Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/2130 E. 2026/1287 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/2130
Karar No
2026/1287
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 24. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 24. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/2130 KARAR NO : 2026/1287

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10/07/2024 NUMARASI : 2015/37 E. 2024/537 K. DAVANIN KONUSU : Alacak KARAR TARİHİ : 29/09/2026 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 02/10/2026

Mahkemece verilen karara karşı asıl davada davacılar vekili, birleşen davada davalılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf talebinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya okunup gereği düşünüldü: TALEP: Asıl davada, davacı vekili dava dilekçesinde, Kızılcahamam ...'nde bulunan memba suyunun çıkarılması ve yerin işletilmesi için davacılar ile ... Tüzel Kişiliği arasında 16/01/1987 tarihli imtiyaz sözleşmesi yapıldığını, bu sözleşme ile söz konusu membanın işletilmesinin 25 yıllığına davacı tarafa bırakıldığını, davacı yanın anılan yerde kaynak suyu çıkarma izni ile su çıkardığını ve su üretim tesisi kurduğunu, 16/03/2006 tarihinde davalı ... A.Ş. ile ortaklık ve tek satıcılık sözleşmesi imzalandığını, çıkan suyun "..." markasıyla satışa sunulduğunu, 2003 yılında yürürlüğe giren 4916 sayılı Kanun ile köy tüzel kişiliğinin sona erdiğini ve ... Belediyesine devredildiğini, anılan Kanun'la verilen yetki üzerine Ankara Valiliği İl Özel İdaresinin, davacının yaptığı sözleşmenin süresi bitmeden, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'na göre dava konusu memba suyu işletmesini 07/03/2012 tarihinde ihaleye çıkardığını ve ihaleyi davalı ... A.Ş.'nin kazandığını, ihaleyi kazanan ... A.Ş. ile 09/04/2012 tarihinde yeni bir sözleşme yapıldığını, bu arada davacı ile davalı ... A.Ş. arasında imzalanan 16/03/2006 tarihli sözleşmenin de 05/04/2012 tarihinde feshedildiğini, yeni yasal düzenlemeler uyarınca imtiyaz sözleşmesi sona eren davacıların bu işleme karşı Ankara 17. İdare Mahkemesinde açtıkları iptal davasının reddedildiğini ve Danıştay'dan geçerek onandığını, ancak, fesih sözleşmesine rağmen söz konusu yerde bir yapı olan kaptaj, su tesisi, 5 km uzunluğundaki boru hattı ve su deposunun davalı ... arazisinde kaldığını ve diğer davalı ... A.Ş.'nin sözleşme feshinden sonra bu tesisi kötü niyetle kullanmaya devam ettiğini, bu surette haksız kazanç elde ettiğini, Köy idaresi tarafından söz konusu tesise ilişkin kendilerine bir ödeme yapılmadığını, 2006 yılında davacı taraf ile yapılan sözleşmenin de davalı ... A.Ş. tarafından, idarece yapılan ihalenin kendilerinde kaldığı gerekçesiyle feshedildiğini, davalıların davacıya ait işletme ruhsatını kullanmaya devam ettiğini belirterek, inşa edilen yapılardan elde edilen gelirlerin ve yapıların taşınmaza kattığı değerin tespiti ile dava tarihinde bulunacak sebepsiz zenginleşme bedelinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. Birleşen dosyada davacı vekili dava dilekçesinde, davacı ile davalı ... A.Ş. arasında imzalanan 16/03/2006 tarihli çalışma protokolü ile bazı maddelerin değişikliğini içeren 14/05/2009 tarihli ek protokol uyarınca, davacının davalı ... A.Ş.'ye tesisin kullanım bedeli olarak, altı ayda bir, peşin ödeme yaptığını, sözleşmenin feshinden önceki son altı aylık kullanım bedeli olan 299.675,16TLnin davalı şirkete 14/11/2011 tarihinde peşin ödendiğini, ardından 07/03/2012 tarihinde Ankara Valiliği İl Özel İdaresi tarafından yapılan ihaleyi davacı şirketin kazandığını ve idare ile 03/04/2012 tarihinde sözleşme yapıldığını, 14/05/2009 tarihli protokolün 3. maddesi ile ...