Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/2624 E. 2026/1718 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2624
Karar No
2026/1718
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1049 E., 2025/152 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Yalova 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/105 E., 2023/507 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı ... ile dava dışı ... arasında Yalova ili, ... ilçesi, 3924 parsel sayılı taşınmazın üzerine inşa edilecek taşınmaz ile ilgili olarak, 06.03.2017 tarihinde .... Noterliği'nde Taşınmaz Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesinin imzalandığını, davalı ... ile davacı arasında da 10.03.2017 tarihinde sözleşme imzalandığını, yükleniciye düşen altı dairenin satışından elde edilecek bedelin %50'sinin davacıya verilmesi hususunda anlaşma sağlandığını, davacının ise 1.000.000,00 TL olması tahmin edilen inşaat maliyetinin %50'sini karşılamayı taahhüt ettiğini, davacının izni ve rızası dışında devredilen her bir daire için 500.000,00 TL'nin cezai şart olarak davacıya verileceği hususunda anlaşma sağlandığını, davacı ile taraflar arasında düzenlenen sözleşmede belirtilen 1.000.000,00 TL inşaat maliyetinin 299.000,00 TL'sini nakit, 172.000,00 TL'sini ise çek olarak vererek davalıya toplamda 471.000,00 TL'lik bir ödemenin gerçekleştirildiğini,davalının, davacıya üç adet daire teslim etmesi gerekirken sözleşmeden ... edimini eksik ifa ederek iki adet daire teslim ettiğini, bir adet 3+1 daireyi teslim etmemiş olduğunu belirterek davanın kabulü ile davalının teslim etmeyi taahhüt ettiği 3+1 dairelerden birinin tapuda davacı adına tesciline, teslim edilmeyen dairenin kira bedelinin belirlenerek teslim edilmesi gereken 2018 Temmuz ayından itibaren yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, davalının inşaatın tamamlanmasından sonra kendisine devri sağlanan 6 dairenin satışını yapmayı ve elde edilen gelirin yarısını davacıya vermeyi kabul ve taahhüt ettiğini, davacı ile yapılan sözleşmenin gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi olmadığını, tescil isteminin yerinde olmadığını, sözleşmede edimlerin 2018 Temmuz ayında yerine getirileceğine ilişkin madde bulunmadığını, kira bedeli ödeneceğine dair de düzenleme olmadığını, inşaatın başlangıç tarihine kadar 500.000,00 TL ödemesi gerektiğini, inşaat maliyetine göre ödemesi gereken bedelin değişeceği hususunda şüphe bulunmadığını, maliyetin %50’sini karşılaması halinde 6 adet taşınmazın satılmasından dolayı elde edilecek gelirin yarısının davacıya ödeneceğini, inşaatın ruhsatın alındığı 05.07.2017 tarihinde başladığını, inşaat başlayana kadar toplam 29.000,00 TL başladıktan sonra 239.000,00 TL banka havalesiyle gönderildiğini, 299.000,00 TL ödendiği iddiasının yerinde olmadığını, davanın yersiz olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, davalının sözleşmeye vekaleten imza koyduğunu, davalıya husumet yöneltilemeyeceğini belirterek davanın usulden reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sözleşmenin gelir paylaşımı niteliğinde olduğu, tapu devredileceğine dair düzenleme bulunmadığı, davacı tarafından toplam 440.000,00 TL ödendiği, öngörülemeyen maliyet artışı nedeniyle inşaatın maliyetinin 1.723.088,20 TL olduğu, davacıya 5 ve 11 no.lu dairelerin devredildiği, sözleşmede taşınmazın devrine ve kira bedeli ödeneceğine ilişkin hüküm bulunmadığı, yine tarafların sözleşmeyi tasfiye sürecine girdiklerinin kabulü halinde dahi davalıya ödenen bedeller ile davalı tarafından devredilen taşınmazın bedellerin birbiri ile uyuştuğu, hatta davacıya ödediği bedelden fazla olacak nitelikte kazandırmada bulunulduğu, davacının alacağının bulunduğundan söz edilemeyeceği, diğer davalı ...'ın ise vekil olduğu hususunun sabit olup, vekile husumet düşmeyeceği gerekçesi ile davalı ... yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, davalı ... yönünden davacının tapu iptal tescil ve kira alacağına yönelik taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile imzası inkâr edilmeyen sözleşmeye göre inşaat masrafının birlikte karşılanacağı, yükleniciye düşen altı dairenin satılarak satış parasının yarısının davacıya verileceğinin kararlaştırıldığı, sözleşmeye göre dairenin tapusunun devredileceği hususunda bir anlaşma bulunmadığı, bu sözleşmenin tadil edildiğinin iddia edilmediği, sözleşmeye göre tapu tescil talebinin hukuki dayanağı bulunmadığı, mahkemece aynı gerekçeyle davanın reddine dair verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a.Türk hukuku uyarınca, sözleşme metninin lafzı kadar, tarafların fiili davranışlarının, sözleşmenin uygulanma biçiminin ve sözleşmenin amacının da gözönünde bulundurulması gerektiğini, taraflar arasında iki dairenin tapu devrinin gerçekleştirildiğini, bu fiili uygulamanın, sözleşmenin tapu devrini de kapsayacak şekilde ifa edildiğini ortaya koyduğunu, bu hususun, TBK m.2/1 gereği dürüstlük kuralı kapsamında yorumlanması ve fiili uygulamanın anlamının gözardı edilmemesi gerektiğini,

b.Tapu devrine ilişkin açık hüküm bulunmamakla birlikte, sözleşmenin uygulanışı, taraf iradeleri ve ifâ biçimi dikkate alındığında, davacıya devredilmesi gereken 3+1 dairenin tescil edilmesi gerektiğini, ayrıca, 2018 Temmuz ayından itibaren kira mahrumiyeti yaşandığını, bu nedenle kira tazminatı talebinin de yerinde olduğunu beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, adi ortaklık sözleşmesinden kaynaklanmış olup, tapu iptali ve tescil ile kira bedelinin tahsili istemine ilişkindir.

Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle, davacı ile davalı ... arasındaki sözleşmenin adi ortaklık sözleşmesi olduğu, bu sözleşmeye göre elde edilecek kârın paylaşılacağı, işbu davada ise tapu kaydının iptalinin talep edilmiş olduğu dikkate alındığında usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının davacıdan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/2624, K. 2026/1718, T. 27.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2025-2624-e-2026-1718-k-a2e72d137403