Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1072 E. 2026/1248 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1072
- Karar No
- 2026/1248
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/1072 - 2026/1248 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/1072 KARAR NO : 2026/1248
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 01.04.2026 NUMARASI : 2024/253 Esas 2026/287 Karar
DAVACI : ... VEKİLİ : Av. Av.
DAVALILAR : 1 -... VEKİLİ : Av. : 2 - VEKİLİ : Av. DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 02.07.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 14.07.2026
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 09.06.2023 tarihinde, davacının yolcu olarak bulunduğu, davalı ... ... AŞ’ye zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı... plakalı ticari taksiye,...'ın sevk ve idaresindeki, davalı ... AŞ’ye zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı aracın çarpması sonucu davacının yaralandığını, kaza tespit tutanağına göre iki araç sürücüsünün de kusurlu olduğunu, kaza sonucu davacının gözünü kaybederek görme engelli kaldığını belirterek HMK'nın 107. maddesi uyarınca şimdilik 50,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 50,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 50,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 150,00 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 09.06.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının Karayolları Trafik Sigortası Genel Şartları'nda belirtilen ve sürekli sakatlık tazminatı için zorunlu olan sağlık kurulu raporu gibi belgeleri ibraz etmeden, eksik evrakla başvuru yaptığını, bu nedenle KTK'nın 97. maddesinde düzenlenen dava şartının yerine getirilmediğini ve davanın usulden reddi gerektiğini, esasa ilişkin olarak ise davacının maluliyet oranının Adli Tıp Kurumu tarafından kesin olarak saptanması gerektiğini, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri taleplerinin KTK'nın 98. maddesi ve Genel Şartlar uyarınca sağlık giderleri teminatı kapsamında olup Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda bulunduğunu, davacının emniyet kemeri takmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini ve haksız fiil niteliğindeki olayda avans faizi değil, yasal faiz talep edilebileceğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... ... AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe uygun bir maluliyet raporu sunmadan başvuru yaptığını, bu nedenle KTK'nın 97. maddesi uyarınca dava şartı olan sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yükümlülüğünü yerine getirmediğini ve davanın usulden reddi gerektiğini, esasa ilişkin olarak ise kusur oranlarının Adli Tıp Kurumunca belirlenmesi gerektiğini, davacının iddia ettiği maddi zararlarını ispatlayamadığını, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri taleplerinin KTK'nın 98. maddesi gereğince Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olduğunu ve poliçe teminatı dışında kaldığını, davacının emniyet kemeri takmaması nedeniyle müterafik kusurlu olduğunu ve talep edilen avans faizinin haksız olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece yapılan yargılama sonunda; yargılamanın 28.01.2026 günlü oturumunda, davacı vekiline hesap uzmanı aktüer bilirkişi incelemesi için eksik olan toplam 4.444,50 TL delil avansını yatırması için kesin süre verildiği, ara kararında masraf ayrıntılarının miktarıyla birlikte gösterildiği, yapılması gereken işlemlerin açıklandığı, kesin sürenin sonuçlarının neler olduğunun hatırlatıldığı, ancak verilen kesin süreye rağmen süresi içinde delil avansının yatırılmadığı, dosya kapsamına göre aktüer bilirkişi incelemesi yapılması zorunlu olup davacının bu delilin ikamesinden vazgeçmiş sayılması gerektiği, davanın başka delil ile de kanıtlanamadığı, ayrıca Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın 27.11.2025 tarihli raporuna göre davacının 09.06.2023 tarihli kazaya bağlı bir maluliyetinin olmadığı ve kaza nedeniyle bakıcı ihtiyacının bulunmadığının anlaşıldığı gerekçesi ile davanın reddine, karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yalnızca süresi içerisinde delil avansı niteliğindeki masrafın yatırılmamasından kaynaklı olarak davanın reddinin hukuka aykırı olduğunu, HMK’nın 27. maddesinde düzenlenen hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır. Davacı vekili, davacının yolcu olarak bulunduğu, davalı ... ... AŞ’ye ZMSS poliçesi ile sigortalı ticari taksiye,...'