Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/491 E. 2026/770 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/491
- Karar No
- 2026/770
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2024/491 - Karar No:2026/770
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/491 KARAR NO : 2026/770
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 29/03/2024 NUMARASI : 2022/324 E-2024/223 K
DAVACI : VEKİLİ : Av.
DAVALI : VEKİLİ : Av.
DAVANIN KONUSU : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 26/06/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 26/06/2026
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili: Taraflar arasında, davalının yükleniminde bulunan ... Yapım işi kapsamında sözleşme imzalandığını, müvekkilinin sözleşme kapsamında edimlerini yerine getirdiğini ve ayrıca sözleşme dışı olarak bazı inşaat malzemelerinin satışı ve teslimini de yaptığını, sözleşme kapsamında bazı kalem işlerin de müvekkilden önceki ve müvekkil taahhüdünde bulunmayan imalatlar sebebiyle iki kez yapıldığını, yapılan iş ve teslim edilen ürünlerin; keşif, ticari defterler, sigorta kayıtları, tanık, irsaliyeler ile ispat edileceğini, müvekkil alacağına ilişkin olarak taraflarca ölçümleme ve mutabakat yapıldığını, faturalar keşide ve teslim edildiğini, davalının bu faturaları ticari defterlerine de işlediğini, cari mutabakat sağlanmış olması nedeniyle, müvekkilince ödeme talep edildiğinde, davalı tarafın bu kez evvelce teslim alıp muhasebeleştirdiği faturaları, iade faturası kesmek suretiyle iade etmek istediğini, müvekkilince Ankara 44. Noterliğinin 15.03.2022 tarih ve 2336 yevmiye nolu ihtarnamesi ile iade faturaları davalıya iade edilmiş ise de, davalı tarafın Ankara 62.Noterliğinin 16.03.2022 tarih ve 6076 yevmiye nolu ihtarnamesi ile sözleşmeyi ve işi kabul eder ancak bedele itiraz eder nitelikte cevap verdiğini, taraflar arasında uyuşmazlığın çözümü için arabuluculuğa müracaat edilmişse de uzlaşma sağlanamadığını,belirterek; davanın kabulü ile fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, davacı vekili 26.02.2024 tarihli dilekçesi ile davada talep ettikleri alacağı bilirkişi ek raporu doğrultusunda 146.396,05 TL’na yükselttiklerini belirterek arttırılan miktara talep arttırım tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte 146.396,05 TL'nin ödenmesi şeklinde arttırdıklarını, dava dilekçesiyle talep ettikleri 10.000,00 TL alacağa da dava tarihinden talep arttırım tarihine kadar ticari faiz işletilmesi gerektiğini belirterek talep artırım dilekçesi doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili: Müvekkil şirketin taahhüdünde bulunan... İşi'nin bir kısmını oluşturan... İşi ile ilgili taraflar arasında 03.06.2021 tarihinde imzalanan yaklaşık 573.675.00.TL bedelli sözleşmeye istinaden karşı tarafça çeşitli tarihlerde toplam 591.740,00 TL tutarlı faturalar kesildiğini, işteki ayıplar nedeniyle idarece yapılan nefaset kesintileri ile gecikmeden doğan kesintiler yanında, davacı şirketçe ödenmediği için mahsubu gereken alacakların ileride ve kesin hesapta davacı şirketten tahsil edilmek kaydıyla faturalar karşılığı olan tutarda müvekkil şirketçe nakit, çek ve kredi kartı ile olmak üzere ödendiğini, dolayısıyla; davacı şirketin ifa ettiği ve tamamını faturalandırdığı iş bedeli 591.740,00.TL olup, müvekkilince davacıya yapılan ve tamamı kaydileştirilen