Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/572 E. 2026/795 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/572
- Karar No
- 2026/795
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2024/572 - Karar No:2026/795 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/572 KARAR NO : 2026/795
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 04/03/2024 NUMARASI : 2022/173 E-2024/121 K
DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI :... VEKİLLERİ : Av.
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 01/07/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 01/07/2026 Eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin davada mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili özetle; Müvekkili ile davalının döner fırın kurutucu makinası imalatı konusunda anlaştıklarını ve müvekkilinin anlaşmaya uygun olarak kendilerine sipariş verilen döner fırın kurutucu makinasını imal ettiğini,19.02.2020 tarihinde 005613 nolu irsaliye fatura düzenlenerek sevk edildiğini,... ... davalı tarafından gönderilen tıra yüklenerek gönderildiğini ve teslim edildiğini, davalı tarafından verilen şipariş üzerine müvekkili tarafından imal edilen döner fırın kurutucu makinasının davalı tarafından teslim alınmış olmasına rağmen döner fırın kurutucu makinasının imalat ve işçilik bedeline ilişkin olarak düzenlenmiş faturaya karşılık iade faturası düzenlenmiş olmasının hukuka, ilgili mevzuata ve hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, ihtarda davalı şirket tarafından verilen sipariş üzerine imal edilen döner fırın kurutucu makinesinin, davalı şirkete tam ve eksiksiz olarak teslim edildiğini, ekte sundukları resimler ve yazışma detaylarından da anlaşılacağı üzere davalı şirket tarafından kendi araçları ile gönderilen malzeme işlendiğini ve imalatın yapıldığını, yine ekteki resimde müvekkili şirket binası önünde bulunan davalı şirket tarafından gönderilen... ... tıra yüklenip teslim edildiğini, bu imalatın ve işçilik bedelinin ödenmediğini, davalının haksız itirazı sonucu icra takibinin durduğunu beyanla davanın kabulü ile Ankara 15. İcra Müdürlüğü’nün 2021/763 Esas sayılı dosyasına yapılan kötü niyetli itirazın iptaline, itiraza uğrayan tüm alacaklar yönünden takibin kaldığı yerden devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili özetle;Davacının, müvekkili şirkete hizmet verdiğini, bu hizmet karşılığı bir fatura düzenlediğini, faturayı müvekkiline usulüne uygun şekilde tebliğ ettiğini ve faturanın defterlerde kayıtlı olduğu hususlarının tamamını birlikte ispatla mükellef olduğunu ancak davacının, tüm bu hususları birlikte ispat edemediğini, taraflar arasında böyle bir anlaşma olmadığından ve iddia edildiği gibi bir mal veya hizmet satın alınmadığından ispat etmesi de mümkün olmadığını, davacı tarafından iddia edildiği gibi bir hizmetin müvekkiline verilmediğinden müvekkili şirketin iddia edilen faturayı iade ettiğini, nitekim tacir, faturayı karşı tarafa tebliğ ettiğini, karşı tarafın da faturayı kabul ettiğini ispat etmedikçe faturayı delil olarak isnat etmesinin mümkün olmadığını, bu bağlamda faturaları defterlerine işlemiş olsa dahi salt bu hususun davacı lehine delil teşkil etmeyeceğini, Yargıtay'ın, fatura kaynaklı itirazın iptali davalarında, ticari defterlerde alacağın kayıtlı olmasını dahi tek başına yeterli görmediğini, hizmetin verildiğinin ispatını, faturanın bizzat davalıya usule uygun tebliğini ve faturanın kabulünü de zorunlu gördüğünü savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince:Usulünce tutulmuş her iki taraf defterlerinin incelenmesinde davacı yanın ticari defterlerinde; davalı yandan 118.000,00 TL alacaklı olduğu, davalı yanın incelenen ticari defterlerinde; davacı yana borcunun