İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/318 E. 2025/206 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/318
Karar No
2025/206
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/318 Esas - 2025/206 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/318 KARAR NO : 2025/206

..... DAVA : Marka YİDK Kararının İptali ile Hükümsüzlük DAVA TARİHİ : 18/07/2024 KARAR TARİHİ : 22/05/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/05/2025 Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan Marka .... Kararının İptali ile Hükümsüzlük istemli davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili dilekçeleriyle özetle, müvekkili şirketin 1974 yılında kurulduğunu, kozmetik sektörünün lider şirketlerinden olduğunu, davalı şirketin .... sayılı “...” ibareli marka başvurusuna müvekkili şirket tarafından itiraz edildiğini, itirazın .... sayılı kararı ile reddedildiğini, kararın hukuka aykırı olduğunu, taraf markalarının ayniyet derecesinde benzer olduğunu, markaların son üç harfinin aynı olduğunu, markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunduğunu beyanla; 35. sınıf mal ve hizmetler içeriğindeki bu sınıfa dahil 03, 04, 05, 08, 09, 10, 11, 16, 18, 21, 24, 25, 26, 29, 32. sınıf mallarının satışı hizmetleri için itirazımızın reddi yönündeki .... sayılı kararının iptaline ve 35. sınıfa dahil 03, 04, 05, 08, 09, 10, 11, 16, 18, 21, 24, 25, 26, 29, 32. sınıf mallarının satışı hizmetleri için .... numaralı "..." ibareli markaya ilişkin tescil kararının iptaline veya tescil edilmişse markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu marka başvurusu ile mesnet markalar arasında tescil edilen mal veya hizmetler yönünden benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunmadığını, markaların tüketici zihninde bir ilişkilendirmeye yol açmayacağını, dava konusu markanın başvuruya konu edildiği sınıflarda kendine özgü ve ayırt edici bir algı oluşturduğunu, kullanılan renklerin, harflerin, kelimelerin, yazı stilinin farklı olduğunu,.... kararının hukuka uygun olduğunu beyanla; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı şirketin yargılamaya katılımı olmamıştır. Davanın açılmasını müteakip davaya katılan tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını ve bilirkişi raporları alınmasını müteakip, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 41/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır. GEREKÇE : Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının iddiaları karşısında, .... Kararının iptali ile davalı markasının hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır. İşlem dosyasının tetkikinde, dava konusu.... sayılı marka başvurusu, 03 / 35. sınıflar için tescil talebiyle 04.10.2022 tarihinde yapıldığı, marka başvurusunun 14.11.2022 tarih ve 408 sayılı .... Bülteni’nde yayımlandığı, davacı şirket tarafından dava konusu markanın yayımına “benzerlik/karıştırılma ihtimali” gerekçesi ile itiraz edildiği, davacı şirket itirazı, .... sayılı kararı ile reddedildiği, davacı şirket tarafından .... Başkanlığı kararına da itiraz edildiği, itiraz üzerine....kararı ile davalı itirazının nihai olarak reddedildiği, anılan kararın ilgililere tebliğ edildiği ve yasal süresi içerisinde işbu davanın açıldığı belirlenmiştir. DEĞERLENDİRMELER; Dava Konusu Marka ile Davacının İtiraza Dayanak Markasının Karıştırılma İhtimali; Marka tescilinde nispi ret nedenleri arasında düzenlenen karıştırılma ihtimali uyarınca; tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. Markaların, karıştırılma ihtimaline dayalı tescil engelinden veya hükümsüzlük nedeninden söz edebilmek için aşağıdaki unsurların tamamının kümülatif olarak varlığı gerekir. Bu koşullardan herhangi birinin sağlanmamış olması halinde diğerlerinin varlığı değerlendirme konusu nispi tescil engelinin varlığını kabul için yeterli olmayacaktır: Dava konusu marka ile iddialara mesnet markaların kapsamında, aynı veya benzer mal ve hizmetler bulunuyor olması. Dava konusu marka ile iddialara mesnet markaların aynı veya benzer olması. Dava konusu markalar ile