Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/751 E. 2026/1451 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/751
- Karar No
- 2026/1451
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/751 - 2026/1451 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2025/751 KARAR NO : 2026/1451 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 20/09/2022 NUMARASI : 2021/216 E. - 2022/265 K.
DAVANIN KONUSU : Endüstriyel Tasarımla İlgili Kurum Kararlarının İptali/ Hükümsüzlük
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 20/09/2022 tarih ve 2021/216 E. - 2022/265 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraflarca istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, davalı yanın 2020/08108 sayılı, 3, 4 ve 22 sıra nolu tasarımlarının yeni ve ayırt edici olmadığını, davalı yanın “...” ibareli tasarımlarına yönelik itirazlarının haksız bir şekilde reddedildiğini, müvekkilinin “...” ibareli marka görsellerinin 1987, “...” ibareli marka görsellerinin ise 1985 yılından beri piyasada kullanıldığını, müvekkilinin bu ürünlere yönelik marka/tasarımlarını uzun yıllardır korumakta ve kullanmakta olduğunu, dava konusu ürünlerin bilgilenmiş kullanıcılarının nihai tüketiciler olduğunu, seçenek özgürlüğünün son derece geniş olduğunu, müvekkilinin hem “...” hem de “...” markasının/ ambalaj tasarımının tüketiciler nezdinde bilinir olduğunu, dava konusu tasarımların tesciline izin verilmesi halinde, müvekkilinin tasarımlarının imajının bu tasarımlara geçeceğini, bu durumun iltibasa neden olacağını, dava konusu tasarımın müvekkili şirket tasarımları ile genel görünüm bakımından çok benzer/ayırt edilemeyecek dereceden benzer olması sebebiyle dava konusu tasarımı inceleyen küçüklerin ilgili tasarım ile müvekkili şirket markalarını/tasarımlarını ilişkilendirebilmesine ve/veya marka/tasarım sahibi şirketlerin ekonomik/idari bir bağ içerisinde olduğunu düşünmelerine sebebiyet vereceğini, dava konusu tasarımların yenilik ve ayırt edicilik kriterlerine haiz olmadığını ileri sürerek 021/T-475 sayılı YİDK kararının iptaline ve dava konusu 2020/08108 sayılı, 3, 4 ve 22 sıra nolu tasarımların hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı şirket vekili, taraf tasarımları arasında bilinçli bir tüketicinin ayırt edemeyeceği cinsten hiçbir benzerlik bulunmadığını, ambalajlardaki benzerliklerin zorunlu ve teknik sebeplerden kaynaklı olduğunu, ürün ambalajları arasında alıcının fark edemeyeceği kadar küçük detaylar bulunduğu yönündeki iddiaların dayanaksız olduğunu, bilgilenmiş kullanıcıların tasarımlar arasındaki farkları derhal tespit edebileceğini, davacı yanın kötüniyetli olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı yanın özellikle 2013/94807, 2015/60538, 2013/44928 sayılı ambalaj tasarımları ile dava konusu ve tasarımlar bütün olarak kıyaslandıklarında, dava konusu ambalaj tasarımlarının, nihai anlamdaki kullanımı esnasında bürüneceği formun, davacı tasarımlarındaki gibi olacağı bir durumda, ambalaj tasarımları açısından var olan geniş seçenek özgürlüğüne rağmen renk, sözcük unsurlarının konumlandırma ve yazım biçimleri, balık figürleri, balık figürlerinin konumlandırma, biçim ve ambalaj üzerindeki boyutları, sağa ve sola eğik yönlü duruşları, etraflarındaki hareli/ışıltılı renk dağılımı, büyük balık figürü yanında küçük balık figürleri, kırmızı ambalaj üzerinde sarı hare/ışıltı, sarı ambalaj üzerinde yeşil hare/ışıltı unsuruna yer verilmiş olunması, yine mısırlı üründe “...” görselinin birebir aynı pozisyonda konumlandırılmış olunması