Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/523 E. 2026/1315 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/523
- Karar No
- 2026/1315
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/523 - 2026/1315 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/523 KARAR NO : 2026/1315 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 25/09/2025 NUMARASI : 2022/323 E. - 2025/400 K.
DAVANIN KONUSU : Endüstriyel Tasarımla İlgili Kurum Kararının İptali, Hükümsüzlük
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 25/09/2025 Tarih ve 2022/323 Esas - 2025/400 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı şirket ile davalı ... vekilleri tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili asıl dava dilekçesi ile, müvekkilinin adına tescilli 2017/02266 sayılı karıştırma kabı niteliğindeki tasarım üzerinde münhasıran hak sahibi olduğunu, hal böyle iken davalı şirket tarafından bu ürünün kopyalanması suretiyle elde edilen 2020/09629 sayılı tasarımın tescili başvurusunda bulunulmuş olup müvekkilinin tescilli tasarıma dayalı itirazının reddedildiğini, oysa anılan tasarım ile müvekkilinin tescilli tasarımının geometrisi, dış yüzeyin tabana iniş açısı, kapağın ortasında yer alan ve ürünün alameti farikasını oluşturan çıkarılabilir orta kısmı ve bu kısmı benzerlerinden ayırmaya yarayan parmak çentiği itibariyle benzer olduğunu, bu benzerliklerin davaya konu tasarımı müvekkilinin tasarımı karşısında yeni ve ayırt edici olmaktan çıkardığını, kapağın kenarına yapılan çizgi modellerinin iki tasarım arasında bir farklılık yaratmadığını ve davalının müvekkilinin faaliyet gösterdiği pazardaki güvenilirlik ve bilinirliğinden faydalanarak gelir elde etmek maksadıyla hareket ettiğini ileri sürerek 2021-T-471 sayılı YİDK kararının iptaline ve mahkemenin aksi kanaatte olması halinde, davalı tarafça tescili talep edilen ürünün birebir aynısının tescil tarihinden çok önce müvekkili tarafından ve davalı taraf iddiası doğrultusunda yurt dışındaki diğer firmalar tarafından sergileme, satış gibi yollarla piyasaya sürülerek kamuya sunulan bir ürün olduğu değerlendirmesi ile 2020/09629-1, 2 sayılı tasarımlarının tescilinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili birleşen dava dilekçesi ile davasını aynı nedenlere dayalı olarak ...'e yöneltmiştir. Davalı şirket vekili, davacının itiraza dayanak yapmış olduğu tasarımın yeni ve ayırt edici olmadığı iddiasıyla Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2021/507 sayılı dosyasında açılan hükümsüzlük davasının derdest olduğunu, 24/06/2021 tarihinde verilen tedbir kararı ile davacının 2016/02266 sayılı tasarım tescil belgesini kullanmasının yasaklandığını, bu haliyle davacının eldeki davayı açması hususunda hukuki bir yararının bulunmadığını, ayrıca itiraza dayanak tasarımın yenilik ve ayırt edicilik unsurlarını taşımadığı iddiasıyla açılan davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, sektörde uzun yıllardan beri faaliyet gösteren müvekkilinin davaya konu tasarımının yenilik ve ayırt ediciliğinin bulunduğunu, tasarımın itiraza dayanak tasarım ile farklılığının ilk bakışta dahi anlaşılır olduğunu, müvekkilinin tasarımındaki kase kapağının yapılan eklentilerle diğer kapaklardan farklılaştığını, ayrıca kapağın bu kısmına tutmayı kolay hale getiren yayvan ve geniş yapıda bir çıkıntı eklendiğini, tarafların tasarımları arasında çırpma kasesi ve kase kapağının olması gerektiği geometrik şekle riayet edilmesi dışında bir benzerlik bulunmadığını, dosyaya sunulan fotoğraflardan da açıkça görüleceği üzere ,bilgilenmiş kullanıcı nezdinde tasarımların farklı olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Davalı ... vekili, somut olayda taraf tasarımları arasında özellikle teknik zorunluluklar da dikkate dığında itiraza konu tasarımda yer alan dış kapağın ve orta kapağın kenarında açma yüzeyinin bulunması ve kapak yüzeyindeki belirgin dokuların varlığının tasarımlar arasındaki farkı gösterdiğini ve başvuru konusu tasarımın genel görünümü ile itiraza mesnet tasarımdan küçük ayrıntılardan daha azla farklılıklara sahip olup yeni ve ayırt edici olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, paslanmaz, çelik