Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1946 E. 2026/1842 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1946
Karar No
2026/1842
Karar Tarihi

T.C.

KAYSERİ

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

6. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO: 2026/1946

KARAR NO: 2026/1842

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 11/10/2023

ESAS NO: 2021/483

KARAR NO: 2023/877

DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 01/10/2026

İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 01/10/2026

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...Otobüs İşletmesinin işleteni olduğu ... plakalı otobüsün ... tarihinde sürücü ...'in sevk ve idaresindeyken gece vakti, yerleşim yerinde, aydınlatma bulunan bölünmüş yolda Mezarlık yönünden Polis Okulu yönüne seyri sırasında olay yerine geldiğinde, yola gereken dikkatini vermemesi ve ön ilerisinde aynı yönde seyretmekte olan ... plaka sayılı otomobili güvenli ve yeterli mesafeden takip etmeyerek, bu araca hatalı ve tehlikeli bir şekilde yaklaşarak arkadan çarpması sonucu otomobili yolun sağından yol dışı bırakıp devrilmesine sebebiyet verdiğini, tüm bu tespitlerin ATK Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'nın 28.09.2018 tarihli raporu ile tespit edildiğini ve tüm kusurun dava dışı ...'e verildiğini, görülen ceza davasında hem otobüs yolcusu olan tanıkların hem de diğer araç içinde olan tanıkların kazaya ilişkin beyanlarının da bu rapora dayanak olduğunu, dava dışı sürücü ...'in ise kazadan sonra hiç bir şey olmamış gibi yoluna devam ettiğini, müvekkili sigorta şirketinin dava dışı ... plakalı araç için hak sahiplerine hasar tazminatı ödemesi yaptığını, müvekkil sigortacının sigorta tazminatını ödediğinde hukuken sigortalının yerine geçtiğini, sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hakkın tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal edeceğini, 3. kişiye yapılan bu ödemenin mevzuat kapsamında rücuya tabi olduğundan dolayı söz konusu bedelin ödenmesi için davalı firma aleyhine Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ...esas sayılı dosyası ile takip başlattıklarını, davalının itiraz etmesi üzerinde takibin durduğundan bahisle davanın kabulüne, dava sonuçlanıncaya kadar davalı adına kayıtlı taşınır ve taşınmaz malların temlikin önlenmesini teminen bunlar üzerine müddeabihi karşılayacak yeterlilikte ihtiyati haciz konulmasına, Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ...esas sayılı dosyasına davalının vaki itirazının iptaline, takibin toplam 35.985,05-TL üzerinden devamına, davalı aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatının hükmedilmesine, yargılama giderlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.Davalı vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde; Davacı tarafça müvekkili şirket aleyhine olay yerini terk iddiası nedeni ile rücuen tazminat davası açıldığını, davacı tarafın bahsettiği gibi bir kazanın olmadığını ve olay yerini terk etme gibi bir durumun da olmadığını, açılan davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, olay yerini terk etmenin tek başına rücu sebebi olmayacağını, Kırıkkale 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/281 esas sayılı dosyasında açılan davada müvekkili firmaya ait otobüs şoförüne kusur izafe edildiğini ancak ne araç sürücüsün ne de otobüstekilerin çarpışmayı hissetmediğini bu nedenle yola