Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/803 E. 2026/715 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/803
- Karar No
- 2026/715
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2024/803 - Karar No:2026/715 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/803 KARAR NO : 2026/715
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 12/07/2024 NUMARASI : 2022/370 E-2024/531 K
DAVACI : VEKİLİ : Av.
DAVALI : VEKİLİ : Av.
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 17/06/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 17/06/2026 Dava eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili özetle; Davalı ile davacı alacaklı arasında 20.04.2014 tarihli taşeronluk sözleşmesi bulunduğunu, davalının TCK 1. Bölge Müdürlüğü ile akdetmiş olduğu TCK 1. Bölge Yol Bakım, Onarım ve Kışla Mücadele İşi Kapsamındaki TCK 1. Bölge Müdürlüğü 13. (...) ve 18. (...) Şubelerindeki işlerini taşeron sıfatı ile 20.04.2014 tarihli taşeron sözleşmesi ile davacıya verdiğini, bu kapsamda, davacı tarafından sözleşmeye bağlı olarak yapılan işin gerekleri usulüne ve sözleşmeye uygun olarak yerini getirilmiş ise de davalı tarafça davalı uhdesinde bulunan %5 nakit teminat tutarı olan 306.000 TL, Karayolları 1. Bölge Müdürlüğünce iptal edilen 168.000 TL kamyon eksikliği cezası, 18.000 TL greyder eksikliği cezası tutarı hakedişlerden kaynaklı ödemelerin davacıya yapılmadığını, 9. ve 10. hakkedişlerde iş bu cezaların ve miktarların davacıdan kesildiğini, cezaların yersiz ve gereksiz olduğuna dair karayolları İstanbul 1. Bölge Müdürlüğünün Ceza İptal Komisyonu kararının da bulunmasına rağmen davalı tarafça iş bu iptal edilen cezaların (168.000,00 TL ve 18.000,00 TL’nin) iadesinın yapılmadığını, Sözleşmeden kaynaklı bakiye alacağı 500.000,00 TL için Ankara 20. İcra Müdürlüğünün 2016/19737 Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı-borçlunun 27.10.2016 havale tarihli itiraz dilekçesi ile borca itiraz ettiğini, kararının kendilerine tebliğ edilmediğini belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili özetle; Davacıya verilen iş sınırları içinde ölümlü/yaralamalı ve maddi hasarlı kazalar meydana geldiğinden bahisle, sözleşmenin 14. maddesine göre davalının herhangi bir kaza veya hasar halinde, maddi ve manevi zararlara maruz kalanlarla taşeron adına anlaşmaya/sulh olmaya, zararları tazmin etmeye ve tazmin bedellerini taşeron hesabına borç olarak kaydetmeye ve alacaklarından kesmeye yetkili kılındığının, Sözleşmenin 16. maddesine göre taşeron çalıştırdığı herbir işçiye ait "işe giriş bildirgelerini", "işe giriş sağlık raporlarını", "işten çıkış bildirgelerini", "prim ödeme makbuzlarını", "aylık prim ve hizmet sigorta bildirgelerinin SGK onaylı suretlerini", "onaylı aylık puantaj raporlarını", "aylık ücret bordrolarını", "ücret ödeme makbuzlarını", "işten ayrılan işçilerden alınan yükleniciyi de kapsayan ibranamelerini", "bölge çalışma müdürlüğü bildirimlerinin birer örneklerini" yükleniciye her ay vermek zorunda olduğunu, işin başlangıcından itibaren söz konusu belgelerin birer örneklerinin 3 gün içinde davalıya teslim edilmesinin, sözleşmenin 17. maddesi ile 18. maddesine göre aylık ücretlerin düzenli olarak ödenmiş olmasının, iş yerinde iş sağlığı ve iş güvenliği önlemlerinin alınmış olmasının gerektiğinin, anılan belgelerin 3 gün içinde müvekkiline teslim edilmemesi