Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/318 E. 2026/724 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/318
- Karar No
- 2026/724
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2024/318 - Karar No: 2026/724 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/318 KARAR NO : 2026/724
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13/11/2023 NUMARASI : 2022/706 E- 2023/652 K
DAVACI : .. VEKİLİ : Av.
DAVALI : ... VEKİLİ : Av.
DAVANIN KONUSU : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 18/06/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 25/06/2026 Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine yapılan incelemede; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili; müvekkilinin kendisine ait şahıs şirketi ile davalıya ait ... arasında “halı yıkama” borcu karşılığı “belirli bir miktar para ödemesine” ilişkin karşılıklı iki tarafa borç yükleyen eser sözleşmesi kurulduğunu, davalı şirketin halı vb ürünleri satan şirket olduğunu, şirket deposunu su basması sonucu halılarında meydana gelen zararların giderilmesi için müvekkil ile halıların yıkanması hususunda anlaştıklarını, bu hususta aralarında kurulan sözleşme sonucu davalı şirketin taraflarına toplamda 3193 adet, 18.857,87 m² ebadında hali ile 5 top saçak teslim edildiğini, bu halıların tamamının gereği gibi temizlenerek davalıya iade edildiğini, müvekkil ile davalı arasında kurulan sözleşme uyarınca; dava konusu hizmet bedelinin 450.355,63 TL olduğunu, bu hizmet karşılığında davalı şirketin müvekkiline 08.07.2022 tarihinde 50.000 TL, 02.08.2022 tarihinde 60.000 TL olmak üzere toplam 110.000 TL ödeme yaptığını, bu ödemelerin eksik ve Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) tarafından ilan edilen fiyat tarifesine aykırı olduğunu, eksik ödeme neticesinde öncelikle arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, anılan süreçte anlaşma sağlanamadığını, müvekkili tarafından ifa edilen hizmetin sonucu alacak miktarının hesaplanarak yasal faizi ile birlikte tahsili gerektiğini ileri sürerek, şimdilik 100,00 TL'nin davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının mümkün olmadığını, davacı ile müvekkili şirket arasında sözlü anlaşmaya varıldığını, halıların yıkanması konusunda anlaşıldığını, yıkanan halıların bedelinin müvekkil şirket tarafından davacıya ödendiğini, halıların yıkama m² fiyatı için, parça halılarda 4 TL, tüm halılarda ise 7 TL üzerinden anlaşmaya varıldığını, davacının tek taraflı olarak halıların tesliminin ardından fiyat artırımı yapmak istediğini, su basma olayının meydana geldiği tarihte halı yıkama fiyatlarının rayiç değerlerinin belli olduğunu, dava dilekçesinde ileri sürülen bedelin bu bedellerin çok üzerinde olduğunu, davacı tarafça ileri sürülen yıkanan halıların m²’sinin de kabul edilmediğini, tek taraflı yazılan ve müvekkil şirket yetkilisinin imzasını taşımayan belgelerden hareketle 18.857,87 m² halı yıkandığı iddiasının ispat yükünün davacı tarafta olduğunu, bahsi geçen m² tutarını kabul etmediklerini, davacı tarafça yapılan iş karşılığı bir fatura bulunmadığını, ödenen bedellerin KDV dahil ödenmesine karşın fatura düzenlenmediğini, sel basması olayının meydana gelmesinin ardından müvekkil şirketin bir çok firmadan fiyat teklifi aldığını, alınan tekliflere dair belgelerin dilekçe ekinde sunulduğunu, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece; yapılan yargılama, toplanan deliller ile hüküm kurmaya ve denetime elverişli kabul edilen bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere, davacının resmi defterlerinin VUK'da tanımlandığı, işletme defteri olduğu, işletme defterinde, sadece evrakların tarih, no, açıklama, bedel, KDV toplam tutarı gibi bilgilerin yer aldığını borç ve alacak durumlarının belirtilmediği, davacının uyuşmazlık konusu doğrultusunda herhangi bir fatura kayıtlarının yer almadığı, davacının