Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1105 E. 2026/1108 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1105
- Karar No
- 2026/1108
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/1105
KARAR NO: 2026/1108
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 16/09/2026
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili, davacının ...Limited Şirketi tarafından yüklenimi üstlenilen İstanbul ... Kentsel Dönüşüm Projesi kapsamında yürütülen ince imalat işlerinin organizasyonu, koordinasyonu ve saha takibini yürüttüğünü, davalı ile 2024 yılından itibaren çalışıldığını, taraflar arasında alçı sıva üzeri saten alçı, alçıpan yüzey düzeltmeleri, kaba alçı tamiratları ile tavan ve duvar boya imalatlarının yapılmasına ilişkin sözlü eser sözleşmesi kurulduğunu, davalının üstlendiği imalatları tamamladığını bildirmesi üzerine kararlaştırılan ödemelerin yapıldığını, sonradan yapılan teknik kontrollerde eksik ve ayıplı imalatların tespit edildiğini, davalının eksiklikleri gidermek amacıyla yeniden şantiyede çalışmaya başladığını, bu süreçte...Bankası ... ... Şubesine ait, keşide tarihi 30.06.2026 olan, ... seri numaralı ve 600.000,00 TL bedelli şahsi çekin teminat amacıyla davalıya teslim edildiğini, davalının bir süre çalıştıktan sonra Ramazan Bayramı nedeniyle izin aldığını, sonrasında şantiyeye dönmeyerek işi tamamlamadan projeden ayrıldığını, mahkeme marifetiyle yapılan delil tespitinde davalının gerçekleştirdiği imalatlarda eksik ve ayıplı işler bulunduğunun ve bunların giderilmesi için gerekli işçilik bedelinin yaklaşık 1.000.000,00 TL olduğunun belirlendiğini, ... Noterliğinin 08.04.2026 tarihli ihtarnamesine rağmen yükümlülüklerin yerine getirilmediğini, arabuluculuk sürecinin anlaşmazlıkla sonuçlandığını ileri sürerek davacının 30.06.2026 keşide tarihli, ... seri numaralı ve 600.000,00 TL bedelli çek nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, çekin bankaya ibraz edilmesi halinde bedelinin ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, çek bedelinin tahsil edilmesi halinde davaya istirdat istemi yönünden devam edilerek 600.000,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek kamu bankalarınca uygulanan en yüksek faiz ile davalıdan tahsiline, davanın ...Limited Şirketine ihbarını talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın haksız ve soyut iddialara dayandığını, davalının muhatabının ...Limited Şirketi olduğunu, davacı ... taraf sıfatının bulunmadığını, davalının 08.07.2024 tarihinden ....03.2026 tarihine kadar anılan şirkette alçı boya ustası olarak çalıştığını, davacı ile davalı arasında eser sözleşmesi bulunmadığını, ilişkinin iş hizmet ilişkisi olduğunu, davalının sonuç ve bedel odaklı değil emek ve ücret odaklı çalıştığını, işveren şirket ile davalı arasında 2026/129292 sayılı ihtiyari arabuluculuk dosyası kapsamında 20.02.2026 tarihinde anlaşmaya varıldığını, delil tespitine ilişkin keşfin 28.04.2026 tarihinde yapıldığını, anlaşma tarihi ile keşif tarihi arasında 68 günlük süre bulunduğunu, bu süre içerisinde alçı boya işlerinden sonra seramik, parke, elektrik ve diğer alanlarda çalışmalar yapıldığını, bu nedenle tespit edilen eksikliklerden davalının sorumlu tutulamayacağını, delil tespitinin çekin ödemesini durdurmak amacıyla yapıldığını, davacının ödeme güçlüğü nedeniyle ödeme günü gelen çekin ödenmesini ertelemek amacıyla dava açtığını, verilen ihtiyati tedbir nedeniyle davalının ödeme alamadığını ve telafisi güç zarara uğradığını ileri sürerek davanın reddine, ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, 2026/129292 sayılı ihtiyari arabuluculuk dosyasının celbine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme 29.06.2026 tarihli ara kararda, taraflar arasındaki mesaj kayıtları ile delil tespiti kapsamında alınan bilirkişi raporu dikkate alınarak davalının bir kısım işleri eksik bıraktığı konusunda yaklaşık ispatın oluştuğu, eksik işler bedelinin 1.000.000,00 TL olarak belirlendiği, İİK'nın 72/2 maddesi uyarınca tedbir şartlarının oluştuğu kabul edilerek 30.06.2026 keşide tarihli, ... seri numaralı, 600.000,00 TL bedelli çek yönünden 90.000,00 TL teminat karşılığında, üçüncü kişiler tarafından ibraz edilmesi hali saklı kalmak kaydıyla, davalı tarafından ibraz edilmesi halinde banka tarafından ödeme yapılmamasına ve davalı tarafından dava tarihinden sonra çeke dayalı icra takibi yapılması halinde takibin durdurulmasına karar verilmiştir.
