Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1679 E. 2026/1710 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1679
Karar No
2026/1710
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2026/1679 Esas

KARAR NO:2026/1710 Karar

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

NUMARASI:2026/1210 Esas (Derdest Dava Dosyası)

TARİHİ:07/08/2026 (Ara Karar Tarihi)

DAVA:6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Sözleşmenin Uyarlanması)

TALEP:İhtiyati Tedbir

KARAR TARİHİ:24/09/2026

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen ara karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin 10.04.2007 tarihinde kurularak ticari faaliyetlerine başladığını 8 ayrı şantiye ve merkez adresinde toplam 107 çalışanıyla birlikte elektrik taahhüt hizmetleri alanında faaliyet gösterdiğini, müvekkili şirketin 2021 yılında toplam 18.236.819,35.-TL tutarında 179 adet, 2022 yılında toplam 28.479.020,27.-TL tutarında 220 adet, 2023 yılında toplam 42.473.687,17.-TL tutarında 173 adet, 2024 yılında toplam 81.417.060,16.-TL tutarında 258 adet, 2025 yılında toplam 78.720.807,38.-TL tutarında 162 adet ve son olarak 2026 yılının ilk yedi ayında toplam 102.785.113,93.-TL tutarında 110 adet çek keşide ederek en geç hukuken iltizam eden gününde ödemelerini yaptığını, müvekkili şirketin davalı bankadan tedarik ederek ... A.Ş.'ne tevdi ettiği 12.09.2025 tarihli ... nolu ve 50.280.000,00.-TL avans teminat mektubunun 19.663.513,55.-TL'lik kısmının risk düşümünün yapılması ve böylece bu son tutarın %25'i kadar (4.915.878,38) bloke tutarın serbest kalması için gerekli işlemlerin yapıldığını risk düşümü yazısının ıslak imzalı olmayan hali de ilgili şube ve hususen sayın ... ile paylaşıldığı, müvekkili şirketin yetkililerininde keşide ettikleri konu çekin lehtarı olan .... A.Ş. ile temasa geçerek çek bedelini ödemiş ve hemen 22.07.2026 tarihinde konu çeki ilgili banka şubesine teslim ederek düzeltme yaptığını, bu durumun 8 ayrı şantiyede faal olan 107 kişi çalıştıran müvekkili şirketin kredi kuruluşları nezdinde çok zor durumda bıraktığını, müvekkili şirketin ... nezdinde kredi notunun düşmesi, bankalar nezdinde kredi değerliğinin düşmesi, kredi imkânlarının daralması şeklinde etkisinin olacağı izahtan vareste olduğunu, konu çekin bedeli ilgilisine ödenerek, çekin teslim alındığını ve davalı bankaya iade edildiğini, kaydın tedbiren TCMB Risk Merkezi ve Kredi Kayıt Bürosunca üçüncü kişilerin görünümüne kapatılması yönünde bir tedbir kararı irad edildiğinde ne davalı bankanın ne de sair üçüncü şahısların menfaatlerine bir zeval gelmeyeceğini, mahkememizden tensiple birlikte karşılıksız çek kaydının TCMB Risk Merkezi ve Kredi Kayıt Bürosunca üçüncü kişilerin görünümüne kapatılmasını yönünde teminatsız veya uygun görülecek teminat mukabilinde İhtiyati Tedbir kararı verilmesini müvekkili şirketin aleyhine telafisi imkânsız zararlar doğacağından bidayeten karşılıksız çek kaydının TCMB Risk Merkezi ve Kredi Kayıt Bürosunca üçüncü kişilerin görünümüne tedbiren kapatılmasını, nihai olarak 18.07.2026 keşide tarihli ... nolu 3.529.738,07 bedelli çek ve kredi sicili üzerinde davalı tarafından yapılan haksız murazanın men'i ile karşılıksız kayıtlarının silinmesini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini müvekkili şirketin sair tüm hakları mahfuz olarak arz ve talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 07/08/2026 tarih ve 2026/1210 Esas sayılı ara kararında;"....Tüm dosya kapsamı ve delillerin değerlendirilmesi neticesinde; davacı tarafça dava konusu çekin karşılıksız işleminin davalı bankanın hatalı işlemi sonucunda gerçekleştirildiği iddiası ile karşılıksız çek kaydının TCMB Risk Merkezi ve Kredi Kayıt Bürosunca üçüncü kişilerin görünümüne kapatılması yönünde ihtiyati tedbir talebinde bulunulduğu, davacının haklılığının yapılacak yargılama sonucunda belirleneceği gibi uyuşmazlığın esasını çözer mahiyette tedbir kararı verilemeyeceğinden ve HMK'nın 390/3 maddesindeki şartların gerçekleşmediği anlaşıldığından koşulları bulunmayan tedbir talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde ara karar tesis edilmiştir." gerekçesi ile,''1-İhtiyati tedbir talebinin reddine,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece yaklaşık ispat arandığını, davaya konu çekin davalı banka tarafından karşılıksız bırakıldığı 20.07.2026 tarihinde müvekkil şirketin vadesiz hesabında 4.960.000,00 TL, diğer bir hesabında 2.670.000,00 TL olmak üzere toplam 7.630.000,00 TL olduğunu, müvekkil şirketi manen ve madden tarumar edecek bir kaydın muvakkaten görünümünün sınırlandırılması şeklindeki tedbir taleplerinin reddinin doğru olmadığını,Karşılıksız çek kaydı ile ilgili irad edilecek bir tedbir uyuşmazlığın esasını çözer mahiyette olduğu gibi bir izlenim oluşturmakta ise de; bu tedbir ile tarafların herhangi biri lehine bir hak veya mülkiyet ihdas edilmediği gibi salt tedbirin mevcudiyeti davalı banka aleyhine bir hak kaybına da sebebiyet vermeyeceğini, irad edilecek bir tedbirin, kaydın "muvakkaten"görünümünü sınırlandıracağını, tüm bunlar birlikte değerlendirildiğinde ticaret sicilde tescil edildiği günden bu yana takriben 20 sene boyunca hiçbir çekinin karşılıksız çıkmadığını,107 vatandaşı istihdam eden müvekkil şirketi kuvvetle muhtemel bir yıkımdan korumak maksadıyla (HMK 389/1) konu kararın kaldırılması gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talebin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa re'sen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Talep, 18.07.2026 keşide tarihli ... seri nolu 3.529.738,07 bedelli çek ve kredi sicili üzerinde davalı tarafından yapılan haksız murazanın men'i ile karşılıksız kayıtlarının silinmesi istemi ile açılan dava da, karşılıksız çek kaydının TCMB Risk Merkezi ve Kredi Kayıt Bürosunca üçüncü kişilerin görünümüne kapatılması yönünde ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.Mahkemece, ihtiyati tedbir talebinin reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. 6100 Sayılı HMK'nun 389. maddesi uyarınca; mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Aynı kanunun 390 maddesi uyarınca tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.Somut olayda; davacının, dava konusu 18.07.2026 keşide tarihli ... seri nolu 3.529.738,07 TL. bedelli çekin karşılıksız işlemine tabi tutulmasının davalı bankanın hatalı işlem ve yönlendirmesi sonucunda gerçekleştiği yönündeki iddiası yargılamaya muhtaç olup bu hususlar açılan eldeki davada iddia ve savunma doğrultusunda yargılama içinde toplanıp incelenecek deliller ışığında yargılama sırasında ortaya çıkacaktır.Dava ve ara karar tarihi itibariyle yargılamanın bulunduğu aşama gözetildiğinde henüz delillerin toplanmamış olması, dava dilekçesi ekindeki delillere göre ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için gerekli olan yaklaşık ispata yeterli değildir.Ayrıca Yargıtay uygulamalarında (Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 01.06.2012 tarih, 2012/12474E. 2012/14232K. Sayılı ilamı) kabul edildiği ve HMK'nun 391. Madde gerekçesinde açıklandığı üzere “dava sonunda elde edilecek faydayı sağlayacak şekilde”, başka bir deyişle “davanın ve uyuşmazlığın esasını halleder şekilde” ihtiyati tedbir kararı verilmesi doğru değildir.Bu itibarla yukarıda açıklandığı üzere HMK'nın 389, 390/3 maddelerinde aranan koşullarının oluşmadığı, dikkate alınarak mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi isabetli olup, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Sonuç itibariyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Talep eden davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,

3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken istinaf karar harcı istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına,

4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden davacı üzerinde bırakılmasına,

5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,

6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 24/09/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1679, K. 2026/1710, T. 24.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1679-e-2026-1710-k-19b918b7f035