Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/615 E. 2026/749 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/615
Karar No
2026/749
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2024/615 - Karar No:2026/749 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/615 KARAR NO : 2026/749 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 05/04/2024 NUMARASI : 2021/599 E-2024/255 K

DAVACI : VEKİLLERİ : Av. ... - E TEBLİGAT

DAVALI : VEKİLİ : Av. ... - E TEBLİGAT

DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ : 24/06/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 24/06/2026

Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, taraflar arasında 01.09.2020 tarihli ... OSB ...'deki Fabrika Binası Dış Cephe Alüminyum Perfore Panel Kaplaması İle Güneş Kırıcıların Yapılması, Seksiyonel Kapı Ve Dış Cephe Pencerelere Alüminyum Panelden Söve Yapılması İle 10+10 MM Temperli Lamıne Camdan Balkon Korkulukları Yapılması İşine dair BS20200109 no.lu ve 17.11.2020 tarihli... Parsel'deki İdari Bina Merdiven Korkulukları Yapılması İşine dair BS20201311 no.lu yapım sözleşmeleri imzalandığı, imzalanan sözleşmeler kapsamında davacı tarafından kendi üzerine düşen yapım yükümlülükleri yerine getirildiği, davalı tarafın söz konusu yapım işlerinde şantiye şefi olarak görev yapan ... isimli çalışanı tarafından imzalanan hakediş tutanakları ile de bu hususun sabit olduğu, nitekim hakediş tutanakları esas alınarak davacı şirket tarafından yapım işinin bedeline ilişkin faturalar tanzim edildiği ve karşı yanca “Dış Mekan Yapım İşi”ne ilişkin 1. Hakediş Tutanağı uyarınca tanzim edilen 05.03.2021 tarihli GIB2021000000009 nolu fatura bedelinin ödendiği, fakat davalı yanca, davacı şirket tarafından “Dış Mekan Yapım İşi”ne ilişkin tanzim edilen 26.04.2021 tarihli Kesin Hakediş Tutanağı ile “İç Mekan Yapım İşi”ne ilişkin tanzim edilen 1.Hakediş Tutanağı esas alınarak tanzim edilen fatura bedellerinin ödenmediği, bunun üzerine taraflarınca söz konusu iki hakediş bedellerinin tahsili amacıyla Ankara 7. İcra Müdürlüğü'nün 2021/6958 esas sayılı takip dosyası ile takibe geçildiği, söz konusu takibe davalı yanca 24.06.2021 tarihinde itiraz edildiğini belirterek itirazın iptaline ve takibin devamına, davalının haksız itirazı sebebiyle %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatı hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili; taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 6.1 maddesinde söz konusu işlerin 135 takvim günü içerisinde bitirilmesi kararlaştırıldığı gibi sonrasında taraflar arasında akdedilen “Zeyilname” de ise bahse konu işlerin en geç 31.01.2021 tarihinde bitirilmesi konusunda anlaşmaya varıldığını, ancak hali hazırda dahi sözleşme konusu işler tamamlanmadığı gibi karşı tarafça yapılan imalatlar eksik ve ayıplı olduğunu, davalı şirketin ... isimli ne bir çalışanı ne de şantiye şefi bulunmadığını, bu kişinin müvekkilim şirketin fabrika binasının yapımında bir dönem alt taşeron olarak çalışmış olan...Şti. isimli şirket çalışanı olduğunu, davacı tarafından dosyaya sunulan ve ne zaman ne şekilde imzalandığı taraflarınca bilinmeyen hakediş tutanakları incelendiğinde, bu hakediş tutanaklarının hiçbirinde davalı şirket kaşesinin bulunmadığının görüleceğini, sözleşmenin 11.5 maddesinde “İşveren Şantiye ve Merkez İlgili kadroları onayı olmayan hiçbir hakediş ödenmez” hükmü bulunmasına rağmen, davalı şirket merkez ofisi tarafından onaylanmayan ve haberi dahi olmayan hakediş tutanaklarının mahkemeye sunulduğunu, davacı tarafça alınan delil tespiti raporu huzurda görülmekte olan davada hükme esas alınamayacağını, davalı tarafça karşı taraf delil tespiti talebinden önce, yani 13.07.2021 tarihinde Kahramankazan Sulh Hukuk Mahkemesine başvurularak 2021/27 D.