ödemelerin 591.740,00.TL olduğunu, akdedilen sözleşme kapsamında üstlenmiş olmasına rağmen ödemediği SGK prim ve cezasına karşılık davacı şirket namına/yerine müvekkilince 06/01/2022 tarihinde ödenmek zorunda kalınan 17.852,55 TL ile birlikte davacıya ödenen tutarın 609.592,55 TL'na ulaştığını, davacı şirketçe taahhüt edilen ve birim fiyatı hususunda taraflar arasında mutabakat sağlanan iş bedelinin tamamı fazlasıyla davacıya ödenmesine ve hatta müvekkilinin davacıdan alacaklı olmasına rağmen davacının anlaşılamayan bir nedenle 28.01.2022 tarihinde müvekkiline gönderdiği 641.384,82.TL tutarındaki fatura ile mükerrer alacak talebinde bulunduğunu, söz konusu faturanın sehven düzenlendiği, yapılan iş bedelinin tamamının ödenmiş olduğu ifade edilerek müvekkil şirketçe iade faturası kesilmesi üzerine davacının bu kez, iade faturası ile muhasebe kayıtlarını düzeltmek yerine, Ankara 44. Noterliğinin 02336 yevmiye sayılı ve 15.03.2022 tarihli ihtarnamesini göndererek iade faturasının kabul edilmediğinden bahisle iade faturasını müvekkiline iade ettiğini, müvekkil şirketçe noterlikten gönderilen cevabi ihtarname ile hem faturaya, hem de faturanın iadesine ilişkin davacı ihtarnamesine itiraz edildiğini, dolayısıyla, davacının ikmal ettiği ve faturalandırdığı iş bedelleri kendisine ödenmesine rağmen, sebebi anlaşılmayacak biçimde mükerrer fatura tanzim edilmiş olduğunu, kaldı ki, davacı şirketçe yapılan imalatlardaki nefaset kesintileri ile gecikmelerden doğan kesintiler, dava dışı idare ile müvekkil şirket arasında yapılacak kesin hesap sonucu ortaya çıkacağından, kesin hesabın sonuçlanmasını müteakip, davacıyla kesin hesap yapılmak suretiyle davacının herhangi bir alacağının çıkmayacağı, hatta üstüne borçlu çıkacağını, dava dilekçesinde yer alan “sözleşme dışı iş yaptırıldığı, bazı işlerin iki kez yaptırıldığı" şeklindeki iddialara da itiraz ettiklerini, davacının yaptığı iş bedellerinin tamamı fazlası ile kendisine ödenmiş olup, davacının müvekkilinden alacaklı olması bir yana, yapılan işteki imalat hataları, gecikmelerden dolayı iş programındaki aksaklıklardan kaynaklı zararlar, iş güvenliği cezaları, SGK kaydı olmaksızın çalıştırılan personeller ile ilgili tutanaklar ve anılan tutanaklar esas alınarak müvekkil şirket hakkında uygulanan cezalar, davacı namına müvekkilince yapılan ve/veya ileride yapılacak ödemeler ile SGK eksik işçilik bedelleri hesaplanmak suretiyle müvekkili şirketin alacaklı hale geldiği uyuşmazlıkta, esasen müvekkili alacaklı olduğundan davacının alacak talebinin haksız olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince: Davanın eser sözleşmesinden kaynaklı iş bedelinin tahsili için açılan alacak davası olduğu, sözleşmede, davacının taşeron, davalının ise yüklenici durumunda olduğu, mahkemece taraf delilleri toplanarak bilirkişi heyetinden kök ve itirazlar doğrultusunda ek rapor alındığı, kök raporda davacının iş bu dava kapsamında davalıdan talepte haklı olacak tutarının (686.618,40 TL -540.222,35TL=) 146.396,05 TL olarak hesaplandığı, ek raporda tarafların kök rapora vaki itirazlarının incelenip değerlendirilmesi sonucunda kök raporda belirtilen kanaatin değişmediğinin belirtildiği, bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen rapordaki temel belirlemelerin hükmün tesisinde esas alındığı, tüm dosya kapsamına göre; yazılı sözleşme ve protokol hükümleri dikkate