Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/651 E. 2026/752 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/651
- Karar No
- 2026/752
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2024/651 - Karar No:2026/752 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/651 KARAR NO : 2026/752
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 26/03/2024 NUMARASI : 2022/503 E-2024/238 K
DAVACI : ... -(...) VEKİLİ : Av. ...- E TEBLİGAT
DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ...- E TEBLİGAT Av....- E TEBLİGAT
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 24/06/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 25/06/2026
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, müvekkilinin sanayi tipi makinelerin tasarımlarını yaptığını, davalı şirketin ise sanayi tipi makinelerin alım satım işlemlerini yaparak ticari hayatını devam ettirdiğini, davalının müvekkiline sipariş üzerine belli bazı tasarımlar yaptırdığını, bu tasarımları karşılıklı mutabakat sonucunda davalı taraf teslim aldığını, dökümünü yaptırmış ve satışa sunduğunu, davalı müvekkilinin yaptığı işe karşılık olan bedeli kendisine ödemediğini, bunun üzerine Eskişehir 6. İcra Müdürlüğünün 2022/1953E. Sayılı dosyası ile davalı aleyhine ilamsız icra takibine geçtiklerini, davalının borca ve takibe itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına, asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır. İlk derece mahkemesince; davanın davacı tarafından davalıya verildiği iddia edilen makine tasarım hizmet bedeli alacağına ilişkin davalı hakkında başlatılan icra takibine itirazın iptali davası olduğu, uyuşmazlığın taraflar arasında iddia edilen hukuki ilişkinin bulunup bulunmadığı, davacının davalıya makine tasarım hizmeti verip vermediği, verilmiş ise takip ve davada talep edilen tasarım hizmet bedeli alacağının bulunup bulunmadığı hususlarında toplandığı, taraflar arasında iddia edilen hukuki ilişkinin bulunup bulunmadığı, davacının davalıya makine tasarım hizmeti verip vermediği, verilmiş ise takip ve davada talep edilen tasarım hizmet bedeli alacağının bulunup bulunmadığı hususlarında karşılaştırmalı olarak açıklayıp göstermesi, neticeten takip tarihi itibariyle davacı alacağına yapılan itirazın yerinde olup olmadığının belirlenmesi hususunda mali müşavir bilirkişi ...'dan 17/12/2022 tarihli rapor alındığı, raporda; "Davacının 2022 yılı ticari defterinin işletme defteri olduğu (Borç ve alacak kayıtları içermediği) Maliye Bakanlığının Defter beyan sistemi üzerinden tutulduğu ,usulüne uygun açılış ve kapanış tasdiklerinin yapıldığı, ticari defterlerdeki kayıtların muhasebe ilkelerine ve muhasebe genel tebliğine uygun olarak yapıldığı, kayıtlara esas belgelerin mevcut olduğu, Davacının ticari defteri olan işletme defterinde dava konusu olan 19.01.2022 tarihli GİB2022000000003 numaralı 31.860,00-TL tutarlı faturanın gelir olarak kayıtlı olduğu, Dosya içindeki mail yazışmalarından taraflar arasında iddia edilen hukuki ve ticari ilişkinin olduğu, davacının davalıya makine tasarım hizmeti verdiği, takip ve davada talep edilen tasarım hizmet bedeli olan 31.860,00-TL alacağının bulunduğu, takip tarihinde davacı alacağına yapılan itirazın yerinde olmadığı, kanaatindeyim. " şeklinde mütalaada bulunulduğu, davalı tarafça ticari defter ve kayıtların bulunduğu adreste bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verilmek suretiyle davalı defterlerinin de incelenerek değerlendirilmesi hususunda mali müşavir bilirkişi ...'dan 27/02/2023 tarihli ek rapor alındığı, ek raporda; “Davalı şirketin 2022 yılı ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin usulüne uygun yapıldığı, yevmiye defterinin kapanış tasdikinin yasal olarak 30.06.2023 tarihine kadar yapılabileceği, ticari defterlerdeki kayıtların muhasebe ilkelerine ve muhasebe genel tebliğine uygun olarak yapıldığı, kayıtlara esas belgelerin mevcut olduğu, kendi lehine delil vasfında oldukları, davalı şirketin 2022 yılı ticari defterlerine göre davacının düzenlediği 31.860,00 TL tutarındaki fatura bedelinin ödenmediği, bu tutarın iade faturası ile kapatıldığı, sonuç olarak herhangi bir borç veya alacağın görünmediği". şeklinde mütalaada bulunulduğu, davacı vekilince dosyaya sunulan ihtarname ve davalı ... Havacılık...Ltd.