İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/1296 E. 2026/611 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/1296
Karar No
2026/611
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/1296 Esas KARAR NO : 2026/611

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 31/07/2026 KARAR TARİHİ : 18/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 04.12.2025 günü davalı ...'nin sevk ve idaresinde ki, diğer davalı ...'ne ait ... plakalı araç, ... yönetimindeki müvekkile ait ... plakalı araca çarpmış ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, bu kazanın oluşumunda ... plakalı aracın sürücüsü davalı ...'nin %100 kusurlu olduğunu, trafik kazası esnasında, kaza yapan aracı kullanan şahıs ile aracın sahibinin aynı kişiler olmaması durumunda, aracın sahibi, “kusursuz sorumluluk ilkesi” gereğince hukuken sorumlu olduğunu, aracın bir başkasının kontrolündeyken kazaya karışmış olması, araç sahibinin sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağını, davalıya ait ... plakalı araç ... Sigorta A.Ş.'ye ... numaralı poliçe ile sigortalı olduğunu ve müvekkilin aracı sigorta şirketince 13/... numaralı hasar dosyası kapsamında onarıldığını, ancak araç mahrumiyet zararı sigorta poliçesi kapsamında olmadığından bu zarar kalemi için davalıya karşı işbu davayı açma mecburiyeti hasıl olduğunu, gerçekleşen kaza neticesinde müvekkilin araçtan mahrum kaldığı ve kalınan süreye tekabül eden kazanç kaybı bedelinin muadil aracın günlük kiralama bedeli üzerinden hesaplanarak davalıdan tahsili gerektiğini, Yargıtay’a göre araç kazanç kaybı bedeli, araç tamir edilebiliyor ise ‘tamirden çıkış süresi’, aracın tamiri mümkün olmadığıdan pert olması durumunda mağdurun tekrar ‘araç alabilme süresi’ tespit edilerek hesaplandığını, müvekkilin araçtan mahrum kaldığı sürenin ve muadil araç için günlük kazanç kaybı bedelinin belirlenmesi için bilirkişi incelemesi yaptırılması sonrasında karar verilmesi gerektiğini, bu nedenlerle, fazlaya ilişkin dava ve talep hakkının saklı kalmak kaydıyla, HMK 109/1.maddesinde belirtildiği gibi, talep edilen alacakların miktar ya da değerini bu aşamada tam ve kesin olarak belirleme olanağı bulunmadığından, dava konusu alacak miktarının tam ve kesin olarak belirlenmesi mümkün olduğu anda arttırmak kaydı ile kısmi alacak davası olarak şimdilik araç mahrumiyet bedelinden 100,00 TL olmak üzere 100,00-TL tazminatın davalıdan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: davacının tüm taleplerinin zamanaşımına uğradığını, husumet itirazının bulunduğunu, müvekkil şirkete ait ... plaka sayılı araç, kaza tarihini kapsar şekilde ...'ye uzun süreli şekilde kiralanmış olup, kaza tarihini kapsayan ihale sözleşmesi ile hakkediş faturasının dosyaya sunulduğunu, dava konusu araç, uzun süreli kiralama sözleşmesi kapsamında ...'nin sevk ve idaresine bırakılmış olup, araç tamamen kiralayanın talimat ve kontrolü altında faaliyet gösterdiğini, bu kapsamda aracın kullanımına ilişkin tüm sevk, idare, denetim ve organizasyon yetkisi kiralayan'a ait olup, müvekkil şirketin araç üzerinde herhangi bir fiili tasarrufu bulunmadığını, nitekim, araç sürücüsünün müvekkil şirket ile herhangi bir hizmet akdi ilişkisi de bulunmadığını, davaya konu 04.12.2025 tarihli trafik kazasına karışan müvekkil ... Turizm’e ait ... plakalı araç, kaza tarihi itibarıyla ... tarafından işletilmekte olduğunu, işleten ve istihdam eden sıfatlarına haiz olmayan müvekkil ... Turizm şirketine husumet yöneltilmesi mümkün olmayıp, davanın pasif husumet yokluğundan müvekkil yönünden reddinin talep edildiğini, trafik kazasının meydana gelmesinde müvekkil şirketin bir kusuru bulunmadığını, davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile, bir an