Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/405 E. 2026/1307 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/405
- Karar No
- 2026/1307
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2025/405 Esas
KARAR NO: 2026/1307
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ: 20/11/2024
NUMARASI: 2021/329 Esas, 2024/198 Karar
DAVANIN KONUSU: Fikir Ve Sanat Eserleri Sahipliğinden Kaynaklanan
KARAR TARİHİ: 24/09/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin, ..., ...'in Türkiye temsilcisi ve lisans sahibi olduğunu, müvekkili şirketin temsilcisi ve lisans sahibi olduğu görselleri Türkiye'de "Görsel Kullanım Sözleşmesi" ile çeşitli medya ajanslarına ücreti karşılığında kullandırmakta olduğunu, bu kapsamda davalı şirket ile davacı arasında da bir süre görsel medya kullanım hizmeti verilmesi konusunda ticari bir ilişki olduğunu, davalının kullandığı görsellerin faturalarını ödememesi nedeniyle bu ilişkinin sonlandırıldığını, davalı şirketin müvekkili şirketin lisans sahibi olduğu görselleri hukuka aykırı bir şekilde www.....com.tr adresindeki sayfalarında kullanmaya devam ettiğini, görsellerin kullanım bedelinin toplam 7550 USD değerinde olduğunu, davacı şirketin ... ... ile arasındaki sözleşme gereği Amerika'da bulunan bu şirkete ait görsellerin Türkiye'de satışını ve pazarlamasını kendi hesabına yapmak konusunda 01.01.2018 tarihli “...” (... Temsil Sözleşmemiz) başlıklı sözleşme ile yetkilendirildiğini, ..., ... tarafından verilen 1808/2020 tarihli belgede; Kendisinin sahibi olduğu görsellerin Türkiye'deki satış ve pazarlama haklarını devrettiğini beyan ederek, ... devraldığı satış ve pazarlama haklarının ihlali durumunda hem ... adına hem de bizzat ... adına alacak, tazminat ya da teliften doğan hakları ileri sürebileceğini, buna ilişkin her türlü dava hakkının ...'a ait olduğu ve bu konuda ...'ı yetkilendirdiğini, ...'a ait fikri haklara yönelik tecavüzleri önleme, bunlarla ilgili tedbir kararı alma ve bu başvuruları yapma haklarını devrettiği ve bu konuda ...'ı yetkilendirdiğini, ...'a ait fikri hakların ihlali halinde Cumhuriyet Savcılıklarına başvurmak ve her türlü cezai başvuruda bulunmak konusunda ...'ı yetkilendirdiği ve dava ve talep haklarının ...'a ait olduğunu, davalı şirketin ise davacı lisans sahibi ve temsilcisi olduğu görselleri kullanarak ..., ... ve davacı şirketin mali haklarını ihlal etmekte olduğunu, FSEK'nın 80.maddesi uyarınca hak sahibi olduğu eserlerin, davalı yer sağlayıcı tarafından izinsiz olarak internette yayınlanması nedeniyle eser sahipliğinden doğan mali haklara tecavüz iddiasıyla tecavüzün refi, meni, linklere erişimin engellenmesi, FSEK” nun 68.maddesi uyarınca bilirkişi raporu ile hesaplandığında bedel arttırılmak üzere şimdilik 5.000 TL telif tazminatına ve hükmün ilanına, FSEK'in 70/2 maddesi gereği davacı şirketin uğradığı maddi zararın şimdilik 5.000TL'sinin davalıdan tahsiline, linklere erişimin engellenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
TALEP ARTIRIM:
Davacı vekili 12.06.2024 tarihli dilekçesinde; belirsiz alacak davası şeklinde ikame ettikleri işbu davada talebini artırma zorunluluğunun doğduğunu, hesaplanan 5.050USD'nin talep artırım tarihi itibariyle TL karşılığının 163.468,5 TL olduğunu, bu nedenle talebini 153.468,5 TL arttırarak toplam 163.468,5 TL'nin davalıdan tazminini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde;
müvekkilinin, İstanbul Arabulucu Bürosunda yapılan görüşmenin 20/04/2020 günü gerçekleştirildiğini, toplantıda başvurucu “davalı şirketin temsilcisi, ruhsat ve lisans sahibi olduğunu iddia ettiği görsellerin davalı tarafından haksız-hukuka aykırı şekilde www.....com.tr. Sitesinde kullanıldığını” iddia ettiğini, ancak ısrarlara rağmen toplantıda hangi fotoğrafların kullanılıp ihlalin yapıldığını gösteren bir görüntü/belge sunamadığından bu konuda toplantıda değerlendirme yapılmadığını, davacının lisans hakkına sahip olduğunu ve haksız kullanıldığını iddia ettiği fotoğraflardan; 20/04/2020 tarihinden 5 ay sonra yani 14/09/2020 günü açılan iş bu davayla haberdar olunduğu, dava konusu fotoğraflarla ilgili yasaya uygun bir Arabuluculuk görüşmesi yapılmadığını, davacının