Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1077 E. 2026/1549 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1077
- Karar No
- 2026/1549
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/1077 - 2026/1549 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ)
ESAS NO : 2026/1077 KARAR NO : 2026/1549
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 30/12/2025 ESAS-KARAR NUMARASI : 2025/711E., 2025/1031K. KARAR TARİHİ : 17/09/2026 YAZIM TARİHİ : 22/09/2026
Davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: Davalı şirket ile müvekkilİ Kuruluş arasında "Kuruluşumuza ait Elektronik Cihazlardan 608.311.554,00.TL değerindeki bölümünün Elektronik Cihaz + Deprem + Terör + Sabotaj + GLKHH + KNH risklerine, 4.473.037.579,42.TL değerindeki bölümünün ise Elektronik Cihaz + Deprem risklerine karşı 01.01.2024 - 31.12.2024 tarihleri arasında kalan 366 gün süreyi kapsayacak şekilde teminat altına alınmaları işi" kapsamında 79.500.000.-TL bedelli sözleşme gereğince müvekkili kuruluş alacağının tamamının ödememiş olmasının hukuka, sözleşmeye ve poliçeye aykırı olup ödenmeyen kısmın da ihbar tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte ödenmesi gerektiğini ileri sürerek fazlaya dair hakların saklı kalmak kaydıyla şimdilik 274.854,77-TL alacağın hasar ihbarı tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak müvekkile ödenmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili özetle: Yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Adliyesi mahkemeleri olduğunu, bu nedenle yetki itirazının bulunduğunu, sigorta şirketinin sorumluluğu kanun, poliçe genel ve özel şartları uyarınca tespit edilecek olup davalı şirketin zarardan herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, gerekli ödemenin yapıldığını, elektronik cihaz sigorta poliçesi kapsamında sigortalının teminat altına alınan elektronik cihazını, kullanım kılavuzu ve talimatları uyarınca koruyucu cihaz ve alarm sistemi ile kullanma yükümlülüğü bulunduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İlk derece mahkemesince "... taraflar arasında 2024 yılı Elektronik Cihaz Sigortası Hizmet Alımına ilişkin sözleşme akdedildiği, dava dilekçesinde belirtilen hasar dosyalarına ilişkin olarak davalı yan tarafından hasar dosyaları açıldığı, sigorta bedelleri hususunda uyuşmazlık bulunmadığı anlaşılmakta olup, taraflar arasındaki yegane uyuşmazlık davaya konu poliçenin eksik sigorta olup olmadığına ilişkindir. Taraflar arasındaki sözleşmenin eki olan teknik şartnamenin incelenmesinde eskime tenzili uygulanmayacağı açık olup TTK 1462. madde kapsamında eksik sigorta bulunmadığı kabul edilerek davanın kabulü ile, taraflar arasında niza konusu olmayan ödeme tarihlerinden başlamak üzere alacağa avans faizi işletilmesine..." karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Müvekkili şirketin zarardan herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı, eksik sigorta hükmünün uygulanması gerektiğinin açıklanmadığı, eskime tenzili ile kısmi sigorta da birbirinden ayrılması gerektiği, arabuluculuk ücretinden müvekkili şirketin sorumlu tutulamayacağı nedenleriyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, taraflar arasındaki elektronik cihaz sigorta poliçesinden kaynaklanan alacak taleplidir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK 355/1 madde gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre davalı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK 353/1.b.1 madde gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 madde gereğince esastan reddine, 2-) Alınması gereken 18.775,32-TL istinaf karar harcından, peşin alınan 4.693,83 TL harcın düşümü ile kalan 14.081,49 TL harcın davalıdan alınıp Hazine'ye gelir kaydına, 3-) İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-) HMK 359/4 madde gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile 302/5 madde gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK 362/1.a madde gereğince miktar itibari ile kesin olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 17/09/2026
Başkan Üye Üye Katip