Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/2134 E. 2026/1869 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/2134
Karar No
2026/1869
Karar Tarihi

T.C.

KAYSERİ

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

6. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO: 2026/2134

KARAR NO: 2026/1869

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 20/08/2026

ESAS NO: 2026/590 D.İŞ

KARAR NO: 2026/588 D.İŞ

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/10/2026

İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 02/10/2026

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: İhtiyati haciz talep eden şirket vekili dilekçesinde: İhtiyati haciz isteyen vekilinin 20/08/2026 tarihli dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ... ... bölgesinde mobilya sektöründe faaliyet gösteren bir işletme olduğunu, borçlu ile arasındaki süregelen ticari ilişki kapsamında, borçluya muhtelif tarihlerde ürün teslim edildiğini, bu teslimler karşılığında ... - ... - ... - ... - ... numaralı faturalara konu toplam 589.600,00 TL bedelli 5 adet fatura düzenlendiğini, fatura bedellerinin vadesinde ödenmediğini belirterek borçlunun 589.600,00 TL'lik borca yetecek miktarda menkul, gayrimenkulleri ile bankalardaki ve 3. Şahıslardaki hak ve alacaklarının uygun bir teminat karşılığında ihtiyaten haczine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:Mahkeme 20/08/2026 tarihli gerekçeli kararı ile; "...İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için İİK'nın 257.maddesindeki şartların oluşması gerekir. İİK'nın 257/1.maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı ihtiyati haciz talebinde bulunabilir. İİK'nın 258/1. Maddesinin 2. cümlesine göre: "İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecburdur." Bu madde uyarınca İhtiyati haciz talep eden, İİK'nın 257/1. Maddesi kapsamında bir para borcunun alacaklısı olduğunu, borcun rehinle temin edilmediğini ve borcun vadesinin gelmiş olduğunu yaklaşık olarak mahkemeye kanaat getirecek tarzda ispat etmek durumundadır. İhtiyati haciz talep eden vekili tarafından, e fatura ve e irsaliyeye dayalı olarak ihtiyati haciz talep edildiği görülmüştür. Talebe dayalı faturaların tek taraflı olarak düzenlendiği, e irsaliye altında bir kısım imzalar olsa da bu imzalar üzerinde şirkete ait kaşenin bulunmadığı, bun imzaları atanların davalı şirket yetkilisi veya çalışanı olduğuna dair yaklaşık ispata elverişli delil ibraz edilmediği, bu nedenle bunların davalı şirket yetkilisi veya çalışanı olup olmadığının tespitinin yargılamayı gerektirdiği (bkz aynı yönde Samsun BAM. 3.HD. 2025/1359 E.2025/1392K sayılı ilamı), esas itibariyle talepte bulunanın alacağın varlığı ve miktarının yargılamayı gerektirdiği anlaşılmakla talep eden vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. 1-İhtiyati haciz talebinin REDDİNE,..." şeklinde karar verilmiştir.

Bu karara karşı ,ihtiyati haciz talep eden şirket vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.

İSTİNAF SEBEPLERİ : İlk derece mahkemesine sunulan istinaf başvuru dilekçesinde; "...1-) İhtiyati Hacizde Aranan İspat Ölçüsü "Yaklaşık İspat"tır; Yerel Mahkeme Kesin İspat Arayarak İİK m. 258'i Hatalı Uygulamıştır. İİK m. 258/1 uyarınca ihtiyati haciz talep edenin, alacağını ve haciz sebeplerini mahkemeye kanaat getirecek derecede delillerle ortaya koyması yeterlidir; bu ölçü, esas hakkındaki (itirazın iptali/alacak) davada aranan kesin ispat ölçüsünden farklı olup yerleşik uygulamada "yaklaşık ispat" olarak nitelendirilir. İhtiyati haciz, alacaklının hak kaybına uğramasını önlemeye yönelik ivedi ve geçici bir tedbir niteliğindedir; bu aşamada iddiaların tam ve kesin biçimde ispatlanması aranamaz, aksi hâlde tedbirin ivedilik amacı ortadan kalkar. Somut olayda; müvekkilimiz ile borçlu arasında süregelen bir ticari ilişki bulunduğu, bu ilişki kapsamında farklı tarihlerde 5 adet e-fatura düzenlendiği, faturalara karşılık gelen e-irsaliyelerin imzalı nüshalarının dosyaya sunulduğu, faturaların ... onaylı e-belge sisteminde mali mühürle düzenlenmiş resmî nitelikte belgeler olduğu sabittir. Bu belgeler, İİK m. 258 anlamında mahkemede alacağın varlığına dair kanaat oluşturmaya yeterli, somut ve yazılı delillerdir. Yerel Mahkeme, dosyadaki bu delilleri kesin ispat ölçüsüyle değerlendirerek İİK m. 258'i hatalı uygulamıştır. 2-) E-İrsaliye İmzası Altında Kaşe Bulunmaması, Teslimin ve Borcun Varlığını Ortadan Kaldırmaz. Ticari hayatın olağan akışında, sevkiyatı fiilen teslim alan depo/sevkiyat personelinin her işlemde şirket kaşesi kullanması zorunlu ve mutat bir uygulama değildir; irsaliyenin imza karşılığında teslim alınmış olması, teslimin gerçekleştiğine dair güçlü bir karinedir. Taraflar arasında süregelen, düzenli ve tekrar eden bir ticari ilişkinin varlığı (beş ayrı tarihte gerçekleşen teslimat), imzaların borçlu şirket nezdinde yetkili/görevli kişilerce atıldığına dair ayrıca bir emaredir. Yerel Mahkemenin, tek bir unsurun (kaşe) eksikliğinden hareketle tüm teslimat ilişkisini ispatsız kabul etmesi, dosyadaki delillerin bütünsel değerlendirilmesi ilkesiyle bağdaşmamaktadır. 3-) İmza Sahibinin Borçlu Şirket Çalışanı/Yetkilisi Olduğunun İspatı, Hukuken ve Fiilen Müvekkilimizden Beklenemez — KVKK ve SGK Mevzuatından Kaynaklanan Erişim Engeli Görmezden Gelinemez. Yerel Mahkeme, irsaliyeleri imzalayan kişilerin "davalı şirket yetkilisi veya çalışanı olduğuna dair yaklaşık ispata elverişli delil" aranmasını ret gerekçesinin temel dayanağı yapmıştır. Ancak bu değerlendirme, müvekkilimizin fiilen ve hukuken erişemeyeceği bir ispat külfeti öngörmektedir: a) Müvekkilimiz, karşı taraf borçlu şirketin bünyesinde istihdam edilen personelin kimlik bilgilerine, bu kişilerin borçlu şirket nezdindeki istihdam/görev durumuna, SGK hizmet döküm belgelerine veya özlük evrakına erişme imkânına sahip değildir. Bu bilgiler, borçlu şirketin kendi iç işleyişine ait olup üçüncü kişi konumundaki müvekkilimizin bilgi ve erişim alanının tamamen dışındadır. b) 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu m. 5 ve 6 uyarınca, bir gerçek kişinin kimlik, istihdam ve sosyal güvenlik bilgileri kişisel veri niteliğindedir. İlgili kişinin açık rızası veya kanunda öngörülen bir istisna bulunmaksızın, üçüncü bir tüzel kişinin bu verileri elde etmesi, işlemesi ve mahkemeye delil olarak sunması KVKK hükümlerine aykırılık teşkil eder. Müvekkilimizin bu nitelikte bir belgeyi hukuka uygun yoldan temin etmesi mümkün değildir. c) 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve ilgili SGK mevzuatı uyarınca, bir çalışana ait hizmet döküm ve sigortalılık bilgileri yalnızca ilgilinin kendisi, işvereni veya yetkili kamu kurum ve kuruluşları tarafından sorgulanabilmektedir; üçüncü kişi ve şirketlerin bu bilgilere doğrudan erişimi hukuken ve fiilen mümkün değildir. d) Bu itibarla, imzayı atan kişinin borçlu şirket çalışanı/yetkilisi olduğu hususunun somut olayın niteliği ve ticari teamül gereği yaklaşık ispat ölçüsünde değerlendirilmesi gerekirken, mahkemenin bu hususun müvekkilimiz tarafından hukuken temin edilmesi imkânsız bir belge ile ispatlanmasını beklemesi, HMK m. 190 vd.'da düzenlenen ispat yükü kurallarının somut olayın hakkaniyetine aykırı biçimde uygulanması sonucunu doğurmuştur. İspat külfetinin, kanıtlama imkânına sahip olmayan tarafa yüklenmesi, adil yargılanma hakkı ve hakkaniyete uygun yargılama ilkesiyle bağdaşmamaktadır. e) Kaldı ki imza sahibinin kimlik ve sıfatının tespiti gerekli görülüyorsa, bu husus mahkemece resen borçlu şirketten veya ilgili kamu kurumlarından (SGK) celp edilecek bilgi ve belgelerle giderilebilecek niteliktedir; bu araştırma yükümlülüğünün alacaklı tarafa yüklenmesi isabetli değildir. 4-) Yerel Mahkemenin Atıfta Bulunduğu Emsal Karar, Somut Olaydaki İspat Ölçüsüyle Örtüşmemektedir. İhtiyati haciz taleplerinde uygulanması gereken ispat standardı, esas hakkındaki (itirazın iptali/menfi tespit/alacak) davalarda aranan kesin ispat standardından farklıdır; her ihtiyati haciz talebi kendi somut olay koşulları (taraflar arası ilişkinin süresi, belge sayısı ve niteliği, borçlunun mali durumundaki bozulma) çerçevesinde değerlendirilmelidir. Somut olayda mevcut süregelen ticari ilişki, çok sayıda ve resmî nitelikte e-belge, borçlunun ödemede temerrüde düşmesi birlikte değerlendirildiğinde, yaklaşık ispat ölçüsünün fazlasıyla karşılandığı açıktır. 5-) Haciz Sebebinin (Borçlunun Mali Durumundaki Bozulmanın) Yeterince Değerlendirilmediği. Yerel Mahkeme kararı, esasen alacağın ispatı üzerine yoğunlaşmış; borçlu şirketin ödemelerini aksatması, ticari itibarının sarsılması ve mali durumundaki bozulmaya ilişkin İİK m. 257 kapsamındaki haciz sebebi ayrıca tartışılmamıştır. Alacağın İİK m. 258 anlamında yaklaşık ispat ölçüsünde ortaya konulduğu kabul edildiğinde, borçlunun ödeme güçlüğüne dair somut olgular da haciz sebebinin varlığını doğrulamaktadır. Yukarıda izah edildiği üzere ve re'sen gözetilecek hususlar ışığında ;

1-) Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/08/2026 tarih, 2026/590 D.İş Esas - 2026/588 Karar sayılı, ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin kararının KALDIRILMASINA,

2-) Müvekkilimizin ihtiyati haciz talebinin KABULÜ ile borçlu ... Anonim Şirketi'nin 589.600,00 TL alacağımızı karşılayacak miktardaki taşınır/taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının, uygun görülecek bir teminat karşılığında İHTİYATEN HACZİNE karar verilmesine,

3-) Aksi kanaate varılması hâlinde, gerekli inceleme ve araştırmanın (imza sahibinin sıfatının resen tespiti dâhil) yapılması için dosyanın ilk derece mahkemesine İADESİNE,

4-) Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasını," ileri sürmüş ve talep etmiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:

HMK'nın 355. maddesine göre "İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir" şeklinde düzenlenmiştir.Ön inceleme yönünden bir eksikliğin bulunmadığı anlaşıldığından,istinaf dilekçesinde ileri sürülen istinaf sebepleri hakkında inceleme yapılmıştır.İstinaf dilekçesinde ileri sürülen istinaf sebepleri, mahkemece verilmiş ve istinaf edilmiş olan 20/08/2026 tarihli gerekçeli kararda yazılı ayrıntılı açıklamalar ile mevcut dosya kapsamı birlikte incelenip değerlendirildiğinde ; İhtiyati haciz talep eden şirket vekilince taraflar arasındaki ticari alım-satım,düzenlenen dayanak e-faturalar ve e-irsaliyeler kapsamında karşı taraftan olan para alacağının ileride tahsilinin güvence altına alınması amacıyla İİK 257 vd md leri uyarınca "ihtiyati haciz talebinin KABULÜ ile borçlu ... Anonim Şirketi'nin 589.600,00 TL alacağımızı karşılayacak miktardaki taşınır/taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının, uygun görülecek bir teminat karşılığında İHTİYATEN HACZİNE karar verilmesine, 3-) Aksi kanaate varılması hâlinde, gerekli inceleme ve araştırmanın (imza sahibinin sıfatının resen tespiti dâhil) yapılması için dosyanın ilk derece mahkemesine İADESİNE, 4-) Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına" dair İHTİYATİ HACİZ kararı verilmesini talep etmişse de, dayanak olarak sunulan e-faturalar ve e-irsaliyelerinin ihtiyati haciz talep eden tarafça her zaman tek taraflı olarak düzenlenebilen belgelerden olması, e-irsaliyelerin üzerinde görünün isim ve imza sahibinin aleyhine ihtiyati haciz istenen şirketle hukuki bağlantısının olup olmadığı, varsa bu bağlantının vasfının ne olduğu yönünden de dosyada yaklaşık ispata dair herhangi bir kayıt ve belgenin olmaması hususları birlikte dikkate alındığında, sözkonusu ihtiyati haciz taleplerinin kabulü için İİK 257 vd maddeleri gereğince alacağın varlığı,miktarı ve muacceliyetine dair yönlerden yasaca aranan gerekli ve yaklaşık ispata dair yeterli koşulların, mevcut dosya kapsamına göre bulunmadığı/yeterli olmadığı, teslim iddiasına yönelik e-irsaliyelerde görünen isim ve imzanın aidiyetine ve karşı taraf şirketle hukuki bağlantısının ne olduğuna dair yönlerden araştırılması ve tespitine ilişkin hususların ise ancak uyuşmazlığın esası hakkında açılacak ayrı bir çekişmeli davada/yargılamada incenebilecek hususlardan olduğu anlaşıldığından, mevcut dosya kapsamına göre sözkonusu ihtiyati haciz talebinin reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle ve mahkemece de istinaf edilen gerekçeli kararı ile söz konusu ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş olduğundan, istinaf edilen kararda usul, yasa ve mevcut dosya kapsamı yönlerinden bir isabetsizlik ve aykırılığın bulunmadığı , kararın hukuka uygun olduğu, bu nedenlerle, ihtiyati haciz talep eden şirket vekilinin yukarıda yazılı istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 gereğince reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle ;

1-KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 2026/590 D.İŞ E - 2026/588 D.İŞ K sayılı, 20/08/2026 tarihli kararının hukuka uygun olduğunun anlaşılması nedeniyle ihtiyati haciz talep eden ... Limited Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun H.M.K.'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-İstinaf eden ... Limited Şirketinden alınması gereken istinaf karar harcı kendisince peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

3-İstinaf eden ... Limited Şirketi tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendisi üzerinde bırakılmasına,

4-İstinaf incelemesi aşamasında duruşma yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

5-HMK 302/5 maddesi gereğince işbu ilamın kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin , harç tahsil işlemlerinin, HMK 359/4 Maddesi gereğince bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile İİK 258/son bendi uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. 02/10/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/2134, K. 2026/1869, T. 02.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-2134-e-2026-1869-k-8fde283da479