- ... tarafından daha önce köy tüzelkişiliği ile imzalanmış olan Memba Suyu işletme ve İmtiyaz sözleşmesinin iş bu sözleşme bitiş süresinden önce iptali halinde iş bu sözleşmenin kullanım süresi hükümlerinin iptal edilmiş olduğunu, sözleşmelerinde "Ancak ... tesisi kullanacağı altı aylık dönem için ödemesini peşin olarak yapmış olduğu kullanım bedelinden, imtiyaz sözleşmesini iptali nedeni ile kullanım yapamadığı döneme isabet eden kısmını ...'dan talep eder" hükmünün yer aldığını, davalı şirket ile imzalanan sözleşmenin sona erdiğini, aslında köy tüzelkişiliği ile olan sözleşmenin de geçersiz olduğunu belirterek, serbest kalma nedeniyle davalıya 14/11/2011 tarihinde peşin ödenen kullanım bedelinin, malzemelerin alınmaması nedeniyle malzemelere yapılan bakım-onarım bedelinin, ... A.Ş.'ye ödenen güvence bedelinin, malzemelerin korunması için sarf edilen bedel olmak üzere toplam 86.368,50-TL alacağın davalılardan tahsilini talep etmiştir. CEVAP: Davalı ... A.Ş. vekili asıl davaya sunduğu cevap dilekçesinde, zaman aşımı def'inde bulunduklarını, esas yönünden ise, dava konusu kaynağın Ankara İl Özel İdaresinin 07/03/2012 tarihli açık usulde yapılan ihalesi ile kaptaj ve isale hattı ile birlikte fiyatlandırma ile davalı tarafından idareden ihale sözleşmesiyle kiralandığını, kira sözleşmesinin yapılmasından önceki masraf ve yatırımların davalı şirketi ilgilendirmediğini, taşınmazın mevcut hali ile idareden ihale ile alındığını, davacının talebini mülk sahibine yöneltmesi gerektiğini belirterek, asıl davanın reddini talep etmiştir. MAHKEME KARARI: Mahkemece; asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulü ile dava konusu 56.294,90-TL kira bedeli ile % 8 oranındaki KDV’si olan 4.504‬,00-TL ile birlikte toplam 60.798,90-TL alacağın dava tarihi olan 27/03/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının dava konusu malzeme bakım ve koruma bedeli ile güvence bedeline yönelik taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiş, hükme karşı asıl davada davacılar, birleşen davada davalılar vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Asıl davada davacılar, birleşen davada davalılar vekili istinaf dilekçesinde, taleplerinin Mahkemece karşılanmadığını, rapor dahi alınmadan dosyanın eksik haliyle hüküm kurulduğunu, davacının davaya konu yerdeki tüm teçhizatı ile kurarak ... A.Ş'ne kiraladığını, ...'in ihaleyi 03/03/2012 tarihinde kazandığını, ruhsatı 25/06/2012 tarihinde aldığını, ruhsatı üç buçuk ay kullandığını, kendi lehine haksız kazanç elde ettiğini, Mahkemenin bunu değerlendirmediğini, taşınmazın haksız yere ihale edildiğini, 4916 sayılı Yasada bu konuda istisnai bir düzenleme olmadığını, yaptıkları kaptajın haksız kullanıldığını, tanıkların bunu ispatladığını, bu konuda bilirkişi vasıtasıyla bir hesap yapılmadığını, TMK'nın açıkça düzenlendiği üzere iyiniyetli olan davacının söz konusu taşınmaza yaptığı masrafları isteyebilmesinin mümkün olduğunu, ihale tarihinin 03/03/2012 olduğunu ...' A.Ş.'nin taşınmazı 09/04/2012 tarihinde terk edeceklerinin bildirdiğini, ancak ruhsatını 25/06/2012 tarihinde aldığını, fazla kazanç sağladığını, davalının ticari defter ve kayıtlarının incelenmediğini, incelendiğinde bu hususun ortaya çıkacağını, davacının ruhsatının ... tarafından kullanıldığını, itirazlarının dikkate alınmadığını, Köy tüzel kişiliği ile yapılan sözleşmenin ayakta olduğunu, yapılan yapılar için alacaklarının hesaplanmadığını, bilirkişi raporlarının eksik ve hatalı olduğunu, birleşen davada ...'in 09/04/2012 tarihinde taşınmazı terk ettiğini bildirdiğini, 11/10/2012 tarihinde hala terk etmediğinini, bu durumun gönderilen ihtarla belgeli olduğunu, birleşen davada süre sonunun 14/05/2012 alınması gerekirken 30/05/2012 alınmasının hatalı olduğunu, 41 günü aştığını, davacının talebinin 03/04/2012-14/05/2012 olduğunu, mahkemenin 09/04/2012-30/05/2012'yi esas aldığını, talebi