iddialara mesnet markalar arasında, ilişkilendirilme ihtimali de dâhil olmak üzere, halk nezdinde karıştırılma (iltibas) ihtimali bulunması. Emtiaların Aynı/Benzer Olup Olmadığı ; Markalar arasındaki iltibas değerlendirmesi, markaların kapsamında yer alan mallardan ve hizmetlerden bağımsız değildir. Markaların tescilli oldukları sınıflar veya hizmetler farklılaştıkça markalar arasındaki benzerliklerin iltibasa neden olma ihtimali azalacaktır. Bir başka anlatımla, markaların kapsadığı malların ve hizmetlerin farklılaşması neticesinde markayı oluşturan ibarelerin benzerliğine rağmen iltibas tehlikesi azalmakta; malların ve hizmetlerin aynı olması durumunda ise markaların arasındaki ortalama bir benzerlik dahi iltibasa neden olacaktır. Mal ve hizmetlerin aynılığı, ilke olarak mal ve hizmetlerin aynı şekilde yazılmış, ifade edilmiş olmasıdır. Benzer mal ve hizmetler ise, ortalama tüketicilerce aynı (veya ilişkili) kaynaktan geldikleri varsayımıyla karıştırılma ihtimalinin konusu olabilecek mal ve hizmetleri içermektedir. Benzer mal ve hizmet tanımlamasının içeriği, aynı tür mal ve hizmeti mutlak surette kapsamakla birlikte daha geniş bir yaklaşımla benzer oldukları öngörülebilecek, tüketicilerce ilişkilendirilerek aynı kaynaktan geldikleri varsayılabilecek, aynı/benzer ihtiyaçların karşılanmasını sağlayacak mal ve hizmetleri de kapsamaktadır. Mal ve hizmetlerin benzerliği veya ilişkilendirilebilir niteliği .... Marka İnceleme Kılavuzu’na göre aşağıda belirtilen durumlarda ortaya çıkabilir: − Mal ve hizmetlerin kullanım amacı ve alanlarının benzerliği, − Mal ve hizmetlerin kullanıcılarının benzerliği, − Malların fiziksel görünümünün benzerliği, − Mal ve hizmetlerin ticari pazara ulaşmasında kullanılan satış yollarının benzerliği, − Mal ve hizmetlerin birbirleriyle rekabet eder nitelikte bulunmasından kaynaklanan benzerlik, − Mal ve hizmetlerin birbirlerini tamamlayıcı nitelikte olmasından kaynaklanan benzerlik, , − Malların mağazalarda aynı reyonda veya rafta bulunmasından kaynaklanan benzerlik. İlgili sektördeki malların niteliği, piyasaya sunuluş şekli, tüketici alışkanlıkları gibi somut olayı etkileyen ek şartların varlığı halinde hizmetlerle mallar arasında ilişkilendirilme ihtimali ortaya çıkabilmektedir. Dava konusu marka başvurusu kapsamında 03 ve 35. Sınıf mal ve hizmetler bulunmakta ise de, davacı taraf, sadece 35. Sınıf yönünden yidk kararının iptalini ve markanın hükümsüzlüğünü talep etmiştir. Davacı taraf, 35.sınıf mal ve hizmetler içeriğindeki 03, 04, 05, 08, 09, 10, 11, 16, 18, 21, 24, 25, 26, 29, 32. sınıf mallarının satışı hizmetleri için .... kararının iptalini talep etmişse de, dava konusu marka kapsamında, 35. Sınıf içeriğinde sadece 03. Sınıf emtia bulunmaktadır. Dolayısıyla, davanın konusunu “35. Sınıf: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Beyazlatma ve temizlik amaçlı maddeler: deterjanlar, çamaşır suları, çamaşır yumuşatıcıları, leke çıkarıcılar, bulaşık yıkama maddeleri. Parfümeri; kozmetik ürünleri, kişisel kullanım amaçlı koku vericiler (insan ve hayvanlar için deodorantlar dahil;ilaç ihtiva eden kozmetikler hariç). Sabunlar (ilaç ihtiva eden sabunlar hariç). Diş bakımı ürünleri: diş macunları, diş parlatma ve beyazlatma maddeleri, tıbbi amaçlı olmayan ağız gargaraları. Aşındırıcı ürünler: zımpara bezleri, zımpara kağıtları, ponza taşları, aşındırıcı pastalar. Deri, vinil, metal ve ahşap için parlatma ve bakım ürünleri: cilalar, bakım kremleri, cilalama amaçlı vaks. