Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/2116 E. 2026/1990 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/2116
Karar No
2026/1990
Karar Tarihi

T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/2116 - 2026/1990 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2025/2116 KARAR NO : 2026/1990

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ...(...) ÜYE : ...(...) ÜYE : ...(...) KATİP : ...(...)

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 28.10.2025 NUMARASI : 2024/137 Esas - 2025/611 Karar

İSTİNAF YOLUNA BAŞVURAN DAVALI : ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ VEKİLİ : Av. ... - ....

DAVACILAR : 1-. ... (T.C. NO:.......) : 2- ... (T.C. NO:.......) VEKİLİ : Av. ... - .... DAVANIN KONUSU : Ölüm Veya Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat BAŞVURU TARİHİ : 10.11.2025 İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ: 10.12.2025 KARAR TARİHİ : 02.10.2026 İLAM YAZIM TARİHİ : 02.10.2026

İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve Dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın Dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Davacılar vekili dava dilekçesinde; 25.07.2023 günü saat 23:50 sıralarında dava dışı ...'a ait ve onun sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile müteveffa ...'nin sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın Kocaeli İli Gölcük İlçesi İhsaniye Merkez Mahallesinde kazaya karıştığını ve muris ...'nin gerçekleşen kaza sonucu yaşamını yitirdiğini, kaza tarihinde ... plakalı aracın davalı ... Sigorta tarafından sigortalı olduğunu, davacıların desteği müteveffa ...'nin vefatına kadar ... Otosan A.Ş. bünyesinde asgari ücretin üzerinde maaşla çalıştığını, davacılar lehine hükmedilebilecek maddi tazminatın murisin çalışma ve eğitim hayatı, yaşı esas alınarak hesaplanması gerektiğini, dolayısıyla şimdilik davacı ... lehine 1.000,00 TL ve davacı ... lehine 1.000,00 TL olmak üzere toplam 2.000,00 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketinden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının maddi tazminata ilişkin talebini açık bir şekilde belirtmesi gerektiğini, davanın yetkisiz mahkemede ikame edildiğini, kazanın oluşumunda sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, maddi giderler için geçerli olan teminatın her halükarda verilecek bir teminat olmayıp KZMSS sigortası kapsamında müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalısının kusuru oranında olduğunu, müteveffa ...'nin kavşağa yaklaştığında yavaşlaması gerektiğini, kavşak girişinde mutlaka durması gerektiğini, anayoldan seyreden araçların emniyetle geçişlerini beklemesi gerekirken bu kurallara uymadığını, kavşakta geçiş önceliği kuralını ihlal ederek uygun olmayan zamanda tali yoldan anayola giriş yaparak anayolda seyreden araca çarptığını, bu nedenle müteveffanın asli ve tam kusurlu olduğunu, kazada müteveffanın müterafik kusuru bulunduğunu, bu nedenle tazminat tutarından BK. 52. maddesi gereği indirim yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesi ile dava değerini 547.824,19 TL olarak arttırmıştır. İlk derece mahkemesi tarafından maddi tazminat davasının kabulüne, davacı ... için 201.913,35 TL destekten yoksun kalma tazminatının yüzde yirmi müterafik kusur indirimi ile 161.530,68 TL’nin, davacı ... için 345.910,84 TL destekten yoksun kalma tazminatının yüzde yirmi müterafik kusur indirimi ile 276.728,672 TL’nin 25.08.2023 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden (sigorta şirketi poliçede yer alan 1.200.000 TL limit dahilinde sorumluluğuna gidilmek üzere) tahsil edilerek davacıya verilmesine karar verilmiştir. Yerel mahkemenin bu kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacı tarafın davayı açarken maddi tazminatın içeriğini detaylandırması gerektiğini, davacı tarafın taleplerinin kendilerince anlaşılamadığını, mahkemece davacılara süre verilerek eksik hususlar giderilmediği takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiğini ancak bu hususun yerine getirilmediğini, davanın