Mahkeme, ....07.2026 tarihli ara kararında, davalı vekilinin 29.06.2026 tarihli ihtiyati tedbir kararına yönelik itirazı üzerine yapılan incelemede, dosyaya sunulan çek sureti ve ekli belgeler ile taraflar arasındaki mesaj kayıtlarında davalıya Haziran ayı sonu için çek verildiğinin davalının kabulünde olduğu, delil tespiti kapsamında alınan bilirkişi raporuna göre eksik işler bedelinin 1.000.000,00 TL olarak belirlendiği, mesaj kayıtları itibarıyla davalının bir kısım işleri eksik bıraktığı konusunda yaklaşık ispatın oluştuğu, davacının çekin keşidecisi olması nedeniyle davayı açma hakkının bulunduğu, mevcut durumda meydana gelebilecek değişiklik nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı veya tamamen imkansız hale geleceği, bu nedenle İİK'nın 72/2 maddesi gereğince tedbir şartlarının oluştuğu, davanın tarafı olmayan üçüncü kişileri bağlayacak nitelikte ihtiyati tedbir verilmesinin mümkün olmadığı, çekin henüz icra takibine konu edilmediği, dava konusu çek bedelinin yüzde 15 oranında teminat karşılığında taraflar yönünden geçerli olmak üzere icra takibine konu yapılmaması ve banka tarafından ödenmesinin önlenmesine yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesinde bu aşamada hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalının ihtiyati tedbir kararına yönelik itirazının reddine karar verilmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde, ihtiyati tedbir kararına yönelik itirazın reddine ilişkin ....07.2026 tarihli ara kararın hukuka aykırı olduğunu, davalının muhatabının ...Limited Şirketi olduğunu, davacı ... taraf sıfatının bulunmadığını, davalının 08.07.2024 tarihinden ....03.2026 tarihine kadar anılan şirkette alçı boya ustası olarak çalıştığını, taraflar arasında eser sözleşmesi değil iş hizmet ilişkisi bulunduğunu, davalının sonuç odaklı değil emek ve zaman odaklı çalıştığını, işveren şirket ile davalı arasında 2026/129292 sayılı ihtiyari arabuluculuk dosyası kapsamında 20.02.2026 tarihinde anlaşmaya varıldığını, delil tespitine ilişkin keşfin 28.04.2026 tarihinde yapıldığını, anlaşma tarihi ile keşif tarihi arasında 68 günlük süre bulunduğunu, bu sürede alçı boya işlerinden sonra seramik, parke, elektrik ve diğer alanlarda çalışmalar yapıldığını, bu nedenle davalıya kusur yüklenemeyeceğini ve eksik işlerin davalıdan kaynaklandığının kabul edilemeyeceğini, delil tespitinin çekin ödemesini durdurmak amacıyla yapıldığını, ihtiyati tedbir nedeniyle davalının hak ettiği ödemeyi alamadığını ve telafisi güç zarara uğradığını ileri sürerek ....07.2026 tarihli ihtiyati tedbire itirazın reddine ilişkin ara kararın kaldırılmasına ve ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık TBK 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı iş sahibi, davalı ... yüklenicidir.