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” hizmetler oluşturmaktadır. Davacıya ait .... sayılı markalar hali hazırda (03. Sınıf emtia satışına yönelik) 35/05 alt sınıfında tescillidir. Dolayısıyla, davacıya ait .... sayılı markalar ise 03. Sınıf emtia bakımından tescillidir. Davacı markalarında yer alan 03. Sınıf emtia ile dava konusu marka başvurusu kapsamında yer alan ve dava konusu yapılan (03. Sınıf emtia satışına yönelik) 35/05 alt sınıf hizmetler benzerdir. Zira bir malın üretilmesinin doğal sonucu, o malın pazarlanmasıdır. Dolayısıyla bahsi geçen emtialar ile bunların perakendeciliği hizmetleri arasında tamamlayıcılık ilişkisi söz konusu olup, bu mal ve hizmetler tüketici nezdinde benzerdir. Sonuç olarak; dava konusu marka kapsamında yer alan ve işbu davaya konu edilen tüm hizmetler bakımından, taraf markaları arasında emtia ayniyeti/benzerliği oluştuğu, İşaretlerin Benzer Olup Olmadığı ve İltibas/Karıştırılma İhtimali; Markaların emtia/hizmetlerinin aynı/benzer olduğu tespiti yapıldıktan sonra bakılması gereken ikinci kriter işaretlerin benzer olup olmadığıdır. İki markanın benzer olup olmadığı değerlendirilirken; markalar arasında görsel, işitsel veya kavramsal düzeyde ortaya çıkan benzerlik veya yakınlık dikkate alınmalıdır. Görsel, işitsel veya kavramsal benzerliğin derecesi konusundaki değerlendirmeyi malların niteliğini ve malların piyasaya sunum yöntemlerini dikkate alarak yapmak yerinde olacaktır. İlgili tüketicinin markaları doğrudan karşılaştırma imkânının bulunmadığı, markaların karşılaştırmasını zihninde muhafaza ettiği tam (eksiksiz) olmayan imaja göre yaptığı dikkat edilmelidir. Görsel benzerlik, kelime veya şekil markalarının görünüm olarak benzerlik içermeleri durumunda ortaya çıkar. Görsel benzerliğin tespiti, markaların benzer markalar olarak değerlendirilmeleri için, tek başına yeterli olarak kabul edilebilir. Bilindiği üzere, kelime markaları söz konusu olduğunda, kelimenin yazım şekli değil kelimenin kendisi korunmaktadır. Bu nedenle, kelimenin büyük ya da küçük harfle ya da farklı yazım karakterinde yazılmış olmasının incelemeye etkisi yoktur. Kelime markalarında görsel değerlendirme; kelimenin uzunluğu/kısalığı, harf sayısı, harflerin dizilimi, kelime sayısı ve işaretlerin yapısı gözetilerek yapılmalıdır. Görsel değerlendirmede, kelimenin ilk kısmında oluşan benzerlik ya da benzememe durumu kelimenin son kısmına göre daha büyük öneme sahiptir. Bununla birlikte, görsel algı önce dışta bulunan elemanları ayırt ettiği için, son harf, kelimenin iç kısımlarında yer alan harflere kıyasla, daha büyük etkiye sahip olacaktır. Kelime markalarında, kelime yazıldığından farklı şekilde okunmadığı sürece (yabancı dillerdeki markalar), görsel ve işitsel benzerlik genellikle aynı anda ortaya çıkar. Bununla birlikte, kısa zaman aralığında gerçekleşen işitsel algıya kıyasla, görsel algının daha kesin ve tekrarlanan algılama imkânı sağladığı dikkate alınmalıdır. Bu nedenle, işaretler arasındaki görsel farklılıklar işitsel farklılıklara kıyasla daha fazla etkiye sahip olacaktır. İşitsel benzerlik, kelime markaları telaffuz edilirken ortaya çıkan benzerlik halidir. İşitsel benzerliğin tespiti, bazı durumlarda tek başına markaların benzer markalar olarak değerlendirilmeleri için yeterli kabul edilebilir. Ancak, işitsel benzerliğin görsel benzerlikle yeterli düzeyde desteklenmemesi halinde markaların benzer markalar olarak değerlendirilmemesi de mümkündür. Kavramsal (anlamsal) benzerlik, kelime veya şekil markalarının karşılık geldikleri anlam veya kavramlar bakımından ayniyet veya benzerlik içermeleri durumunda ortaya çıkar. Kelime markalarının kavramsal (anlamsal) benzerliği, temel olarak, farklı şekilde yazılı kelimelerin aynı veya farklı dilde aynı/benzer kavramlara (anlamlara) karşılık gelmeleri durumunda ortaya çıkabilir. Şekil markalarının kavramsal (anlamsal) benzerliği ise temel olarak, markalarda yer alan şekil unsurlarının aynı kavramlara karşılık gelmeleri durumunda ortaya çıkabilir. Benzerlik ve karıştırılma ihtimali telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Halkın, karşılaştırılan işaretler arasında “bağlantı” kurma ihtimali bulunması, benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterlidir. Markalar arasında benzerlik incelemesinde temel ilke, her iki markanın ortalama tüketici üzerinde bıraktığı genel intibaa göre tüm faktörler bir arada gözetilerek “global değerlendirme” yapılmasıdır. Global değerlendirme gereği, markaların unsurlarına bölünerek, unsurlarına göre ayrı değerlendirme yapılması hatalı olacaktır. Bununla birlikte, inceleme sırasında markayı oluşturan jenerik, tanımlayıcı unsurların