Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/909 E. 2026/1263 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/909
Karar No
2026/1263
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/909 - 2026/1263 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2026/909 KARAR NO : 2026/1263

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10.04.2026 NUMARASI : 2026/80 Esas 2026/223 Karar

DAVACI : VEKİLİ : Av.

DAVALILAR : 1 - VEKİLİ : Av.

: 2 - VEKİLİ : Av.

: 3 - VEKİLİ : Av.

: 4 - VEKİLİ : Av.

DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 03.07.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 06.07.2026

İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili, 03.10.2025 tarihinde, davacının sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile seyir hâlinde iken ön ilerisinde davalı ... Şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı,... sevk ve idaresindeki ... plakalı tır ile ... Şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı, ...sevk ve idaresindeki... plakalı aracın karıştığı kazada tırın çekici kısmı ile dorse, sağ şeritten sol şeride kadar uzanmak suretiyle yolu fiilen kapatması nedeniyle, ... sevk ve idaresindeki... plakalı aracın durduğunu farketmesi üzerine bahse konu araca çarpmamak içim manevra yaptığı sırada her iki araca da çarptığı trafik kazası neticesinde davacının aracında hasar ve değer kaybı meydana geldiği gibi araç ikame giderinden kaynaklanan zarar meydana geldiğini belirterek HMK'nın 107.maddesi gereğince belirsiz alacak davası olarak 1.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı ... vekili, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün kusurunun bulunmadığını, davacının kusurunun bulunduğunu belirterek açılan davanın reddini savunmuştur. Davalı ... Şirketi vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, davacı tarafından davadan önce 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 97.maddesinde belirtildiği şekilde usûlüne uygun olarak başvuru yapılmadığından dava şartının yerine getirilmediğini, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin davalı sigorta şirketinin merkezinin bulunduğu İstanbul Anadolu Mahkemeleri olduğunu, dava dilekçesinde talep edilen alacak kalemlerinin belirli olmadığını belirterek açılan davanın reddini savunmuştur. Davalı... vekili, davacı tarafından davadan önce 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 97.maddesinde belirtildiği şekilde usûlüne uygun olarak başvuru yapılmadığından dava şartının yerine getirilmediğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında davacının hukuki yararının bulunmadığını, kazanın meydana gelmesinde davalının kusurunun bulunmadığını, davacının kusurlu olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, 02.02.2026 tarihli Tensip tutanağının (10) nolu ara kararı ile "Davacı vekiline talep sonucundaki maddi tazminat talebini açıklamak ve kuruşlandırmak için HMK 1191-ğ maddesi gereğince bir hafta kesin süre verilmesine, kesin sürenin iş bu ara kararın tebliğinden itibaren başlamasına, kesin süre içerisinde talep sonucunun açıklanmaması hâlinde davanın açılmamış sayılacağına karar verilebileceğinin ihtarına" karar verildiği ve tensip zaptının 08.02.2026 tarihinde davacı vekiline tebliğ edildiği, 09.02.2026 tarihli beyan dilekçesi ile davacı vekili, "maddi tazminat yönünden belirsiz alacak davası niteliğinde olup, zararın tam ve kesin miktarı yargılama aşamasında yapılacak bilirkişi incelemesi sonucunda netleşecektir. Bu nedenle, fazlaya ilişkin tüm haklarımız saklı kalmak kaydıyla, maddi tazminat talebimiz şimdilik 1.000,00 TL olarak açıklanmakta ve kuruşlandırılmaktadır." şeklinde beyanda bulunması nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerektiği belirtilerek "Davanın HMK 119/1-ğ ve 119/2 maddesi gereğince açılmamış sayılmasına" karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; belirsiz alacak davası olarak açtıkları davada, mahkemenin verdiği kesin süre içerisinde taleplerini açıklayıp kuruşlandırdıklarını bu nedenle verilen kararın hatalı olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve istinaf edenlerin sıfatına göre dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Dava, trafik kazasından kaynaklanan araç hasarından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili, davacının sevk ve idaresindeki aracı ile seyir hâlinde iken ön ilerisinde davalı ... Şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı, ... sevk ve idaresindeki tır ile ... Şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı, ... sevk ve idaresindeki aracın karıştığı kazada tırın çekici kısmı ile dorse, sağ şeritten sol şeride kadar uzanmak suretiyle yolu fiilen kapatması nedeniyle, ... sevk ve idaresindeki aracın durduğunu farketmesi üzerine bahse konu araca çarpmamak içim manevra yaptığı sırada her iki araca da çarptığı trafik kazası neticesinde davacının aracında hasar ve değer kaybı meydana geldiği gibi araç ikame giderinden kaynaklanan zarar meydana geldiğini belirterek HMK'nın 107.maddesi gereğince belirsiz alacak davası olarak 1.