dosyaya (1) numaralı delil diye sunduğu ... ... ... başlıklı İngilizce yazılı sözleşmede ... ... şirketinin imzasının olmadığını, bu sözleşmenin, 01.01.2018 tarihli olup Basit ruhsat devir hakkına dair olduğu, sözleşmenin iki tarafın imzasıyla yürürlüğe girebileceğini, feshedilmedikçe 30.12.2018 tarihinde sona ereceğini, ... içeriğinin lisans hakkının lisanslama süresince geri alınabilir, devredilemez ve alt lisans verilemez şeklinde devredildiğini, sözleşmenin uzamasının iki tarafın yeni bir sözleşme imzalamasıyla mümkün olacağının söylendiğini, buradan hareketle davacının Temsil Belgesi diye sunduğu ... ... başlıklı yazısının 18.08.2020 tarihli yani arabuluculuktan sonra tanzim edilen geçersiz bir belge olduğu anlaşılmakta olduğunu, ayrıca “...” ın devraldığı satış/pazarlama haklarının ihlali durumunda da hep ... adına hem de bizzat ... adına alacak, tazminat veya teliften doğan hakları ileri sürebileceği, buna ilişkin haklarının imaja ait olduğu ve bu konuda İmajın yetkilendirildiği, söylenen bu 18/08/2020 tarihli yazının 01/01/2018 tarihli ... ... başlıklı kök sözleşmedeki sözleşmenin uzaması iki tarafın yeni sözleşme yapıp karşılıklı imzalamalarıyla mümkün olabileceği hükmü karşısında, davacının 31/2018 tarihinden önce ve sonra dahi şirketi temsil ve dava açma konularında yetkisinin hiç olmadığının anlaşıldığını, zira lisansa konu eserler veya fotoğraflar üzerindeki mali hak sahipliğinin halen devreden yani lisans veren kurum üzerinde kalmaya devam etmekte olduğunu, davacının dış merkezli şirketi temsilden bahisle dava açması, kendi adına tazminat talep etmesinin söz konusu olamayacağını, bu itibarla davanın aktif husumetten reddi gerektiğini, belirsiz alacak davacı ikame edilmesine HMK 109 madde amir hükmüne aykırı olduğunu, dava konusu fotoğrafların fikri hak ürünü-eser olmadığını, 5846 Sayılı FSEK yasasını ihale yönelik bir eylem olmadığından görevsizlik kararı verilmesini, davacının fotoğrafların mali hak sahibi olmadığını, fotoğrafların mali haklarına sahipliğini gösteren hukuka uygun geçerli bir sözleşme sunamadıklarını, fotoğrafların negatif ve diyapozitif filmlerinin sunulması, dijital fotoğrafların ise hangi fotoğraf makinesinden üretildiğini gösteren Dijital kod veya resim formatlı görsellerle sahipliğin tevsiki yada fotoğrafların sahibinin tespitinin mümkün olabileceğini, uyuşmazlığın çözümü için öncelikle davacının kendisine ait olduğunu iddia ettiği fotoğrafla davalıların sorumlu bulunduğu gazetenin 15/03/2001 tarihli baskısında yayınlanan fotoğrafların aynı fotoğraf olup olmadığının, aynı olduğu taktirde anılan fotoğrafın FSEK kapsamında eser niteliği taşıyıp taşımadığının açığa kavuşturulması gerektiğini, davacı taleplerinin zamanaşımına uğradığını, dava konusu olay ve bilgilenme üzerinden iki yıldan fazla zaman geçtiğinden davanın zamanaşımından reddi gerektiğini belirterek neticeten davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI:
"...davacının dosyaya sunduğu karşılaştırmalı foto ve kullanım içerikleri ile son alınan bilirkişi raporundaki teknik inceleme kısmındaki değerlendirmeler birlikte dikkate alındığında; davacının temsilcisi olduğu ... şirketinin içeriklerinin davalı tarafça kullanıldığı, taraflar arasındaki hukuki ilişki sona erdikten sonraki kullanımların hukuka aykırı olacağı, linklerin bir kısmında yer alan içeriklerin silinmesinin link ismi ve davacının sunduğu kullanım görselleri dikkate alındığında bu linklerin de kullanıldığı kanaatini doğurduğu, raporun ekinde sunulan tespit raporunda yer aldığı üzere, ... ... tarafından temin edilen fotoğrafların, davalının sorumluluğundaki ''www.....com.tr'' web sitesinde kullanıldığının tespit edildiği, davalının aşamalardaki itirazlarında “davaya konu fotoğrafların bedeli karşılığında 2015-2018 yıllarında davacı ile vardığı anlaşma gereği kullanılan fotoğraflar olduğunu, bilahare bu fotoğrafların davalı tarafından asla kullanılmadığını” belirtmiş ise de dosyaya sunulan mail yazışmaları ve ihtarnameler incelendiğinde, en son 31/01/2018 tarihli ocak ayı davalı görsel kullanım bedeline ilişkin faturanın davacı tarafından kesildiği, faturanın davalı tarafından iade edildiği görülmüştür.