için müvekkilin sorumluluğuna gidilmesinin mümkün olduğu düşünülecek olsa dahi müvekkil şirket konu trafik kazasında sadece aracın maliki konumunda olduğunu, müvekkilin trafik kazasına yönelik herhangi bir dahili olmadığı gibi kazanın meydana gelmemesi için alabileceği hiçbir önlem de bulunmadığını, zira, kiralanan aracın işletilmesi, kullanımı esnasında alınacak tüm önlemler ve çalışacağı alan tamamen kiracı olan şirketin takdiri dahilinde olduğunu, ikinci olarak ise, kaza tespit tutanağında müvekkil şirket aleyhine tespit olunan kusur oranlarının kabul edilmediğini, nitekim maddi hasarlı trafik kazasında tespit olunacak kusur oranları son derece teknik ve detaylı bir inceleme gerektirmekte olup, kaza tespit tutanağında tespit olunan ve herhangi bir bağlayıcılığı olmayan kusur oranlarının kabulü mümkün olmadığını, davacı taraf, davaya konu edilen 04.12.2025 tarihli trafik kazası sebebiyle ... plakalı aracı kullanamamasından kaynaklı araç mahrumiyet bedelinin tahsili talebinde bulunduğunu, günlük kiralama bedeli tespit edilirken piyasadaki araçlardan bu aracın marka, modeli, yaş ve tramer kaydı gibi unsurlarında hemen hemen ona eş değer bir aracın günlük kiralama bedeli emsal alınarak kaza tarihindeki araç kiralama bedelinin tespit edilmesi gerektiğini, kazaya karışan aracın 2. el rayiç bedeli noktasında tramer kayıtlarının da esas alınması gerektiğini, davacının aracını kullanamamasından kaynaklanan kazanç kaybının bilirkişi marifetiyle hesaplanması sonucunda aracın yakıt tüketimi, amortisman gideri gibi tüm zorunlu giderlerin hesaplamadan mahsup edilmesi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek ile birlikte davacıya ait aracın onarım süresi boyunca tüm gider ve amortisman payı tutarlarının yapılacak hesaplamadan düşüldükten sonra ticari kazanç kaybı ortaya çıkacağını, bu sebeplerle davanın pasif husumet yokluğundan reddine, davanın esastan reddine, davanın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na ihbarına, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir. GEREKÇE: Davanın; ... plaka sayılı araç ile ... plaka sayılı araç arasında gerçekleşen 04.12.2025 tarihli maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle oluşan kazanç kaybı tazminine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Davacı vekili 16/09/2026 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiğini beyan etmiş, vekaletnamesinde davadan feragat yetkisinin bulunduğu görülmüştür. HMK MADDE 307- (1) Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. MADDE 309- (1) Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. (2) Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Hükümleri uyarınca davanın feragat sebebiyle reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Açıklandığı Üzere; 1-)Davanın feragat sebebiyle HMK 307 ve devamı maddeleri uyarınca REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 732,00 TL harçtan mahsubu ile başkaca harç alınmasına yer olmadığına, -6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26.maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan arabuluculuk ücretinin davada haksız çıkan taraftan karşılanması gerekmekle, 6.000,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-)HMK.m.331/3 uyarınca davacı yanca yapılan tüm giderlerin üzerinde bırakılmasına, 4-)Davacı yanca yatırılan gider/ avansından artan bakiyenin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya/ vekiline iadesine, Dair, tarafların yokluğunda dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/09/2026

Katip ... E-İMZA

Hakim ... E-İMZA

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/1296, K. 2026/611, T. 18.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-1296-e-2026-611-k-38160e25f535