Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1954 E. 2026/1849 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1954
Karar No
2026/1849
Karar Tarihi

T.C.

KAYSERİ

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

6. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO: 2026/1954

KARAR NO : 2026/1849

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 29/06/2026

ESAS NO: 2020/675

KARAR NO: 2026/616

DAVANIN KONUSU: Tapu İptali Ve Tescil-masaya kayıt kabul

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 01/10/2026

İSTİNAF KARAR

YAZIM TARİHİ: 01/10/2026

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; davalı kooperatif ile davacı arasında yapılan... tarihli devir temlik sözleşmesine göre Kooperatif tarafından ... Blok ... Kat ... nolu meskenin satışı yapıldığını, bu daireden dolayı davacının ödeyecek bir borcunun bulunmadığını, devir temlik sözleşmesi gereği dairenin eksikliklerinin tamamlanarak tapusunun davacıya teslim edilmesi gerekirken aradan geçen 2 yılı aşkın süredir eksiklerin giderilmediği ve tapusunun davacıya verilmediğini, ... ... Noterliğinden ... tarihinde ihtar çekildiğini, herhangi bir cevap verilmediğini, dairenin tesliminin yapılmadığını ve mevcut tarihteki bedelinin ödenmediğini, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, bu nedenle davanın kabulü ile davalı kooperatif adına tahsis edilmiş olan Kooperatifi ... Blok ... Kat ... nolu meskenin üzerine ihtiyati tedbir konulmasını, eksiklerinin tamamlanarak davacıya teslim edilmesini, mümkün olmadığı takdirde dairenin şimdiki değerinin tespiti ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesini, dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile şimdilik ve ıslah kaydıyla 10.000,00-TL 'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalıya usulüne uygun dava dilekçesinin tebliğ edildiği, ancak herhangi bir cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Tekmil dosya mündericatı birlikte değerlendirildiğinde; "...Somut olayda, davacının, davalı kooperatifin üyesi yapılarak, daire satışına dair adi şekilde temlik sözleşmesi imzalandığı, taraflar arasındaki sözleşme ve bunun gereği 165.000,00TL'nin davalı kooperatife ödendiğine dair vakıanın davacı tarafça HMK 190 maddesi gereğince -kooperatif kayıtları, bilirkişi raporu ile- ispat edildiği görüldü. Bununla birlikte dava tarihinde davalı kooperatifin iptali istenen bağımsız bölüm vasfındaki taşınmaz maliki olmadığı; bu nedenle davada pasif husumetinin bulunmadığı görülmüştür. Bununla birlikte davadan önce davacının kooperatif üyeliğinden çıkarıldığı ve davanın kooperatif iflası nedeniyle iflas masasına kayıt kabul davasına dönüştüğü görülerek; tapu iptal tescil kararı verilemeyeceği anlaşılmış, asıl talep olan tapu iptal tescil talebinin reddine karar verilmiştir. Terditli talep, alacak talebi bakımından; Yukarıda anıldığı üzere davacı, dava tarihinde davalı kooperatifte üye değildir. Davacının kooperatif ile ilişiği -iflastan ve eldeki davadan önce 11/01/2019 tarihinde- kesilmiştir. Bu nedenle davacı daire bedelinin tahsilini isteyemeyecek, kendisine ödenmeyen çıkma payının tahsilini isteyebilecektir. Hükme esas alınan bilirkişi raporlarında davacının çıkma payı 165.000,00TL olarak hesaplanmıştır. Bu nedenle davacının ıslah ile artırdığı terditli talebinin aksine kısmen kabul kararı vermek gerekmiş, bu bedelin de iflas nedeniyle iflas masasına kayıt kabulüne hükmetmek gerekmiştir. Tüm bu nedenlerle asıl talebin reddine, terditli talebin ise iflas masasına kayıt kabul şeklinde kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. 1-Davacının asıl talebi olan tapu iptal ve tescil talebinin REDDİNE,

2-Davacının terditli asıl alacak talebinin KISMEN KABULÜ ile; 165.000,00-TL alacağın ...'nin Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... iflas sayılı dosyası üzerinde oluşan iflas masasına kayıt ve kabulüne, Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,..." şeklinde karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.

İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkeme tarafından davanın kısmen kabul edildiğini, ancak bu kanuna aykırı olduğunu, müvekkilinin parasını peşin ödeyerek yazılı belge ile bir daire satın aldığını, tapu iptal tescil ile mümkün değil ise dava tarihindeki dairenin değerinin kendilerine ödenmesini talep ettiklerini, dairenin parasını eksiksiz olarak ödedik yazılı belgede borcunun kalmadığı da yazılı olduğunu, bilirkişi raporu ile yazılı belge ile ve ağır ceza mahkemesinin kooperatif yetkilileri hakkında hükmedilen ve kesinleşen cezalar ile de sabit olduğunu, mahkemenin verdiği karar ile müvekkilinin büyük bir zarara uğrayacağını, kanuna ve hakkaniyete uygun olmadığını, bu bakımdan yerel mahkeme kararının kaldırılarak talebi gibi karar verilmesini talep etmiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre "İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir" şeklinde düzenleme bulunmaktadır.Dava, gayrimenkul devir temlik sözleşmesi kapsamında tapu iptali tescil, bu talebin yerinde görülmemesi halinde taşınmaz bedeli talebine ilişkindir.Dosya kapsamında toplanan deliller, somut olayın özelliklerine uygun bilirkişi raporu, ilk derece mahkemesinin olay nitelendirilmesi ve gerekçesi nazara alındığında, dava tarihinden önce davalı kooperatif üyeliğinden ayrılan davacının, davanın devamı sırasında iflas eden davalıdan, (muaccel hale gelmiş olan) çıkma payı alacağını talep edebileceğinin tespiti ile işbu alacağı yönünden olmak üzere, davanın devamı sırasında davalının iflası nedeniyle iflas masasına kayıt kabul davasına dönüşen işbu davasına ilişkin alacağıyla ilgili olarak, davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, yani yasal koşulları oluşmadığından tapu iptali ve tescile ilişkin asıl talebinin reddine, terditli alacak talebinin ise kısmen kabulüne ilişkin verilen kararda yazılı açıklamalara, yasal sebep ve gerekçelere binaen istinaf edilen kararda usul, yasa ve dosya kapsamı yönlerinden bir aykırılık bulunmadığı, bu nedenlerle davacının yukarıda yazılı istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 29/06/2026 tarih ve 2020/675 E - 2026/616 K sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Alınması gerekli olan 732,00 TL istinaf karar ve ilam harcı istinaf eden davacı tarafça peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

3-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına,

4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 361/1 md uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 01/10/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1954, K. 2026/1849, T. 01.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1954-e-2026-1849-k-1f2994aa2c27