İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/875 E. 2026/592 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/875
Karar No
2026/592
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/875 Esas KARAR NO : 2026/592

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 24/11/2025 KARAR TARİHİ : 16/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında bir süredir devam eden ticari ilişki bulunduğunu, davalının müvekkili şirket kayıtlarında cari hesap bakiye borcu bulunması nedeniyle ... 8. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibine girişildiğini, davalı borçlu tarafından takibe haksız ve mesnetsiz olarak itiraz edildiğini, akabinde dava şartı olan arabuluculuk başvurusunda bulunulduğunu ve sürecin anlaşmazlıkla sonuçlandığını, müvekkili şirket tarafından davalıya verilen hizmete istinaden 28/05/2025 tarihli .... numaralı ve 01/07/2025 tarihli ... numaralı iki adet fatura düzenlendiğini, takip tarihi olan 29/09/2025 itibarıyla 552.679,00 TL ... numaralı faturaya ilişkin ana para, 212.535,40 TL ... numaralı faturaya ilişkin ana para ve 106.491,45 TL takip tarihine kadar işlemiş faiz olmak üzere toplam 871.705,85 TL üzerinden takip başlatıldığını, davalı tarafından takip sonrasında 02/10/2025 tarihinde 265.212,18 TL, 16/10/2025 tarihinde 250.000,00 TL ve 21/10/2025 tarihinde 250.000,00 TL ödeme yapıldığını, ancak icra dosyasına mübrez 24/10/2025 tarihli dosya hesabında bakiye borcun 543.278,90 TL olarak gösterilmesinin, 21/10/2025 tarihli 250.000,00 TL'lik bildirimin göz ardı edilerek yapılan bir hesap olduğunu, bu ödeme de mahsup edildiğinde dosyada 24/10/2025 tarihi itibarıyla bakiye borcun 293.278,90 TL olduğunu ileri sürerek; ... 8. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptaline, takibin 293.278,90 TL bakiye asıl alacak üzerinden tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla devamına ve %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı tarafa dava dilekçesi ve ekleri usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiş olmasına rağmen davalı tarafça yasal süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmadığı, bu nedenle Mahkememizin 15/04/2026 tarihli ön inceleme duruşmasında düzenlenen tutanakla, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 128. maddesi uyarınca dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamının davalı tarafça inkar edilmiş sayılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Davalının ... 8. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına sunduğu 10/10/2025 tarihli borca itiraz dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki sipariş sözleşmesine göre davacının 6-8 hafta içinde teslim etmesi gereken ürünleri süresinde teslim edemediğini, bu durumun kendisinin yüklenicisi olduğu projede gecikmeye sebep olduğunu, tebliğ tarihinde talep edilen tutar kadar borcu bulunmadığını, işverenden tahsilat sağlandığı ölçüde davacıya ödeme yapıldığını, kesin hesap ve kabul tamamlandığında ödemenin tamamlanacağını ileri sürerek borcun tamamına, faize ve ferilerine itiraz ettiği görülmüştür. Davalı tarafından ayrıca, ön inceleme aşaması tamamlandıktan sonra 15/05/2026 tarihinde sunulan dilekçe ile de tebligat adreslerinde yaşanan sorun nedeniyle davaya itirazın geç sunulabildiği, ürünlerin süresinde teslim edilmediği, montajın tamamlanmadığı, ödeme hakkının montajın tamamlanmasından sonra doğacağı ileri sürülerek davanın reddi talep edilmiş ise de; bu dilekçe, HMK 128 uyarınca inkar sabit hale gelen ön inceleme aşamasından sonra ve cevap süresi geçirildikten sonra sunulmuş olup, mahiyeti itibarıyla usulüne uygun bir cevap dilekçesi teşkil etmemekte, ancak içeriği bilirkişi incelemesinde mali yönden ayrıca değerlendirmeye alınmıştır. DELİLLER; ... 8. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası dosyamız arasına alınmıştır. Anılan dosyanın incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine, ... ve .... numaralı faturalardan kaynaklanan toplam 871.705,85 TL alacağın tahsili amacıyla 29/09/2025 tarihinde ilamsız icra takibine geçildiği, ödeme emrinin 30/09/2025 tarihinde düzenlendiği, davalı borçlu tarafından 10/10/2025 tarihinde borcun tamamına, faize ve ferilerine itiraz edilerek takibin durduğu, davanın dava şartı olan arabuluculuk sürecinin anlaşmazlıkla sonuçlanmasının ardından yasal süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki ticari ilişkiye dayanak faturalar, dava dilekçesi ekleri, arabuluculuk son tutanağı ve tarafların ticari defter, kayıt ve belgeleri ile 6100 sayılı HMK'nın 219, 220 ve 222. maddeleri gereğince yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen 13/06/2026 tarihli bilirkişi raporu dosya arasına alınmıştır. Mahkememizce, açılan davanın niteliği dikkate alınarak taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümünde 6102 sayılı TTK'nın 4/2. maddesi ve devamı hükümleri uyarınca basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilmiş; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek, taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde mali yönden uzmanlık gerektiren yönler bulunduğundan, davacının ve varsa davalının ticari defter, kayıt ve belgeleri üzerinde SMMM bilirkişi ... vasıtasıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Mahkememizce alınan 13/06/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Takibe konu ... numaralı 28/05/2025 tarihli faturanın 2.102.679,78 TL, ... numaralı 01/07/2025 tarihli faturanın 212.535,40 TL tutarında olduğu, iki fatura toplamının 2.315.215,18 TL olduğu; davacı tarafından 2025/04, 2025/05, 2025/07 ve 2025/10 dönemlerine ilişkin e-defter/berat dosyaları ile 120.10.051 kodlu davalı cari hesap muavin dökümünün dosyaya sunulduğu, bu kayıtların kendi içinde ve takip konusu faturalarla uyumlu olduğu, davalı tarafından ise incelemeye yasal defter, e-defter/berat dosyası, defteri kebir, yevmiye defteri veya cari hesap muavin kaydı sunulmadığından davalı defterleri üzerinden karşılıklı defter teyidi yapılamadığı, Davacı cari hesap muavin dökümü üzerinden yapılan incelemede, 18/04/2025-21/10/2025 tarihleri arasında cari hesaba işlenen 18/04/2025, 27/05/2025, 11/07/2025, 02/10/2025, 16/10/2025 ve 21/10/2025 tarihli toplam 2.315.215,18 TL tutarındaki tahsilat kayıtları neticesinde, 21/10/2025 tarihi itibarıyla davalıdan kalan asıl cari hesap bakiyesinin 0,00 TL olduğu; ancak takip tarihi olan 29/09/2025 itibarıyla (takip öncesi tahsilatlar düşüldükten sonra) davacı defterlerinde davalıdan kalan asıl cari hesap bakiyesinin 765.215,18 TL olduğu, bu tutarın takip talebindeki 765.214,40 TL'lik ana para toplamı ile 0,78 TL'lik önemsiz bir yuvarlama farkıyla uyumlu olduğu, Davalı tarafından takip konusu faturaların reddedildiğine, iade edildiğine veya iptal edildiğine dair mali incelemeye elverişli herhangi bir belge sunulmadığı; davalının teslim gecikmesi, montajın tamamlanmaması, proje tesliminin uzaması ve ödeme koşulunun işverenden tahsilata bağlı olduğu yönündeki itirazlarının teknik, sözleşmesel ve hukuki değerlendirme gerektirdiği, ancak bu iddiaların davalı ticari defterleri, fatura ret/iade belgesi, mahsup kaydı veya karşı alacak kaydı ile mali yönden teyit edilemediği, ... 