alındığında, taraflar arasında birim fiyat esaslı yapım sözleşmesi akdedildiği ve 15 kalem iş için birim fiyat ve 573.675,00TL tahmini bedelle alçıpan asma tavan ve alçıpan duvar yapımın davacı taşeron tarafından üstlenildiğinin anlaşıldığı, davacıya 08.06.2021 tarihinde yer teslimi yapılmış olduğundan, sözleşme uyarınca 60 gün imalat, 60 gün montaj süresine göre işin bitim tarihinin 14.10.2021 tarihi olacağı, tamamlanan imalatların tüm metrajları dikkate alınarak hakediş düzenleneceği, işveren teknik ekibince kontrol edilip tutanak altına alınacağı ve hakedişe yansıtılıp, fatura kesileceği, kırılan, sökülen ve yeniden yapılan uygulama alanlarının tutanakla tespit edilerek yeniden yapılacak şekilde metraja ilave edileceği, birim fiyatlara KDV'nin dahil olmadığı KDV'nin toplam miktara uygulanacağı, taşeron tarafından çalıştırılan personele ait SGK primlerinin alt yüklenici tarafından ödeneceği, ödenmemesi halinde işveren davalı tarafından ödenerek hakedişten kesileceği, iş güvenliği ihlallerinde bunun işveren ve idarece tespit edilerek ihlal halinde 580 TL/ adet kesinti yapılacağı kararlaştırılmış olup, davaya konu işin de içinde bulunduğu ... Binası İlave Kat Yapım İşlerinin 29.12.2021 tarihli geçici kabul tutanağı ile asıl iş sahibi tarafından geçici kabulünün yapıldığının anlaşıldığı, dava dosyasında taraflarca karşılıklı imza altına alınmış hiç bir hakedişin olmadığı, ne var ki, davanın tarafları arasındaki sözleşmede belirtilen iş miktarları ile dava dışı idarenin kesin hakedişindeki iş miktarları bire bir örtüşmekte olduğundan (yalnızca 1,0 m uzunluktaki ve Tablo-1 'deki 14 nolu pozdaki alçı panel kenar bandının idare kesin hakedişinde olmadığı tespit edildiğinden) dava dışı idare kesin hakedişi esas alınmak suretiyle, dosya kapsamında yer alan belge içeriklerine göre yapılan değerlendirme neticesinde, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında, davacı tarafça tamamlanan sözleşme dahilindeki işlerin toplam tutarının 573.675,00TL +KDV : 676.936,50 TL olduğu, metraj artışı dikkate alındığında davacı firmanın yapmış olduğu işlerin toplam tutarının: 581.880,00TL + KDV: 686.618,40 TL olarak tespit edilmiş olduğu, davacının bu miktarı oluşturan imalat miktarları dışında daha fazla imalat gerçekleştirdiği yönündeki iddia ispatlanamadığı gibi dava dışı idarenin kesin hakedişinde verilen alçıpan işlerine ait iş miktarları aynı miktarda olmakla, sözleşme harici fazladan iş yapıldığı iddiasına itibar edilemeyeceği kanaatine varıldığı, davalı yüklenici tarafından davacı taşerona sözleşme kapsamında yapılan ödemeler tutarının 540.222,55 TL olduğu bu tutarın mahsubu neticesinde ise davacının eldeki davada 146.396,05 TL alacaklı olduğu kanaatine varılmakla, ıslah dilekçesi de nazara alınarak belirlenen bu tutar üzerinden davanın kabulüne dair karar vermek gerektiği, davalı vekilince gecikme cezasının(ceza-i şartın) davacı alacağından mahsubu gerektiği savunulmuş ise de; ceza-i şart hususunun bila tarihli protokolde yer alan hükme göre belirlenen cezai şartın TBK 179/2 de ifadesini bulan ifaya ekli ceza koşulu niteliğinde olduğu, davacının imzasını taşımayan davalı tarafça tek taraflı olarak düzenlenen hakediş belgesine göre, davacının gerçekleştirdiği iş tutarının KDV hariç 581.880,00 TL olduğunun belirtildiği, bu durumda %03 günlük gecikme cezası 1.745,64 TL olacağı, ne var ki davalı tarafça 22 günlük gecikme cezası olarak 116.055,96 TL kesinti yapılmasının öngörüldüğü, davacının herhangi bir imzası ve sonradan da bir kabulü olmayan kesin hak edişe bu nedenle itibar edilemeyeceği yine davaya konu olayda davalı asıl yüklenicinin sözleşme konusu işleri herhangi bir ihtirazi kayıt ileri sürmeden kabul etmiş olduğu anlaşıldığından ifayı çekincesiz ( ihtirazi kayıtsız olarak) olarak kabul eden davalının ceza-i şart talep edemeyeceği kanaatine varıldığı, davalı vekilince, dava dışı idare tarafından yapılan/yapılacak gecikme cezası, nesafet, iş güvenliği ihlali kesintisi, yapı denetim kesintisinin davacı alacağından mahsubu gerektiği savunulmuş ise de, taraflar arasındaki sözleşmenin 7.3 maddesi gereği, davacı firmanın herhangi bir personeli için, iş güvenliği ihlali nedeniyle; idare veya davalı işveren tarafından tutulmuş bir tutanak olmadığı için davacı firmadan iş güvenliği ihlali nedeniyle bir ceza kesilemeyeceği, nesafet kesintisi bakımından; dava dışı idarenin nefaset kesintisini hangi imalatlardan dolayı yaptığının bir belgesi bulunmadığından davacıdan nefaset kesintisi yapılamayacağı, yapı denetim kesintisi bakımından, bu hususun davalı firmanın, dava dışı idareye karşı sorumluluğu olduğu için, davacıya bir ceza yansıtılamayacağı gerekçesiyle, davanın kabulüne, 146.396,05 TL'nin davalıdan tahsiline davacıya verilmesine, hükmedilen tutarın 10.000,00 TL'sine dava tarihi olan 06.05.2022 tarihinden, bakiye 136.396,05 TL'sine ise ıslah tarihi olan 26.02.2024 tarihinden itibaren işletilecek ticari avans faizi işletilmesine karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, 03/10/2022 tarihli delil dilekçelerini ve eklerini incelemeksizin, 03/01/2023 tarihli kök rapora yönelik itiraz dilekçesi ekinde sundukları belgeler dikkate alınmaksızın, müvekkilinin davacı şirket namına yaptığı harcama ve ödeme toplamı olan 200.124,75.TL dikkate alındığında davacı şirkete fazladan 53.728,70.TL ödeme yapılmış olduğu ve bu hali ile müvekkili borçlu olmayıp aksine karşı taraftan alacaklı olduğu gözetilmeksizin tanzim edildiği noktasında duraksama bulunmayan bilirkişi raporu esas alınarak davanın kabul edilmiş olmasında hukuka uyarlık bulunmadığını, çünkü, taraflar arasında akdedilen sözleşmeye göre davacı şirketin talep edebileceği alacak KDV dahil 676.895,20.TL olarak hesaplanmasına rağmen, müvekkilince ikmal edilen imalatlar dahil dava dışı idareye sunulan hakedişte yer alan 686.618,40.TL üzerinden yapılan alacak hesabına göre hüküm tesisinin isabetsiz olduğunu, mahkemece kabul edilen bu yöntemin doğal sonucu olarak, davacının yaptığı iş karşılığı alması gereken tutardan daha fazla bir tutarın kendisine ödenmesinin gündeme geldiğini, müvekkilince davacı şirkete banka aracılığı yanında keşide edilen çeklerle yapılan ödeme toplamının 521.700,00 TL olduğu noktasında duraksama bulunmamasına rağmen davacının taahhüdündeki işin yapımında kullanılan ve 03/01/2023 tarihli dilekçe ekinde sunulan “Taşeron Namı Hesabına Alınan Malzeme Sayfasında” isimlerine yer verilen dava dış... firmalarından alınan, iş mahallinde davacı şirkete teslim edilen ve 03/10/2022 tarihli dilekçeleri ekinde sunulan irsaliyeleri de davacı şirket adına kesilen, faturalarının bir kısmı ise ödemeyi yapan müvekkili şirket adına kesilen, dosyaya sundukları elektronik postalarda da bedelinin mahsup edileceği ifade edilerek