dosyaya 23 adet satış sözleşmesi asıllarını sunduğu, satış sözleşmelerinin davalı tarafa fatura edilmediğinin tespit edildiği, davacının dosyaya 08.07.2022 tarihli 50.000,00 TL tutarındaki Halkbank dekontu ile 02.08.2022 tarihli 60.000,00 TL tutarındaki Ziraat Bankası dekontunu sunduğu, bu iki dekonta ait ödemelere ilişkin kayıtlara rastlanılmadığı, davalıya ait yevmiye defteri ve kebir defterlerinin e-defter beratlarının incelendiğini, davalının 2022 yılı yevmiye kayıtlarında davacıya ilişkin herhangi bir kayda rastlanılmadığı, davalının 2022 yılı yevmiye defter incelemesinde kapanış kaydının olmadığı, davacının dosyaya sunduğu 08.07.2022 tarihli 50.000,00 TL tutarındaki ödeme ile 02.08.2022 tarihli 60.000,00 TL tutarındaki ödemelere ilişkin kayıtlara rastlanılmadığı, davacı ile davalı arasında cari hesap ilişkisi bulunmadığı, bu ilişki kapsamında davacı şirketin davalı şirketten belirtilen miktarda cari hesap alacağı bulunmadığından, davacının iddialarını ispatlayamadığı, davacının dava dilekçesinde yemin deliline dayandığı ve 25.09.2023 tarihli celsede yemin delilinin kendisine hatırlatıldığı, davacı tarafa ihtarlı süre verilmesine rağmen yemin teklifine ilişkin beyanda bulunulmadığı, kesin süre verilmesine rağmen yemin delilinden kaçınıldığı, HMK'nın 225 ve devamı maddeleri gereğince 13.11.2023 tarihli celsesinde yemin deliline dayanmadığını beyan ettiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf başvurusunda; müvekkilinin şahıs şirketi ile davalıya ait ... arasında "halı yıkama" borcu karşılığı "belirli bir miktar para ödenmesine" ilişkin karşılıklı iki tarafa borç yükleyen sözleşme kurulduğunu, davalı şirketin halı vb ürünleri satan bir şirket olup, şirket deposunu su basması sonucu halılarında meydana gelen zararın giderilmesi için müvekkili ile halıların yıkanması hususunda anlaştıklarını, bu hususta aralarında kurulan sözleşme sonucu davalı şirketin toplamda 3193 adet, 18.857,87 m² ebatında halı ile 5 top saçak teslim etmiş olup, bu halıların tamamının gereği gibi temizlenerek davalıya iade edildiğini, müvekkili ile davalı arasında kurulan sözleşme uyarınca, dava konusu hizmetin bedelinin 450.355,63 TL olduğunu, bu hizmet karşılığı davalı şirketin müvekkiline 08.07.2022 tarihinde 50.000TL, 02.08.2022 tarihinde 60.000 TL olmak üzere toplam 110.000 TL ödeme yaptığını, eksik ödeme neticesinde öncelikle arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, anılan süreçte anlaşma sağlanamadığından işbu davanın açıldığını, müvekkili ile davalı arasında akdedilen sözleşme ticari hizmet sözleşmesi olup, iki tarafa karşılıklı borç yükleyen bir tür iş görme sözleşmesi olduğunu, yüklenicinin, iş sahibine karşı yüklendiği özen borcu nedeniyle eseri yasa ve sözleşme hükümlerine, fen, teknik ve sanat kurallarına uygun olarak yaparak ve zamanında tamamlayarak iş sahibine teslim etmekle yükümlü olduğu gibi iş sahibinin de, iş görme edimi yüklenen müvekkiline hizmet karşılığı kararlaştırılan bedeli ödemekle yükümlü olduğunu, TBK'nın 2.maddesi kapsamında sözleşmelerin tarafların birbirine uygun irade beyanlarıyla kurulacağının ve kural olarak hiçbir şekle bağlı olmadıklarının, bu nedenle yasada aksi öngörülmedikçe bu tür sözleşmelerin özlü veya yazılı yahut resmî biçimde yapılabileceğini, müvekkili ile davalı arasındaki sözleşme bedelinin 450.355,63 TL olup, davalı tarafından 110.000 TL ödeme yapıldığını, ödemelerin eksik ve Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) tarafından ilan edilen fiyat tarifesine aykırı olduğunu, anılan tarifenin dava dilekçesi ekinde sunulduğunu, gerekli görülmesi halinde 2022 yılı için halı yıkama hizmetine ilişkin rayiç bedel araştırması için TESK'e bu hususta müzekkere yazılabileceğini, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun da içtihat ettiği üzere işin yapıldığı yıl serbest piyasa rayiçlerine göre mevcut hâliyle yüklenici kârı