Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/711 E. 2026/1397 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/711
Karar No
2026/1397
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/711 - 2026/1397 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2026/711 KARAR NO : 2026/1397 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 16/12/2025 NUMARASI : 2025/225 E. - 2025/467 K.

DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü.

Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 16/12/2025 tarih ve 2025/225 E. - 2025/467 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili şirketin 2006/23933, 2002/34887, 2015/39887 sayılı "...", "...", "..." ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı şirketin bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "..." ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere başvuruda bulunduğunu, 2020/110751 kod numarasını alan başvurunun ilanı üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itirazda bulunulduğunu, ancak itirazın yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu tarafından reddine karar verildiğini, ancak verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, zira, davacının ... markalı ilaçlarının Türkiye’de en çok satılan ilaç olduğunu, tanınmış marka olarak kabul edildiğini, ... ve ... markalarının benzer olduğunu ve karıştırılma ihtimali barındırdığını, ... markalı ilaçlarının herhangi bir kontrole tabi olmaksızın reçeteye ihtiyaç duyulmadan doğrudan eczaneden alınabildiğini ileri sürerek, YİDK'nın 2022-M-5661 sayılı kararının iptaline ve 2020/110751 sayılı "..." ibareli markanın “İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı radyoaktif kimyasal maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler. Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler; insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler” bakımından hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, dava konusu ... markası ile davacının ..., ..., ... markalarının arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığını, 5. Sınıf malların içerik itibariyle bilinçli tüketici kitlesine hitap ettiğini, davacının markasının tanınmış olmasından bahisle 6/5. maddede yer alan ihtimallerden birinin gerçekleşeceğinin peşinen kabul edilmesinin mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı şirket vekili, taraf markaları arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunmadığını, ortalama tüketicilerin gündelik hayatta karşılaştıkları markaları parçalara bölerek inceleme yapmasından ziyade markaları bir bütün olarak algıladığını, ... markasının bilinçli tüketiciye hitap ettiğini, davacının markasının tanınmış olmasının 6/5. maddenin uygulanmasını gerektirmeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu "..." ibareli ve 2020/110751 başvuru numaralı davalı başvurusunun, "05: İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı radyoaktif kimyasal maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler. Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler; insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler"; itiraza ve hükümsüzlüğe dayanak olan T/03396, T/03445, 2002/34887, 2006/23933, 2015/39887 sayılı davacı markalarının kapsamında ise 05. sınıftaki bir kısım mal ve hizmetlerin yer aldığı, davalının markasının kapsamına giren ve dava konusu edilen tüm emtia yönünden emtia ayniyeti/benzerliği/türdeşliği şartının da gerçekleştiği, taraf markalarında esas/tek unsur olarak kullanılmış olan, her biri beş harften müteşekkil “...” ve “...” ibarelerinin, başlangıç kısmında yer alan dört harfinin, dizinleri de dahil olacak şekilde aynı olmasının, bu ibareleri ve tarafların sırf kelime markalarını, görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzer kıldığı, taraf markalarında esas unsur olarak kullanılan kelimelerin başlangıç kısımlarındaki dört harfin ve bu harflerin dizinlerinin aynı olması, markaların esas unsurlarının “...” ve “...” şeklindeki okunuşlarını, kulakta bıraktıkları “tını”ları fonetik açıdan yakınlaştırdığı, her ne kadar davacı tarafın markasının kullanıldığı ilaçların etken maddesi, ağrının azalmasına ve ateşin düşürülmesine endike olan “...” ise ve davacının bu markalı ilaçları hafif ve orta şiddetteki ağrıların ve ateşin semptomatik tedavisinde kullanılıyor ise de, “...” kelimesinin “...” etken madde isminden bir hayli farklılaşmış olduğu, türetilmiş haliyle doğrudan bir etken maddenin adını çağrıştırmadığı, böyle bir türetmenin orijinal, yani markasal hüviyette ayırt ediciliği yüksek bir kelime yaratmış olduğu, her ne kadar ve bu emtiaların hitap ettiği ortalama tüketici kitlesinin dikkat/özen seviyesi düşük değil ise de işaretlerin bütünsel algı itibariyle birbirleriyle ilişkilendirilebilirliği karşısında üst düzey dikkate ve özene sahip tüketicilerin bile yanılgı yaşamalarının mümkün olacağı, davacının “...” markasının ilaç sektöründe “tanınmış bir marka” olduğunun dava dosyası kapsamında ispatlanabildiği, bu halde ve dahi somut uyuşmazlıkta