İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/393 E. 2026/556 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/393
Karar No
2026/556
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/393 Esas KARAR NO : 2026/556

DAVA : Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (Alacak) DAVA TARİHİ : 28/05/2025 KARAR TARİHİ : 15/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (Alacak) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, ...A.Ş. lehine davalı ... aracılığıyla 14.11.2024 tarihinde, 2.625,00 USD tutarında bir swift havalesi gerçekleştirdiğini ancak bu havale işleminin banka tarafından neticelendirilemediğini ve dava konusu paranın ... Şirketine gönderilemediğini, müvekkili şirket tarafından, ilgili bankaya defalarca başvurmasına rağmen havale bedelinin iadesinin sağlanamadığını, davalı ... yetkilileri tarafından paranın ... bankası tarafından blokelendiğini ifade ettiklerini, taraflarınca ... A.Ş.'ne ihtarname çekildiğini ancak cevap ihtarnamesinde ... bankası ile ... A.Ş. Bankasının ayrı tüzel kişilikleri olduğunu, muhatabın kendileri olmadığını ifade ettiklerini, halen söz konusu tutarın hangi muhatabın uhdesinde olduğunu ve ne amaçla paraya bloke konulduğunun taraflarına açıklanmamış olduğunu, ...’ın swift işleminin güvenli ve tam şekilde ulaştırılması yükümlülüğünün bulunduğunu ancak işlemi takip etmediğini ve muhabir bankayla gerekli yazışmaları yürütmediğini, böylece oluşan zararın müvekkiline rücu etmesine neden olduğunu, müvekkilinin, ödeme sorumluluğunu yerine getirmek amacıyla aynı borcu 20.11.2024 tarihinde Türk Lirası cinsinden ... A.Ş. 'ne yeniden ödemek zorunda kaldığını ve hem maddi olarak hem de ticari itibarının zarara uğradığını belirterek sonuç olarak; müvekkili tarafından gönderilen 2.625,00 USD’nin talimat tarihi olan 14.11.2024 tarihinden itibaren işleyecek devlet bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden hesaplanacak faiziyle birlikte tahsil edileceği günkü kur üzerinden TL olarak davalıdan tahsiline, müvekkilinin alacaklı tarafa aynı borcu ikinci kez ödemesi nedeniyle oluşan kur farkı ve diğer maddi zararların, dava tarihi itibarıyla tam olarak belirlenememesi sebebiyle HMK m.107 uyarınca şimdilik 500,00 TL belirsiz alacak olarak kabulüne, yapılacak bilirkişi incelemesi sonucunda tespit edilecek kısmı için ayrıca ıslah yoluna başvurulmak kaydıyla, bu tutarın davalıdan tahsiline, davalı bankanın kusurlu işlemleri ve ilgisizliği nedeniyle müvekkilinin sektörel düzeyde ticari itibarının zedelenmesi sonucu oluşan kişilik hakkı ihlaline dayanarak, şimdilik 500,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Somut olayda müvekkilinin gönderici banka konumunda olduğunu ve davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını, uyuşmazlık konusu tutarın swift işlemine konu edilmesi ile mülkiyetinin dava dışı hesap sahibi ... A.Ş.'ye geçmek üzere hesaptan çıkarak yasal uyum kontrollerine tabi tutulmak üzere muhabir bankanın tasarrufuna geçtiğini, sonrasında muhabir banka tarafından işlem tutarı üzerinde bloke uygulandığını, bu doğrultuda, müvekkili bankanın söz konusu tutar üzerinde herhangi bir tasarruf yetkisinin bulunmadığını, bu doğrultuda, davacı tarafın taleplerinin; bloke işlemini uygulayan ... A.Ş.'ne ve...'a karşı yöneltmesi gerektiğini, bu noktada, müvekkili bankaya karşı husumet yöneltilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı şirketin, 14.11.2024 tarihinde muhabir ... üzerinden farklı banka müşterisi olan ... A.