aştığını belirterek, Mahkeme kararının sıl ve birleşen davalar bakımından kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE: Asıl dava bakımından davacılar vekilinin istinaf taleplerinin incelenmesinde; Asıl dava; dava konusu tesiste davacı tarafından yapıldığı iddia edilen yapıların bedellerinin, tesisin sonradan ihaleye çıkarılması neticesinde; ihaleyi kazanan davalıdan tahsili ile; davalının bu tesisleri kullanmak suretiyle elde ettiği gelirin tahsili talebine ilişkindir. Ankara 17. İdare Mahkemesine ait 2012/324 esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacılar ... A.Ş. ve ... tarafından davalı Ankara Valiliğine karşı, ... ilçesi ... sınırlarında bulunan dava konusu kaynak suyunun ticari işletme amacıyla ihaleye çıkarılmasına ilişkin Ankara İl Özel İdaresi İl Encümeni işleminin; söz konusu yerin 03/07/2003 tarih ve 4916 sayılı Kanunun 22. maddesinin yürürlüğünden önce kiralandığından bu yere ilişki olarak İl Özel İdaresinin ihale yetkisinin bulunmadığı, daha önce imzalanan imtiyaz sözleşmesi kapsamında kazanılmış hakkının bulunduğu ve sözleşmeye göre kullanım hakkının 2013 yılına kadar devam ettiği gerekçesiyle, iptali istemine yönelik olarak dava açıldığı yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verildiği ve temyiz incelemesini gerçekleştiren Danıştay 13. Dairesinin 18/04/2019 tarih, E: 2019/435 E.ve K: 2019/1309 sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği anlaşılmıştır. Yargılama esnasında dosyaya kazandırılan ve Mahkemece hükme esas alınan 09/02/2021 tarihli bilirkişi heyeti raporunda; "03/07/2003 tarihli yasal düzenlemeden ve yargı kararlarından doğan sözleşmenin sonlanması halinde imtiyaz sözleşmesinin 15. maddesi hükmü gereği “ ... parseli teşkil eden 11.862 m2 yüz ölçümlü arsa üzerinde bulunan ve davacı tarafından yapılan taşınmazların sözleşme sonunda alanda bırakılması gerektiğinden, Köy Tüzelkişiliği/yasal düzenleme sonrası ... Belediyesi tarafından sebepsiz zenginleşmeye yol açacak bir kullanım ya da değer artışının bulunmadığı,14/05/2009 tarihli sözleşmenin 3. maddesi gereği ...-... tarafından daha önce Köy Tüzel kişiliği ile imzalanmış olan Memba Suyu İşletme ve İmtiyaz sözleşmesinin sözleşme bitiş süresinden önce Ankara 17. İdare Mahkemesi Başkanlığı'nın 14/09/2012 tarih 2012/324 E. ve 2012/1449 K. Sayılı, Danıştay 13. Dairesi Başkanlığı'nın 2019/435 E. ve 2019/1309 K. sayılı ilamı ile onanmak sureti ile kesinleşen idari yargı kararı ile sona ermesi nedeni ile kullanım süresi hükümlerinin de iptal edilmiş olduğu, 07/02/2012 tarihinde yapılan ihalenin geçerli eski imtiyaz sözleşmesinin geçersizliği bu şekilde tespit edildiğinden artık sözleşmenin ... A.Ş. tarafından 09/04/2012 tarihi itibari ile feshinin haksız fesih olmayacağı, bilirkişi heyetleri tarafından mahallinde keşif yapılarak incelenen ... A.Ş. tarafından yapılan tesis kısmının nihai mülkiyetinin idareye ait olması, mevcutta atıl halde bulunması ve feshin haksız olmaması nedeni ile kaynak suyu alanında ... A.Ş aleyhine davalı ... lehine sebepsiz zenginleşmeye yol açmadığı, üretim için münferit olarak ....A.Ş. kaynak suyu ve mineralli su işletme ruhsatı kullanıldığından, ... A.Ş. yönünden işletme ruhsatının kullanılması iddiasının geçerli olmadığı, ... Mahkememizce aksi kanaat ile feshin haksız olduğu kabul edildiği takdirde ise; davacı-birleşen davalı ... A.Ş'nin 14.05.2009 tarihli sözleşme nedeni ile 14.05.2012 tarihinden sona ereceği 14.05.2013 tarihine kadar talep edebileceği kira alacağının 35.000,00TLx12=420.000,00TL ve KDV'si, kullanım bedelinin 210.000,00x2=420.000,00TL ve KDV'si dahil olmak üzere toplam 840.000,00-TL olduğu, dava konusu tesisin asıl davacı ... A.Ş'ye ait olduğunun kabulü halinde davacı-birleşen davalı ....A.Ş aleyhine davalı ... ...A.