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsilini istemiş, Mahkemece 02.02.2026 tarihli Tensip tutanağının (10) nolu ara kararı ile "Davacı vekiline talep sonucundaki maddi tazminat talebini açıklamak ve kuruşlandırmak için HMK 1191-ğ maddesi gereğince bir hafta kesin süre verilmesine, kesin sürenin iş bu ara kararın tebliğinden itibaren başlamasına, kesin süre içerisinde talep sonucunun açıklanmaması hâlinde davanın açılmamış sayılacağına karar verilebileceğinin ihtarına" karar verildiği ve tensip zaptının 08.02.2026 tarihinde davacı vekiline tebliğ edildiği, 09.02.2026 tarihli beyan dilekçesi ile davacı vekili, "maddi tazminat yönünden belirsiz alacak davası niteliğinde olup, zararın tam ve kesin miktarı yargılama aşamasında yapılacak bilirkişi incelemesi sonucunda netleşecektir. Bu nedenle, fazlaya ilişkin tüm haklarımız saklı kalmak kaydıyla, maddi tazminat talebimiz şimdilik 1.000,00 TL olarak açıklanmakta ve kuruşlandırılmaktadır." şeklinde beyanda bulunması üzerine Mahkemece 10/04/2026 tarihli duruşmada, Davanın HMK 119/1-ğ ve 119/2 maddesi gereğin açılmamış sayılmasına karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakameleri Kanununun “Dava dilekçesinin içeriği” kenar başlığını taşıyan 119. maddesinde; "(1) Dava dilekçesinde aşağıdaki hususlar bulunur: a) Mahkemenin adı. b) Davacı ile davalının adı, soyadı ve adresleri. c) Davacının Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası. ç) Varsa tarafların kanuni temsilcilerinin ve davacı vekilinin adı, soyadı ve adresleri. d) Davanın konusu ve malvarlığı haklarına ilişkin davalarda, dava konusunun değeri. e) Davacının iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetleri. f) İddia edilen her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceği. g) Dayanılan hukuki sebepler. ğ) Açık bir şekilde talep sonucu. h) Davacının, varsa kanuni temsilcisinin veya vekilinin imzası. (2) Birinci fıkranın (a), (d), (e), (f) ve (g) bentleri dışında kalan hususların eksik olması hâlinde, hâkim davacıya eksikliği tamamlaması için bir haftalık kesin süre verir. Bu süre içinde eksikliğin tamamlanmaması hâlinde dava açılmamış sayılır." hükmü yer almaktadır. 6100 sayılı HMK'nın 119/ğ maddesi uyarınca dava ve ıslah dilekçesinde açık bir şekilde talep sonucunun belirtilmesi gerektiği sarihtir. Bu taleple bağlılık ilkesinin bir gereği olup, HMK'nın 26. maddesinde ise, hâkimin tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olduğu ve talepten fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceği düzenlemesi mevcuttur. Talep sonucunun açık olmadığı durumlarda ise HMK’nın 31. maddesinde yer alan hâkimin davayı aydınlatma ödevi gereğince, hakimin davacıdan talebini açıklamasını istemesi, birden fazla talebi olması hâlinde taleplerine göre dava değerini belirlemesini ve bu taleplerinin kuruşlandırılmasını istemesi gerekmektedir. 6100 sayılı HMK’nın 31. maddesinde düzenlenen hâkimin davayı aydınlatma ödevi nedeniyle hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi ve hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında taraflara açıklama yaptırabilir, soru sorabilir, delil gösterilmesini isteyebilir. Aynı madde gereğince uyuşmazlığın aydınlatılması, taleple bağlılık ilkesinin uygulanması için zorunludur. Somut olayda, davacı vekili 03.10.2025 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde davacının aracında hasar ve değer kaybı meydana geldiği gibi araç ikame giderinden kaynaklanan zarar meydana geldiğini belirtmiş ancak dilekçesinin talep sonucu bölümünde hangi zarar kalemleri için ne miktarda tazminat talep ettiğini açıklamadan HMK'nın 107.maddesi gereğince belirsiz alacak davası olarak 1.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsilini talep ettiği, maddi tazminat talebi ile ilgili olarak açtığı davada, hangi tazminat kalemlerini talep ettiği yönünde açıklama yapması için verilen kesin süre sonunda ara karar gereği gibi, hangi tazminat kalemlerini talep ettiğini açıklamadığından ara kararın yerine getirilmemesi nedeniyle HMK’nın 119/son maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, HMK’nın 355. maddesi gereğince, davacı vekilinin istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden yapılan incelemede; ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usûl ve esas yönünden bir hukuka aykırılık görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Başvuran tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 5-Kararın taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 03.07.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan

Üye

Üye

Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/909, K. 2026/1263, T. 03.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-909-e-2026-1263-k-d2efe7919eea