Dosyada tespit edilen kullanım görsellerine bakıldığında ise 17/02/2018 tarihi ve sonrasına ilişkin oldukları, taraflar arasındaki ilişkinin sona ermesinden sonra kullanıldığı anlaşılmıştır. Tüm bu hususlar çerçevesinde, tespite konu fotoğrafların taraflar arasındaki hukuki ilişki sona erdikten sonraki kullanımlarının FSEK 84. maddesi hükmü kapsamında haksız rekabet korumasından yararlanabileceği kanaatine varılmıştır. Neticeten emsal sözleşmeler ile ... ... firmasından temin edilen fotoğrafların davalı tarafından yayınlanma tarihine göre listeleme kapsamında HMK'nın 26. maddesi ışığında davacının dava dilekçesindeki talebine konu 2018 ve 2019 kullanımları itibari ile 5.050 USD karşılığı/ 163.468,5 TL maddi tazminat istemi yönünden davanın kısmen kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir.
-Davanın KISMEN KABULÜ ile,
- Davacının eser sahipliğinden doğan mali haklarına tecavüzün men ve ref'i ile hükmün ilanı istemlerinin Reddine,
-Maddi tazminat isteminin kabulü ile 163.468,5 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine," şeklinde karar vermiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde;
Dava dilekçesinin sonuç kısmında, davacının üç adet talebi olduğunu, dava dilekçesinde maddi tazminat olarak sadece 5000TL talep edildiğini, bunun haricinde 5.000TL de telif tazminatı talebi bulunduğunu, davacının talebini 153.468,50 TL artırdığını ve ıslah harcını bu bedel üzerinden yatırdığını, mahkeme sadece davacının maddi tazminat talebini kabul edildiğine göre; bu durumda davacının ilk talebi 5.000,00 TL + ıslahla artırdığı 153.468,50 TL = 158.468,50 TL olduğunu, kabul etmemekle birlikte toplam maddi tazminat tutarının 163.468,50 TL değil, 158.468,50 TL olabileceğini, mahkemenin taleple bağlı kalmadığını, hatalı hesaplama yapıldığını,
... ... ... başlıklı İngilizce olan sözleşmede ... ... şirketinin imzası olmadığını, Temsil Belgesi diye sunulan delilin ise arabuluculuktan sonraki tarihli olduğunu, Davacının 31.12.2018 tarihinden önce veya sonra dahi şirketi temsil ve dava açma konusunda yetkisinin olmadığını, davanın aktif husumet yokluğundan reddi gerektiğini, söz konusu belgede yazıyı yazanın kim olduğu ve Lisans-temsil hakkı devrine yetkili olup olmadığının belirsiz olduğunu,
Bir fotoğrafın hükmi şahıs tarafından yaratılması fiziken mümkün olmadığını, tüzel kişi olan davacının doğrudan hak sahibi olması beklenemeyeceği gibi; davacı ile fotoğrafları kayıt altına alanlar arasında hak sahipliğinin devrini kapsayan geçerli bir sözleşme de bulunmadığını, Davaya konu fotoğrafların aidiyetiyle, fotoğrafların gerçek sahibinin kim olduğunun açıkça belirlenmesi gerektiğini,
Dava belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını,
Davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, ıslah dilekçesine karşı ile sürülen zamanaşımı itirazı da dikkate alınmadığını,
Hükme esas raporda bilirkişinin sözleşme bittikten sonra kullanıldığını söylediği fotoğrafların davalının bedeli karşılığı 2015-2018 yıllarında davacı ile yapılan sözleşme gereği bidayette kullandığı fotoğraflar olup davalı tarafından bir daha asla kullanılmadığını, sözleşmenin Türkçe tercümesi ve sözleşmelerin asılları dosyaya sunulmadığını, kendilerine tebliğ de edilmediğini,
01.11.2022 tarihli raporda sadece davacı vekili beyanlarından hareketle onun sunmuş olduğu ve fiyat tarifesindeki bedeller toplanmak suretiyle hesaplama yapıldığını, ancak fotoğrafları yayınlanıp yayınlanmadığına ilişkin denetime elverişli bir tespitte bulunmadığını, yerinde incelemenin bilirkişi kurulundaki Ferhat Yıldırım ve Tuğba Taşlı nın katılımıyla gerçekleştiğinden, raporda belirtildiği gibi heyetçe yapılan bir tespitten bahsedilemeyeceğini, teknik bir inceleme yapılmayıp salt davacı vekilinin tek yanlı beyanlarıyla yetinildiğini, itirazların değerlendirilmediğini,