Davacı vekili, taraflar arasında alçı ve boya imalatlarının yapılmasına ilişkin sözlü eser sözleşmesi bulunduğunu, davalının üstlendiği işleri eksik ve ayıplı bıraktığını, eksikliklerin giderilmesi amacıyla davalıya teminat olarak 30.06.2026 keşide tarihli, ... seri numaralı, 600.000,00 TL bedelli çek verildiğini, delil tespiti kapsamında eksik ve ayıplı işler bedelinin yaklaşık 1.000.000,00 TL olarak belirlendiğini ileri sürerek çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, çekin ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, çek bedelinin tahsil edilmesi halinde 600.000,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek kamu bankalarınca uygulanan en yüksek faiz ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacının taraf sıfatının bulunmadığını, davalının muhatabının ...Limited Şirketi olduğunu, taraflar arasında eser sözleşmesi değil iş hizmet ilişkisi bulunduğunu, 20.02.2026 tarihinde ihtiyari arabuluculuk kapsamında anlaşmaya varıldığını, 28.04.2026 tarihli delil tespitinin anlaşmadan 68 gün sonra yapıldığını ve bu sürede başka imalatların gerçekleştirildiğini, tespit edilen eksikliklerden sorumlu tutulamayacağını ve ihtiyati tedbir nedeniyle zarara uğradığını ileri sürerek davanın reddine ve ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemesince, çek sureti, taraflar arasındaki mesaj kayıtları ve delil tespiti kapsamında alınan bilirkişi raporu değerlendirilerek davalının bir kısım işleri eksik bıraktığı konusunda yaklaşık ispatın oluştuğu, eksik işler bedelinin 1.000.000,00 TL olarak belirlendiği, davacının çekin keşidecisi olması nedeniyle davayı açma hakkının bulunduğu ve tedbir şartlarının gerçekleştiği gerekçesiyle 30.06.2026 keşide tarihli, ... seri numaralı, 600.000,00 TL bedelli çek yönünden 90.000,00 TL teminat karşılığında verilen ihtiyati tedbir kararına yönelik davalı itirazının reddine karar verilmiştir.
İhtiyati tedbirin şartları 6100 Sayılı HMK'nın 389/1. maddesinde genel olarak düzenlenmiştir. Buna göre, mevcut durumda meydana gelebilecek değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.
HMK'nın 390/3 maddesine göre, tedbir talep eden, öncelikle tedbir istemine ilişkin dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak, yasal delillerle ispat etmek zorundadır. Buradaki ispatın ölçüsü, “yaklaşık ispat” kuralına göre belirlenir. Yaklaşık ispat kuralı uygulanırken, iddianın doğruluğunu kabul etmekle birlikte, aksinin mümkün olduğu ihtimalini de gözetmelidir. Bu nedenle, ihtiyati tedbire karar verilirken, talebin haksız olma ihtimali de dikkate alınarak talepte bulunandan kural olarak teminat alınır. Geçici hukuki koruma kapsamında olan ihtiyati tedbir kararı verirken hakim, asıl uyuşmazlığı çözecek içerikte bir karar vermemelidir. Bununla birlikte, ihtiyati tedbire karar verilirken tarafların çıkar dengesini ve ihtiyati tedbirin amacını hakimin gözetmesi gerekli ve zorunludur.
İhtiyati tedbir kararı verilmesinde hakime geniş bir takdir alanı bırakılmışsa da; hakim, her somut olayda, ihtiyati tedbir şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğini dikkatlice incelemelidir ve hangi yasal sebebe ve hangi somut duruma göre ihtiyati tedbir kararını verdiğini kararında belirtmelidir. İhtiyati tedbir şartları mevcut değilse, Yasa’nın öngördüğü ölçüde ispat edilememişse, ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmelidir. Anayasanın 141/3. Maddesine göre mahkeme ihtiyati tedbir isteminin kabulü ile ihtiyati tedbir kararı vermesi veya istemin reddine karar vermesi hallerinde kararında hukuksal gerekçe göstermek zorundadır.