değerlendirme dışı bırakılmasına engel değildir. Dolayısıyla asıl olan markaların bir bütün halinde bıraktıkları genel intibaa göre değerlendirme yapılmasıdır. ....” kararında belirlenen temel ilkelerin dikkate alınması gerekmektedir. Asıl unsuru markanın bütünü itibarıyla bıraktığı izlenim, tümüne hâkim olan görünüş ve ayrıcalığını vurgulayan imajda aramak lazımdır. Tespit edilen asıl unsur sözcükten ibaret ise markalarda ortak olarak kullanılan kök kelime ve başvuru sahibinin varsa ilave ettiği ekler belirlenmelidir. Son olarak başvuru sahibinin markasındaki eklentinin başlı başına ayırt edicilik vasfının olup olmadığı üzerinde durulmalıdır. Dava konusu marka başvurusu, "...” ibaresi ile bu ibarenin üstünde yer alan yeşil-mavi renklerden oluşan bir şekil unsuru yer almaktadır. Karma nitelik taşıyan dava konusu markanın esas unsuru “...” ibaresidir. “...” ibaresi yazıldığı gibi okunmakta olup, herhangi bir anlam taşımamaktadır. Davacıya ait markalar, “..., ..., ... Boncuk ağda, ... Ağdaya İlk Adım Seti, ... Minimum Acıkiti” ibarelerinden oluşmaktadır. Davacının iki adet markasında, arka plan olarak mor renkli bir daireye yer verilmiştir. Davacı markalarında yer alan “Boncuk ağda, Ağdaya İlk Adım Seti, Minimum Acıkiti” ibareleri, ürün adı ve/veya slogan niteliğinde ibareler olup, davacı markalarının esas unsuru “...” ibaresidir. “...” ibaresi yazıldığı gibi okunmakta olup, herhangi bir anlam taşımamaktadır. Davacı markalarının esas unsuru “...”, dava konusu marka başvurusunun esas unsuru ise “...” ibaresidir. Davacı markalarının da dava konusu markanın da esas unsuru, anlamlı kelimeler değildir. Dolayısıyla karşılaştırılan ibareler arasında anlamsal bir benzerlik bulunmamaktadır. Davacı markalarının esas unsuru ile dava konusu marka başvurusu, görsel olarak karşılaştırıldığında, her iki ibarenin de iki hece dört harften oluştuğu ve toplamda üç harf benzerliği taşıdığı tespit edilmiştir. “...” ve “...” ibareleri, ilk harf bakımından farklılaşmıştır. Dava konusu marka, davacıya ait markalardan farklı olarak, kelimenin başında “S” harfi yerine "T” harfini barındırmaktadır. “S” ve “T” harfler, gerek görsel, gerekse işitsel olarak birbirinden farklıdır. Markanın başında yaratılan tek harf farklılığının, kısa kelime markalarında yeterli olacağı, markalar arasında görsel ve işitsel olarak benzerlik bulunmadığı, Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus; ortalama düzeydeki halk nezdinde bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurulmasıdır. Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir. Burada işitsel veya görsel bir benzerlik ve hatta genel görünüş açısından umumi intiba olmasa bile halk tarafından iki marka arasında bir bağlantı kurulması ve hatta çağrıştırması dahi karıştırılma ihtimali için yeterli bir ölçü olarak kabul edilmelidir. Tüketicinin iki işaret arasında doğrudan ya da kaynakları bakımından idari – iktisadi bir ilişki kurma yanılgısına düşmesi iltibas ihtimalinin kabulü için yeterli olacaktır. Karıştırılma olasılığının değerlendirmesi, inceleme konusu markaların görsel, işitsel veya kavramsal benzerliği bakımından, markaların ayırt edici ve baskın unsurları özellikle göz önüne alınarak, markaların bütünsel olarak ortaya çıkardıkları izlenim esasında yapılmalıdır. İnceleme konusu malların veya hizmetlerin ortalama tüketicilerinin markaları algılayış biçimi, karıştırılma olasılığına yönelik genel değerlendirmede belirleyici rol oynar. Markalar arasındaki görsel, işitsel veya kavramsal benzerlikler bütün olarak karşılaştırılmalıdır. Karşılaştırma, genel izlenim esas alınarak, özellikle markaların ayırt edici ve baskın unsurları ve davanın koşullarıyla ilgili tüm faktörleri dikkate alarak global olarak yapılmalıdır. Karıştırılma ihtimali değerlendirilirken araştırılması gereken bir diğer husus da hedef tüketici kitlesidir. Tüketici kitlesi, her bir mal ve hizmet türü için ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Markalar arasındaki karıştırılma ihtimalinin tespitinde kural olarak ortalama tüketiciler dikkate alınacak olup; doktrinde