12.10.2021 tarihli ilk rapor ve 10.03.2022 günlü ek raporda bilirkişi kurulu, tarafların ticari defter kayıtları kapsamında emsal bedeli değerlendirdiğini ve fotoğraf başına 50 TL tespit edildiğini; 01.11.2022 tarihli bilirkişi raporunda davacı vekili beyanlarından hareketle kendileri tarafından kabul edilmeyen fiyat tarifesindeki bedellerin aynen toplanarak 5.050 USD bir bedel hesaplandığını,
Yargıtay içtihatları ve doktrin rayiç bedel hesaplamalarında daha önceleri yapılmış emsal sözleşme örnekleri ve faturaların dikkate alınması gerektiğinin belirtildiğini, davacının üzerinde hak iddia ettiği fotoğrafların yüzlerce ajansın dünyaya haber diye servis ettiği ve herkesin çekebileceği sıradan/olağan fotoğraflar olduğunu, uluslararası medyalarca haber maksatlı kullanılıp alenileşen bu tür sıradan görsellerin; davalı üyesi olduğu ajanslardan sağlayabiliyorken davacının hak iddia ettiği fotoğrafları izinsiz kullandığının düşünülemeyeceğini, fotoğraflarda, özgün düşünceyi aktarma kaygısı olmadığı gibi, estetik unsur da bulunmadığını, Dava konusu fotograflarda yer alanların kamuoyunca tanınan-bilinen kişler olduklarını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Davacı, lisans sahibi olduğunu iddia ettiği görsellerin davalı tarafça haksız olarak kullanıldığını ileri sürerek kullanımın ref ve menini, FSEK 68 ve FSEK 70.maddelerine göre maddi tazminata ve hükmün ilanına hükmedilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Somut uyuşmazlıkta; davacının aktif dava ehliyeti mevcut olup dava konusu fotoğrafların eser niteliğinde olmadığı tespit edilmiş olmakla FSEK 84 maddesi gereğince haksız rekabet hükümlerine göre değerlendirme yapılması yerindedir.
Ancak; mahkemece aşamalarda iki ayrı bilirkişi heyetinden rapor alınmış ise de; 1.bilirkişi heyeti raporunda, davacının 2 adet emsal sözleşme sunduğuna da dikkate alınarak "emsal sözleşmelerdeki kullanımlar ile görsellerin türü, özellikleri, kullanım mecrası, ticari defter kayıtları, davacı yanca davalıya sözleşme ilişkisi süresince düzenlenen faturalar ve faturaların aylık olması" gerekçeleri ile toplam 2400TL tazminat talep edilebileceğine yer verildiği, 2.bilirkişi heyetinin raporunda ise dava dilekçesi ekindeki fiyat tablosu esas alınarak 2018-2019 yılı için 5.050USD tazminat miktarı belirlendiği, davacının sunduğu fiyat tablosuna esas olan yahut emsal sözleşmelere esas olan faturaların dosyada yer almadığı, bilirkişi raporlarının hesaplama yönünden çeliştiği, mahkemenin kararının gerekçesinde ise hangi rapora hangi gerekçelerle üstünlük tanındığına yer verilmeden hüküm kurulduğu görülmektedir.
Bu durumda mahkemece raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için yeni bir heyetten rapor alınması gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi yerinde görülmemiş, davalı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulü ile kararın kaldırılması gerekmiştir.
Açıklanan nedenle davalı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, kaldırma sebebine göre sair hususların bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜNE,
2-İstanbul .... Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin .../11/2024 gün ve 2021/... Esas, 2024/... Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
-Kaldırma sebebi yapılmayan istinaf istemlerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
-Yargılamaya devam olunmak üzere, dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
3-İstinaf talebi kabul edildiğinden, istinaf peşin harcının talebi halinde davalı tarafa iadesine,
4-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama gideri olan 1.683,10TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 375TL posta masrafı olmak üzere toplam 2.058,10TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
-Davacının gider avansından kullanıldığı anlaşılan 10TL istinaf masrafının davacı üzerinde bırakılmasına,
5-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.24/09/2026