Şti tarafından düzenlenen fatura ile birlikte değerlendirilmesi maksadıyla mali müşavir bilirkişi ...'dan 29/01/2024 tarihli 2. ek rapor alındığı, raporda; "Davacının ticari defterinin işletme defteri olması nedeniyle borç veya alacak içermediği, davalıya düzenlediği 31.860,00-TL tutarlı faturayı defterine gelir olarak kayettiği,dava dilekçesinin ekindeki mail yazışmalarından fatura bedelinin tahsil edilmediğinin anlaşıldığı, davalı şirketin 2022 yılı ticari defterlerine göre davacının düzenlediği 31.860,00-TL tutarındaki fatura bedelinin ödenmediği, bu tutarın iade faturası ile kapatıldığı, sonuç olarak herhangi bir borç veya alacağın görünmediği, davalı tarafından davacının düzenlediği 19.01.2022 tarih ve 31.860,00-TL tutarındaki mal alım faturasının vergi dairesi başkanlığına BA bildirimi ile beyan edildiği, davacının, davalı tarafından düzenlenmiş olan 03.02.2022 tarihli 31.860,00-TL tutarlı E-Arşiv iade faturasını kayıtlarına almadığı, Eskişehir 11 Noterliği aracılığı ile 09.02.2022 tarih 02467 ihtarname ile iade faturasını kabul etmediğini ihtar ettiği, iş bu ihtarnameye cevap verilmediği tespit edilmiştir." şeklinde mütalaada bulunulduğu, mahkemenin 12/09/2023 tarihli oturumunda Tanık ... yeminli beyanında; "ben Deniz dökümde malzeme ve metalürji mühendisi olarak çalışırım, şirketimizde talep üzerine sanayi makinalarının tasarımını bazen de dökümünü yapıp bunları ilgili firmalara satarız, bana sormuş olduğunuz davacı ...'ı tanımıyorum, davalı firmayla da çalışma alanımızda iş yaptığımız olmuştur, ben ...'ı tanıyorum, kendisinin talebi üzerine işyerimizde parça döküm malzeme üretip kendisine sattığımız olmuştur, yine davalı ...havacılık firmasına da benzer şekilde talebi üzerine parça döküm malzeme üretip sattık, bana sorulan ...'ı tanımıyorum" şeklinde beyanda bulunduğu, bilirkişi raporlarının dosya kapsamına uygun, hüküm kurmaya yeterli ve elverişli görüldüğü, davalı ticari defter ve kayıtlarının davacının 31.860,00 TL'lik alacak talebini doğrulaması, takip ve dava konusu faturanın davalı tarafça BA formuyla beyan edilmiş olması karşısında fatura içeriğindeki malın davalıya teslim edildiği ayrıca süresinde faturaya itiraz edilmediği faturadaki satış bedelinden davalının sorumlu olduğu anlaşılmakla mahkemece davanın kısmen kabulü ile Eskişehir 6. İcra Müdürlüğü'nün 2022/1953 E sayılı takip dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile, takibin 31.860,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacağın varlığı yargılamayı gerektirmekle davacı lehine icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafından takibe konu edilen faturanın tek başına alacağın varlığına delil teşkil edemeyeceği, mahkemece salt faturaya itiraz edilmediğinden davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu, davalı tarafından keşide edilen mübrez 24.02.2022 tarih 03108 yevmiye nolu ihtarname ile faturanın, vekil eden şirket ile ticari ilişkisi bulunan ... isimli firma ile unvan benzerliğinden sehven faturanın işlendiği belirtilerek faturaya itiraz edildiği, davacı tarafından dosyaya sunulan yazışmaların geçmişinin davacının ticaret hayatında faaliyet başlangıç tarihinde eskiye dayandığı, davalı şirketin "....tr" uzantılı e-posta adresi ile ... isimli tacir ile faaliyet yürüttüğü, taraflar arasında herhangi