Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1109 E. 2026/1415 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1109
- Karar No
- 2026/1415
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1109 - 2026/1415 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2025/1109 KARAR NO : 2026/1415 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 20/09/2022 NUMARASI : 2021/229 E. - 2022/267 K.
DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali), Hükümsüzlük
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 20/09/2022 tarih ve 2021/229 E. - 2022/267 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, 01.06.2020 tarihinde davalı gerçek kişi tarafından “...” markasının 3, 5 ve 35. sınıftaki mal ve hizmetler açısından tescili talebiyle davalı Kuruma 2020/56199 numarası ile marka tescili talebinde bulunulduğunu, müvekkilinin davalının marka başvurusuna itirazının, davalı Kurum tarafından YİDK'nın 2021-M-3956 sayılı kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa müvekkili şirketin markaları ile dava konusu marka arasında görsel, işitsel ve bütünsel açıdan benzerlik bulunduğunu, ayrıca dava konusu markanın kapsamındaki emtianın müvekkili şirketin markalarının kapsamlarındaki emtialarla ilişkili/bağlantılı olduğunu, dolayısıyla markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, dava konusu marka başvurusunun, müvekkilinin markalarının ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle müvekkilinin markasının bilinirliğinden haksız yararlanmasına, marka itibarına zarar vermesine neden olduğunu, müvekkilinin markalarının ayırt edici karakterini zedelediğini, davalının marka başvurusunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, YİDK'nın 2021-M-3956 sayılı kararının iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı savunmada bulunmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davacı adına tescilli “...”, “...”, “...” ve “...” esas ibareli markalar ile davalının "..." ibareli markası arasında görsel, işitsel ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, tüketici kitlesinin, davalının "..." markasını gördüğünde bunun davacının mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceği, tescilli markaların yeni bir serisi olarak algılanmasının ihtimal dahilinde olmadığı, taraf markaları arasında iltibas bulunmadığı, dosya kapsamındaki belgelerin incelenmesi neticesinde, davacı tarafından dava konusu markanın esas unsuru konumundaki “...” ibaresinin Türkiye’de uzun süredir dava konusu mallar/hizmetler üzerinde kullanıldığına dair herhangi bir delil sunulmadığı, dava konusu markanın esas unsuru konumundaki “...” ibaresi üzerinde dava konusu hizmetler bakımından eskiye dayalı kullanımının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, bahse konu markaların başlangıç kısımlarının ve ilk üçer harflinin bire bir aynı şekilde "..." ibaresi olduğunu, "..." ibaresinin ise Türkçe bir ibare olmadığını, hem görselliği, hem harflerinin dizilimi, hem de Türkçe dil bilgisi kurallarına uygun bir nitelik taşımaması nedeniyle tüketicilerin bu ibareyi Türkçeymiş gibi değil de İngilizce bir ibareymiş gibi algılayacağını, "..." ibaresinin de İngilizcede "..." olarak okunduğunu, dolayısıyla söz konusu markalar arasında görsel, işitsel ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede benzerlik bulunduğunu, yerel mahkeme tarafından iltibas ihtimali değerlendirilirken, tüketici kitlesinin sadece ilaç emtiası açısından dikkate alınarak doktor ve eczacılardan oluştuğu çıkarımının hatalı olduğunu, tüketici kitlesinin doktor ve eczacılardan ibaret olmayıp sıradan son kullanıcı tüketici, ecza deposu çalışanları, kalfalar gibi kişileri de içerdiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, marka ile ilgili kurum kararlarının iptali, hükümsüzlük istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve davacı adına tescilli “...”, “...”, “...” ve “...” esas ibareli markalar ile davalının "..." ibareli markası arasında görsel, işitsel ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik olmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 615,40-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 116,60-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 14/07/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 14/07/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.