Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/2192 E. 2026/1693 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2192
- Karar No
- 2026/1693
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1949 E., 2025/740 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 5. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2022/128 E., 2024/244 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davalarda davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA 1-Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı .... San. ve Tic. A.Ş'nin arsa sahipleriyle yaptığı kat karşılığı inşaat sözleşmesiyle yükleniciye bırakılacak C blok, 3 no'lu bağımsız bölümü 18.04.2018 tarihli yazılı sözleşme ile 250.000,00 TL bedelle satın aldığını, müvekkilinin toplamda 150.000,00 TL ödeme yaparak sözleşme gereği edimlerini yerine getirdiğini, kalan 100.000,00 TL'nin ise tapu devrinde ödeneceğini, davalıların daha fazla kâr elde etmek amacıyla tapu devrini yapmayıp müvekkilini oyaladığını, yüklenici tarafından yanıltılarak fesih sözleşmesi imzalamaya sevk edildiğini, TBK'nın 36. maddesi kapsamında yapılan fesih sözleşmesinin geçersiz olduğunu ileri sürerek, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline, bağımsız bölümün sözleşme bitim tarihi olan 31.08.2019 tarihinden itibaren işleyecek gecikme tazminatının tahsiline, aksi halde davalılara ödenen 150.000,00 TL’nin denkleştirici adalet ilkelerine göre güncellenerek çıkacak bedelin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2-Birleşen 2023/477 esas sayılı davada diğer arsa sahibi ... mirasçılarına dava yöneltilmiştir.
3-Birleşen 2022/137 Esas sayılı davada davacı vekili dava dilekçesinde; asıl davaya konu taşınmazın davalı ...’e satıldığını, bağımsız bölümün satış fiyatları incelendiğinde satışın muvazaalı olduğunun anlaşılacağını, tüm bu işlemlerden parsel sahiplerinin de bilgisinin bulunduğunu ileri sürerek, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline, bağımsız bölümün sözleşme bitim tarihi olan 31.08.2019 tarihinden itibaren işleyecek gecikme tazminatının tahsiline, tapu iptali mümkün olmadığı takdirde davalılara ödenen 102.500,00 TL’nin denkleştirici adalet ilkelerine göre güncellenerek çıkacak bedelin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1-Davalı .... San. ve Tic. A.Ş. yetkilisi cevap dilekçesinde; davacının 04.06.2020 tarihli ek protokol ile daireyi almaktan vazgeçtiğini, davacının alacaklarına ilişkin icra takibi başlattığını, davacının dilekçesinde iddia ettiği olayların gerçekle ilgisinin olmadığını, davacının daire almaktan vazgeçmesi nedeniyle dairenin başkasına satıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2-Davalı ... cevap dilekçesinde; yüklenici edimlerini yerine getirmediği için tapu devrinin mümkün olmadığını, inşaatın sözleşmede kararlaştırılan sürede tamamlanmadığını, halen eksik ve ayıplı olduğunu, yüklenicinin inşaatı tamamlamadan kaçtığını, yüklenicinin haklarına halef olan davacının herhangi bir alacak talep edemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
3-Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davada taraf sıfatı bulunmadığını, davacı ile müvekkili arasında herhangi bir sözleşme veya ödeme ilişkisi olmadığını, yüklenicinin edimlerini yerine getirmediğini, yüklenicinin inşaatı yarım bırakıp kaçtığını, yapı denetimi yaptırmadığı için idari para cezası ödendiğini, yüklenicinin haklarına halef olan davacının herhangi bir alacak talep edemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
4-Davalı ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkillerinin davada taraf sıfatı bulunmadığını, davacı ile müvekkilleri arasında herhangi bir sözleşme veya ödeme ilişkisi olmadığını, yüklenicinin edimlerini yerine getirmediğini, yüklenicinin inşaatı yarım bırakıp kaçtığını, yapı denetimi yaptırmadığı için idari para cezası ödendiğini, yüklenicinin haklarına halef olan davacının herhangi bir alacak talep edemeyeceğini, ... tarafından dairenin davalı yüklenicinin bildirdiği ... isimli kişiye devredildiğini, davalı yüklenici edimlerini yerine getirmediğinden söz konusu devrin de yolsuz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
5-Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin dava konusu bağımsız bölümü ve aynı binadan başka bir daireyi ... Mühendislik A.Ş'den 26.06.2020 tarihinde tapu kayıtlarını kontrol ederek üzerinde herhangi bir şerh veya tedbir olmadığını görüp güvenerek satın aldığını, ödemenin aynı gün araç satışıyla gerçekleştirdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın tapusunun başkası adına tescil edilmesi nedeniyle davacıya tapu devrinin imkansız hale geldiği, tapu devri yapılan şahsın kötüniyetli olduğunun iddia ve ispat edilmediği, davacının sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince ödediği bedeli denkleştirici adalet ilkesi kapsamında istemekte haklı olduğu, asıl ve birleşen davalarda tapu iptal tescilin mümkün olmaması nedeniyle davalılardan ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. aleyhine açılan tazminat davasının kabulü ile 431.843,20 TL'nin davalı ... Sanayi ve Ticaret A.Ş'den alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Asıl ve birleşen davalarda davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı arsa sahiplerinin yüklenicinin inşaatı yarım bırakıp kaçtığını, alt yüklenicilerle sözleşme yaptıklarını ikrar ettiklerini, taşeronlara ödeme olarak davalı şirkete verilecek daireleri verdiklerini beyan ettiklerini, davalılar ... ve ...’in verdikleri cevap dilekçelerinde ... tarafından söz konusu dairenin yüklenici davalı Maynova’nın bildirdiği kişiye devredildiğini beyan ettiklerini, davalıların cevaplarından ve başka dosyalarda verdikleri beyanlardan davalılar arasında sözleşme iradesinin devam ettiğinin anlaşıldığını, sözleşmenin feshi için dava açılmadığını, yapı ruhsatının halen yüklenici şirket adına kayıtlı olduğunu, arsa sahiplerinin yüklenici ile ilişkileri devam etmekte olup onun gösterdiği davalı tapu malikine devir yaptıklarını, ayrıca tapu devri işlemlerinin yolsuz tescil olduğu kabul edilmesine rağmen tapu iptal ve tescil davası açılmadığını, davalı yüklenici tarafından yapılan devir işlemlerinin yer sahiplerinin bilgisi dahilinde muvazaalı yapıldığını, davalı yüklenici ile arsa sahiplerinin karşılıklı kazanca dayalı ticari ilişkilerini devam ettirdiklerini, mevzuattaki açıklardan yararlanarak iyi niyetli üçüncü kişiler yarattıklarını, Bursa 15. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2023/3 D.İş numaralı dosyasında alınan tespit raporunda davaya konu bağımsız bölümün bulunduğu blokun genel fiziki gerçekleşme oranının %90 olduğunun ve işin tamamlanma süresinin 30 gün olduğunun tespit edildiğini, bilirkişi raporlarında davaya konu bağımsız bölümün tamamlanma oranı ile blogun tamamlanma oranı arasında ciddi fark bulunduğunu, mahkemenin bu çelişkiyi gidermeden karar verdiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, yükleniciden temlik alınan şahsi hakka dayalı tapu iptal ve tescil aksi halde tazminat istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, asıl ve birleşen davalarda davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Davacının tüketici olması nedeniyle harçtan muaf olduğundan, yatırdığı temyiz harcının talep halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.04.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.