8. İcra Dairesi'nin ... tarihli dosya hesabında; takipte kesinleşen miktarın 871.705,85 TL, harcın 27.966,64 TL, takip sonrası işlemiş faizin 24.076,23 TL, vekalet ücretinin 134.038,82 TL, masrafın 732,90 TL, toplam alacağın 1.058.520,44 TL, dosyaya yatan paranın 515.241,54 TL ve bakiye borcun 543.278,90 TL olarak hesaplandığı; davacı defterlerinde ayrıca görülen 21/10/2025 tarihli 250.000,00 TL'lik ödemenin bu hesaba dahil edilmemiş olduğu, bu ödemenin de mahsubu halinde bakiyenin 293.278,90 TL'ye ineceği, 6098 sayılı TBK'nın 100. maddesi uyarınca takip sonrası yapılan ödemelerin öncelikle faiz, harç, masraf ve vekalet ücreti gibi feri alacak kalemlerine mahsup edilmesi gerektiği kabul edildiğinde; takip öncesi işlemiş faiz (106.491,45 TL), takip sonrası işlemiş faiz (24.076,23 TL), harç (27.966,64 TL), vekalet ücreti (134.038,82 TL) ve masraftan (732,90 TL) oluşan toplam 293.306,04 TL'lik feri alacak kaleminin, takip sonrası yapılan toplam 765.241,54 TL'lik ödemeden (515.241,54 TL yatan para + 250.000,00 TL ek ödeme) öncelikle karşılandığı, artan 471.935,50 TL'nin ise 765.214,40 TL'lik ana para toplamından mahsubu neticesinde kalan ana para/borç bakiyesinin 293.278,90 TL olarak hesaplandığı; bu tutarın davacı tarafından dava dilekçesinde harca esas değer olarak gösterilen 293.278,90 TL ile birebir uyumlu olduğu, İcra dosyası hesabındaki yatan para ile davacı defterlerindeki tahsilat toplamı arasında görülen 26,36 TL tutarındaki önemsiz farkın sonucu etkilemediği bildirilmiş; takip sonrası faiz, harç, masraf, vekalet ücreti, TBK m.100 mahsup sırası, icra inkar tazminatı ve bu kalemlerin davalıdan talep edilip edilemeyeceği hususlarında nihai takdirin Mahkememize ait olduğu belirtilerek sonuç ve kanaate varılmıştır. Davacı vekili, 13/06/2026 tarihli bilirkişi raporuna karşı sunduğu 06/07/2026 tarihli dilekçesinde özetle; raporun lehe olan kısımlarını kabul ettiklerini, müvekkili şirketin ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğunu ve davalının ihtara rağmen defterlerini ibraz etmediğini, bu nedenle 6100 sayılı HMK'nın 222. maddesi uyarınca müvekkili kayıtlarının kesin delil niteliğinde olduğunu, takip sonrası yapılan ödemelerin TBK'nın 100. maddesi uyarınca öncelikle feri alacaklara mahsup edilmesinin yasal bir zorunluluk olduğunu ve bu mahsup sonucunda 293.278,90 TL bakiye asıl alacağın matematiksel ve hukuki olarak sabit olduğunu, davalının teslimde gecikme ve ayıplı ifa iddialarının soyut kaldığını ve herhangi bir belge ile ispatlanamadığını, alacağın likit olduğunu ve %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı tarafça bilirkişi raporuna karşı herhangi bir beyan dilekçesi sunulmamıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, davacının, taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan fatura ve cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlattığı ... 8. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Davalı tarafça dava dilekçesine yasal süresi içerisinde cevap verilmediğinden, 6100 sayılı HMK'nın 128. maddesi uyarınca dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamı davalı tarafça inkar edilmiş sayılmış; bununla birlikte davalının icra dosyasına sunduğu 10/10/2025 tarihli borca itiraz dilekçesi ile ön inceleme aşamasından sonra sunduğu 15/05/2026 tarihli dilekçesindeki esasa ilişkin itirazları da bilirkişi incelemesi kapsamında mali yönden ayrıca değerlendirilmiştir. Ticari defterlerin ispat gücü bakımından; 6100 sayılı HMK'nın 222. maddesi ve 6102 sayılı TTK'nın 83. maddesi uyarınca, mahkemece verilen kesin süre içinde usulüne uygun şekilde ihtar edilmesine rağmen ticari defter, e-defter/berat dosyası ve cari hesap muavin dökümü ibraz etmeyen taraf, kendi defterinin karşı taraf defteriyle uyumlu olup olmadığının incelenmesine kendi fiili ile engel olmuş sayılır. Somut olayda davacı şirketin e-defter sistemine tabi olduğu, uyuşmazlık konusu 2025/04, 2025/05, 2025/07 ve 2025/10 dönemlerine ilişkin yevmiye defteri, defteri kebir ve berat dosyaları ile 120.10.051 kodlu cari hesap muavin dökümünün eksiksiz ve kendi içinde tutarlı biçimde dosyaya sunulduğu, buna karşılık davalı tarafın usulüne uygun ihtarata rağmen hiçbir ticari defter, e-defter/berat dosyası veya karşı muhasebe kaydı ibraz etmediği bilirkişi raporuyla sabittir. Takibe konu ... ve ... numaralı faturaların davacı tarafından davalı adına usulüne uygun şekilde düzenlenip davacı ticari defterlerine işlendiği, davalı tarafça bu faturaların reddedildiğine, iade edildiğine, iptal edildiğine veya içeriğine ilişkin mali incelemeye elverişli herhangi bir karşı belge sunulmadığı; davalının teslim gecikmesi, montajın tamamlanmaması, proje tesliminin uzaması ve ödemenin işverenden tahsilata/kesin hesaba bağlı olduğu yönündeki savunmalarının, ticari defter kaydı, iade faturası, ayıp ihbarı, mahsup kaydı veya karşı alacak kaydı gibi somut hiçbir mali veriyle desteklenmediği bilirkişi raporuyla tespit edilmiştir. HMK'nın ispat yüküne ilişkin genel ilkeleri uyarınca iddiasını ispatla yükümlü olan davalının bu yöndeki soyut savunmalarına itibar edilmemiştir. Takip tarihi olan 29/09/2025 itibarıyla davacı defterlerinde, takip konusu iki faturaya ilişkin (takip öncesi yapılan tahsilatlar düşüldükten sonra) kalan asıl cari hesap bakiyesinin 765.215,18 TL olduğu, bu tutarın takip talebindeki 765.214,40 TL'lik ana para toplamı ile önemsiz bir yuvarlama farkı (0,78 TL) dışında birebir örtüştüğü anlaşılmıştır. Takip tarihinden sonra davalı tarafından yapılan ödemelerin (icra dosyasına yatan 515.241,54 TL ile davacı defterlerinde ayrıca görülen 21/10/2025 tarihli 250.000,00 TL olmak üzere toplam 765.241,54 TL) mahsup edileceği kalemin tespitinde, 6098 sayılı TBK'nın 100. maddesi hükmü esas alınmıştır. Anılan madde uyarınca, borçlu faiz veya masrafları ödemede gecikmiş ise, kısmen yapılan ödemenin öncelikle faiz ve masraflara, ancak ondan sonra kalan kısmın ana borca mahsup edilmesi gerekir; bu kural emredici nitelikte olup, tarafların ayrıca bir talebi olmasa dahi mahkemece resen gözetilir. Somut olayda takip öncesi işlemiş faiz (106.491,45 TL), takip sonrası işlemiş faiz (24.076,23 TL), harç (27.966,64 TL), vekalet ücreti (134.038,82 TL) ve masraf (732,90 TL) kalemlerinden oluşan toplam 293.306,04 TL'lik feri alacağın, takip sonrası yapılan 765.241,54 TL'lik ödemeden öncelikle karşılandığı, arta kalan 471.935,50 TL'nin ise 765.214,40 TL'lik ana para toplamından mahsubu neticesinde davalıdan kalan bakiye asıl alacağın 293.278,90 TL olarak tespit edildiği; bu tutarın davacının dava dilekçesinde harca esas değer olarak gösterdiği 293.278,90 TL ile tam olarak örtüştüğü, icra dosyası yatan para kaydı ile davacı defter tahsilat kaydı arasında