Ş.’ye "..." açıklamasıyla 2.625,00 USD transfer ettiğini, alıcı Banka tarafından, 18.11.2024 tarihinde ödemenin akıbetinin sorulduğunu, bu doğrultuda müvekkili tarafından muhabir bankadan ödemenin akıbeti ile ilgili bilgi talep edildiğini, bu arada davacı şirket tarafından, 19.11.2024 tarihinde ödemenin iptali ile ilgili müvekkili bankaya talimat iletildiğini, müvekkili banka tarafından da hem alıcı bankaya hem de muhabir bankaya davacı şirketin iptal talebinin iletildiğini, davacı tarafından yapılmak istenilen swift işleminin açıklama kısmında; ".. ŞİRKETİ” olarak yer alan şirketin, uluslararası yasaklı firmalar arasında yer aldığının muhabir tarafından fark edilmesi üzerine müşteriye iletilmek üzere müvekkili bankadan birtakım bilgi taleplerinin söz konusu olduğunu ancak davacı şirket tarafından, açıklamada adı geçen firmanın sadece isim ve adres bilgisi ilettiğini, firmaya ilişkin birçok sorunun ise cevapsız bırakıldığını ve davacı şirket tarafından iletilen bilgilerin müvekkili banka tarafından 03.12.2024 tarihinde muhabir bankaya iletildiğini, ayrıca 16.12.2024 tarihinde müvekkili tarafından muhabire iptal talebinin tekrarlandığını ancak 20.12.2024 tarihinde muhabir banka tarafından, uyuşmazlık konusu bedelin bloke edildiğini ve ...'nın bir kolu olan ...'a bildirimde bulunulduğunu ilettiğini, uyuşmazlık konusu tutar üzerine uygulanan blokenin, ...'nin ...'ya uyguladığı ambargolar kapsamında, açıklamada ismi yer alan şirketin uluslararası yasaklı firmalar listesinde yer alması sebebi ile uygulanmış olduğunun anlaşıldığını, davacının hesabına yönelik işlemlerin muhabir banka tarafından gerçekleştirildiğini, muhabir bankanın yönlendirmelerinin, Uluslararası mevzuatlar ve müvekkili banka iç yönergeleri doğrultusunda işlem yapıldığını ve müvekkili banka tarafından yapılan işlemlerde hukuka aykırılık ya da usulsüz bir işlem bulunmadığını, uluslararası mevzuat çerçevesinde muhabir banka tarafından konulan blokenin, müvekkili banka tarafından kaldırılarak davacıya iadesinin gerçekleştirilmesi veya muhabir bankanın taleplerinin karşılıksız bırakılmasının hukuken imkanlı olmadığını ve işbu durumun, müvekkili bankanın muhabir bankaya, ...'ya ve uluslararası mercilere karşı sorumluluğunu doğuracağını, müvekkili bankanın, yasal mevzuatın kendisine yüklediği yükümlülükler çerçevesinde muhabir banka ile müşteri arasındaki bilgi akışını sağlayarak süreci yürütmüş olduğunu, uyuşmazlık konusu swift işleminin alıcısı ... şirketi olduğunu, fakat davacı tarafından işlem açıklamasına neden 3. kişi şirket ismi yazıldığının taraflarınca anlaşılamadığını, ayrıca davacı firmanın işlem açıklama kısmında uluslararası yasaklı listesinde yer alan firmanın ismini belirtmesi ve yasaklı firma bilgileri talep edildiğinde ise gerekli bilgileri iletememesi neticesinde muhabir ... tarafından bloke uygulanarak ...'a bildirimde bulunulduğunu, bu sebeple huzurdaki davada müvekkil, bankanın herhangi bir kusuru, haksız fiili, davacının varlığını iddia ettiği zararı ile illiyet bağı bulunmadığını belirterek sonuç olarak; davanın usulden reddine, sayın Mahkeme tarafından usuli itirazlara itibar edilmemesi halinde, davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesini talep etmiştir. DELİLLER Davaya konu 14.11.2024 tarihli swift işlemine ait dekont, 20.11.2024 tarihli ikinci ödeme dekontu, Banka ile yapılan yazışmalar, çağrı merkezi kayıtları, Noter ihtarnameleri ve cevaplar, ... Arabuluculuk Dosya Numaralı Anlaşamama Tutanağı ve Yargıtay ve BAM kararlarının dosyada delil olarak bulunduğu görüldü. ...'a yazılan müzekkereye cevap verildiği, davaya konu banka kayıtlarının celp edildiği görüldü. Bilirkişi raporunun dosyaya sunulduğu görüldü. Bilirkişi (Bankacı) 26/03/2026 tarihli raporunda; ''Yukarıda yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda, tüm delillerin takdiri tamamen sayın Mahkemeye ait olmak üzere; 1)Dava konusu alacak tutarının, davacı şirket tarafından davalı banka aracılığıyla, dava dışı ... A.