kapaklı karıştırma kabı niteliğindeki davaya konu tasarım hususunda tasarımcının seçenek özgürlüğünün bulunduğu, somut olayda kapaklı karıştırma kabını kullanmış ya da ürün hakkında fikir sahibi olmuş kişilerin bilgilenmiş kullanıcı vasfına sahip bulunduğu, davaya konu 2020/09629/1 sayılı tasarımın davacının itirazına dayanak 2016/02266 sayılı tasarımı karşısında ayrıntı niteliğinde farklılıklar içerdiği, buna karşılık 2020/09629/2 sayılı tasarımın itiraza dayanak 2016/02266 sayılı tasarım karşısında ayırt edici niteliğe sahip bulunduğu, her iki tasarımın da davacının 25/9/2020 tarihinde "..." alan adlı internet sitesine yüklediğini ileri sürdüğü ürün görseli karşında yenilik ve ayırt edicilik niteliğini haiz olmadığı, davaya konu 2020/09629/1 sayılı tasarımın 260838 sıra sayılı (Hindistan) tasarım karşısında ayrıntı niteliğinde farklılıklar taşıdığı, 2020/09629/2 sayılı tasarımın Hindistan menşeli bu tasarım karşısında yenilik ve ayırt edicilik niteliğine haiz olduğu, mutlak yenilik bakımından her iki tasarımında "..." ve "..." adreslerinde bulunan tasarımlar karşısında küresel geometrik yapısı, metalden mamul tabanı kesik yarım küre formu, üst kapağın dairesel yapısı, dış çeperde kapağın çıkarılmasına olanak taşıyacak çıkıntı içermesi, kapaklarda daire şeklinde ve ana kapaktan ayrılabilen küçük çaplı ikinci bir kapak, bu ikinci kapakların çıkarılmasına yarayan iç bükey küresel boşluk itibariyle benzer oldukları, tasarımlar arasındaki farklılıkların ayrıntı niteliğinde bulunduğu, dolayısı ile davaya konu tasarımların 06/01/2014 tarihli ...://..., 18/04/2015 tarihli ...://... ve 11/09/2015 tarihli ...://.../... adreslerinde bulunan ürün görselleri karşısında yenilik ve ayırt edicilik niteliğini haiz olmadığı olmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, YİDK kararının iptali istemiyle İstanbul'da açılan davanın usul ve yasaya aykırı olarak açılmış olması nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken, yetkisizlike Ankara Nöbetçi Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesine gönderilmesinin doğru olmadığı gibi usule aykırı olarak ...'e karşı açılan dava ile birleştirilmesinin de doğru olmadığını, zira ...'e karşı açılan davanın 2 aylık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, 26/10/2023 tarihli kök bilirkişi raporunda müvekkil şirketin 2020/09629 sayılı tasarımının yenilik ve ayırt edicilik vasıflarına haiz olduğuna dair açık bir tespit bulunmasına ve bu rapor hüküm kurmaya elverişli olmasına rağmen davacının gerçek dışı beyanlar içeren itirazı sonucunda bilirkişi heyetinden ek rapor alındığını, bu raporda dahi müvekkilinin tasarımının yenilik ve ayırt edicilik kriterine sahip olduğunun belirlendiğini, davacının 19/02/2024 tarihli haksız dilekçesinde ileri sürdüğü ve internete ne zaman yüklendiği belirsiz ... alan adlı sitedeki görüntülere dayalı olarak düzenlenen bilirkişi raporunun hüküm kurmak için el verişli olmadığını, Yargıtay'ın "..." sitesine ilişkin içtihatlarına aykırı biçimde bilirkişiden bu site üzerinden değerlendirme yapılmasının istemeyeceğini, 09/12/2024 tarihli rapora yönelik itirazlar sonucu sonucu temin edilen 13/5/2025 tarihli ek bilirkişi raporunun da önceki 19/02/2024 tarihli rapor gibi eksik ve hatalı olduğunu, dolayısı ile fahiş hatalar, çelişkiler ve eksiklikler içeren rapora dayalı olarak hüküm kurulduğunu, davacının asılsız iddialarına mesnet gösterdiği 2016/02266 numaralı tasarımın taraflar arasında görülmüş olan başkaca bir dava dosyasında ittihaz edilen kesinleşmiş mahkeme kararı ile hükümsüz kılındığını ve geçmişe etkili olan hükümsüzlük kararı gereğince davacının huzurdaki haksız davalarda ileri sürdüğü asılsız iddia ve taleplerin hukuki dayanağının kalmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, teknik zorunluluklar da dikkate alındığında itiraza konu tasarımda yer alan dış kapak ve orta kapağın kenarındaki açma yüzeyi ve kapak yüzeyindeki belirgin dokuların varlığının tasarımların farklı olduğunu gösterdiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE :1-Dava, endüstriyel tasarımla ilgili kurum kararının iptali, hükümsüzlük istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, YİDK