden sosyal medya paylaşımının 21.03.2022 tarihli ve inceleme tarih aralığı dışında olduğu, wordpress arayüzündeki tarih bilgilerinin ise yine 16.07.2021 ve 25.07.2021 tarihleri olmak üzere inceleme tarih aralığının dışında olduğu, ürün fotoğraf görsellerinde ise tarih bilgisinin zaten yer almadığı, 23.09.2020, 27.10.2020, 16.11.2021, 29.09.2022 tarihli faturaların .... nezdinde yapılan bir işleme yönelik işlem faturası olduğu, bu faturaların markasal kullanımı göstermediği, Davacı tarafça inceleme tarih aralığı olarak belirlenen tarih aralığını kapsar ve bu tarih aralığını somutlaştırır hiçbir delilin dosyaya kazandırılmadığı, kazandırılan delillerin hiçbiri ilgil inceleme aralığında olmadığından hiçbiri davacı markalarının mevzuatta aranılan biçimde, ciddi ve süreklilik arz eder mahiyette bir kullanıma konu edildiği kanaate varılmadığı, Dolayısıyla davacının her iki markasının da tescili kapsamındaki mal ve hizmetlerde ne zamandan beri, ne düzeyde, ne yoğunlukta, ne devamlılıkta kullanıma konu edildiği davacı tarafça fatura, reklam tanıtım harcamalar, haberler, sosyal medya paylaşımları ve türevi tarih damgalı deliller ile ortaya konuşmuş değildir. Bu durumda her ne kadar taraf markaları, Mahkemece kurulan ilk hükümde dava konusu marka kapsamındaki 32. sınıf “Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar. Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar. Enerji içecekleri (alkolsüz); proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri..” ve 35. sınıf “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için ..... Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar. Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar. Enerji içecekleri (alkolsüz); proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri..... mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” mal ve hizmetleri bakımından SMK m. 6/1 düzenlemesi uyarınca iltibas yaratacak şekilde benzer olarak görülmüş iseler de bu benzerlik ancak ve ancak .... kararı açısından varlığını sürdürebilecektir. Zira davalı taraf, ...sürecinde, SMK m.19/2 kapsamında kullanmama def’inde bulunmamış, yalnızca hükümsüzlük talebi açısından bu ilk itirazı öne sürmüştür. Nihayetinde.... Mahkemesi kararı neticesinde bir kez daha yapılan incelemede, hükümsüzlük talebi açısından davacının .... sayılı her iki markasının da SMK m. 25/7 kapsamında kullanımlarının ispatlanamamış olunması nedeniyle SMK m. 6/1 düzenlemesine dayalı hükümsüzlük istemi yönünden dikkate alınamayacak olduğu, bu durum neticesinde ise SMK m. 6/1 koşullarının, hükümsüzlük istemi yönünden ortaya çıkmayacağı , Netice itibariyle, YİDK KARARININ İPTALİ İSTEMİ YÖNÜNDEN Dava konusu ..... sayılı marka başvurusu kapsamında yer alan mal ve hizmetlerden yalnızca 32.sınıftaki “Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar. Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar. Enerji içecekleri (alkolsüz); proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri..” ve 35.sınıftaki “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için ..... Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar. Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar. Enerji içecekleri (alkolsüz); proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri..... mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” SMK m. 6/1 kapsamında iltibas riskinin ortaya çıkacağı ve yine bu mal ve hizmetler yönünden yönünden .... kararının iptali koşullarının ortaya çıkabileceği, HÜKÜMSÜZLÜK TALEBİ açısından ise İstinaf Mahkemesi kararı sonrasında dosya kapsamına davacı yanca sunulan deliller, davacının dayanak markaları yönünden SMK m. 25/7 düzenlemesi gereği ortaya koyması gereken markasal kullanımlarını ispata elverişli olmadığı, bu nedenle SMK m. 6/1 kapsamında davacı tarafa ait incelenebilecek başkaca bir marka da mevcut olmadığından davalı markasının hükümsüzlüğü koşullarının ortaya çıkmayacağı anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : D a v a n ı n K ı s m e n K a b u l ü n e, 1-.... sayılı kararının 32.sınıftaki “Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar. Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar. Enerji içecekleri (alkolsüz); proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri..” ve 35. sınıftaki “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar. Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar. Enerji içecekleri (alkolsüz); proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri.. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” mal ve hizmetleri bakımından iptaline, Alınması gereken 615,40-TL harçtan peşin alınan 59,30.-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 556,10.-TL maktu ilam harcının davalı kurumdan alınarak hazineye irat kaydına, Davacının kendisini vekil ile temsil ettirmesi sebebiyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 40.000,00.-TL maktu ücreti vekâletin davalı kurumdan alınarak davacıya verilmesine, Davanın kısmen reddolunması, davalı kurumun kendisini vekil ile temsil ettirmesi sebebiyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan takdiren 40.000,00.-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalı kuruma verilmesine, Davanın kabul red oranının takdiren %50 olarak belirlenmesine, Harcın davanın yalnızca kabul edilen kesimi üzerinden alınması sebebi ile davacının peşin yatırdığı 59,30.-TL ilâm harcının tamamının davalı kurumdan alınarak davacıya verilmesine, Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin .... ile hükümsüzlük talepleri bakımından 1/2 oranında yapıldığının tespitine, Davacının 59,30.-TL dışında yapmış olduğu aşağıda dökümü yazılı 8.526,83.-TL yargılama giderinin %50'sinin 1/2'sinin davalı kurumdan alınarak davacıya verilmesine, Davalı kurumun yapmış olduğu 301,40.-TL yargılama giderinin %50'sinin davacıdan alınarak davalı kuruma verilmesine, 2-HÜKÜMSÜZLÜK YÖNÜNDEN AÇILAN DAVANIN REDDİNE, Davalı şirket kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 40.000,00.-TL maktu ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalı şirkete verilmesine, Davacının işbu talep yönünden yapmış olduğu yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, Davalı şirketin yapmış olduğu 366,30.-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davacı şirkete verilmesine, Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatıran tarafa iadesine (HMK m.333), Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ....Mahkemesi'ne İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.30.04.2025

Kâtip Hâkim .... ✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır MASRAF DÖKÜMÜ İlk Masraf : 67,80.-TL Bilirkişi Ücreti : 8.000,00.-TL P.P : 526,83.-TL TOPLAM : 8.526,83.-TL

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/312, K. 2025/183, T. 30.04.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-312-e-2025-183-k-c669dc5fffc3