İş sayılı dosyası üzerinden keşif yapılarak bilirkişi raporu hazırlandığını, davacı tarafça yapılması gereken idari bina merdiven korkulukları başka bir şirkete yaptırıldığı gibi, dış cephe ayıplı bir şekilde bekletildiğini ve kabul anlamına gelmemekle beraber aksi kanaate varılır ise müvekkilinin işin zamanında bitirilmemesi sebebiyle hak kazandığı cezai şart bedelleri ile davacı tarafça ayıplı yapılan işlerin başka bir firmaya çok daha yüksek bir bedelle yaptırılması sebebiyle uğramış olduğu zararın yine sözleşme şartları dahilinde karşı taraf alacağından mahsubuna karar verilmesi gerektiği belirtilerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; davanın eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye ve ilave iş bedelinin tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptaline yönelik olduğu, davacının taşeron davalının ise yüklenici olduğu, davacının taraflar arasında dış mekan yapım işine ilişkin 01/09/2020 ve iç mekan yapım işine ilişkin 17.11.2020 tarihli sözleşmeler akdedildiğini, dış mekan yapım işine ilişkin olarak 1. Hakediş tutanağı düzenlendiğini ve davalı temsilcisi tarafından imzalandığını, buna istinaden 05.03.2021 tarihli fatura bedelinin ödendiğini, fakat aynı işe ilişkin olarak tanzim edilen 26.04.2021 tarihli kesin hakkediş ve iç mekan yapım işine ilişkin 1. Hakkediş tutanağındaki iş bedellerinin ödenmediğini, yapılan işe ilişkin olarak delil tespiti yapıldığını, tespitte dış mekan yapım işine dair eksiklik tespit edilmediğini, iç mekan yapım işine ilişkin olarak ise iş bedelinin %70'inin ödenmesi gerektiğini, işin tamamlanmamış olmasının davalıdan kaynaklandığını, davacı tarafından yapılan takibe de haksız olarak itiraz edildiğini beyanla itirazın iptalini ve takibin devamına karar verilmesini talep ettiği, davalının ise yapılan imalatın eksik ve ayıplı olduğunu, davacının işi 135 takvim günü içerisinde bitirmesi gerekirken bitirmediğini, dış cephe işlerinin ayıplı olduğu tamamının sökülerek tekrar yapılması gerektiğini, idari bina merdiven korkuluklularının ise renk farkları ve imalat hataları nedeniyle tamamen söküldüğünü ve başkaca bir firmaya yeniden yaptırıldığını, hakedişleri imzalayan ...’in davalı temsilcisi olmadığını, hakkedişler üzerinde davalı şirket kaşesinin de bulunmadığını, ödemelerin hakkedişlere istinaden yapılmadığını, 11.12.2020 tarihinde 100.000,00 TL avans ödemesi yapıldığını, sonrasında ise 05.03.2023 tarihli 300.036,83 TL bedelli faturaya istinaden 200.000,00 TL ödeme yapıldığını, yapılan delil tespitine süresi içerisinde itiraz edildiğini, davalı tarafından da Kahramankazan Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2021/27 D. İş sayılı dosyada delil tespiti yapıldığını, eksik ve ayıplı işlerin tespit edildiğini, davacı tarafından keşide edilen faturaların iade edildiğini, imalatın baştan yapılması , aksi taktirde sözleşmede yer alan cezai şart bedelinin tespiti ile alacaktan mahsubu gerektiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep ettiği, Ankara 7. İcra Müdürlüğü’nün 2021/6958 Esas sayılı takip dosyasında davacı tarafından davalı aleyhine 253.709,22 TL ve 105.935,30 TL hakkediş alacaklarına istinaden ilamsız icra takibinin yapıldığı, davalı tarafından asıl alacak ve ferilerine itiraz edilmesi üzerine takibin durduğu, Kahramankazan Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2021/34 D. İş ve aynı