ın sevk ve idaresindeki, davalı ... AŞ’ye ZMSS poliçesi ile sigortalı aracın çarpması sonucu davacının yaralandığını ve malul kaldığını belirterek geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatı ve bakıcı gideri talep etmiştir. Mahkemece, aktüer bilirkişiden rapor alınması için gerekli delil avansının kesin süre içerisinde yatırılmadığı gerekçesi ile ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacının maluliyetinin belirlenmesi yönünden Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan raporda; davacı ...’ün, kaza tarihinden 1 hafta sonra başvurduğu hastanede 3 gündür görme sistemi ile ilgili şikayetlerinin olması, muayene sonucunda tespit edilen makula, retinada solukluk ve görme kaybı ile tarif ettiği hava yastığının gözüne çarpması olayı arasında ve dolayısıyla 09.06.2023 tarihli trafik kazası arasında illiyet bağı kurulamadığından 09.06.2023 tarihindeki kazaya bağlı maluliyet oranı tayinine mahal olmadığının, kaza nedeniyle tedavisine başlanmasından itibaren tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı ihtiyacı olmadığının, tıbbi iyileşme süresinin 3 (üç) hafta olduğunun belirtildiği görülmüştür. Mahkemece, hüküm kurmaya elverişli görülen maluliyet raporuna göre, davacının geçici işgöremezlik zararının hesaplanması yönünden aktüer bilirkişiden rapor alınması için gerekli delil avansının yatırılması için davacı tarafa kesin süre verildiği, kesin süre içerisinde delil avansının yatırılmaması nedeniyle ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır. 6100 sayılı HMK'nın 266. maddesinde, mahkemelerin hangi hallerde bilirkişiye başvurabileceği düzenlemiş olup, anılan maddede; “ Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir..." düzenlemesi getirilmiştir. 6098 sayılı TBK'nın 50. Maddesinde "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler." denilmiş aynı kanunun Tazminatın belirlenmesi başlıklı 51. Maddesinde ise "Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler. Tazminatın irat biçiminde ödenmesine hükmedilirse, borçlu güvence göstermekle yükümlüdür." şeklinde belirtilmiştir. Bu nedenle mahkemece, hükme esas alınan maluliyet raporunda belirtilen 3 haftalık tıbbi iyileşme süresi yönünden davacının geçici işgöremezlik zararı olup olmadığının belirlenmesi için davacının kaza tarihi itibariyle aylık gelirinin tespit edilmesi, düzenli bir işte çalışıp çalışmadığı, kazadan sonra maaşını eksiksiz alıp almadığının, kendisine SGK tarafından geçici işgöremezlik ödeneği ödenip ödenmediğinin araştırılması, buna göre kaza tarihindeki aylık geliri üzerinden 3 haftalık iyileşme süresine tekabül eden geçici işgöremezlik zararının hesaplanması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken açıklanan hususlar araştırılmadan ve hesaplamaya esas alınacak deliller toplanmadan ve TBK'nın 50 ve 51. Maddelerine göre değerlendirme yapılmadan geçici işgöremezlik zararı yönünden aktüer bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmesi, bilirkişi masrafının yatırılması için davacıya kesin süre verilerek masrafın karşılanmadığından bahisle geçici işgöremezlik zararının ispatlanamadığından reddine karar verilmesi isabetli olmamıştır. Açıklanan nedenlerle, HMK’nın 355. maddesi gereğince, istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden yapılan inceleme sonunda; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a.6. maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılarak hüküm kurulması için dosyanın mahkemesine gönderilmesine, kararın kaldırılma sebebine göre sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, 2-Kararın kaldırılma sebebine göre davacı vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yatırılan peşin karar harcının istek halinde kendisine iadesine, 4-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılacak yeniden yargılamada dikkate alınmasına, 5-Karar tebliği ve harç iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK'nın 353/1.a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 02.07.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.