Somut olayda, dava konusu 30.06.2026 keşide tarihli, ... seri numaralı, 600.000,00 TL bedelli çekin davacı tarafından keşide edilerek davalı ...’e teslim edildiği, çek örneğinin altında davalının 18.02.2026 tarihinde çek aslını elden teslim aldığına ilişkin imzasının bulunduğu, taraflar arasındaki mesaj kayıtlarında davalıya Haziran ayı sonu için çek verildiğinin davalının kabulünde olduğu, delil tespiti kapsamında alınan bilirkişi raporunda eksik işler bedelinin 1.000.000,00 TL olarak belirlendiği, mahkemece bu deliller birlikte değerlendirilerek davalının bir kısım işleri eksik bıraktığı konusunda yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiğinin kabul edildiği anlaşılmaktadır, davalı vekilince davacının taraf sıfatının bulunmadığı, davalının dava dışı şirketin işçisi olduğu, taraflar arasındaki ilişkinin eser sözleşmesi değil iş hizmet ilişkisi niteliğinde bulunduğu, 20.02.2026 tarihinde ihtiyari arabuluculuk kapsamında anlaşmaya varıldığı, delil tespitine ilişkin keşfin bu tarihten 68 gün sonra 28.04.2026 tarihinde yapıldığı ve bu süre içerisinde başka imalatların gerçekleştirildiği, bu nedenle tespit edilen eksikliklerden davalının sorumlu tutulamayacağı ileri sürülmüş ise de, davacının dava konusu çekin keşidecisi olduğu, çekin davalı tarafından teslim alındığının dosya kapsamındaki belge ile sabit bulunduğu, davalının hukuki ilişkiye ve eksik işlerden sorumluluğuna yönelik diğer istinaf sebeplerinin ise uyuşmazlığın esasına ilişkin olup yargılama sırasında tarafların gösterecekleri delillerin toplanıp değerlendirilmesi sonucunda belirlenecek nitelikte olduğu, mevcut aşamada çek sureti, mesaj kayıtları ve delil tespiti kapsamında alınan bilirkişi raporunun ihtiyati tedbir yönünden gerekli yaklaşık ispat koşulunu sağladığı, çekin ibraz edilerek tahsil edilmesi halinde mevcut durumda meydana gelebilecek değişikliğin davacının hakkını elde etmesini önemli ölçüde zorlaştırabilecek nitelikte olduğu, mahkemece 90.000,00 TL teminat karşılığında ve üçüncü kişiler tarafından ibraz edilmesi hali saklı tutularak tedbir kararı verilmesinde dosyanın mevcut aşaması itibarıyla usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
6100 sayılı HMK’nın 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan inceleme sonucunda, tarafların iddia ve savunmaları ile mevcut dosya kapsamına göre, davalı vekilinin ihtiyati tedbire itirazının reddine ilişkin mahkeme kararında ileri sürülen istinaf sebepleri yönünden usul ve esas bakımından yasaya aykırılık bulunmadığı, uyuşmazlığın esasına ilişkin taraf sıfatı, hukuki ilişkinin niteliği, arabuluculuk anlaşmasının kapsamı ve eksik imalatlardan sorumluluk hususlarının yargılama sırasında toplanacak deliller sonucunda değerlendirileceği, yargılama sırasında ortaya çıkacak delil durumuna göre ihtiyati tedbir şartlarının yeniden değerlendirilebileceği gözetilerek davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1 - İSTANBUL .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin .../07/2026 tarih ve 2026/... Esas sayılı ara kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE,
2-Davalı tarafça harç peşin yatırıldığından, yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA,
3- Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 16/09/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.