İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/533 E. 2026/689 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/533
- Karar No
- 2026/689
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/533 Esas KARAR NO : 2026/689
DAVA : İtirazın İptali (Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/07/2025 KARAR TARİHİ : 22/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalı ... A.Ş., turizm acentesi olarak faaliyet gösterdiğini, davacının tesislerine müşteri yönlendirdiğini, bu yönlendirme karşılığında taraflar arasında fiili acentelik ilişkisi bulunduğunu, davacı, davalının tesise yönlendirdiği müşterilerin aldığı konaklama hizmetlerine ilişkin fatura düzenlediğini, bu faturaların davalı şirkete tebliğ edildiğini, davalı şirketin davacının talebine rağmen konaklama bedellerini ödemediğini, davacı tarafından toplam 259.598,89 TL bedelli ödenmemiş konaklama faturaları nedeniyle .... İcra Dairesi'nin 2025/... e. sayılı dosyası ile genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi başlatıldığını, borçlu şirketin borca itiraz ederek takibi durdurduğunu, ancak takibin dayanağına asıl borç ilişkisinin sebebine ilişkin herhangi bir beyanda bulunmadığını, faturaların davalıya tebliğ edildiğini, hizmetin sunulduğu, herhangi bir iade veya hizmetten yararlanılmadığını, bununla alakalı davalıya 10/03/2025 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname gönderildiğini, akabinde icra takibi yoluna başvurulduğunu, davalının itirazı, alacağın dayanağı ve miktarı itibarıyla açık ve belgeli olmasına rağmen, ciddi bir ihtilaf teşkil etmediğini, aksine, düzenli faturalandırmaya rağmen ödeme yapılmamış olması, takibi sürüncemede bırakma amaçlı kötü niyetli itirazla birlikte tahsil riskini açıkça ortaya koyduğunu, uyuşmazlığın çözümlenmesi amacıyla İstanbul Arabuluculuk Bürosu 2025/... başvuru, 2025/... arabuluculuk dosya numaralı görüşmeler yapılmış olup herhangi bir sonuca varılamadığını, alacağın doğruluğu ve muacceliyeti düzenlenen faturalarla sabit olduğunu, uzun süredir ödenmemesi nedeniyle davacı şirket ciddi zarara uğradığını, tahsil imkanı her geçen gün azaldığını, davalı şirketin borcu ödememekteki irade ve ısrarı, malvarlığının gizlenmesi veya elden çıkarılması riskini doğurduğunu, bu nedenlerle; davalının haksız itirazının iptalini ve takibin devamını, davalı aleyhine, takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini, davalının mal kaçırma ihtimali bulunduğundan, dava konusu alacak miktarı olan 259.598,89 TL üzerinden teminatsız olarak ihtiyati haciz kararı verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkili şirket, ... alan adlı web sitesinin sahibi olduğunu, davacı şirket, işletmekte olduğu konaklama tesisi olan '' ... ... '' isimli otelin odalarının müvekkili şirketin sahibi olduğu internet sitesi üzerinden satışının yapılması için müvekkili şirket ile anlaştığını ve taraflar arasında internet ortamında online olarak sözleşme akdedildiğini, taraflar arasındaki sözleşme gereğince komisyon ve komisyon şartları belirlendiğini, yerleşik içtihatlar doğrultusunda faturanın tebliğ edilmiş olması ve itiraz edilmemiş olması, hizmetin tam ve eksiksiz vermiş olduğunu kanıtlamamakta olduğunu, hatta karine dahi teşkil etmemekte olduğunu ayrıca müvekkili şirketin davacıdan olan komisyon alacakları ve fatura alacakları mevcut olduğunu, bu alacaklar yönünden de takas-mahsup talepleri bulunmakta olduğunu, haksız ve hukuka aykırı iş bu davanın görevsizlik nedeni ile davanın usulden reddini, davanın haksız ve hukuka aykırı davasının esastan reddini, dava masraf ve vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesini, davacının haksız olarak başlattığı icra takibi nedeni ile % 20'den az olmamak üzere haksız icra tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibari ile;.... İcra Dairesi'nin 2025/... Esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatı davasıdır. Mahkememizdeki dava 25/07/2025 tarihinde açılmakla davacının dava şartı arabuluculuk koşulunu yerine getirdiği görülmüştür. Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip, deliller toplanmıştır. Dosyamıza getirtilen .... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 250.790,00 TL asıl alacak ve 8.807,89 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 259.597,89TL üzerinden icra takibi yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, itirazın süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, buna göre davanın, İİK.67.maddesinde yazılı 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Mahkememizin 25/07/2025 tarihli ara kararı uyarınca ... Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılarak SMMM bilirkişiye verilmesine karar verilmiştir. ... Asliye Ticaret Mahkemesinde 2026/9 talimat kaydı ile alınan bilirkişi Fuat Polat'dan alınan 22/03/2026 tarihli bilirkişi raporundan özetle :"Davacı ...'a ait 2025/Ocak-Eylül hesap dönemleri yasal ticari defterlerinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümleri çerçevesinde usulüne uygun olarak e-defter formatında tutulduğu, beratlarının süresinde ve usulüne uygun olarak beyan edildiği, Davacı ...'ın yasal ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğu, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı; sahibi lehine delil olma özelliği taşıdığı, Takip konusu dayanak faturaların, davacı taraf yasal ticari defterlerinde kayıt altına alınmış olduğu, Talip konusu faturalara ilişkin Maliye İdaresi nezdinde beyan ve bildirimlerinin yapıldığının Karşılaştırmalı Alış-Satış Analizi raporlarından anlaşıldığı, Taraflar arasında bir ticari faaliyet mevcut olduğu, davacı yasal ticari defter kayıtlarına göre, 05.03.2025 tarihi itibariyle düzenlenen fatura bedellerine ilişkin herhangi bir tahsilat kaydı tespit edilemediği, davacı tarafın davalı ... Ticaret ve Turizm A.Ş.'nden 221.454,38 TL alacaklı olduğu" şeklinde rapor ibraz etmiştir. Bilirkişi Meryem Tüfekçi'den alınan 27/04/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle: " Davacı ...'ın ticari defterlerinde 2026/9 talimat ile incelenmiş olup; 'Davacı taraf yasal ticari defter kayıtlarına göre; Taraflar arasında bir ticari faaliyet mevcuttur. Davacı tarafın 2025 hesap dönemi içerisinde davalı taraf ile yaptığı ticari faaliyetini 120.01 Alıcılar muavin hesapta muhasebeleştirdiği, davalı taraf adına düzenlenen ve takip konusu faturaların davacı taraf yasal ticari defterlerinde kayıt altına alındığı ve 05.03.2025 tarihi itibariyle davalı taraftan 221.454,38 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. 2025/Ocak-Eylül tarihleri arasında yasal defterlerde tahsilat kaydı tespit edilmemiştir.' Şeklindedir. Davalı Şirketin 2024-2025 (01-02)yılına ait ibraz ettiği ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin zamanında ve usulüne uygun olarak yaptırılmış olduğu, defterlerin birbirini teyit eder şekilde tutulduğu, kayıtların düzenli ve yasalara uygun tutulduğu, ticari defterlerin HMK 222 maddesi uyarınca sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, Davacı şirkette 220.738,88 TL borçlu olduğu, Davalının cevap dilekçesi ekinde 09.06.2022 tarihli "... İle Sözleşmeniz" yer aldığı, ancak sözleşmenin elektronik ortamda onaylanarak yürürlüğe girdiği belirtilmiş olup, tarafların kaşe/imzanın yer almadığı görülmüştür. Dosya kapsamında yer alan sözleşmenin geçerliği hususunda Takdir Mahkemenize aittir. Tarafların ticari defterleri arasındaki uyuşmazlık incelendiğinde, 2025 yılı itibarıyla -715,50 TL tutarında bir fark bulunduğu tespit edilmiştir. Söz konusu farkın, davalı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı bulunan ve davacı şirket adına düzenlenen 31.01.2025 tarihli, ... no'lu, "01.01.2025 - 31.01.2025 Dönemi Komisyon Faturasıdır" açıklamalı 715,50 TL tutarındaki faturadan kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Davalı şirketin ibraz ettiği sözleşmede komisyon alacağına yönelik 5.3 maddesi kapsamında komisyon alacağının bulunduğu görülmektedir. Cari hesap uyuşmazlığına konu Davalının düzenlediği komisyon faturasının Davacı alacağından mahsup edilmesi gerektiği kanaatine varılmış, ticari defterleri yönünden yapılan mali inceleme sonucunda Davacının Davalıdan 220.738,88 TL alacaklı olduğu değerlendirilmiş olmakla birlikte, Taraflar arasında süregelen cari hesap ilişkisinde hakkedilen komisyon alacağının tutarının belirlenmesi ve ne kadarlık kısmının fatura edildiğinin tespiti gerekmektedir. Davalı şirketten daha önce tanzim edilen başkaca komisyon faturaları varsa ibraz edilmesi talep edilmiş olmasına karşılık rapor tanzim tarihine kadar bilirkişi incelemesine ibraz edilmemiştir. Davalının itirazları bakımından hizmetin verilmediği ve komisyon alacağının bulunduğu iddiası ile takas mahsup talep etmektedir. Bu hususta hizmetin verilip verilmediğinin ( konaklama bilgileri, rezervasyon detayları) talimat raporu ile incelenmesi gerektiği ve taraflar arasındaki komisyon alacağının netleştirilmesi gerekmekte olup, Takdir Mahkemenize aittir. Mali inceleme kapsamında, taraf ticari defterleri ve kayıtları itibarıyla davacının davalıdan 220.738,88 TL asıl alacaklı olduğu; takip tarihi olan 08.05.2025 itibarıyla TTK 1530 kapsamında 10.134,56 TL işlemiş faiz hesaplanmakla birlikte, takip talebinde 8.807,89 TL işlemiş faiz talep edildiğinden talebe bağlılık gereği bu tutarın dikkate alınabileceği kanaatine varılmış olmakla birlikte, Değerlendirmelerimiz, asli ve nihai hukuki takdiri ile tavsifi HMK m. 266/c.2 ve m. 279/f.4 hükmü ile 6754 sayılı Kanun m.3/f.3 hükmü icabı tamamen ve münhasıran Mahkemeye ait olmak üzere Sayın Mahkemenin takdirine saygıyla arz olunur. Ancak, Muhterem Mahkemeyi bilirkişi görüşü takyit etmediğinden, sayın yargı makamının tamamen davacı savları veya tamamen davalı savunmaları yönünde hüküm kurmakta bütünüyle muhtar olduğu, meselenin asli ve nihai hukuki tavsifinin sadece Sayın Mahkemeye ait bulunduğu tartışma dışıdır. " şeklinde rapor ibraz etmiştir. Bilirkişi raporunun geldiği, taraflara tebliğ edildiği, taraf vekilleri rapora karşı beyan ve itiraz dilekçesi sunmuştur. Yapılan yargılama, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu ile sonucunda; İspat yükü alacak olduğunu iddia ederek takip başlatan davacı tarafa ait olmakla bu kapsamda davacı tarafından sunulan fatura incelenmiş ve tarafların ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir. Yapılan incelemede tarafların ticari defterlerinin usulünce tasdik edildiği ve usulüne uygun olduğu takip konusu faturaların her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu anlaşılmıştır. TTK' nın Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması başlıklı 222. Maddesi şu şekildedir, (1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır. Somut dosyanın bu bilgiler ışığında değerlendirilmesinde, dava konusu faturaların her iki tarafın usule uygun ticari defterlerinde kayıtlı olması nedeniyle davacının bu faturaların nedeniyle alacaklı olduğunu ispat ettiği anlaşılmış, davalı tarafından kendisinin de alacaklı olduğundan bahisle takas mahsup talebinde bulunduğu, davalının ticari defterlerinde yapılan incelemede 01.01.2025-31.01.2025 dönemi komisyon alacağı olarak 715,50TL tutarında faturanın kayıtlı olduğu faturanın davacı defterlerinde kayıtlı bulunmadığı, faturanın taraflar arasındaki sözleşmenin 5.3 maddesi uyarınca hesaplanmış olabileceği ancak bilirkişi tarafından faturanın tam olarak hesaplanması için yeterli delil bulunmadığı, davacı defterlerinin incelenmesi gerektiği belirtilmiş davacı vekilinin yargılamanın uzamaması adına bu kısım bakımından ek rapor alınmaksızın karar verilmesini talep ettiği gözetilerek bu kısım bakımından dava reddedilerek aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. Faiz bakımından davacı tarafından takip öncesi işlemiş faiz talep edilmiş ise de sözleşmenin incelenmesinde davalı bakımından temerrüt tarihi düzenlenme bulunmadığı, taraflar arasında mal ve hizmet tedariki sözleşmesi bulunmadığından TTK m.1530' un uygulama alanı bulmadığı gözetilmiş, faiz bakımından dava reddedilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Açılan Davanın KISMEN KABULÜ ile davacı tarafından başlatılan .... İcra Müd. 2025/... Esas sayılı dosyasına davalı tarafça yapılan itirazın 220.738,88-TL konaklama bedeli karşılığı ödenmemiş faturalar bakımından iptali ile takibin bu tutar üzerinden devamına, 2-Davacı vekilinin icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın %20 si tutarından icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine 3-Karar harcı 15.078,67 TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 4.433,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 10.645,47 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına, 4-Davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 615,40 TL başvurma harcı, 4.433,20 TL peşin nispi harç ve 87,50 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 5.136,10 TL'nin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 5-Davacı tarafından yapılan ( tebligat, müzekkere, bilirkişi ücreti ) 19.195,00 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranları gözetilerek 16.322,03 TL'sinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 45.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 38.854,01TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 9-Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca hazine tarafından karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve ret oranları gözetilerek 688,50 TL'sinin davacı taraftan, 3.911,50 TL'sinin davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına, 10-Karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin davacı gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde davacıya iadesine, Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekili vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 22/09/2026
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır