Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1051 E. 2026/1373 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1051
Karar No
2026/1373
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2026/1051 Esas

KARAR NO : 2026/1373

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Bakırköy 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

TARİHİ: 11/06/2026 (Ara Karar)

NUMARASI : 2026/115 E.

DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/09/2026

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :

Tarafların İddia ve Savunmaları:

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ve ürünlerinin tüm dünyada tanındığını, müvekkilinin pek çok güçlü markayı sektöre kazandırdığını, bu kapsamda TPMK nezdinde de birçok marka tescilinin bulunduğunu, müvekkilince "ŞEKİL" markasının TPMK nezdinde davalı adına ... sayı ile 25.sınıfta tescil edildiğinin tespit edildiğini, davalı adına tescil edilen markanın başvuru tarihi itibarıyla ayırt ayrıt edicilikten yoksun olduğundan tescil edilebilecek bir şekil olmadığını, davalının ve markasının kötü niyetli olduğunu iddia ederek, davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek, bu aşamada davalı adına ... sayı ile tescilli markanın üçüncü kişilere devrinin tedbiren önlenmesini, davalının söz konusu markayı müvekkiline, müvekkilinin dava konusu ürünlerin satışını yapan, müvekkilinin ticari ilişki içerisinde olduğu şahıs ve/veya şirketlere karşı başvurulacak hukuki veya cezai yollara mesnet alınmaması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.

İlk derece mahkemesinin 11/06/2026 tarihli ara kararıyla; "1-Dosya kapsamı deliller, davanın niteliği ve taraf teşkilinde güçlük yaşanmaması adına davacının ihtiyati tedbir talebinin takdiren 30.000,00 TL nakdi veya kesin ve süresiz banka teminat mektubu teminat karşılığı KISMEN KABULÜ ile,

2-Davalı adına tescilli ise ... tescil numaralı markanın üçüncü kişilere devrinin önlenmesi açısından TPMK sicil kaydına tedbir konulmasına,

3-Davacının sair ihtiyati tedbir taleplerinin reddine," karar verilmiştir.

İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:

Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen 11/06/2026 tarihli ara kararın hatalı olduğunu, davalı adına ... numaralı tescilli markanın karar kesinleşinceye kadar müvekkiline, müvekkilinin ürünlerini satan şahıs veya şirketlere karşı hukuki ve cezai yollara mesnet alınmaması yönündeki ihtiyati tedbir talebinin reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, marka hükümsüzlüğü davalarında dava konusu markanın davacı aleyhine kullanılmasının engellenmesinin 6769 sayılı SMK ve 6100 sayılı HMK kapsamında mümkün bulunduğunu, dava konusu markanın ayırt edicilikten yoksun olduğunu, söz konusu işaretin elektronik cihazlarda kullanılan evrensel bir açma-kapama sembolü olduğunu, bu işaretin tek bir kişinin tekelinde bırakılamayacağını, müvekkilinin ... ışıklı çocuk ayakkabılarında kullandığı işaretin markasal bir kullanım değil fonksiyonel bir düğme işlevi gördüğünü, bu kullanımın sektörde yaygın olduğunu, davalı ile müvekkili ürünlerinin farklı olduğunu, hükümsüzlük kararı verilene kadar geçecek sürede markanın baskı unsuru olarak kullanılmasının müvekkili nezdinde telafisi imkansız zararlara ve itibar kaybına yol açacağını, kötüniyetli davalının bu süreçte ödüllendirilmemesi gerektiğini, yaklaşık ispat koşullarının müvekkili lehine oluştuğunu belirterek, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesi tarafından verilen 11/06/2026 tarihli ara kararın hukuka uygun olduğunu, dava konusu markanın hükümsüzlüğünün kuvvetle muhtemel olduğu iddiasının yaklaşık ispat şartını karşılamadığını, müvekkilinin tescilli marka hakkının korunması gerektiğini, davacının markayı ayakkabı emtiası üzerinde markasal olarak kullandığını, HMK'nın 392. maddesi uyarınca davacının teminat göstermekle yükümlü olduğunu, mahkemece belirlenen 30.000,00 TL tutarındaki teminatın davanın kapsamı ve tarafların ekonomik durumu dikkate alındığında oldukça düşük olduğunu, ilk derece mahkemesi tarafından verilen ret kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu belirterek davacı tarafın istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Gerekçe ve Sonuç:

Dava marka hükümsüzlüğüne ilişkin olup, davacı tedbir talep etmiştir.

Davacı vekili; davalı adına 25. sınıfta “koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, ayak giysileri ve baş giysileri” için tescilli ... sayılı şekil markasının başvuru tarihinde ayırt edicilikten yoksun olduğunu ve davalının kötü niyetli bulunduğunu ileri sürerek markanın hükümsüzlüğünü ve ... sayılı markanın üçüncü kişilere devrinin önlenmesini, markanın ... AG’ye, ... ürünlerini satan veya ... ile ticari ilişkisi bulunan kişi ve şirketlere karşı hukuki ve cezai girişimlere dayanak yapılmamasını talep etmiştir.

Mahkeme 11/06/2026 tarihli ara kararla, markanın üçüncü kişilere devrinin önlenmesi tedbir talebini 30.000 TL teminat karşılığında kabul etmiş, markanın davacıya ve onunla ticari ilişkisi bulunan üçüncü kişilere karşı hukuki veya cezai girişimlere dayanak yapılmaması yönündeki talebi ise reddetmiştir. Davacı ret kararına yönelik istinaf talep etmiştir.

Davalı yanın tespit talebi üzerine Bakırköy 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 2026/90 D. İş sayılı dosyasında düzenlenen 01.06.2026 tarihli bilirkişi raporunda; ...’nın ... sayılı şekil markasının, elektronik aletlerde açma/kapatma “on/off” tuşu olarak adlandırılan şekilden ibaret olduğu ve 25. sınıfta, “ayak giysileri” dâhil mallar yönünden tescilli olduğu, ...’ın ....com.tr sitesinde satışa sunulan bazı ayakkabılarda uyuşmazlık konusu şekillerin kullanıldığı, ... Türkiye’ye ait Instagram ve ... hesaplarında ise tespiti istenen markasal kullanıma rastlanmadığı, ....com.tr sitesinde satışa sunulan bazı ayakkabılarda uyuşmazlık konusu şekillerin kullanıldığı, davalıların kullanımlarının ...’ya ait markanın şekil unsuruyla ayniyet derecesinde benzer olduğu, renk farklılıklarının bu benzerliği ortadan kaldırmadığı, kullanımların markanın tescilli olduğu 25. sınıftaki ayakkabı emtiasında gerçekleştiğini ve işaretler arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma ihtimali bulunduğunu belirtilmiştir.

Dosya kapsamına göre, delil tespiti raporunda, davalı adına 25. sınıfta “ayak giysileri” bakımından tescilli ... sayılı şekil markası ile davacıya ait internet sitesinde satışa sunulan bazı çocuk ayakkabıları üzerindeki kullanımların şekil unsuru yönünden ayniyet derecesinde benzer olduğu tespitine yer verilmiş ise de, raporda tespit edilen kullanımların, ışıklı çocuk ayakkabıları üzerinde oldukça küçük ve geri planda kalacak biçimde yer aldığı, ürünlerin ışık mekanizmasının açılıp kapatılmasına yönelik işlevsel kullanımı işaret ettiği, nitekim bilirkişi raporunda da davalının markasını oluşturan işaretin, elektronik aletlerde açma/kapatma “on/off” tuşu olarak adlandırılan şekilden ibaret olduğu belirtilmiştir. Söz konusu işaretin elektronik cihazlarda yaygın biçimde kullanılan bir sembol olması ve kullanımların ışıklı çocuk ayakkabılarında, küçük boyutta ve açma-kapama işleviyle bağlantılı biçimde gerçekleştirilmesi karşısında yalnızca şekil benzerliğinden hareketle davacının ihtiyati tedbir talebinin reddedilmesi doğru değildir. Zira davalının davacı ... aleyhine delil tespiti isteminde bulunduğu dikkate alındığında davalının markasından doğan haklarını davacıya karşı kullanma ihtimali nedeniyle davacının ihtiyati tedbir isteminde bulunmakta hukuki yararının mevcut olduğu anlaşılmıştır.

Somut olayda davacının talebi yönünden yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiği, yargılama neticeleninceye kadar davalı tarafın tescilli markasından kaynaklanan haklarının davacı ... AG’ye, ... ürünlerini satan veya ... ile ticari ilişkisi bulunan kişi ve şirketlere karşı kullanılmamasında davacının hukuki yararının bulunduğu ,tarafların karşılıklı hak ve menfaat dengesi de gözetilerek davacıdan teminat alınması suretiyle ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken talebin reddine karar verilmesi isabetli görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin 11/06/2026 tarihli ara kararının 6100 Sayılı HMK’nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1- Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile,

2- Bakırköy 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 11/06/2026 tarih, 2026/115 E. Sayılı ara kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,

3- Davacının ihtiyati tedbir talebinin KABULÜ ile;

3/a- Davalı adına tescilli ise ... tescil numaralı markanın üçüncü kişilere devrinin önlenmesi açısından ihtiyati tedbir talebinin takdiren 30.000,00 TL nakdi veya kesin ve süresiz banka teminat mektubu teminat karşılığı kabulü ile TPMK SİCİL KAYDINA TEDBİR KONULMASINA,

3/b- Davacı tarafından 500.000,00 TL nakdi teminatın veya aynı tutarda kesin ve süresiz banka teminat mektubunun ilk derece mahkemesi veznesine yatırılması karşılığında, davalının ... sayılı markadan doğan haklarını, dava sonuçlanıncaya kadar davacı ...ve ... ile ticari ilişkisi bulunan kişi ve şirketlere karşı ileri sürmesinin TEDBİREN ÖNLENMESİNE,

4- İhtiyati tedbire ilişkin karar uygulamasının ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,

5-6100 sayılı HMK'nın 393/1 maddesi gereğince iş bu kararın tebliğinden itibaren 1 hafta içinde tedbirin uygulanması için başvurulması aksi halde tedbirin kendiliğinden kalkmış sayılacağının ihtarına,

6- İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,

7- İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 2.002,00 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 340,00 TL posta gideri olmak üzere. toplam 2.342,00 TL'nin ileride haksız çıkan taraftan tahsil edilmesine,

8- İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,

9- 6100 Sayılı HMK'nın 302/5. maddesi uyarınca kararın tebliği ve harç tahsil işlemleri ile infazının yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına,

6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesi hükmü gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 17/09/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1051, K. 2026/1373, T. 17.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1051-e-2026-1373-k-83e30f681200