Ş lehine tesisin değeri olan 442.022,00-TL kadar imalat bedeli üzerinden zenginleşme oluştuğu, tesis kullanılmadığından üretim değerine katma değerinin bulunmadığı" tespitlerine yer verilmiştir. Raporun, hüküm kurmaya, taraf ve yasa yolu denetimine denetimine elverişli olduğu anlaşılmıştır. Birleşen dava bakımından davalılar vekilinin istinaf taleplerinin incelenmesinde; Birleşen dava ise; dava konusu tesise ilişkin taraflar arasındaki kira sözleşmesinin süresi bitmeden tesisin yeniden ihaleye çıkarılıp birleşen davacı tarafından ihalenin kazanılması neticesinde, sona eren kira sözleşmesi nedeni ile fazla ödenen kira bedellerinin, güvence bedelinin ve bakım ve onarım masraflarının birleşen davalıdan tahsili talebine ilişkindir. Aynı heyetten alınan 27/05/2022 tarihli bilirkişi heyeti ek raporununda; "Davacı ... A.Ş. tarafından çekilen ihtarname ile tesisin 09.04.2012 tarihinde fiilen terk edileceğinin bildirildiği, bu tarihten sonra ikinci altı aylık kullanım bedeli ödeme döneminin başladığı 14.05.2012 tarihine kadar 35 günlük kullanım bedeli olarak 1.276,00x35= 43.610,00 TL + KDV'nin ... A.Ş.'ye iade edilmesi gerektiği, davacının talebinin 56.294,90TL + KDV olduğundan 12.684,90TL yönünden davanın reddi gerektiği, Heyetimiz tarafından yapılan hesaplamanın fesih tarihi olan 09.04.2012 olarak esas alınması ile yapılması gerektiği görüşü benimsenmekle birlikte, Sayın Mahkeme tarafından aksi yönde kanaat oluşması ve davalı itirazlarının haklı bulunması ile fesih tarihinin 03.04.2012 olarak kabul edilmesi halinde 41 günlük kullanım bedeli 1.276,00x41-52.316,00 TL + KDV olarak tespit edilmiştir. Tesisin bakım ve onarım masrafi 2.250,00TL ve ... A.Ş. 9.676,80TL güvence bedelinin iadesi, malzemelerin korunması için sarf edilen 25.600,00TL'nin ödendiğini gösterir sarf belgeleri ile ihtarnamelerin tebliğ tarihlerini gösterir şerhlerinin dosyaya halen ibraz edilmediği, ibrazı halinde gerekli değerlendirmeler ve hesaplama yapılabileceği" belirlenmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi ek raporunun, hüküm kurmaya, taraf ve kanun yolu denetimine uygun olduğu anlaşılmıştır. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile istinaf olunan kararda belirtilen gerekçelere ve ile özellikle Ankara 17. İdare Mahkemesinin 2012/324 esas sayılı dosyasından verilen ve kesinleşen kararına göre, davacılar-birleşen davalılar vekilinin asıl ve birleşen davadaki istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Belirtilen nedenlerle, dosya kapsamı, mevcut delil durumu, ileri sürülen istinaf sebepleri, hükme esas alınan bilirkişi raporları, Mahkeme gerekçesinde açıklanan nedenler dikkate alındığında, Mahkemece; kurulan hükümde isabetsizlik görülmediğinden asıl davada davacılar-birleşen davada davalılar vekilinin istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE karar vermek gerekmiştir. İnceleme, 6100 sayılı HMK.'nın 355. md. hükmüne göre istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1- Asıl davada davacılar-birleşen davada davalılar vekilinin vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 4.153,17-TL harçtan peşin alınan 610,69 TL'nın mahsubuyla geriye kalan 3.542,48 TL bakiye harcın birleşen davada davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-Asıl davada eksik alınan 304,40 TL harcın davacılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin başvuran üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK.'nın 361/1.maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere 29/09/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan ... e-imzalıdır

Üye ... e-imzalıdır

Üye ... e-imzalıdır

Katip ... e-imzalıdır

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/2130, K. 2026/1287, T. 29.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-2130-e-2026-1287-k-23b6efbecefa