gibi birden fazla unsurda ambalajlar arasında ciddi bir çakışma hali olduğu, özellikle dava konusu tasarımlarda gri renkli büyük balık figürünün düz beyaz halde kullanıldığı bir durumda tasarımlar arasındaki benzerlik halinin çok daha belirgin olacağı, bahsi geçen ve benzerliği ortaya koyan bu görseller bilgisayar ortamında üretilen bir görsel olup bilgilenmiş kullanıcının yapacağı yüzeysel bir değerlendirmede her iki tasarım arasındaki birtakım farklılıkları algılasa ve bu nedenle tasarımları birbirleri karşısında yeni olarak yorumlasa dahi gerek “...” ibaresinin birebir ortaklığı, yazım ve konumlandırma biçimlerinin ayniyet düzeyindeki benzerliği, gerekse de renk, şekil ve genel mizanpaja hakim tüm unsurlardaki yüksek düzeyli çakışma halinden ötürü, tasarımları birbirleri karşısında ayırt edici olarak algılamayacağı, özellikle seçenek özgürlüğünün, aynı tür ürün gruplarına yönelik ambalaj tasarımlarında dahi ciddi şekilde mevcut olduğu bir durumda, taraf tasarımlarının birbiri ile bu denli benzerlik taşımasının hiçbir teknik ya da yasal zorunluluğu bulunmadığı, nihai olarak 3 ve 4 sıra numaralı tasarımların yeni ve fakat ayırt edicilik kriterine haiz olmadığı, dava konusu 22 sıra numaralı tasarım ile davacı yanın 2011/89637 sayılı marka 2001/26086 sayılı markası kıyaslandığında, dava konusu tasarım incelendiğinde tasarımın gri/mavi/beyaz tonlarda bir zemin üzerinde ambalajın alt yarı bölümünü kaplayan bisküvi ve süt dalgası şeklindeki bölüm ve üst yarı bölümünü kapsayan “...” ve “...” ibarelerinden oluştuğu, ambalaj üzerindeki sözcüksel unsurların kırmızı/beyaz renklerde yazıldığı, ambalajda ayrıca bir kadın (anne) ve bebek kafalarından oluşan gerçek kişi görselleri ile ürün içeriğine dair bilgilerin yer aldığı renkli kutucukların yer aldığı, davacının önceki tarihli ambalaj şeklindeki markalarında ise gümüş/gri rengi bir fonun tam merkez noktasında mavi bir pencere içerisinde bebek görseline yer verildiği, bu görselin hemen altında kırmızı renkte ve özel bir yazım karakteri ile “...” markasının konumlandırıldığı, her iki markada da birbirinden farklı görsellikte bisküvi görsellerinin ambalajın alt kısımlarında yer aldığı, ayrıca ambalajın sağ üst köşesinde “...” markasının da yer aldığı, taraf tasarımlarının görsel algılara hitap eden bütünsel unsurları bakımından birbirlerinden somut ve yeterli düzeyde uzaklaştıkları, her ne kadar davacı yanın 2001/26086 sayılı markasında yer alan “...” görselleri ile dava konusu tasarımda yer alan ... görselleri aynı formda iseler de bu ... görsellerinin çok uzun yıllardır piyasada var olan harcıalem hale gelmiş bir kimliğe büründüğü dolayısıyla yalnızca bu görseldeki benzeşmenin ambalajların benzerliği açısından bir kriter olarak değerlendirilemeyeceği, keza görsel algıya hitap eden unsurlardan marka üzerindeki bebek görselleri farklı şekilde olduğu gibi konumlandırmalarının da farklı olduğu, yine ambalaj üzerindeki markasal unsurların gerek konumlandırmaları gerek yazım biçimleri gerekse de bütünsel algılarının birbiri ile doğrudan bir benzerlik göstermediği, hal böyleyken dava konusu tasarımın, davacı yanın önceki tarihli ambalaj görselinden ibaret markaları karşısında, bilgilenmiş kullanıcı nezdinde yeni ve ayırt edici olarak algılanacağı, İnternet üzerinden ve hususiyetle arama motorları aracılığıyla yapılan araştırmalarda, dava konusu tasarımların yeniliğini ortadan kaldırıcı herhangi bir dokümana rastlanmadığı, seçenek özgürlüğünün son derece geniş ve yoğun tasarımsal çalışmaların bulunduğu gıda ürünleri ambalaj