devam ettiklerini dolayısıyla olay yerini terk etme gibi bir durumun söz konusu olmadığını, bu durumun dava dışı şoförün savcılıktaki beyanları ve yargılama sırasındaki cevapların da ortaya çıkacağını, öncelikle davanın zaman aşımı nedeni ile reddine, esasa girilmesi halinde davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Tekmil dosya mündericatı birlikte değerlendirildiğinde; "... ... tarihinde davalının işleteni olduğu ...plakalı otobüsün ... sevk ve idaresinde iken aynı yönde seyretmekte olan ... plakalı araca arkadan çarpması sonucu otomobili yolun sağından yol dışı kalarak devrilmesine sebebiyet vermesi şeklinde trafik kazası meydana geldiği, bu kazadan dolayı ... plakalı aracın arka koltuğunda yolcu olarak bulunan... 'un açtığı davada Kırıkkale 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/107 Esas ve 2020/118 Karar sayılı kararı ile maddi tazminat talebinin feragat nedeniyle reddine, 25.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...şirketinden alınarak davacıya ödenmesine karar verildiği, ...plakalı otobüsün kaza tarihi itibariyle ZMMS sigortacısı olan davacı sigorta şirketi tarafından ... plakalı araç sahibine 31.000,00 TL hasar ödemesi yapıldığı, davacı sigorta şirketinin bu ödemeyi kendi sigortalısı olan davalıya Kasko Genel Şartları B.4-f uyarınca rücu ederek Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı takip dosyasını açtığı, dosya kapsamı ve ceza dava dosyasında görüleceği üzere dava dışı ...'in kaza yerini terk ettiği, her ne kadar davalı vekili araçlar arasında çarpışma olmadığını savunsa da ceza mahkemesinin maddi vakıalara ilişkin tespitinin hukuk hakimini bağlayacağı, ceza mahkemesince kazaya davalı şirkete ait otobüs sürücüsünün kazaya karışan diğer araca arkadan çarpması suretiyle meydana geldiğinin kabul edildiği, yine araç sürücüsü ...'in olay yerini terk etmesinin kasko sigortası genel şartları uyarınca hiçbir haklı sebebi olmadığı, Kasko Genel Şartları B.4-f uyarınca olay yerini terk in rücu sebebi olarak düzenlendiği, ceza dosyasında alınan 28/09/2018 tarihli ATK raporu ile kusurun tamamının davalı sürücüsünde olduğu kabul edildiğinden davacının ödemiş olduğu hasar bedelinin tamamını davalıya rücu edebileceği, Davalı vekili maddi hasarlı kazalarda kaza yerini terk sebebiyle hasara yönelik ödemelerin rücu konusu olamayacağı savunmasında bulunmuş ise de dosya arasında örneği bulunan Kırıkkale 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/107 Esas sayılı dosyası ile de sabit olduğu üzere kazanın sadece maddi hasarlı bir kaza olmayıp bedensel zarara da sebebiyet verdiği, bu durumda sigorta şirketinin ödemiş olduğu bedensel tazminatların yanında hasar tazminatlarını da rücu konusu yapabileceği, bu nedenle davalı vekilinin savunmasının yerinde olmadığı kanaatine varılarak davanın kabulüne, davalının icra takibine yapmış olduğu itirazın iptaline, ancak alacak likit olmayıp yargılamayı gerektirdiğinden şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine dair aşağıdaki hüküm fıkrasının tesisi uygun görülmüştür. DAVANIN KABULÜ ile; 1-Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ...esas sayılı dosyasında davalının yapmış olduğu itirazın İPTALİ ile takibin kaldığı yerden devamına, 2-Alacak likit olmadığından ve yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine,..." şeklinde karar verilmiştir.Bu karara karşı davalı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.

İSTİNAF SEBEPLERİ :Davalı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Yerel mahkeme, müvekkil şirkete ait ...plakalı otobüsün sürücüsü dava dışı ...'in olay yerini terk ettiğini ve bu durumun Kasko Genel Şartları B. 4-f maddesi uyarınca doğrudan rücu sebebi olduğunu kabul ettiğini, ancak somut olayda, müvekkil şirkete ait yolcu otobüsü ile bir otomobil arasında meydana geldiği iddia edilen çarpışmada, hem otobüs şoförü hem de otobüsteki yolcular herhangi bir zarar görmediğini, otobüs şoförü dahi kazanın meydana geldiğini fark etmezken, olay yerini terk etme hususundan söz edilemeyeceğini, sigorta hukukunda olay yerini terk etme fiilinin rücu sebebi sayılabilmesi için, sürücünün bir kaza meydana geldiğini bilmesi ve buna rağmen bilinçli olarak olay yerinden uzaklaşması şart olduğunu, somut olayda sürücümüzün kazayı fark ettiğine ve kasti olarak olay yerinden kaçtığına dair dosyada hiçbir delil bulunmadığını, yerel mahkeme, sürücünün kaza anındaki durumunu ve çarpışmayı hissedip hissetmeme halini göz ardı ederek eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, sigorta poliçesi genel şartlarında yer alan olay yerini terk düzenlemesinin temel amacı, sürücünün alkol, uyuşturucu veya ehliyetsizlik gibi rizikonun teminat dışında kalmasını gerektirecek ağır ihlallerini gizlemesini engellemektir. Sürücünün kazayı fark etmeyerek normal seyrine devam etmesi, bu maddenin konuluş amacıyla uyuşmadığını, müvekkil şirketin çalışanı olan şoförün kaza tespit tutanağının düzenlenmesini engellemek veya herhangi bir kusurunu gizlemek gibi bir amacı olmamıştır çünkü ortada fark edilmiş bir kaza bile olmadığını, bu emsal kararlar ışığında, yerel mahkemenin sadece kaza mahallinde bulunmamayı kasten kaçma olarak nitelendirmesi açıkça hukuka aykırı olduğunu, ispat yükü davacı üzerindedir ve dosyada bu ispatlanamadığını, HMK madde 190 ve TMK madde 6 uyarınca iddia sahibi iddiasını ispatlamakla mükellef olduğunu, davacı sigorta şirketi, müvekkil şirkete ait otobüs sürücüsünün kazayı bilerek, isteyerek ve kasten olay yerini terk ettiğini ispatlamak zorunda olduğunu, ancak dosya kapsamında bu kastı gösterir hiçbir somut delil sunulmadığını, ceza dosyasında kazanın oluşumuna dair kusur tespiti yapılmış olması sürücünün olay yerini kasten terk ettiği anlamına gelmeyeceğini, ceza mahkemesinin yapmış olduğu kusur tespiti hukuk mahkemesini bağlamayacağını, yerel mahkeme somut olayda rücu şartlarının oluşup oluşmadığını ve kastın oluşup oluşmadığını bağımsız olarak değerlendirmesi gerektiğini, davacı taraf, sürücünün kazayı fark etmesine rağmen kasten kaçtığını somut hiçbir delille ispatlayamadığını, sadece kazanın meydana gelmiş olması ve sürücünün olay yerinde olmaması, kastın varlığına karine teşkil edemeyeceğini, yerel mahkeme, ispat yükünü tersine çevirerek ve davacı sigorta şirketinin soyut iddialarına itibar ederek hukuka aykırı bir şekilde davanın kabulüne karar verdiğini, sürücünün kazayı fark etmemesi sebebiyle yoluna devam etmesi eyleminin, kasti bir olay yerini terk fiili olarak değerlendirilmesi hukuken mümkün olmadığından, rücu şartlarının oluşmadığını, istinaf başvurusunun kabulü ile Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/483 E. - 2023/877 K. sayılı ilamının kaldırılmasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinafa cevap dilekçesinde özetle; Olay yerini terk düzenlemesi açık rücu sebebi olduğunu, istisnaları tahdidi olarak sayıldığını, kazada devrilen bir arabanın olması nedeni ile dava dışı araç sürücüsünün kazayı farketmemiş olduğu iddiası hayatın olağan akışına aykırı olup, borçtan kurtulmaya yönelik beyanlar olduğunu, fatura içeriklerinin farklı olduğu iddiası, bilirkişi raporundaki somut tespitlerle çürütülmüştür garanti süresi ve kilometresi dolmadan ortaya çıkan arıza garanti kapsamında olduğunu, tanık beyanı bilirkişi raporunda zaten değerlendirildiğini ve davalı lehine sonuç doğurduğunu, TBK'nın vekaletsiz iş görmeye ilişkin 526, 530 ve 116. maddelerine dayanılması hukuken isabetsiz olduğunu, TTK'nın 23/2. maddesine dayanılması da somut olayla ilgisiz olduğunu, davacı yanın hukuki ve fiili dayanaktan yoksun istinaf başvurusunun esastan reddine, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/483E, 2023/877 Karar sayılı, usul ve yasaya uygun bulunan kararının onanmasına, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin istinaf eden davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre "İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir" şeklinde düzenleme bulunmaktadır.Dava, sigorta sözleşmesi kapsamında dava dışı üçüncü kişiye ödenen zararın davalı sigortalıdan rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibinde borca itirazın iptali talebine ilişkindir.Dosya kapsamında toplanan deliller, somut olayın özelliklerine uygun bilirkişi raporu, ilk derece mahkemesinin olay nitelendirilmesi ve gerekçesi nazara alındığında, sigorta sözleşmesine konu araç sürücüsünün yasal nedenler olmaksızın kaza mahallini terk ettiğinin tespiti ile ZMMS genel şartları kapsamında dava dışı üçüncü kişinin zararını karşılayan sigortacının davalı sigortalısından zarar bedelini rücu şartlarının oluştuğunun tespiti nedeniyle, davanın kabulüne ilişkin verilen kararda yazılı açıklamalara, yasal sebep ve gerekçelere binaen istinaf edilen kararda usul, yasa ve dosya kapsamı yönlerinden bir aykırılık bulunmadığı, bu nedenlerle davalının yukarıda yazılı istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1- KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 11/10/2023 tarih ve 2021/483 E - 2023/877 K sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Alınması gerekli olan 2.117,61 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından istinaf eden davalı tarafından peşin yatırılmış 732,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.385,61 TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye Gelir kaydına,

3-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına,

4-HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359.maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,

5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 362/1-a bendi uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi.01/10/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1946, K. 2026/1842, T. 01.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1946-e-2026-1842-k-e799bf6e5cd9