mahkemenin 2021/27 D. İş sayılı delil tespiti dosyaları dosya içerisine alındığı, SGK Ankara Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü’ne yazılan müzekkere cevabında davalı şirket personeli olarak ... isimli bir şahsın tespit edilemediği, taraflara arasında 01.09.2020 tarihli 474.755,50 TL +KDV bedelli birim fiyatlı...Parseldeki Fabrika Binası Dış Cephe Alüminyum Perfore Panel Kaplaması İle Güneş Kırıcıların Yapılması, Seksiyonel Kapı ve Dış cephe Pencerelere Alüminyum Panelden Söve Yapılması İle 10+10 mm Temperli Lamine Camdan Balkon Korkulukları Yapılması İşine Ait Yapım İşi Sözleşmesi akdedildiği, sözleşme ile birlikte avans teminat mektubu karşılığı peşin veya 100.000,00 TL ye kadar verilecek teminat çeki tutarında nakit ödeme yapılacağı, avans sonrasında kalan tutar, sahaya sevk edilen malzemeleri takiben toplam miktarın %70’, oranında nakden ödeme, montaj tamamlanması ile birlikte de %30 nakden ödeme yapılacağının kararlaştırıldığı, bu sözleşmeye ilişkin olarak da 31.01.2021 tarihli Zeyilnamenin akdedildiği akdedilen zeyilname ile sözleşmenin türünün 498.000,00 TL anahtar teslimli olarak değiştirildiği belirtilerek sözleşme süresinin 31.01.2021 tarihi olarak revize edildiği, yine 17.11.2020 tarihli 99.750,75 TL +KDV bedel birim fiyatlı ... parseldeki idari Bina Merdiven Korkulukları Yapılması İşine Ait Yapım İşi Sözleşmesi akdedildiği, her iki sözleşmede de Yapım İşleri Genel Şartnamesinin sözleşmenin eki olarak kabul edildiği, iş bedeline ilişkin olarak ise 100.000,00 TL, 200.036,83 TL, 50.111,65 TL toplamı 350.148,48 TL ödeme yapıldığı anlaşılmakta olup, taraflar arasındaki ihtilaf teslim edilen işte eksik ve ayıpların bulunup bulunmadığı, ayıplı imalatın eserin reddini gerektirip gerektirmediği, eksik ve ayıp iş nedeniyle iş bedelinden tenkisinin gerekip gerekmediği ayrıca sözleşme kapsamında gecikme olup olmadığı ve davalı yüklenicinin gecikmeye bağlı ifaya ekli cezai şart talebinin iş bedelinden takas/mahsup yolu ile indirilip indirilemeyeceğine yönelik olduğu, davalı tarafından işin sökülerek dava dışı 3. kişilere yaptırıldığı yönündeki beyan ve dava öncesinde Kahramankazan Sulh Hukuk Mahkemesi'nce 2021/34 D.iş, ve 2021/27 D. İş sayılı dosyalarda 01/07/2021 ve 28/07/2021 tarihlerinde yapılan keşifler ve alınan bilirkişi raporlarına dayanan delil tespitleri nazara alınarak mahallinde keşif icra edilmeksizin dosya üzerinden bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, tüm dosya kapsamı alınan bilirkişi raporları bir bütün halinde değerlendirildiğinde; merdiven korkulukları yapım işinde işin tamamlanma oranının %83 olduğu imalatlarda gizli ayıp bulunduğu, dış cephe yapım işine ait ise tamamlanma oranının %100 seviyesinde olduğu, yapılan imalatlarda gizli ve açık ayıpların olduğu, ancak eserin reddinin gerektirecek seviyede ayıbın bulunmadığı, taraflar arasındaki İdari Bina Merdiven Korkulukları Yapılması İşine Ait Yapım İşi Sözleşmesi'nin 30.10. Maddesinde taşeronun 10 senelik garanti yükümü bulunmakta olup ayıp ihbarına gerek kalmaksızın açık ve gizli ayıp bedellerini talep edebileceği gibi dosya kapsamına sunulan delillerden her türlü delil ile ispatlanabilecek olan ayıp ihbarının davacıya yapıldığının anlaşıldığı, ilave iş talebinin değerlendirilmesinde ise merdiven korkulukları yapım işinde davalı yararına ilave iş tespit edilememesine rağmen, dış cephe yapım işinde 4 adet kapı sövesi imalatının yapılmasının ilave iş olarak kabul edildiği, taraflar arasındaki İdari Bina Merdiven Korkulukları Yapılması İşine Ait Yapım İşi Sözleşmesi'nin ve Dış Cephe Alüminyum