durumunda akde aykırı davranış nedeniyle sözleşmenin haklı nedenle feshedileceği ve davalıda bulunan davacı alacakları üzerinde bloke/hapis hakkının kullanılacağının, teslim edilecek belgelere göre davacı tarafından çalıştırılmış işçilerin yüklenici keşideciden talep edebilecekleri her tür özlük hakları tutarının da davalı tarafından zamanaşımı süresince bloke edileceğinin, ölümlü/yaralamalı kaza ve maddi hasarlardan doğacak ve davalıya yöneltilecek taleplerin teminatı olmak üzere sözleşmenin 21. maddesinde belirtilen 500.000,00 TL kesin ve süresiz teminat mektubunun verilmesinin, teminat mektubu verilinceye kadar taşeron alacaklarının teminat olarak bloke edileceğinin ihtarnameyle bildirildiğinden bahisle, sözleşmeye istinaden, davacı tarafından belirtilen hususlar yerine getirilmediğinden, işin tamamlanmasında gecikmeye sebebiyet verildiğini, davacının, işçi ödemelerini zamanında yapmadığını, davacı adına bir kısım işçi ödemeleriyle SGK, idari para cezası ve faizlerinin ödemesinin davalı tarafça yapıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince: Tüm dosya kapsamı bir bütün halinde değerlendirildiğinde; taraflar arasında sözleşme konusu işin eksik ve ayıplı olarak ifa edildiği iddia edilmemiş olup uyuşmazlık, işin geç teslim ediip edilmediği teminat iadesi talebi yönünden davalının davacı adına ve onun işçilerine işçilik ücretleri, SGK primleri, idari para cezaları ve faizlerini ödeyip ödemediği, teminatın iadesi şartlarının oluşup oluşmadığı, yine ödenen cezai şart kesintilerinin iade edilip edilemeyeceğine yönelik olduğu, taraflar arasındaki sözleşmede Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesi zikredildiği, davacı tarafından sunulan hakedişlerde davacı tarafından hakedişlerden kesilen cezai şart kalemlerine usulüne uygun itiraz edilmese de, yine sözleşmede ana sözleşmenin iş bu sözleşmenin ayrılmaz bir parçası olduğu vurgulandığı asıl sözleşme kapsamında kesilen ancak iade edilen cezai şartların ispatlanması durumunda davacıya iadesi gerektiği ,İdare ile davalı arasındaki geçici kabul tutanağında yapım işinin bitirilmesi gereken tarihin 18/08/2015 olduğu ancak işin 31/05/2015 tarihinde, bitirilmesi gereken tarihten 79 gün önce bitirildiğinin anlaşıldığı , Ana sözleşme kapsamında düzenlenen 15 adet hakedişte davalı yükleniciye yol bakım, eksik makine, teknik personel, yolların 3 saatten fazla kapalı kalması ve araç tamir bedeli kesintisi adı altında toplamda 900.979,25 TL kesinti yapıldığı, iş bu dava dosyası kapsamında kalan işlere ilişkin kesilen ceza tutarının ise 252.650,00 TL olduğu, kesilen cezalardan 75.000,00 TL'sinin Karayolları 1. Bölge Müdürlüğü Değerlendirme Komisyon Kararı ile iptal edildiği , davalı tarafından davacıya yansıtılan fatura bedellerinin 177.650,00 TL'sinin dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, ancak davalı tarafından davacıya toplamda 306.850,00 TL bedelli fatura yansıtıldığı anlaşılmakla iadesi gerekli cezai şart bedelinin 129.200,00 TL olduğunun anlaşıldığı ,davalı tarafından yine taşeron adına ve hesabına işçilik ödemeleri, SGK primleri yapıldığı savunulmuş ise de, bu savunmanın ispat edilemediği, yine ana sözleşmede gecikme cezası uygulanmadığı, davacı tarafından sunulan SGK İlişiksiz belgesine yönelik olarak itirazın da olmadığı anlaşıldığından bilirkişi heyeti tarafından çıkartılan toplamda 429.885,00 TL davacı alacağı üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, alacak yargılamayı gerektirdiğinden inkar tazminatının reddine karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Davacının davalıdan Taşeron Yapım Sözleşmesi kapsamında %5 nakit teminat alacağı hususunda, "davacının nakit teminat kesintisinden 300.685,00-TL alacağının bulunduğu"nun tespit edildiğini, söz konusu hesaplamanın taraflarınca kabulü mümkün olmadığını, şöyle ki, bilirkişi raporunun 9. sayfasında "Davalı şirket yasal defterlerinde davacı şirkete ait işlemlerin 320 Satıcılar- 420 Satıcılar ve 426 Alınan Depozito ve Teminatlar ve 159- Verilen Sipariş Avansları hesabında takip edildiği, anılan hesaplardan; 420-Satıcılar hesabının 01.12.2015 tarihinde 415.828,01 TL alacak bakiyesi verdiği, hesabın 01.12.2015 tarih 3684 no.lu yevmiye maddesinde tesis edilen muhasebe kaydı ile 320- Satıcılar hesabına virman yapılarak kapatıldığı,320-Satıcılar hesabının 31.12.2015 tarihinde 216.275,76 TL borç bakiyesi verdiği, hesabın 31.12.2015 tarih 6434 no.lu yevmiye maddesinde tesis edilen muhasebe kaydı ile 159- Verilen Sipariş Avanslarına virman yapılarak kapatıldığı,426- Alınan Depozito ve Teminatlar hesabının 01.07.2016 tarihinde 194.378,34 TL alacak bakiyesi verdiği, hesabın 01.07.2016 tarih 19500 no.lu yevmiye maddesinde tesis edilen muhasebe kaydı ile 159-Verilen Sipariş Avanları hesabına aktarılarak kapatıldığı,Davalı şirket yasal defterlerinde dava/takip tarihinde avans ödemelerinden kaynaklı 21.897,42 TL alacaklı olduğu kayıtlıdır. " demek sureti ile müvekkili şirketin davacı şirketten %5 kesintilere ilişkin hesaplar arasında virman yapıldığında müvekkili şirketin %5 kesintilere istinaden alacaklı olduğu ayrıntılı şekilde tespit edilmişken bilirkişi raporunun sonuç kısmında bilirkişinin kendi açıklamaları ve rasyonel veriler ile çelişkiye düşerek ya da ticari defter kayıtlarını göz ardı ederek davacı şirketin müvekkili şirketten % 5 nakit teminat hususunda alacaklı olduğunun tespitinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, yine bilirkişi tarafından "Yüklenici Yapım Sözleşmesi kapsamında hakedişlerden kesilen ve Karayolları 1. Bölge Müdürlüğü Değerlendirme Komisyonu kararıyla iptal edildiği halde davalı tarafından davacıya iade edilmeyen 168.000,00 TL kamyon eksikliği ve 18.000,00 TL greyder eksikliği cezası hususunda; 129.200,00 TL alacaklı olduğu" tespit edildiğini ,lakin bilirkişi tarafından "Sayın Mahkemenin 19.01.2023 günlü yazısıyla; TCK 1. Bölge Müdürlüğü 13. ve 18. şubelerindeki işlere ilişkin olarak; 1 nolu hakedişte yapılan, 21.600,00 TL teknik personel bulundurmama cezası kesintisine, 3 nolu hakedişte yapılan 11.250,00 TL teknik personel bulundurmama cezası kesintisine, 10 nolu hakedişte yapılan 23.479,25 TL araç çalışma ve arıza tamir bedeli kesintisine; 07.08.2015 günlü Değerlendirme Komisyonu Raporuyla; kamyon bulunmadığına veya arızalı olduğuna dair şube şefliği tutanağı bulunmadığı halde uygulandığı için iptal edilmesine karar verilen, 9 nolu hakedişte 28 gün x adet kamyon eksikliği cezasınına, kamyon eksiği veya arızası bulunmayan ve ataşman arızası olduğu için uygulandığı gerekçesiyle iptal edilen, 9 nolu hakedişte 32 gün x adet, 10 nolu hakedişte 24 gün x adet ataşman arızası cezasınına, greyder bulunmadığına veya arızalı olduğuna dair şube şefliği tutanağı bulunmadığı halde uygulandığı için iptal edilmesine karar verilen 9 nolu hakedişte 12 gün x adet greyder eksikliği cezasına ilişkin evraklardan birer örneğin gönderilmesi istenmişse de Karayolları 1. Bölge Müdürlüğünün 02.02.2023 gün ve E.12602544-640/1079806 sayılı yazısı ekinde, Yüklenici Yapım Sözleşmesine ait hakedişler gönderilmiş olup, iptal edilen söz konusu kesintilerin hangi şubelere ait işlerle ilgili oldukları belirlenememiştir." denildiğini, müvekkili şirketin davacı ile olan taşeronluk sözleşmesine ait tarihlerde TCK 1. Bölge Müdürlüğü nezdinde Yol Bakım, Onarım ve Kışla Mücadele işi kapsamında 7 şubenin işini yaptığını ve iptal edilen söz konusu kesintilerin hangi şubelere ait işlerle ilgili oldukları KGM tarafından da belirtilmemişken bilirkişinin hukuki dayanaksız bir şekilde iptal edilen cezaların davacı şirketin baktığı şubelere ait olduğunu varsayıp söz konusu varsayımdan hareketle davacı şirkete alacak hesabı yapmasının hukuki izahtan vareste olduğunu, müvekkili şirket ile davacı şirket arasında 20.04.2014 tarihli müvekkilinin TCK 1. Bölge Müdürlüğü ile akdetmiş olduğu TCK 1. Bölge Yol Bakım, Onarım ve Kışla Mücadele işi kapsamındaki TCK. 1. Bölge Müdürlüğü 13. (...) ve 18. (...) şubelerindeki işler birim fiyatlı anahtar teslim usulü taşeronluk sözleşmesi ile verildiğini, iş bu sözleşmeye istinaden davacı tarafından aşağıdaki hususlar yerine getirilmediğinden, sözleşme konusu işin tamamlanmasında gecikmeye sebebiyet verildiğini bu hususta 28.05.2015 tarihinde Ankara 16. Noterliği'nin 11517 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ; "İhtar tarihi itibari ile muhataba verilen iş sınırları içinde ölümlü/ yaralamalı ve maddi hasarlı kazalar meydana gelmiştir. Sözleşmenin 14. Maddesine göre keşideci/ yüklenici herhangi bir kaza veya hasar halinde, maddi ve manevi zararlara maruz kalanlarla taşeron adına anlaşmaya/ sulh olmaya, zararları tazmin etmeye ve tazmin bedellerini taşeron hesabına borç olarak kaydetmeye ve alacaklarından kesmeye yetkili kılınmıştır. Sözleşmenin 16. Maddesine göre, taşeron çalıştırdığı her bir işçiye ait "işe giriş bildirgesini" "işe giriş sağlık raporlarını", "işten çıkış bildirgelerini", "prim ödeme makbuzlarını", "aylık prim ve hizmet sigorta bildirgelerinin SGK onaylı suretlerini", "onaylı aylık puantaj raporlarını", "aylık ücret bordrolarını", "ücret ödeme makbuzlarını", "işten ayrılan işçilerden alınan yükleniciyi de kapsayan ibranamelerini"," bölge çalışma müdürlüğü bildirimlerinin birer örneklerini" yükleniciye her ay vermek zorundadır. Anılan belgeler bugüne kadar verilmemiş olduğundan iş başlangıcından bugüne kadar geçen süreye ait söz konusu belgelerin birer örneklerinin iş bu ihtarın tebliğinden 3 gün içinde müvekkile teslim edilmesi, Sözleşmenin 17. Maddesi ile 18. Maddesine göre aylık ücretlerin düzenli olarak ödenmiş olması, iş yerinde iş sağlığı ve iş güvenliği önlemlerinin alınmış olması gereklidir. Yukarıda sayılan belgelerin iş bu ihtarın tebliğinden 3 gün içinde müvekkile teslim edilmemesi durumunda akde aykırı davranış nedeniyle sözleşmenin haklı nedenle feshedileceğini bildiriyoruz Söz konusu belgelerin müvekkile teslim edilmemesi halinde müvekkilde bulunan taşeron alacakları üzerinde bloke/ hapis hakkımızı kullanacağımızı bu ihtar ile bildiriyoruz. Teslim edilecek belgelere göre taşeron tarafından çalıştırılmış işçilerin yüklenici keşideciden talep edebilecekleri her tür özlük hakları tutarı da müvekkil tarafından zamanaşımı süresince bloke edilecektir. Ayrıca ölümlü/ yaralamalı kaza ve maddi hasarlardan doğacak ve müvekkile yöneltilecek taleplerin teminatı olmak üzere sözleşmenin 21. Maddesinde yazılı bulunan 500.000,00-TL tutarlı kesin ve süresiz teminat mektubu verilmesi gerektiği, teminat mektubu verilinceye kadar taşeron alacaklarının teminat olarak bloke edileceğini" ihtar edildiğini, davacı firmanın işçilerine ilişkin ödemeleri zamanında yapmadığından adına bir kısım işçi ödemelerini yapmak, SGK, İdari Para Cezası ve Faizleri ödemenin de müvekkili şirkete kaldığını, bu hususun ticari defterler üzerinde yerinde yapılacak inceleme neticesinde netleşeceğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla işin yapılmış olması tarafların (davacı ve davalının) sözleşme şartlarına riayet borçlarını ortadan kaldırmadığını sözleşmeden dönülmediğini dolayısı ile davacının teminat şartı dahil olmak üzere sözleşmenin maddelerine uymakla yükümlü olduğunu, sözleşmenin tüm maddelerinin davacının uyması gereken maddeler olduğunu, davacının edimlerini yerine getiremediğinden, çalıştırdığı işçilere ait ücret ve SGK prim borçlarının olmadığına dair belgeleri davalıya teslim etmediğini, ayrıca davacının yaptığı işe dayalı olarak arabuluculuk başvuruları ve ödemelerin müvekkili şirket tarafından yapıldığını davacı her ne kadar dava dilekçesinde sözleşme gereği tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini iddia etmiş olsa da, işin eksiksiz hatasız yapılması ve teslimiyle beraber, işin süresi boyunca çalıştırmış olduğu işçilerin hak etmiş olduğu özlük haklarının ödemesinin yapılması, SGK'ya ve 3. kişilere bu işle ilgili borcunun bulunmadığına ilişkin belgelerinin, ilişiksizdir yazısının teminini sağlaması da sözleşmede yer alan diğer yükümlülüklerii arasında açıkça yer aldığını, ancak sözleşme konusu işin ifasından sonra davalının bu hükümlere riayet etmediği ve çalıştırdığı işçilerin ücretlerini ve tazminatlarını ödemediğini, işçilerin müvekkili şirkete arabuluculuk yolu ile başvurmaları üzerine öğrenildiğini gün geçtikçe de davacı tarafından tazminat alacaklarının ödenmemesi sebebiyle müvekkili şirkete başvuran ve tazminatlarını talep eden işçilerin sayısının arttığını, kaldı ki Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından davacının taşeronluk sözleşmesine istinaden yaptığı iş ve işlemlere dayalı olarak müvekkili şirkete ceza kesintisi uygulandığını bu durumda ticari defterler üzerinde yerinde yapılacak inceleme neticesinde netleşeceğini, özetle davacının talebinin haksız ve kötü niyetli olduğunu gerçeğe aykırı iddialarının da hukuki bir dayanağı olmadığını davacıya vermiş olduğunu iddia ettiği hizmeti yasal ve yazılı delillerle ispatlaması gerektiğini ancak sayın mahkemeye böyle bir delil ibraz edilmediğini dolayısıyla iddiasını kanıtlayamadığını bu nedenle karşı dava açma hakları saklı kalmak kaydıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK.'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 29.365,45 TL istinaf karar harcından peşin alınan 427,60 TL + 6.913,77 TL harcın mahsubu ile bakiye 22.024,08 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve ödediği başvuru harcının kendisi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 17.06.2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan Üye Üye Katip