bir sözleşme ve/veyahut ticari ilişki bulunmadığı gibi vekil eden şirket tarafından da icra takibine mesnet faturaya konu hizmet konusunda bir talep olmadığı, bilirkişinin e-posta yazışma tarihlerinin davacının ticaret hayatının evveliyatına dayandığını gözden kaçırdığı, bu hususta da bir değerlendirme yapılmasını gerektiği, zira raporun eldeki hali ile tarafınca kabul edilebilir nitelikte olmadığı, taraflar arasında hizmet alımına dair hiçbir anlaşma ve ticari faaliyet söz konusu olmayıp eldeki davada davacının tüm iddialarını ispatla yükümlü olduğu, dosyaya sunulan ve hükme esas alınan bilirkişi raporlarında söz konusu itirazları ile ilgili bir değerlendirme yapılmadığı, Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesine göre "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.", 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 190. maddesine göre de, "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir." düzenlemelerinin bulunduğu, dosya kapsamı ve yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde; somut olayda davada ispat yükü davacıda olup davacının, dava konusu hizmeti kendi adına vekil eden şirkete sağladığının yasal delillerle davacı tarafından ispat edilmediği, yargılama aşamasında beyanları alınan tanık ..., ''Bana sormuş olduğunuz davacı ...'ı tanımıyorum." şeklindeki beyanı ile davacının döküm işini yaptığını iddia ettiği firma çalışanı bile davacıyı tanımadığını gösterdiği, icra takibine mesnet faturanın varlığının da alacağın varlığına delil teşkil etmeyeceği, Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 09.06.2015 tarih, 2014/23785 Esas ve 2015/19103 Karar sayılı ilamında; '' ... Davacı davalıya dört adet kamyon lastiği sattığını, bedelinin ödenmediğini ileri sürerek talepte bulunmuş; davalı ise akdi ilişkiyi inkar etmiştir. Bu durumda; davacı taraf davalıya dört adet kamyon lastiğini satıp teslim ettiğini ve bedelinin ödenmediğini yasal delillerle ispat etmelidir. davacının tek taraflı olarak düzenlediği fatura tek başına, akdi ilişkinin varlığını kanıtlamaya yeterli olmadığı gibi ... davanın reddine karar verilmesi gerekir...'' denilmekle faturanın tek başına alacağa delil teşkil etmediği izah edildiği, davacı taraf yalnızca fatura alacağından söz edildiği, faturaya konu edilen hizmet ile ilgili herhangi bir delil sunulmadığı, bu nedenle davanın kabul edilmesinin hatalı olduğu, ... başlıklı teklif tarihinin şubat/2020 olduğu, ...uzantılı e-posta yazışma tarihleri incelenediğinde yazışmaların 2021 yılı ve şubat/2022 dönemlerine ait olduğu, oysa davacının ticaret sicil müdürlüğüne kayıt tarihinin 01.02.2022 olduğu, hususun dahi davacının sunmadığı hizmeti faturalandırdığına karine teşkil etmekle, vekil eden şirket ile davacının ticari ilişkisi bulunmayıp davacının faturanın defterlere kayıt edildiği iddiasının dinlenemeyeceği, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190.maddesi gereğince '' İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.'' denildiği, ancak davacı tarafın sunduğu faturanın, söz konusu alacağın varlığını ispata yeterli olmadığı gibi davacı tarafından hizmetin alındığına dayanak olarak gösterilen mail yazışmalarının da taraflar arasında mevcut olduğu iddia edilen ticari ilişkinin varlığına delil teşkil etmediği, e-postaların tarafının da davacı ... olmadığı belirtilerek kararın kaldırılmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, 2-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 2.176,35 TL istinaf karar harcından peşin alınan 545,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.161,35 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve ödediği istinaf başvuru harcının kendisi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 24/06/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...