Perfore Panel Kaplaması İle Güneş Kırıcılarının Yapılması İşi Sözleşmesi'nin incelenmesinde kararlaştırılan cezai şart bedelinin ifaya ekli cezai şart olduğu, işin teslimi sırasında ihtirazi kayıt koymaksızın işin teslim alındığı, 124 gün ve 142 gün sonra ihtarnamelerin gönderildiği anlaşıldığından davalının cezai şartın iş bedelinden indirilmesi talebinin kabul edilmediği, her ne kadar bilirkişi heyetince son alınan 07/02/2024 tarihli bilirkişi raporunda davacı alacağı 315.443,91 TL olarak tespit edilmiş ise de, bilirkişi tarafından yapılan teknik hesaplamalar baki kalmak üzere KDV hariç sözleşme bedeline dair yapılan hesaplamaya öncelikle KDV ilave edildiği, devamında nefaset kesintisi iş bedelinden tenkis edilerek iş bedelinin hesaplandığı, yine tespit edilen 10.000,00 TL ilave iş bedelinin yapıldığı tarihteki piyasa rayicine uygun olarak hesaplanması gerektiğinden ve piyasa rayicine ayrıca da KDV ilave edilemeyeceğinden rapordaki piyasa rayicine KDV ilave edilmesine dair hesaplamaya iştirak edilmeyerek sonuca gidildiği, yine alacak yargılamayı gerektirdiğinden inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerektiği belirtilerek davanın kısmen kabulü ile, Ankara 7.İcra Dairesi’nin 2021/6958 Esas sayılı takip dosyasında davalı tarafça yapılan itirazın 307.310,45 TL üzerinden iptali ile alacağa takip tarihinden itibaren tahsil tarihine kadar avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. Davacı istinaf dilekçesinde özetle; alınan bilirkişi raporlarının hatalı olduğu, itirazlarının değerlendirilmediği, işin gecikmesinin davalıdan kaynaklandığının belirtilmesine rağmen mahkemece bu hususun değerlendirilmediği, raporda davalı tarafça ayıp bildirimi yapılmadığının belirtildiği, davalının bu yönde bir bildirimi olmamasının eseri kabul ettiği anlamına geldiği, raporda usul ve yasaya aykırı bir şekilde nefaset indirimi yapıldığı, delil tespiti dosyasından anlaşılacağı üzere müvekkilinin herhangi bir ayıplı imalatta bulunmadığı, . bilirkişi raporlarında var olduğu iddia edilen ayıpların imalat esnasında veya imalattan kaynaklı olarak müvekkilden kaynaklandığına dair herhangi bir tespit olmadığı, kaldı ki bilirkişi raporlarında da bu hususun belirtildiği ve var olduğu iddia edilen ayıpların müvekkilden mi kaynaklandığının yoksa kullanıma bağlı olarak mı oluştuğunun tespit edilemediğinin vurgulandığı, bu yöndeki itirazlar dikkate alınmadan mahkemenin, ayıpların doğrudan müvekkilden kaynaklandığı kabulüyle nefaset indirimi yapmasının usul ve yasaya aykırı olduğu, iş bedelinin eksik hesaplandığı, davalının ayıp iddiasını öne süremeyeceği, sözleşmeye göre malların iş alanına teslimi itibariyle iş bedelinin %70'inin müvekkile ödenmesi gerektiği, ancak müvekkiline herhangi bir ödeme yapılmadığı, işin sonraki kısmından müvekkilin sorumlu tutulabilmesi için işin bedelinin %70'inin müvekkile ödenmesi gerektiği, böyle bir ödeme yapılmadığından, müvekkilin eksik iş yaptığından bahsetme imkanı da bulunmadığı, edimini ifa etmeyen karşı tarafın, eksiklikleri öne sürmesi ve müvekkilden, sözleşmedeki edimlerin tamamını ifa etmesini beklemesinin hukuken mümkün olmadığı, müvekkilin ayıplı ifada bulunduğu kabul edilse dahi işin niteliği gereği ayıpların, gizli ayıp niteliğinde olmadığının kabulü gerektiği, davalının eseri teslim aldıktan sonra incelediği, müvekkile hakediş düzenlediği ve hatta hakedişlerin bir kısmını ödediği, davalının ancak müvekkil ödenmeyen alacaklara ilişkin faturaları gönderdikten sonra ayıp iddiasında bulunduğu, ayıp iddiasının makul süre içerisinde bildirilmediği, davalının, var