Ş.’ye gönderilen 2.625,00 USD’lık havale tutarının, Amerika Birleşik Devletleri’nde yerleşik muhabir banka ... tarafından bloke edilmesinden kaynaklandığı, 2)Dava dosyası kapsamında yer alan belgeler ile davalı bankaca tarafımıza sunulan belgeler incelendiğinde, davalı bankanın İnternet Bankacılığı kanalından davacı şirket tarafından girişi yapılan talimata istinaden, davalı bankaca düzenlenen SWIFT mesajla muhabir banka ...’a dava konusu transfer talimatının iletildiği, 3)Dava dosyası kapsamında yer aldığı üzere, dava dışı ... A.Ş. tarafından, dava dışı ... Şirketi’ne, 2.625,00 USD tutarlı “Terminal ve Tahliye Hizmet Bedeli” açıklaması ile 13.11.2024 tarih ve ... no.lu fatura düzenlendiği tespit edilmektedir. Bu durumda, dava konusu 2.625,00 USD’lık transfer bedelinin, ... Şirketi adına, davacı aracılığıyla, dava dışı ... A.Ş.’ye transfer edildiği kanaati oluştuğu, 4)Dava dışı muhabir banka tarafından davalı bankaya 20.12.2024 tarihinde gönderilen...mesajla, 2.625,00 USD’lık tutarın transferine ilişkin düzenlenen SWIFT mesajının açıklama bölümünde yer alan ... Şirketi’nin, Amerika Birleşik Devletleri tarafından, Rusya’ya karşı yaptırımlar kapsamında olan yasaklı firmalar listesinde yer aldığı gerekçesi ile söz konusu bedelin bloke edildiğinin bildirildiği, 5)Davalı bankanın İnternet Bankacılığı kanalından davacı şirket tarafından düzenlenen talimata uygun şekilde, dava konusu transfer işleminin davalı bankaca gerçekleştirildiğinin anlaşıldığı, bu durumda, oluşan zarardan dolayı davalı bankaya atfedilebilecek bir sorumluluğun bulunmadığı, yönündeki görüş ve kanaatimizi takdiri sayın Mahkemeye ait olmak üzere saygılarımla arz ederim.'' şeklinde görüş ve kanaat bildirmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, davacının müşterisi olduğu davalı bankaya verdiği uluslararası para transferi (SWIFT havale) talimatının ulaşmaması nedeniyle, davalı bankanın talimatı gereği gibi ifa etmediği ve özen yükümlülüğünü ihlal ettiği iddiasına dayanan, havale bedelinin iadesi, kur farkı ve diğer maddi zararlar ile ticari itibarın zedelenmesi nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkin alacak davasıdır. Davalı vekilinin husumet itirazı yönünden; davacı, davalı bankanın müşterisi olup havale talimatını doğrudan davalı bankaya vermiştir. Talimatın ifası ve özen yükümlülüğünün ihlali iddiası, taraflar arasındaki banka-müşteri sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davalı bankanın sorumlu olup olmadığı davanın esasına ilişkin bir husus olup, davalıya husumet yöneltilebileceğinden bu itiraz yerinde görülmemiştir. Havale İlişkisinin Hukuki Niteliği ve Bankanın Yükümlülükleri; Havale talimatı üzerine bankanın, müşterisinin hesabındaki parayı belirtilen lehtara aktarma yükümlülüğü, TBK'nın 502 ve devamı maddelerinde düzenlenen vekâlet sözleşmesi hükümlerine tabidir. TBK'nın 505/1. maddesi uyarınca vekil, üstlendiği iş görme ve hizmetleri müvekkilin açık talimatına uygun olarak yapmakla yükümlüdür. TBK'nın 506. maddesi uyarınca vekil, üstlendiği iş ve hizmetleri