karşılaştırılan markaların benzer olması nedeniyle, davalının “...” ibaresini, davacının “...” markasının tanınmış olduğu, dava konusu edilen ve ilaç sektörüyle yakın ilişkili/ilintili emtialarda kullanması halinde, haksız bir yararın sağlanması, tanınmış markanın itibarına zarar verilmesi veya tanınmış markanın ayırt edici karakterinin zedelenmesi şartlarının gerçekleşebileceği ihtimalinin söz konusu olabileceği, bu nedenle davalının bu ilintili sektörlerdeki markasal kullanımının davacı ile ilişkilendirilebileceği göz önüne alındığında, dava konusu edilen emtialar özelinde, davalının davaya konu markasının, davacının “...” markasının bu sektörel tanınmışlığından haksız yarar sağlaması, tanınmış markanın itibarına zarar vermesi ve ayırt ediciliğini zedelemesi durumlarından birinin oluşabileceği gerekçesi ile davanın kabulü ile, YİDK'in 2022-M-5661 sayılı kararının 05. Sınıf: “İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı radyoaktif kimyasal maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler. Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler; insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler” yönünden iptaline, dava konusu edilen 2020/11075 sayılı markanın 05. Sınıf: “İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı radyoaktif kimyasal maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler. Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler; insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler” emtiaları yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, eksik ve hatalı inceleme ve değerlendirmeler içeren bilirkişi raporunun hükümde esas alındığını, iltibas ihtimalinin mevcudiyetine karar verilen sınıfta bulunan emtia ve hizmetlere bakıldığında ilgili tüketici kesiminin dikkatli, özenli olacağını, mahkemece tüketici kesiminin maksimum özen ve dikkat ile davrandığı ifade edilmişse de, bu belirlemesi ile çelişkili hüküm kurarak SMK m. 6/1 uyarınca benzerliğin bulunduğunu ifade edildiğini, karıştırılma ihtimaline ilişkin olarak yapılacak değerlendirmenin bir bütün olarak gerçekleştirilmesi gerektiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, taraf markaları arasında iltibas oluşturabilecek derecede bir benzerlik mevcut olmadığı gibi SMK'nın 6/5. bendinde öngörülen tanınmışlığın tescil engeli olabilmesi için mevcudiyeti gerekli kriterlerin de sağlanamadığını, marka kapsamındaki malların içerik itibariyle bilinçli tüketici kitlesine hitap ettiğini, öte yandan taraf markaları “...” etken maddesini ihtiva etmekte olup, mahkemenin kabulünün aksine markaların davaya konu edilen yukarıdaki malların tüketicisi olan kitlenin zihninde direkt olarak ağrı kesici ve ateş düşürücü etkisiyle yaygın olarak bilinen “...” maddesini çağrıştıracağını, somut olayda SMK'nın 6/5. maddesinde öngörülen kriterlerin mevcut olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "..." ibareli marka başvurusu ile "..." ibareli itiraza mesnet tescilli marka arasında, biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede SMK'nın 6/1. maddesi anlamında bir benzerlik bulunduğu, zira taraf markalarında esas/tek unsur olarak kullanılmış olan, her biri beş harften oluşan “...” ve “...” ibarelerinin, başlangıç kısmında yer alan dört harfinin, dizinleri de dahil olacak şekilde aynı olduğu, diğer yandan dosya kapsamında bulunan ve uzman bilirkişilerce düzenlenen bilirkişi raporunda, her ne kadar davacı tarafın markasının kullanıldığı ilaçların etken maddesi, ağrının azalmasına ve ateşin düşürülmesine endike olan “...” ise de, “...” kelimesinin “...” etken madde isminden bir hayli farklılaşmış olduğunun, türetilmiş haliyle doğrudan bir etken maddenin adını çağrıştırmadığının belirlendiği, ayrıca her ne kadar ve bu emtianın hitap ettiği ortalama tüketici kitlesinin dikkat seviyesi düşük değil ise de, işaretlerin bütünsel algı itibariyle birbirleriyle ilişkilendirilebilirliği karşısında üst düzey dikkate ve özene sahip tüketicilerin bile yanılgı yaşamalarının mümkün olacağı, davalının markasının kapsamına giren ve dava konusu edilen tüm emtia yönünden emtia benzerliği şartının da gerçekleştiği, davacının “...” markasının ilaç sektöründe “tanınmış bir marka” olduğunun yine dosya kapsamında tespit edildiği, SMK'nın 6/5. maddesindeki koşulların bulunduğu anlaşılmakla, davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalı şirket ve davalı ... vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı şirketten ve davalı ...ndan alınması gereken 732,00'şer TL maktu istinaf karar ve ilam harcı, davalı şirket ve davalı ... tarafından istinaf başvurusunda ayrı ayrı yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf aşamasında davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalılar üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 02/07/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 02/07/2026

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/711, K. 2026/1397, T. 02.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-711-e-2026-1397-k-736ed9934ef5