bulunmadığı, taraflar arasındaki bakiye farkın davacı tarafından davalı adına tanzim edilen 30.03.2023 tarih ve TCA2020000000026 no.lu 118.000,00 TL bedelli “döner fırın kurutucunun imalat işçilik bedeli” muhteviyatlı faturaya istinaden davalı yan tarafından davacı yana aynı gün içerisinde 30.03.2023 tarih ve GIB2020000000074 no.lu 118.000,00 TL bedelli iade faturası tanzim edildiği, davalı yan tarafından tanzim edilen iade faturasının davacı yan tarafından kabul edilmeyerek Çorum 3. Noterliği 08.04.2020 tarihli 10459 yevmiye no.lu ihtarnamesi itiraz/iade edilmesinden kaynaklandığının görüldüğü,salt fatura düzenlenmesinin adına fatura düzenlenen kişiyi borçlu kılmayacağı,adına fatura düzenlenen kişinin fatura düzenleyene borçlu sayılabilmesi için ya düzenlenen faturayı tebliğ aldığı tarihten itibaren 8 gün içinde fatura ve münderecatına itiraz etmemiş olması ya da faturanın ihtiva ettiği mal veya hizmetin tarafına tesliminin yapılmadığını ispatlaması gerektiği ,dava konusu 30.03.2023 tarih ve TCA2020000000026 no.lu 118.000,00 TL bedelli “döner fırın kurutucunun imalat işçilik bedeli” muhteviyatlı faturanın; davacı şirket tarafından davalı şirketin unvanına düzenlenmiş e-Arşiv Faturası olduğu, faturanın açık yani bedeli ödenmemiş fatura olduğu, fatura muhteviyatının “döner fırın kurutucu imalat işçiliği” olduğu, fatura içeriğinde teslimatın 30.03.2020 tarih ve 653 no.lu sevk irsaliyesi ile yapıldığının belirtildiği, davalının bu faturaya istinaden 30.03.2023 tarih ve GIB2020000000074 no.lu 118.000,00 TL bedelli iade faturası tanzim ettiği, dosyaya sunulan sevk irsaliyesinde sevk tarihinin 19.02.2020, irsaliye numarasının ise 005613 olduğu, ayrıca; teslim alan bilgisine de yer verilmediği, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının 25.03.2022 tarihli müzekkere cevabında "Davalı şirkete ait... ... tıra ait yol izni gösteren kayıtların talep edildiği, söz konusu araca ait 19.02.2020 tarihinde düzenlenen herhangi bir Özel İzin/Özel Yük Taşıma İzin Belgesi Bulunmamaktadır.” denildiği, fatura konusu malın davalıya teslimine ilişkin dosya kapsamında ispata yeter delil bulunmadığı, dosyaya sunulan fotoğraflarında ispata yeterli olmadığının görüldüğü ,bir vakıayı ispat yükü kendisine düşen tarafın o vakıayı başkaca delillerle ispat edemediği takdirde diğer tarafa yemin teklif edebileceği HMK'nun 232/2 maddesi uyarınca tüzel kişiye teklif edilen yemin tüzel kişinin yemin konusu işlem tarihi değil, yemin teklif edildiği tarihteki temsilcisi tarafından yemin edileceği ( Yargıtay 23. H.D.'sinin 2014/3002E-2014/8085K sayılı 11.12.2014 tarihli kararı), davacı dava dilekçesinde yemin deliline dayanılmakla davacıya iş bu delili hatırlatıldığı ,davacının sunduğu fatura konusu malın davalıya teslim edilip edilmediğine ilişkin yemin davalının yemin teklif edildiği tarihteki temsilcisi tarafından usulüne uygun olarak eda edildiğinden sübut bulmayan davanın reddine, davacı takibi başlatmakta haksız olsa da kötü niyetli olduğuna ilişkin yeterli delil bulunmadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Müvekkili şirket ile davalı şirketin, dava tarihinden önce kendi aralarında çeşitli ticari faaliyetlerde bulunmuş iki firma olduğunu, şirket ünvanlarından da anlaşılacağı üzere müvekkilinin şirketin çelik döküm işi ile uğraştığını, davalı şirketin ise madencilik işiyle uğraştığını, dava konusu uyuşmazlığın kaynağının ise müvekkili şirketin üretim tesislerinde üretilmiş olan Döner Fırın Kurutucu olduğunu, müvekkili şirket tarafından üretimi yapılan işbu döner fırın kurutucunun yapımında kullanılan malzemelerin, davalı şirket tarafından yine davalı şirkete ait kamyonlara yüklenerek müvekkili şirkete teslim edildiğini, akabinde üretimi yapılan döner fırın