müvekkilin haklı menfaatlerini gözeterek sadakat ve özenle ifa etmekle yükümlü olup, vekilin sorumluluğunda benzer alanda iş ve hizmetleri üstlenen basiretli bir vekilin göstermesi gereken davranış esas alınır. Bankalar, TTK'nın 18/2. maddesi uyarınca basiretli bir tacir gibi hareket etmek ve güven kurumu olmaları nedeniyle ağırlaştırılmış özen yükümlülüğüne uymakla yükümlüdür. TBK'nın 507. maddesi uyarınca vekil, işin görülmesini bir üçüncü kişiye yetkili olarak bıraktığında, ancak üçüncü kişinin seçiminde ve ona talimat vermede gereken özeni göstermekten sorumludur. Uluslararası para transferlerinde, gönderici bankanın yurtdışındaki lehtar bankaya doğrudan ödeme yapma imkânı bulunmadığından, işlemin muhabir bankalar aracılığıyla yapılması bankacılık teamülünün ve işin gereğidir. Bu durumda gönderici banka, muhabir bankanın kendi hukuk düzeninden kaynaklanan işlemlerinden değil, ancak muhabir bankanın seçiminde, talimatın doğru iletilmesinde ve sonrasında işlemin takibinde gerekli özeni göstermemesinden sorumlu tutulabilir. Dosyadaki belge ve bilgilerin bir bütün olarak değerlendirilmesi sonucu somut olayda; Bilirkişi raporu ve dosyaya sunulan belgelerden; davacının davalı bankanın müşterisi olduğu, 14/11/2024 tarihinde davalı bankanın internet bankacılığı kanalından verdiği talimatla, hesabından 2.625,00 USD'nin dava dışı ... A.Ş.'nin ...A.Ş. nezdindeki hesabına gönderilmesini istediği, talimatın açıklama bölümüne davacının bizzat "..." ibaresini yazdığı anlaşılmıştır. Davalı banka, talimattaki alıcı, lehtar banka, IBAN ve açıklama bilgilerine birebir uygun şekilde SWIFT mesajı düzenleyerek muhabir banka ...aracılığıyla transfer talimatını iletmiştir. Bilirkişi incelemesinde SWIFT mesajındaki alıcı IBAN numarası ile lehtara ait IBAN numarasının aynı olduğu, talimatın iletilmesinde herhangi bir hata bulunmadığı tespit edilmiştir. Havale tutarı, muhabir banka tarafından lehtar bankaya aktarılmamış, muhabir bankanın davalı bankaya gönderdiği 20/12/2024 tarihli ... mesajıyla, SWIFT mesajının açıklama bölümünde yer alan... Şirketi'nin ... tarafından ...'ya karşı uygulanan yaptırımlar kapsamındaki yasaklı firmalar listesinde bulunduğu gerekçesiyle tutarın bloke edildiği ve ... Hazine Bakanlığına bağlı ... bildirim yapıldığı bildirilmiştir. Bloke işlemi, ...'de yerleşik bir muhabir banka tarafından o ülkenin mevzuatı uyarınca gerçekleştirilmiş olup, davalı bankanın bu işlem üzerinde herhangi bir tasarruf yetkisi bulunmamaktadır. Davalı bankanın işlemin takibi yönündeki özen yükümlülüğü bakımından ise; dosya kapsamından, 18/11/2024 tarihinde alıcı bankanın ödemenin akıbetini sorması üzerine davalı bankanın muhabir bankadan bilgi talep ettiği, davacının 19/11/2024 tarihli iptal talimatını hem alıcı bankaya hem de muhabir bankaya ilettiği, muhabir bankanın açıklamada adı geçen şirkete ilişkin bilgi talebini davacıya aktardığı, davacının sunduğu bilgileri 03/12/2024 tarihinde muhabir bankaya ilettiği ve 16/12/2024 tarihinde iptal talebini tekrarladığı anlaşılmaktadır. Bu yazışmalar bilirkişi raporunda yer almaktadır. Buna göre davalı bankanın işlemi takip etmediği ve muhabir bankayla gerekli yazışmaları yürütmediğini ispatlar dosya kapsamında belge ve delil bulunmadığı anlaşılmıştır. Dosyaya sunulan belgelere göre dava dışı ... A.Ş. tarafından 13/11/2024 tarihli ve ... numaralı faturanın "Terminal ve Tahliye Hizmet Bedeli" açıklamasıyla ... Şirketi adına düzenlendiği; bilirkişinin tespitine göre de dava konusu bedelin ...Şirketi adına, davacı aracılığıyla lehtara gönderildiği anlaşılmaktadır. Davacının 20/11/2024 tarihinde Türk Lirası olarak yaptığı ikinci ödemenin açıklamasında da aynı şirketin ve ordino bilgisinin yer aldığı görülmüştür. Davacı, yaptırım listesindeki bir şirket adına ödeme yaptığını talimatında beyan etmiştir. Bu durumda zararın, davalı bankanın kusurundan kaynaklandığı ispatlanmamıştır. Davalı bankanın, müşterisinin açık talimatına aykırı olarak açıklama bilgisini değiştirmesi veya çıkarması mümkün olmadığından muhabir bankanın uyum kontrollerine aykırı davranarak blokeyi kaldırması veya bloke edilen tutarı kendi kaynaklarından davacıya ödemesinin mümkün olmadığı anlaşılmıştır. Davalı banka, talimatı eksiksiz ve doğru olarak iletmiş, muhabir bankanın seçiminde veya talimat verilmesinde bir kusuru bulunmamış, işlemin akıbetini takip ederek iptal taleplerini ilgili bankalara iletmiştir. Bu itibarla davalı bankanın TBK'nın 506 ve 507. maddeleri kapsamında özen yükümlülüğünü ihlal ettiği ispatlanamamıştır. Davacının, borcunu ikinci kez Türk Lirası olarak ödemesi ticari ilişkisinin gereği olan bir tasarruf olup, bundan doğan kur farkı ve diğer zararlar da davalı bankanın eylemiyle illiyet bağı içinde değildir. Bloke edilen tutarın iadesi talebi ise, muhabir banka nezdinde ve ABD mevzuatı çerçevesinde yürütülecek süreçlere ilişkin olup, davalı bankanın sorumluluğunu doğurmaz. Bilirkişi raporu; havale talimatı, SWIFT mesajları, muhabir banka yazışmaları, ... mesajı, fatura ve EFT kayıtları esas alınarak denetime elverişli ve gerekçeli şekilde düzenlenmiş olup hükme esas alınmıştır. Manevi Tazminat Talebi yönünden ise tüzel kişiler de TMK'nın 48. maddesi uyarınca niteliği gereği insana özgü olanlar dışındaki haklardan yararlanabildiğinden, ticari itibarın haksız olarak zedelenmesi halinde TBK'nın 58. maddesi uyarınca manevi tazminat talep edebilir. Ancak manevi tazminata hükmedilebilmesi için hukuka aykırı ve kusurlu bir eylemle kişilik hakkının saldırıya uğramış olması gerekir. Somut olayda davalı bankaya yüklenebilecek hukuka aykırı ve kusurlu bir eylem bulunmadığı ayrıca davacının ticari itibarının zedelendiğine ilişkin somut bir delil de sunulmadığı anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, hükme esas alınan bilirkişi raporu ve açıklanan gerekçeler birlikte değerlendirildiğinde; davalı bankanın havale talimatını davacının talimatına uygun olarak ifa ettiği, zararın muhabir bankanın uyguladığı ve davacının talimatındaki açıklamadan kaynaklanan yaptırım blokesinden doğduğu, davalı bankanın kusurunun ve zarar ile illiyet bağının ispatlanamadığı anlaşıldığından davanın reddine dair yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-DAVANIN REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 732,00-TL maktu red harcının davacıdan tahsiline, peşin alınan 1.770,30-TL harçtan mahsubu ile geri kalan 1.038,30-TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret tarifesi gereğince hesap olunan 45.00,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak DAVALIYA VERİLMESİNE, 4-Arabuluculuk ücreti olan 4.600,00-TL’nin davacıdan alınarak, HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 5-Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından takdirine yer olmadığına, 6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/09/2026

Katip E-imza

Hakim E-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/393, K. 2026/556, T. 15.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-393-e-2026-556-k-e29e7d8ee29f