kararının iptali talebiyle yetkisiz mahkemede açılan davanın 2 aylık hak düşürücü süre içinde açıldığı, ...'nun yasal hasım olması ve aralarında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğundan bu kuruma karşı açılan davanın asıl dava ile birleştirilmesinin yasal bir zorunluluk olduğu, mahkemece aşamalarda temin edilen bilirkişi raporlarında davaya konu tasarımların davacının itiraza dayanak tasarımları, internete yükleme tarihi tam olarak tespit edilemeyen ... alan adlı internet sitesi ve Hindistan'da tescilli bulunan 260838 sayılı tasarım karşısında yenilik ve ayırt edicilik unsuruna haiz olup olmadığı hususunda çelişkili sonuçlara varılmış ve davacının itiraza dayanak 2017/02266 sayılı tasarımının Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2021/507 E. sayılı ile hükümsüzlüğünü karar verildiği ileri sürülmüşse de, aralarında endüstriyel tasarımcı, endüstriyel tasarım bölümü öğretim üyesi, güzel sanatlar ve tasarım fakültesi öğretim üyesi ve makine mühendisininde bulunduğu beş kişilik bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda davaya konu tasarımların, "..." ve "..." alan adlı internet ve video oynatma sitelerine 2014 ve 2015 yılında yüklenen tasarımlar karşısında yenilik kriterini karşılamadığının tereddüte yer vermeyecek derecede açıkça belirlendiği ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 24/04/2017 tarih ve 2015/13749 E. - 2017/2336 K. sayılı kararında da açıklandığı üzere bir tasarımın mutlak yenilik kriterini haiz olup olmadığının resen gözetilmesi gerektiği anlaşılmakla, davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. 2-Ancak mahkemece, "Dava açılırken alınan peşin maktu karar ilam harcı yeterli olduğundan ve yeniden değerleme oranı nedeniyle ortaya çıkan güncel peşin harca denk olduğundan, denk olan harcın güncel olan harca tamamlanması mülkiyet hakkı ihlali olacağından yeniden harç alınmasına yer olmadığına" karar verilmesi doğru olmamıştır. Zira, kamu düzenine ilişkin olan karar ve ilam harcının, karar tarihine göre belirlenmesi tabii olduğu gibi, aynı mahkeme tarafından aynı yönde verilen bir karar da Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 21/11/2024 tarih ve 2024/3186 Esas, 2024/8189 Karar sayılı kararı ile "yargılama harçlarının kamu alacağı niteliğinde ve re'sen dikkate alınacak hususlardan olduğu" gerekçesiyle doğru görülmemiş ve düzeltilerek onanmıştır. Dairemizin kararları da bu yöndedir. HMK'nın 353/1-b-2. maddesine göre, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 25/09/2025 gün ve 2022/323 Esas - 2025/400 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2-YİDK’nin 2021-T-471 sayılı kararının, 2020/09629-1 ve 2 sayılı tasarımların yenilik ve ayırt edicilik taşımamaları nedeniyle İPTALİNE, 2020/09629-1 ve 2 sayılı tasarımların yenilik ve ayırt edicilik taşımamaları nedeniyle HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE, SİCİLDEN TERKİNLERİNE, 3-Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 732,00-TL maktu karar ve ilam harcından peşin harç olarak alınan toplam 59,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 672,70-TL'nin davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 4-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, ilk derece mahkemesinin karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 40.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından ilk derece yargılaması sırasında yapılan 44.000,00-TL bilirkişi ücreti, 1.936,50-TL tebligat ve posta masrafı ile istinaf aşamasında yapılan 348,00-TL tebligat ve posta giderinden oluşan toplam 46.284,50-TL yargılama giderine 59,30-TL peşin harç, 59,30-TL başvuru harcı tutarı eklenerek oluşan toplam 46.403,10-TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdelerinde bırakılmasına, 7-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333), 8-Davalılardan ayrı ayrı peşin olarak alınan 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının talep halinde davalılara ayrı ayrı iadesine, 9-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 25/06/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 29/06/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.