ve KDV eklenmeksizin hesaplattırılması ve belirlenen bu tutardan davalı iş sahibinin ispatladığı ödemelerin mahsubuyla hasıl olacak sonuca göre hüküm kurulması gerektiğini (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.02.2022 tarih ve 2019/15-5 E- 2022/90 K), mahkemece defter incelemesi yapıldığında resmi defterlerinin VUK'da tanımlandığı, işletme defteri olduğu, işletme defterinde, sadece evrakların tarih, no, açıklama, bedel, KDV, toplam tutarı gibi bilgilerin yer aldığı, borç ve alacak durumlarının belirtilmediği ifade edilmişse de, bu durumun müvekkili ile davalı arasında bir borç ilişkisi olmadığını göstermeyeceğini, buna ek olarak hali hazırda davalının da müvekkili ile aralarında halı yıkama ediminden kaynaklanan hizmet sözleşmesinin bulunduğunu ikrar ettiğini, müvekkili tarafından davalı ile arasındaki hukuki ihtilafa yönelik 23 sayfadan ibaret satış sözleşmelerinin dosyaya ibraz edildiğini, bu halde dosyanın hesaplama yapılması açısından hesap bilirkişisine gönderilmesi gerekirken, eksik inceleme ile doğrudan hüküm tesis edilmesinin hatalı olduğunu belirterek, mahkeme kararının kaldırılarak, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Taraflar arasında halı yıkama işini konu alan sözlü eser sözleşmesi ilişkisi kurulduğu tarafların kabulünde olup, bu husus ihtilafsızdır. Taraflar arasındaki ihtilaf, sözlü eser sözleşmesi ilişkisine konu olan yıkanan halıların miktarında ve ödemelerin yapılıp yapılmadığı hususlarına ilişkindir. Mahkemece, taraf defterleri incelenerek davacının davada talep ettiği miktar kadar alacağının bulunduğunu ispat edemediği ve davacının yemin teklifini kabul etmediği belirtilerek, davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Taraflar arasında sözlü eser sözleşmesi ilişkisinin varlığı halinde sadece tarafların ticari defterlerinin incelenmesi suretiyle yapıldığı iddia edilen işin ispatlanacağı yönündeki mahkeme kabulü yerinde olmayıp, davacı tarafça yapılan işe ilişkin delil olarak 24.10.2022 tarihli dilekçe ve ekindeki belgeler (1 adet flash disk (teslim anına ilişkin fotoğraf ve videoları içerir), 23 adet fatura aslı, halıların teslim alındığında ve fiili duruma ilişkin fotoğraflar) sunulduğu gibi, Yargıtay yerleşik içtihatlarında sözlü eser sözleşmesinin ihtilafsız olduğu sözleşmelerde tanık dahil her türlü delille yapılan iş miktarının kanıtlanması mümkün olduğu kabul edilmiş olmakla, davacı tarafça da tanık deliline dayanılmış olmakla, davacı tarafça gösterilen tanık dahil tüm deliller toplanmak suretiyle ispatlanan iş miktarının (yıkanın halı miktarının) tespiti ile bu tespitten sonra işin yapıldığı tarihteki serbest piyasa rayicine göre iş bedelinin belirlenmesi ve davalı tarafça yapılan ödemelere ilişkin deliller de toplanarak ispatlanan ödemelerin mahsubuyla sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, mahkemece belirtilen ilkelere uygun işlemler yapılmaksızın eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu durumda mahkemece yapılması gereken iş, açıklanan ilkelere göre, delillerin toplanması ve konusunda uzman bilirkişiden rapor alınarak, rapora karşı itiraz edilmesi halinde itirazların denetlenebilir şekilde karşılanması suretiyle ek rapor alınarak karar verilmesinden ibarettir. Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden görülmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, 2-Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/11/2023 tarih ve 2022/706 Esas- 2023/652 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, 3-Dairemiz kararına uygun şekilde davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 4-Davacı tarafından yatırılan 5.995,00 TL istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine, 5-İstinaf talep eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nun 353/1-a maddesi gereğince KESİN olarak 18/06/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip