İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/630 E. 2026/657 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/630
Karar No
2026/657
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/630 Esas KARAR NO : 2026/657

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 21/08/2025 KARAR TARİHİ : 15/09/2026

Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile müvekkili, ... Sahne, Ses, Işık ve Görüntü Sistemleri Kiralama ve Kurulum Hizmeti konusunda anlaşma yaptıklarını, müvekkilinin vermiş olduğu hizmet karşılığında 04/06/2025 tarihli, ... no’lu, 2.880.000 TL tutarında faturayı düzenlendiğini, davalı taraf bu faturanın 1.200.000 TL’lik kısmını ödemiş fakat bakiye 1.680.000 TL’lik kısmını mali ve finansal gerekçeler ileri sürerek ödemediğini, ödenmeyen fatura nedeniyle davalı taraf hakkında .... İcra Müdürlüğü’nün 2025/... E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının haksız ve kötü niyetli itirazı neticesinde icra takibi durduğunu ileri sürerek dilekçesinde bildirmiş olduğu diğer nedenlerle; davanın kabulüne, davalı-borçlunun .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... E. sayılı dosyasına olan itirazlarının iptali ile talepname koşulları ile icra takibinin devamına, müvekkilinin alacağının değişen oranlarda ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline ve müvekkiline verilmesine, davalının, alacağın %20’ sinden az olmayacak şekilde icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, fazlaya ilişkin her türlü hakları saklı tutulmasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili Şirket ile davacı, ... Sahne, Ses, Işık ve Görüntü Sistemleri Kiralama ve Kurulum Hizmeti konusunda anlaşmış olduklarını, ancak kurulan scoff eksik kurulmuş, led ışıklar eksik kurulmuş ve ses sistemi eksik ve hatalı kurulduğunu, taraflar arasındaki anlaşmaya göre scoffun eni 22metre, yüksekliği 14metre ve derinliğinin 6 metre olması gerekirken kurulan scoff eksik ve hatalı şekilde kurulduğunu, Hakeza led ışıkların da metresi 20 metre, yüksekliği 12 metre olması gerekirken yine eksik kurulduğunu, Işıkların 24 beam, 24 spot, 24 led wash ve 12 strop olması gerekirken bu hizmet davacı şirket tarafından bu anlaşmaya göre verilmediğini ve müvekkili Şirket zor duruma düşürüldüğünü, bununla birlikte kurulan su tankı yeterli olmadığını, davacı şirket tarafından 14 su tankı konduğunu, halbuki minimum 30 adet su tankı konması gerektiğini, dolayısıyla, eksik ve ayıplı verilen hizmet nedeniyle, davacı iddia ettiği fatura tutarına hak kazanmadığını ileri sürerek dilekçesinde bildirmiş olduğu diğer nedenlerle; haksız ve hukuka aykırı ikame edilmiş olan davanın esastan reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görüldü. DELİLLER: .... İcra Müdürlüğü’ nün 2025/... E. sayılı icra dosyası, Ticari Defterler, Bilirkişi raporu. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, davacı tarafın sahne, ses, ışık ve görüntü sistemi kiralama ve kurulum sözleşmesinden kaynaklı bakiye alacağının tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. Eser sözleşmesi, karşılıklı edimleri içeren bir iş görme akdîdir. Yüklenicinin edimi, eseri meydana getirmek ve iş sahibine teslim etmek; iş sahibinin karşı edimi ise teslim edilen eserin bedelini ödemektir. Eser yüklenicinin sermayesi, sanat ve becerisini kullanarak gerçekleştirdiği sonuçtur. İş sahibi ısmarladığı eserin belli nitelikler taşımasını, amacını karşılamasını arzu eder. Şayet ısmarlanan eser iş sahibinin beklentisini karşılamıyorsa sözleşmenin yararlar dengesi iş sahibi aleyhine bozulur. Bu bakımdan eser, fen ve sanat kurallarına uygun ve iş sahibinin amacını karşılar nitelikte imâl edilmelidir. Aksi halde eser ayıplıdır ve yüklenicinin ayıba karşı zararlı sonuçtan sorumluluğu ortaya çıkar. Bir tanımlama yapmak gerekirse; yüklenicinin ayıba karşı zararlı sonuçtan sorumluluk borcu, yüklenicinin eseri teslim borcunun tamamlayıcısı olarak, meydana getirdiği eserde ortaya çıkan ayıp ve eksiklikleri üstlenme borcudur. Bu gibi durumlarda eserde dürüstlük kuralları gereğince bulunması gereken niteliklerin yokluğu söz konusudur. Eser sözleşmesinin eksik veya ayıplı ifa edilip edilmediği, eksik iş ve ayıplardan dolayı talep haklarının ne olduğu ve hangi koşullarla istenebileceği yönünden, sözü edilen eksik ve kusurların eksik iş, açık ayıp ve gizli ayıp olup olmadığının saptanması gerekir. Eksik iş, sözleşme ve eklerine göre yapılması gerektiği halde yapılmayan (noksan bırakılan) işleri ifade eder. Eksik işlerin bedeli, teslim tarihine, bu işlerin ikmâl edilebileceği sürenin ilavesiyle bulunan tarihteki rayiç bedellerle talep edilebilir. Eksik işler bedelinin istenebilmesi için teslim sırasında ihtirazi kayıt konulmasına ya da ihtar çekilmesine gerek bulunmamaktadır. Açık ayıp, eserde dikkatli bir inceleme sonunda görülebilen ve anlaşılabilen bozuklukları, gizli ayıp ise dikkatli bir inceleme ile ortaya çıkmayan ve sonradan kullanılmakla ortaya çıkan ayıpları ifade eder. Yüklenicinin açık ayıplar nedeniyle sorumlu tutulabilmesi için teslimden itibaren makul sürede (işlerin olağan akışına göre geç sayılmayacak bir zaman süreci içinde) eserin muayenesini yaptırıp varsa ayıplarını ihbar etmesi gerekir. Aksi halde yüklenici ihtirazî kayıtsız eseri kabul etmiş sayılacağından ayıba bağlı hakları yitirir. Sonradan ortaya çıkan gizli ayıpların da ayıba vakıf olunur olunmaz derhal bildirilmesi gerekir. Aksi halde iş sahibi eseri olduğu gibi kabul etmiş sayılır ve ayıba bağlı hakları düşer. Sözleşmede garanti (teminat) süresi kararlaştırılmışsa ayıp ihbarı bu süre içinde de yapılabilir. Süresinde ayıp ihbarı yapılmışsa, açık ayıplı imalâtın bedeli eserin teslim edildiği ve ayıp ihbarının yapıldığı, gizli ayıplı imalâtın bedeli de gizli ayıbın ortaya çıktığının anlaşıldığı tarihteki rayiçlerle istenebilir. Şayet sözleşmede özel düzenlemeler varsa öncelikle sözleşme hükümlerinin uygulanması gerekir. Öte yandan ayıplı işlere ilişkin ihbar mükellefiyeti getiren kanun koyucu eksik işler yönünden iş sahibine böyle bir yükümlülük yüklememiştir. Bir başka deyişle, eksik işlerde ihbara gerek olmaksızın zamanaşımı süresi içerisinde eksik işler bedeli her zaman talep edilebilir. (Yargıtay 15 Hukuk Dairesi'nin 2019/2005 esas ve 2019/3700 karar sayılı ilamı) 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2.maddesi şu şekildedir: ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır''. TTK'nın 21/2.(6762 sayılı TTK'nın 23/2.) maddesi ile faturanın tacirler arasında ifaya yönelik ispat aracı olduğu, süresinde itiraz edilmemekle münderecatından sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine, adına fatura düzenlenen aleyhine bir karine getirilmiştir. Bu karine faturanın ispat gücünü ortaya koymaktadır. Fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmenin kurulma safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Her iki ticari defterlerde yer alan kayıtlar birbiri ile uyuşması halinde ticari defterler, içeriğine göre delil vasfına sahip olabilecektir. Yapılan bu genel açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; .... İcra Dairesinin 2025/... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı tarafından, davalı aleyhine, 21/07/2025 tarihinde, "04.06.2025 tarihli ve ... nolu fatura" sebebine dayalı olarak 1.680.000,00-TL asıl alacak üzerinden ilamsız takibe girişildiği, ödeme emrinin borçluya usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, borçlu vekilince süresinde borca ve ferilerine itiraz edilmesi üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği ve davanın hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasında ... Sahne, Ses, Işık ve Görüntü Sistemleri Kiralama ve Kurulum Hizmeti sözleşmesi yapıldığı her iki tarafın kabulündedir. Bununla birlikte taraflar arasında yazılı bir sözleşme akdedilmemiştir. Bu sözleşmeyle davacı tarafından davaya konu organizasyon kapsamında sahne, ışık, görüntü vs. sistemlerinin kurulması ve kiralanması taahhüt edilmiş, buna mukabil davalı tarafından bu iş karşılığı bedel ödenmesi vaat edilmiştir. Bu itibarla, her ne kadar sözleşmenin ismi taraflarca hizmet sözleşmesi olarak nitelendirilmişse de, esasında sözleşme eser sözleşmesi ve kira sözleşmesi hükümlerini barındıran karma bir sözleşme niteliğindedir. Davacı yan, bu sözleşme kapsamında üzerine düşen tüm mükellefiyetleri ifa ettiğini, buna karşın davalının eksik ödeme yaptığını ileri sürmüştür. Davalı yan ise sunulan hizmetin eksik ve kusurlu şekilde yapıldığınını beyan ederek davacının iddia ettiği fatura tutarına hak kazanmadığını savunmuştur. Mahkememizce taraflara HMK'nın 222. maddesi uyarınca gerekli ihtarat da yapılmak suretiyle ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmeleri için süre verilmiş akabinde sunulan kayıtların incelenmesi ve rapor tanzim edilmesi için dosya mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiştir. Bilirkişinin 21/05/2026 tarihli raporunda özetle; "-Davacı tarafın usul ve yasaya uygun olarak tutulmuş ticari defterlerinin sahibi lehine delil kudretine haiz olduğu, -İnceleme gün ve saatinde ticari defter ve kayıtlarını incelemeye sunmayan davalı tarafın, yerinde inceleme yapılmasına ilişkin bir talebi de