olduğunu iddia ettiği ayıpların kaynağının müvekkilin imalatından kaynaklandığını kesin ve tartışmasız bir şekilde ispat edemediği, icra inkara hükmedilmemesinin hatalı olduğu belirtilerek kararın kaldırılmasına karar verilmesi talep edilmiştir. Davalı istinaf dilekçesinde özetle; sözleşmenin 6.1 maddesinde söz konusu işlerin 135 takvim günü içerisinde bitirilmesi kararlaştırıldığı, sonrasında ise taraflar arasında akdedilen “Zeyilname” de bahse konu işlerin en geç 31.01.2021 tarihinde bitirilmesi konusunda anlaşmaya varıldığı, bilirkişi raporlarında da görüleceği üzere, sözleşme konusu işler tamamlanmadığı, yapılan imalatlar eksik ve ayıplı olup tamamının sökülerek yeniden yapılması gerektiği, her ne kadar yargılama sürecinde taraflar arasında akdedilen sözleşmeler kapsamında “malzemelerin sahaya sevk edilmesinden itibaren iş bedelinin %70’nin ödeneceği” hükmü bulunduğunu iddia etmişse de, sahaya getirilen malzemeler ayıplı ve eksik olduğu için bahse konu ödemenin haklı olarak yapılmadığı, hakkedişlerde imzası bulunan ... isimli kişinin müvekkil şirket çalışanı ve ticari vekili olmadığı, taraflar arasında akdedilen sözleşmede; iletişimin müvekkil şirket resmi mail adresine yapılacağı ve sözleşmenin 11.5 maddesinde “İşveren Şantiye ve Merkez İlgili kadroları onayı olmayan hiçbir hakediş ödenmez” hükmü bulunmasına rağmen, müvekkil şirketin merkez ofisi tarafından onaylanmayan hakediş tutanaklarının müvekkil şirket açısından hiçbir bağlayıcılığı olmadığı, davacının hakediş tutanaklarına istinaden ödeme yapıldığını iddia ettiği, söz konusu iddiaların gerçek dışı olduğu, müvekkil şirket tarafından 11.12.2020 tarihinde davacıya 100.000,00 TL avans ödemesi yapıldığı, sonrasında davacı tarafça kesilen 05.03.2021 tarih, 300.036,83 TL bedelli fatura karşılığında 200.000,00 TL daha ödeme yapıldığı ve en son 26.03.2021 tarih, 50.111,65 TL fatura karşılığı bu bedelin davacıya ödendiği, bahse konu faturalar incelendiğinde hiçbirinde hakediş karşılığı bir ödemeden bahsedilmediği gibi, fatura tarihinden önce avans ödemesi yapıldığı, hatalı olan raporların hükme esas alınmasının doğru olmadığı, Kahramankazan Sulh Hukuk Mahkemesi 2021/34 D. İş Sayılı dosyası kapsamında hazırlanan bilirkişi raporuna 13.09.2021 tarihinde taraflarınca itiraz edildiği, itiraza uğrayan rapora karşı, Kahramankazan Sulh Hukuk Mahkemesi'nce ek rapor almasının bir zorunluluk olmasına rağmen zorunluluğun yerine getirilmediği, açıklanan sebeple raporun hükme esas alınmasının yasal olarak mümkün olmadığı, karşı tarafın delil tespiti talebinden önce 13.07.2021 tarihinde Kahramankazan Sulh Hukuk Mahkemesi'ne başvurularak 2021/27 D. İş sayılı dosyası üzerinden keşif yapılarak bilirkişi raporu alındığı, raporunda, davacının yapmış olduğu imalatlarda onlarca eksik ve ayıp tespit edildiği, yatay ve düşey güneş kırıcı panellerden oluşan dış cephenin statik hesaplarının yapılmadığı, estetik ve mesnetlenme kusuru olan yatay güneş kırıcıların tamamen sökülerek yeniden yapılması, binanın giriş kapısı önündeki köşesinde birleşen düşey güneş kırıcı panellerin kısa cephedeki 4 panelin değiştirilmesi, alüminyum kaplamalarda; giriş üstü tavan perfore alüminyum panellerinin birleşim yerlerinde montaj kusurlarının demontaj ve montaj ile giderilmesini gerektiği kanaatine varıldığı, taraflar arasında akdedilen 14.11.2020 tarihli sözleşmede, idari binanın merdiven korkuluğu yapım işi (8+8 mm temperli lamine cam, mimari projesindeki detaya uygun şekilde ve yerinde alınan ölçülere göre) toplam 99.750,75 TL bedelle yapılması konusunda anlaşmaya