davacı şirketçe alınan ve işte kullanılan malzemeler için davacı şirket namına ödenen 87.833,75.TL'nın,, davacı şirket işçilerinin işin yapımı sırasında yedikleri yemek bedelinin müvekkili şirket hakedişinden kesilmiş olması nedeniyle, “Taşeron Şantiye Yemek Bedeli” tablosunda ayrıntılı bilgilerine yer verilen 7 aylık süreye ilişkin 13.311,00.TL tutarındaki yemek bedelinin, işin yapılması ile ilgili tüm masraflar davacıya ait olmasına rağmen, davacı şirketin malzemelerinin indirilmesi yanında yatay ve dikey taşımalarının yapılması ile saha temizliğinin yapılması için sarf edilen “Taşeron Şantiye İş Makinası Kullanımı-Nami Hesabına Yapılan Temizlik ve Düzenleme İşleri” tablosunda ayrıntılı bilgilerine yer verilen 8.980,00.TL'nın, davacı şirketin taahhüdündeki işin yapımında kullanılan ve...Şirketinden alınan ve irsaliyesi 03/01/2023 tarihli dilekçe ekinde sunulan 12.708 kg. profil malzemeler için müvekkilince davacı şirket namına doğrudan 70.000,00.TL ödeme yapılmış olup, davacı şirketin ticari defter kayıtlarından faturası tespit edilecek olmakla birlikte belgeleri 03/10/2022 tarihinde dosyaya ibraz edilen ve gerekmesi halinde dava dışı firmaya müzekkere yazılarak teyit edilebilecek olan 70.000,00.TL'nın, davacı şirketin taahhüdündeki işin yapımında kullanılan ve STA firmasından alınan malzemeler için müvekkili şirket ortağınca davacı şirket namına doğrudan 20.000,00.TL ödeme yapılmış olup, belgeleri 03/10/2022 tarihinde dosyaya ibraz edilen 20.000,00.TL’lik bu ödeme dahil olmak üzere, müvekkili şirketçe davacı namına yapılan toplam 200.124,75.TL tutarındaki ödemelerin/harcamaların davacının ticari defterlerinde tespitinin yapılamadığından bahisle tesis edilen kararın bozulması gerektiğinin her türlü izahtan vareste olduğunu, dava konusu iş kapsamında müvekkili, davacı namına ödemeler yapmış olup, ödeme ve harcamaların müvekkili şirketçe yapıldığına ve müvekkili şirket defterlerine kaydedildiğine göre, davacı şirketin ticari defterinden teyit yapılamadığından bahisle sonuca gidilmiş olmasının dosya kapsamı ile örtüşmediğini, çünkü davadaki uyuşmazlığın niteliğine göre, esasen davacı yanca sarf edilmesi gereken harcamaların müvekkili şirketçe yapılması ve/veya müvekkil şirket alacağından mahsup edilmesi halinde yapılması gereken, iddia edilen harcama ve ödemelerin, üstlendiği iş kapsamında davacının taahhüdünde olup olmadığının tespiti ile eğer davacının taahhüdünde harcama tutarlarının müvekkili şirkete ödenmesi gerekmekte iken, harcamayı yapan müvekkili şirket olduğu halde harcamanın davacı şirket defterinde bulunmadığından bahisle sonuca gidilmiş olduğunu, davacı şirkete yapılan ve yapılmış sayılan, başka bir deyişle namına yapılanlar dahil ödeme toplamının 739.677,30.TL olduğu, bu hali ile davacının alacaklı olması bir yana, iş bedelindeki hatalı ve yüksek kabule rağmen müvekkili şirkete 53.728,70.TL borcunun bulunduğunu belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, 2-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 10.000,31 TL istinaf karar harcından peşin alınan 427,60 TL ve 2.500,08 TL olmak üzere toplam 2.927,68 TL harcın mahsubu ile bakiye 7.072,63 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve ödediği istinaf başvuru harcının kendisi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 26/06/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan Üye Üye Katip