dosyada bulunmadığından davalı taraf ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılamadığı, -Dava konusu icra takibinin dayanağı, 04.06.2025 tarihli, ... nolu ve 2.880.000,00 (KDV dahil) tutarlı faturanın davacı şirket ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, -23.05.2025 tarihli ve 1.200.000,00 TL tutarlı davalı ödemesi, davacı şirket ticari defterlerinde kayıtlı olup başka bir ödeme yapılmış ise ispat yükünün davalı taraf üzerinde olduğu, -Yapılan ihtara rağmen davalı taraf ticari defter ve kayıtlarının incelemeye sunulmamış olması nedeniyle usul ve yasaya uygun olarak tutulmuş olan davacı şirket ticari defter kayıtları, sahibi lehine delil olarak kabul edilerek 18.07.2025 takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan 1.680.000,00 TL alacaklı olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı" mütalaa edilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte incelenip değerlendirildiğinde; dava, taraflar arasındaki ... Sahne, Ses, Işık ve Görüntü Sistemleri Kiralama ve Kurulum Hizmeti sözleşmesi kapsamında düzenlenen faturaya dayalı girişilen icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkin olup, davalı bu sözleşme kapsamında davacının üzerine düşen mükellefiyetleri eksik ve kusurlu olarak ifa etmesi sebebiyle eksik ödeme yapıldığını savunmaktadır. Değinildiği üzere taraflar arasındaki sözleşme, eser ve kira sözleşmesi hükümlerini barındıran karma bir sözleşme niteliğindedir. Davalının eksik ve ayıplı ifa iddiası; sahne ışıklarının ve ses sisteminin eksik ve hatalı kurulmasına, scoff'un(sahne iskelesi) boyutlarının sözleşmeyle kararlaştırılanın aksi şekilde kurulmasına ve su tanklarının kararlaştırılan sayıda konulmamasına yöneliktir. Davacı bu iddiaları reddetmiş ve sözleşmenin gereği gibi ifa edildiğini beyan etmiştir. Davalının bu eksik ve ayıplı ifaya yönelik savunmalarının, eser sözleşmesi hükümleri kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. Davalının ayıplı ifa edildiği iddiası kapsamındaki hususların tamamı basit bir gözlem ve muayeneyle tespit edilebilecek açık ayıp niteliğindedir. Buna göre davalı tarafından ileri sürülen bu ayıpların makul sürede davacı tarafa bildirilmesi gerekmektedir. Somut olayda ise bu şekilde bir bildirim yapıldığına veya işin ihtirazi kayıtla kabul edildiğine dair herhangi bir delil sunulmamıştır. Yine eksik ifa yapıldığına dair bir bildirim veya ihtarnamenin de mevcut olmadığı anlaşılmaktadır. Davacı tarafça bu iş kapsamında düzenlenen fatura, davacının defterlerine usulüne uygun şekilde kaydedilmiştir. Yine davalının kısmi ödeme yaptığına dair kayıt da davacı defterlerinde mevcuttur. Buna karşın davalı yan, mahkememizce yapılan usulüne uygun ihtara rağmen defterlerini dosyaya ibraz etmemiştir. Bu itibarla davalının defter ibrazından kaçınmış sayıldığının kabulü gerekmiş ve davacı defterlerinin sahibi lehine delil niteliğinde olduğu kanaatine varılarak bu kayıtlara itibar edilmiştir. Bu sebeplerle, davacının takip konusu fatura bedelinin ödendiği sabit olan 1.200.000,00-TL haricindeki kısmı kadar davalıdan alacaklı olduğu ve buna göre davalının takibe itirazının haksız olduğu kanaatine varılarak davanın kabulüne, alacak likit olduğundan icra inkar tazminatı talebinin de kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile .... İcra Dairesinin 2025/... Esas sayılı takip dosyasında davalı borçlunun yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİNE, TAKİBİN DEVAMINA, 2-Alacak likit olduğundan asıl alacak miktarının %20'si oranında hesaplanan 336.000,00-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gerekli olan 114.760,80-TL ilam harcından, başlangıçta yatırılan 20.290,20-TL peşin harcın mahsubu ile eksik kalan 94.470,60-TL ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 20.290,20-TL peşin harç, 615,40-TL başvurma harcı, 87,50-TL vekalet harcı ve 10.750,00-TL tebligat/posta/bilirkişi gideri olmak üzere toplam 31.743,10-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir olunan 253.200,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davalı tarafça yapılan masrafın kendisi üzerinde bırakılmasına, 7-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabulucu ücretinin davalıdan tahsili ile maliyeye gelir kaydına, 8-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 HAFTA içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup, usulen anlatıldı. 15/09/2026

Katip ... E-İMZA

Hakim ... E-İMZA

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/630, K. 2026/657, T. 15.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-630-e-2026-657-k-ab236962f84d