kurutucunun davalı şirkete teslim edildiğini, fakat sonrasında müvekkili şirket tarafından kesilen faturaya ilişkin karşı tarafça bir ödeme yapılmadığından huzurdaki davanın ikame edildiğini, davanın özünün dava konusu faturalara ilişkin müvekkili şirketin bir alacağının bulunup bulunmadığı yani somut olayda ise üretimi yapılan döner fırın kurutucunun hangi malzemelerle üretildiği, kim tarafından üretildiği ve günün sonunda üretilen fırının karşı tarafa teslim edilip edilmediğine ilişkin olduğunu, Yargıtay yerleşik içtihatlarında her ne kadar faturanın sonuç doğurabilmesi için öncelikle taraflar arasında bir sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerektiği yönündeyse de aynı şekilde taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmaması ve temel borç ilişkisi sözlü bir akde dayanması durumunda bu sefer fatura düzenleyenin malın teslimi veya gönderildiğini ispat etmesi gerektiği görüşünün hakim olduğunu, dava konusu Döner Fırın Kurutucunun üretiminin müvekkili şirket tarafından yapıldığının yadsınamaz bir gerçek olduğunu, davacı tarafa kesilen faturada da "Döner Fırın Kurutucu İmalat İşçiliği" olarak fatura düzenlendiğini, üretimi yapılan fırının ham maddelerinin davalı şirket tarafından gönderildiğini, üretimin yapılmasından sonra ise yine davalı şirket kendi kamyonlarını gönderdiğini, bu durumun şirket yetkilileri arasında yapılan görüşmelerle kayıt altında olduğunu, Whatsapp yazışmalarında davalı şirket kamyon gönderdiğini, gönderdiği kamyonda üretimi yapılan kurutucunun ham maddelerinin olduğunu açıkça beyan ettiğini, kaldı ki, sundukları yazışmalarda 19 Şubat 2020 tarihinde " BUGÜN KAMYONLARI GÖNDERİYORUM." ÇORUM TEKNİKTEN YÜKLEME YAPACAK TIR BİLGİSİ... 13:30 DA YÜKLEME YERİNDE OLACAK. "," BEN GÖNDEREYİM SEN YÜKLEME YAPMA ABİ.KİMİN MALINI KİME VERMİYORSUN GÖRELİM."," GÖNDERDİĞİN İKİ TIRDAKİ MALZEMELERİN PARASINI BEN VERDİM." şeklinde açık ve net bir şekilde yükleme yapılan kamyonu plakasına kadar belirtip hangi tarihte yükleme yapılacağını ve dava konusu döner fırın kurutucunun imalatında kullanılan malzemelerin davalı şirket tarafından gönderildiğini açık ve net bir biçimde belirttiğini, ayrıca söz konusu döner fırın kurutucuyu madem teslim almadığını iddia eden davalının niçin göndermiş olduğu ham maddelerin ve teslimat için gönderdiği kamyonların lojistik ücretini taraflarından istemediğini ve bunu hiçbir şekilde dile getirmediğini, sadece bu durumun dahi karşı tarafın ürünü teslim aldığına ilişkin karine oluşturduğunu, yerel mahkeme tarafından Karayolları Genel Müdürlüğüne gönderilen müzekkerenin eksik ve hatalı olarak gönderildiğini, mahkemenin, Karayolları Genel Müdürlüğü'nden davalı şirkete ait, 19/02/2020 tarihinde 005613 nolu irsaliye fatura düzenlenerek sevk edilmiş... ... tırın yol iznini gösteren kayıtların gönderilmesini istediğini, oysa ki, bilindiği üzere ağır veya uzun yük taşıyan araçlarda bir çekici araç, bir de yükün yüklendiği dorse veya römork olarak da bilinen yükün taşındığı kısım bulunduğunu, işbu sebepten dolayı bu tarz faaliyetlerde bulunan tır vb. araçlarda iki plaka bulunduğunu, dava konusu olayda da hem ... plaka hem de ... ... tır bilgisi olduğu halde sadece tek bir plaka üzerinden müzekkere yazılmasının eksik ve hatalı bir incelemenin meydana gelmesine sebebiyet verdiğini, bilirkişi raporunda belirtildiği üzere ana çekici tır plakası ..., Römork kısmına ilişkin plakanın ise... olduğunu, Karayolları Müdürlüğü ile yapılan şifahen görüşmelerde normal şartlarda her iki plaka için de ayrı ayrı izin alınması gerektiğini ve Karayolları Genel Müdürlüğünün "Özel Yük Taşıma Belgesi" başvuru kısmında belirtildiği üzere "1- Özel İzin/Özel Yük Taşıma izin belgesi almak için; taşımayı yapanın bizzat kendisi,taşımayı yapan firmanın çalışanı veya firma tarafından yetkilendirilen kişiler başvuruda bulunabilir." şeklinde belirtildiğini, fakat yerel mahkemenin sadece... plaka için sorgulama yazısı gönderdiğini, ... ... aracın 19 Şubat 2020 tarihinde hangi firma üzerinde kayıtlı olduğu, aracın bu tarihteki karayolları taşıma izni sorgulamasının yapılmasının ve davalı şirket ile nasıl bir taşıma anlaşması yapıldığına ilişkin fatura ve gerekli belgelerin paylaşılarak inceleme yapılırken tek plaka üzerinden izin alınmadığı gerekçesiyle sanki hiçbir taşıma işlemi yapılmamış gibi hareket edilmesinin eksik ve hatalı bir incelemenin sonucu olarak hukuka aykırı bir karar verilmesine sebebiyet verdiğini, dava konusu döner fırın kurutucu boyut itibariyle taşınması ve yok edilmesinin zor olduğu halde olay yerinde mahkemece keşif yapılmadığını, taraflarınca her ne kadar keşif yapılması talep edilmişse de, taleplerinin yerine getirilmediğini devasa bir büyüklüğe ve ağırlığa sahip döner fırın kurutucunun bir anda ortadan kaybolmasının mümkün olmadığını, davalı şirketin kapı giriş çıkışlarını gösteren kamera kayıtları celp edilmediğini, ayrıca boyutu sebebiyle saklanması imkansız olan kurutucunun varlığına ilişkin davalı şirket sınırları içerisinde herhangi bir keşif yapılmadığını, kaldı ki davalı şirketin tek bir şubesi bulunmadığını ve imal edilen fırının davalıya ait başka bir yerleşkeye de götürülmüş olmasının da kuvvetle muhtemel olduğunu, bütün bu olasılıklar gözardı edilerek eksik inceleme yapıldığını, her ne kadar mahkeme gerekçeli kararında HMK 232/2 maddesi uyarınca tüzel kişiye teklif edilen yemin tüzel kişinin yemin konusu işlem tarihi değil, yemin teklif edildiği tarihteki temsilcisi tarafından yemin edilir şeklinde belirtilmişse de somut olaya bakıldığında yemin edecek şirket yetkilisi olarak bildirilen Murat Berber'in ticari ilişkinin gerçekleştiği dönemde şirket ile ilgisinin bulunmadığı şirketi temsile yetkili olmadığının aşikar olduğunu, şirket yetkilisi olarak bildirilen kişinin yemin konusu işlem tarihinde başka bir işyerinde çalışıyor olduğunu kaldı ki şirket çalışanı vasfının dahi olmaması hususunda yemin konusu işlem tarihinde davalı şirket nezdinde dahi çalışmayan kişinin ürünün tesliminin alınıp alınmadığı hususundaki yeminin nasıl bir hukuki sonuç doğurduğuna taraflarınca anlam verilemediğini, bu hususta yemin teklifini bir vakıayı ispat yükü kendisine düşen kişi ancak o vakıayı başka delillerle ispat edemeyen taraf yaptığını, iş bu sebeple yemin teklifini ispat yükü kendisine düşen ve fakat bunu yerine getirmemiş olan tarafça ispat yükü kendisine düşmeyen tarafa karşı yapılacağını, müvekkili tarafından yemin deliline başvurulmuş ise de yemin teklif etmesi gereken tarafın davalı olduğunu, bu hususta üretimi yapılan dava konusu eşyanın karşı tarafa kamyona yüklenip gönderildiği ve teslim edildiğine ilişkin yemin etmesi gereken tarafın müvekkili şirket olduğunu beyanla kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve özellikle davacı tarafça taraflar arasındaki akdi ilişkinin varlığı ve iddia olunan sözleşme kapsamında teslime ilişkin iddialarını yasal delillerle kanıtlayamamış bulunmasına, HMK 357. Maddesindeki düzenleme gereğince yargılama aşamasında sunulmayan delillerin istinaf incelemesinde dikkate alınamayacağının tabi bulunmasına, HMK 357/3 maddesindeki şartların da bulunmadığının anlaşılmasına göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK.'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732 TL istinaf karar harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve ödediği başvuru harcının kendisi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 01.07.2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan Üye Üye Katip