yetkisiz mahkemede ikame edildiğini, kazada sigortalı araç sürücüsünün herhangi bir kusuru bulunmadığını, müteveffanın kavşaklara geçiş önceliğine uymamasından dolayı asli ve tam kusurlu olduğunu, dahası müteveffanın daha kavşağa gelmeden motosikletten düşerek aracının devrildiğini, sigortalı araç sürücüsünün teması bulunmaması ve müteveffanın koruyucu ekipmanı bulunmaması nedeniyle gerçekleşen ölüm olayı ile sigortalının eylemleri arasında illiyet bağı bulunmadığını beyan ederek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Dava, trafik kazasında ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. Somut olayda, 25.07.2023 olay tarihinde davalıya sigortalı araç sürücüsü dava dışı ...'un sevk ve idaresindeki aracın, davacıların desteği ...'ın idaresindeki motosiklete çarparak ölümüne sebebiyet verdiği iddiasıyla destekten yoksun kalma tazminatı istenmiş, mahkemece yapılan yargılama sonucunda alınan bilirkişi raporuna göre desteğin ölümünde davalı sigortalı araç sürücüsünün tali kusurunun etkili olduğundan bahisle oluşan zarardan davalı sigorta şirketi sorumlu tutulmuş ise de karar eksik incelemeye dayalıdır. Dava dilekçesinin HMK 119. Maddesinde öngörülen zorunlu unsurları içerdiği, davanın HMK 16. Maddesi gereğince haksız fiilin gerçekleştiği yerde açıldığı anlaşıldığından bu yöne değinen istinafların reddi gerekmiştir. Ancak; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 74.maddesi gereğince, ceza mahkemesinin beraat kararı, hukuk yargıcı yönünden bağlayıcı değil ise de mahkumiyet kararı bir başka anlatımla ceza mahkemesince belirlenecek maddi olgular hukuk yargıcı yönünden de bağlayıcıdır. Somut olayın özelliği itibariyle maddi olgunun ve davalının sorumluluğunun tespiti açısından ceza davasının sonucu önem arz etmektedir. Dosyaya yansıyan bilgi ve belgelere göre, desteğin sürücüsü olduğu motosiklet ile davalı aracının kaza anında temasının olup olmadığı, desteğin seyri istikametindeki eğimli yolda çarpma öncesi düşerek mi, yoksa çarptıktan sonra mı düşerek yaralandığı hususları dosya kapsamı itibariyle ortaya konulamamış olup, kazanın oluş biçimine ilişkin hükme esas alınan kusur bilirkişi raporu ise varsayıma dayalıdır. Bu durumda, kazanın gerçekleşme biçimiyle ilgili tereddütlerin giderilmesi ve kusurun tespiti amacıyla kazaya ilişkin yürütülen soruşturma dosyasının kesinleşip kesinleşmediği tespit edilmeli, varsa ceza dava dosyasının esası tespit edilip safahatı sorularak kesinleşmiş ise dava veya soruşturma dosyaları celp edilmeli ve bundan sonra farklı bilirkişi veya kurumdan alınacak kusur raporu sonucuna göre işin esası hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmelidir. Davalı vekilinin kusura ilişkin istinaf sebeplerinin bu nedenlerle kabulü gerekmiştir. İlk derece mahkemesinin yaptığı yargılama, hükmüne esas aldığı bilirkişi raporu ve verdiği kararda tespit edilen ve yukarıda belirtilen eksiklik ve hatalar Dairemizce HMK'nın 353/1-a-6 maddesi kapsamında "uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması" olarak nitelendirildiğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile usuli kazanılmış haklar da gözetilerek davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.

H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 28.10.2025 tarih 2024/137 esas, 2025/611 karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-Peşin alınan istinaf karar harcının talebi halinde yatırana iadesine, 4-İstinaf yoluna başvuran davalının istinaf başvurusu için yaptığı giderlerin esas hakkında verilecek kararda değerlendirilmesine, 5-Harcanmayan istinaf gider avansının yatırana iadesine, 6-Karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 02.10.2026

Başkan ... e-imzalıdır

Üye ... e-imzalıdır

Üye ... e-imzalıdır

Katip ... e-imzalıdır

*İşbu evrak 5070 sayılı Kanunun 5. maddesi gereğince Güvenli Elektronik İmza ile imzalanmıştır*

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/2116, K. 2026/1990, T. 02.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-2116-e-2026-1990-k-b269b4614f72