sektöründe, doğrudan tarihsel bilgi de içerir kaynakların tespitinin mümkün olamadığı, bizzat davalı yanca bahsi geçen ambalaj tasarımlarını taşıyan ürünlerin, dava konusu tasarımların başvuru tarihinden daha önceki bir tarihte kamuya sunulduğuna dair bir veriye de ulaşılamadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabul kısmen reddi ile YİDK'nın 2021-T-475 sayılı kararının 2020/08108-03, 04 sıra numaralı tasarımlar yönünden iptaline, YİDK iptaline yönelik fazlaya dair talebin reddine, hükümsüzlük talebinin kısmen kabul kısmen reddi ile, davalı şirket adına tescilli 2020/08108-3, 4 sayılı tasarımın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, hükümsüzlüğe ilişkin fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, mahkemece 22 nolu tasarım yönünden yapılan inceleme ve varılan sonucun hatalı bulunduğunu, davalı şirket vekilinin 22 nolu tasarım bakımından ise müvekkile ait “...” ibareli markanın ambalaj tasarımında bir bebek portesi bulunduğu ve bunun müvekkil şirket ile özdeşleştiğini, bu durumun herkesçe bilindiğini ikrar ettiğinin görüldüğünü, davalı yanın 22 nolu tasarımında anne ve bebek görseli kullanılmasının, müvekkile ait tasarımlardan yeterince uzaklaşmayı sağlamayacağını, davalı yan tasarımları yenilik ve ayırt edicilik özelliklerini haiz olmadıklarını, davalı yanın tasarımlarının müvekkiline ait tasarımlarla benzerlik teşkil ettiğini, müvekkiline ait tanınmış marka niteliğinde olan marka ibarelerini birebir içerdiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, denetime elverişliliği bulunmayan bilirkişi raporu göz önünde bulundurularak karar verildiğini, itirazların karşılanmadığını, tasarımda kullanılması zorunlu unsurların bulunduğunu, marka ve şekil ibareleri içeren tasarımın incelemesi yapılırken bütüncül bir şekilde bakılması gerektiğini, dava konusu marka ve tasarımların birbirlerine benzemediğini, müvekkilinin tasarımlarının yenilik ve ayırt edicilik kriterlerini karşıladığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, başvuru konusu 2020 08108/03 ve 04 sıra numaralı tasarımlar ile itiraza gerekçe gösterilen davacı adına tescilli “...”, “...” ibareli markalar ve ambalaj tasarımlarının kıyaslanmasında, görsel açıdan pek çok farklı özellikleri olduğu görülmekte olup, bilgilenmiş kullanıcı gözüyle bakıldığında da aralarında genel izlenim itibariyle belirgin bir farklılık bulunduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, YİDK kararı iptali ve hükümsüzlük istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu ile nihai olarak dava konusu 3 ve 4 sıra numaralı tasarımların yeni ve fakat ayırt edicilik kriterini haiz olmadığının, 22 konu dava konusu tasarımın ise, davacı yanın önceki tarihli ambalaj görselinden ibaret markaları karşısında, bilgilenmiş kullanıcı nezdinde yeni ve ayırt edici olarak algılanacağının belirlendiği, diğer yandan bilirkişi raporunda mutlak yenilik anlamında da değerlendirme yapıldığı, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli bulunduğu anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00'er-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, taraflarca istinaf başvurusunda yatırılan 615,40'ar-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 116,60'ar-TL'nin taraflardan ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında taraflarca yapılan yargılama giderlerinin taraflar uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 14/07/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 14/07/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.