kabul edilen kritere göre malın hitap ettiği makul düzeyde bilgi ve dikkate sahip tüketicilerin tamamının ya da büyük bir bölümünün karışıklık yaşaması değil, bu tüketicilerin bir kısmının karışıklık yaşama ihtimali bulunması, benzerlik ve iltibas bulunduğunun kabulü için yeterli bulunmaktadır. Somut olayda dava konusu emtia arasında, “deterjanlar, sabunlar, parfümeri” gibi gündelik tüketim ihtiyaçlarını karşılayan ve tüketicilerin düşük dikkat düzeyine sahip olduğu ürünlerin perakendeciliği hizmetleri bulunmaktadır. Bu ürünlerin perakendeciliği bakımından, ilgili tüketici kesiminin, ortalama dikkat ve bilinç düzeyine sahip tüketici kitlesi baz alınarak değerlendirme yapılacaktır. Sonuç olarak; dava konusu edilen tüm hizmet bakımından, taraf markaları arasında emtia ayniyeti/benzerliği şartının sağlandığı, fakat, taraf markaları arasında görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzerlik bulunmadığı, dava konusu marka esas unsur olarak “...” ibaresinden oluşurken, davacıya ait markaların esas unsurunun ise “...” ibaresinden oluşması, taraf markaları kapsamında sadece tek harf farklılığı bulunmaktaysa da, farklı harfin kelimenin başında yer alması, tüketicilerin Türkçe’de soldan sağa doğru okuma yaptığı gözetildiğinde kelimenin başında yer alan farklılığın tüketicilerin markaların ilk kısmına daha çok dikkat etmesi, kelimelerin başındaki farklılığın markaları ayırt etmesi için yeterli olacağı, taraf markalarının görsel ve işitsel olarak farklı olması, taraf markalarının kısa olarak değerlendirilebilecek kelimelerden oluştuğu ve kısa kelime markalarında tek harf farklılığın dahi markaları birbirinden ayırt etmeye yetmesi, taraf markaları arasında anlamsal bir benzerlikten de bahsedilemediği, “...” ibaresinin başında yer alan ”T” harfi ile “...” ibaresinin başında yer alan “S” harfinin, işitsel ve görsel olarak benzerlik taşımadığı, dava konusu markada yer alan şekil unsuru ile davacı markalarında yer alan şekil unsurunun farklılaştığı, dava konusu markanın, davacı markalarının imajından farklılaşması, tüketicinin taraf markalarını aynı/aynı tür ya da benzer ürünler üzerinde gördüğünde ya da işittiğinde, farklı marka ile karşı karşıya olduklarını anlayabilmelerinin mümkün olması, taraf markalarının birbiri ile ilişkilendirme ihtimalinin bulunmaması nedeniyle, somut olay bakımından markaların ilişkilendirilmesi ihtimaline dayalı olan nispi tescil engeline ilişkin şartların oluşmadığı, Netice itibariyle, İşbu davanın konusunun, davacı tarafça (03. Sınıf emtia satışına özgülenmiş) 35/05 alt sınıf hizmetler ile sınırlandırıldığı, Dava konusu marka kapsamında yer alan ve davaya konu edilen hizmet ile davacıya ait markalar kapsamında yer alan emtianın aynı/aynı tür/benzer olduğu, Davalıya ait dava konusu marka başvurusu ile davacıya ait markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığı, Kurum kararının yerinde olduğu sonuç ve kanaatlerine varılmış davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Davanın reddine, Alınması gereken 615,40.-TL harçtan, peşin alınan 427,60.-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 187,80.-TL maktu ilâm harcının davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, Davalı kurum kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 40.000,00.-TL maktu ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalı kuruma verilmesine, Davalı kurumun yapmış olduğu bir gider olmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına, Davalı şirketin yapmış olduğu bir gider olmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına, Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333), Dair, davacı vekili ve davalı kurum vekilinin yüzüne karşı, diğer davalı şirketin vekil veya temsilcisinin yokluğunda, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde .... Mahkemeleri'nde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.22.05.2025

Kâtip Hâkim .... ✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/318, K. 2025/206, T. 22.05.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-318-e-2025-206-k-e1cfbfb32d16