görülen 26,36 TL'lik önemsiz farkın sonuca etkili olmadığı anlaşılmakla, mahkememizce de denetlenip teknik olarak yeterli ve isabetli bulunan bilirkişi raporundaki bu tespite itibar edilmiştir. Davacı tarafça talep edilen 293.278,90 TL'lik bakiye alacak tutarı ile bilirkişi raporunda TBK m.100 gereği mahsubu sonucunda hesaplanan tutarın birebir örtüştüğü anlaşılmakla talep edilen tutarın tamamı üzerinden davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. İşleyecek temerrüt faizi yönünden; davacı tarafça icra takip talebinde ticari işlerde uygulanan yıllık %53,25 oranında temerrüt faizi talep edildiği, hükme esas alınan 293.278,90 TL'lik bakiye alacak, takip tarihi itibarıyla belirlenen ilk ana para tutarı olmayıp, takip ile dava tarihi arasında yapılan kısmi ödemelerin TBK m.100 uyarınca mahsubu sonucunda güncellenmiş, davacının dava tarihi itibarıyla harca esas değer olarak gösterdiği tutar olduğundan, bu tutara işleyecek temerrüt faizinin dava tarihi olan 24/11/2025 tarihinden itibaren işletilmesine karar verilmiştir. Alacağın likit olup olmadığı ve icra inkar tazminatı yönünden; 2004 sayılı İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca, itirazın iptali davasında borçlunun itirazının haksız bulunması ve alacağın likit (belirlenebilir/hesaplanabilir) nitelikte olması halinde, hükmedilen alacak miktarının %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi zorunludur. Dava konusu alacak, taraflar arasındaki ticari ilişkiye, faturalara ve cari hesap kayıtlarına dayanmakta olup, miktarının bilirkişi incelemesiyle belirlenmiş olması alacağın likit niteliğini ortadan kaldırmaz. Davalının borca yönelik itirazının somut mali veriyle desteklenmediği ve haksız bulunduğu anlaşıldığından, hükmedilen 293.278,90 TL asıl alacağın %20'si oranına tekabül eden 58.655,78 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir. Yukarıda açıklanan gerekçelerle, davanın kabulü ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davanın KABULÜ İLE; ... 8. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında davalının vaki itirazının İPTALİNE, takibin 293.278,90 TL bakiye asıl alacak üzerinden, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla DEVAMINA, 2-293.278,90 TL asıl alacağa, dava tarihi olan 24/11/2025 tarihinden itibaren yıllık %53,25 ve değişen oranlarda ticari temerrüt faizi işletilmesine 3-Alacağın likit olması nedeniyle, hükmedilen 293.278,90 TL asıl alacağın %20'si oranına tekabül eden 58.655,78 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 20.033,88.TL nispi karar harcının peşin alınan 5.008,48.TL harçtan mahsubu ile geri kalan 15.025,40.TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 46.924,62.TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan dava açılırken yapılan toplam 5.711,38.TL( 615,40TL BVH, 87,5TL VSH, 5.008,48 TL peşin harç) harcın davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 10.115,00.TL ( 115,00.TL tebliğler ve posta, 10.000,00.TL bilirkişi ücreti) yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Arabuluculuk ücreti olan 4.600,00TL'nin davalıdan alınarak, HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 9-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf Kanun Yolu açık olmak olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı 24/09/2026

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/875, K. 2026/592, T. 16.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-875-e-2026-592-k-02577ee23aa6