varıldığı, ancak davacı taraf, belirtilen bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere ayıplı bir şekilde imal ettiği ve camlardaki renk/ton farklarını gidermediği, taraflar arasında ihtilaf yaşanmasından sonra müvekkil şirket, bu işi dava dışı... ile 26.07.2021 tarihinde imzaladığı sözleşme kapsamında ilgili şirkete işlerin yaptırıldığı, camlardaki renk/ton farklarının giderilmesinin imkansız olması sebebiyle davacı tarafça imal edilen camların tamamının söküldüğü ve yerine yeni camlar takıldığı, davacı tarafça takılan camların ise halihazırda müvekkil şirket fabrikasında bekletilmekte olup 06.12.2020, 28.12.2020 ve 22.02.2021 tarihlerinde karşı tarafa gönderilen maillerle bu hususların bildirildiği, davacı tarafça yapılmayan işler ve bu işlerin yaklaşık 1 yıl sonra yeniden yaptırılmak zorunda kalınması sebebiyle müvekkilin şirket yaklaşık 100.000,00 TL zarara uğradığı, davacı tarafça 03.09.2020 tarihli sözleşmeye göre yapılması gereken dış cephe alüminyum işlerinin ise statik hesabı olmaksızın ve ayıplı bir şekilde yapıldığı, davacı tarafça yapılan imalatları kabul etme imkanı bulunmadığı, iş bedeli hesaplanırken fiziki oran kurulması ve yapılan işteki eksik ve kusurlar teknik bir husus olduğundan ilgili alanda seçilecek bilirkişi kurulu vasıtasıyla değerlendirme yapılmasının zorunlu olduğu, mahkemece seçilecek bilirkişi aracılığıyla tespit dosyasındaki bulgular da gözetilerek işin varsa eksik ve ayıpları gözetilip fiziki oran bulunarak, sözleşme bedeline uygulanarak hakedilen iş bedeli bulunup, kanıtlanan ödemeler ya da ödemelerde ihtilaf yoksa bu ödemeler mahsup edilerek sonuca varılacağı, şayet hak edilen iş bedeli ödemeden fazla ise taleple bağlı kalınarak hüküm kurulacağı, aksi halde yani ödeme hak edilen iş bedelinden fazla ise bu durumda davada istenen iş bedeli talebinin reddinin zorunlu olduğu, 07.02.2024 tarihli ek bilirkişi raporunda, taraflarca imzalanan götürü bedelli işin tamamına KDV eklediği ve ardından nefaset indirimi uyguladığı, söz konusu uygulamanın davacı lehine haksız gelir sağladığı, davacının yapmamış olduğu işler için de KDV tahsilatı yapılmış olacağı öncelikli olarak davacı tarafından yapılan işlerin bedelinin belirlenmesi ve yapılan işlere KDV eklendikten sonra eksik iş bedellerinin düşülmesi gerektiği, bilirkişiler tarafından yapılan bu hesaplama yöntemine itiraz edildiği, müvekkil tarafından ödenmiş olmasına rağmen hesaplamaya dahil edilmeyen 53.412,48 TL’nin, yanlış hesaplanan KDV’nin hukuka uygun şekilde değerlendirilmediği belirtilerek kararın kaldırılmasına karar verilmesi talep edilmiştir. Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve özellikle mahkemesince, taraf iddia, beyan ve delilleri ile taraflar arasındaki sözleşme değerlendirilerek Yargıtay yerleşik içtihatlarına uygun karar verildiğinin ve davacının her iki sözleşme kapsamında bakiye hakediş alacağının bulunduğunun anlaşılmasına göre taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, 2-Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 20.992,38 TL TL istinaf karar harcından peşin alınan 427,60 TL ile 4.820,49 TL olmak üzere toplam 5.248,09 TL harcın mahsubu ile bakiye 15.744,29 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 4-İstinaf başvurusu nedeniyle taraflarca yapılan yargılama giderlerinin ve ödedikleri istinaf başvuru harçlarının kendileri üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 24/06/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/615, K. 2026/749, T. 24.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-615-e-2026-749-k-0d812d91d00b