Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/507 E. 2026/1760 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/507
Karar No
2026/1760
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

43. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2026/507

KARAR NO : 2026/1760

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 29/12/2025

NUMARASI : 2024/526 Esas - 2025/931 Karar

DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 01/10/2026

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; borçlu ile müvekkilinin uzun süredir ticaret yaptıklarını, ancak son zamanlarda borçlunun müvekkilinden aldığı malların karşılığını ödememeye başladığını, 27.12.2023 tarihinden itibaren müvekkiline olan borcunu ödemediğini, borçlunun borcunu ödemediğinden İstanbul 8. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyası ile takip başlatılmış ve yasal süresi içinde borçlu takibe itiraz ettiğini, bu doğrultuda takibin durdurulduğunu, akabinde 22.02.2024 tarihinde Arabuluculuk Bürosuna Başvuruda bulunulduğunu, Arabuluculuk Başvuru numarasının 2023/26439 olduğunu, arabulucu ...'ün telekonferans yolu ile görüşmeler yaptığını ancak 18.03.2024 tarihinde anlaşamama tutanağı düzenlediğini, iş bu tutanağın dilekçe ekinde olduğunu, borçlunun kötü niyetli olarak alacağı sürüncemede bırakma saiki ile ödeme emrine itirazı aşağıda belirteceği nedenlerden dolayı iptal edilmesi gerektiğini, oysa davacı müvekkili şirketin ticari defterleri ve davalı-borçlunun ticari defterleri incelendiğinde, davalının müvekkilimizden cari hesaplarında fatura karşılığı mal ve hizmet alıp, bedelini ödemediği açıkça ortaya çıkacağını, bu itibarla davalı-borçlunun işbu icra takibine kötü niyetli olarak yaptığı itirazın iptali için Mahkemeye başvurma zorunluluğunun hâsıl olduğunu bildirip, öncelikle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile borçlunun icra takibine yaptığı itirazın iptali ile İstanbul 8. İcra Müdürlüğü... Esas sayılı takibin devamına karar verilmesini, davalı borçluya İİK 67/2 maddesi gereğince %20 den az olmamak koşuluyla icra inkar tazminatının yükletilmesine karar verilmesini, tüm mahkeme harç ve masrafları ile ücreti vekaletin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP:

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ... Mah. ... Sok. No:...-İstanbul adresinde ... unvanlı tekel bayii-bakkaliye işletmesi olduğunu, ... ... Ltd.Şti'nin satış-pazarlama elemanı olduğunu, ... Ltd. Şti'nin ... olarak bilinen viski markasının satış ve pazarlamasını yapan bir firma olduğunu, ... isimli şahsın rutin aralıklarla müvekkili işyerine ürün satmak için geldiğini, fiyatları yüksek olduğu için müvekkilce bu ürünün genellikle tercih edilmediğini, 16.10.2023 pazartesi günü ... firmasının plasiyerler tarafından alınan siparişleri dağıtmakla sorumlu çalışanının müvekkili işyerine toplam 59.914,57 TL tutarında ve toplam 90 şişe (36 adet 100 cl ve 54 adet 70 cl) teslim etmek üzere geldiğini, söz konusu ürünleri müvekkili işyerine indiren ve müvekkilden imza almak isteyen bu şoföre hitaben müvekkil böyle bir sipariş vermediğini, bir yanlışlık olduğunu, boşuna zahmet edip bu ürünleri indirmemesini çünkü bu ürünleri kabul etmeyeceğini sözlü olarak bildirmesi üzerine bu şahıs ...'ı aradığını, ... müvekkiline hitaben "abi kusura bakma yanlış sipariş geçmişim ürünler orada kalsın ben hatayı bir iki güne düzelteceğim" demesi üzerine sevkiyattan sorumlu şoför o aşamaya kadar her ne kadar faturaya kaşeyi basmış ise de kaşe üzerine imza almaksızın ...'ın talimatı üzerine malları bırakarak işyerinden ayrıldığını, müvekkilinin 16.10.2023 tarihinde kaşe üzerine imza atmamış olduğu için ... 18.10.2023 tarihinde bu ürünleri geri aldığında herhangi bir belge düzenlemediğini, ancak gerek 16.10.2023 gerekse de 18.10.2023 tarihine ilişkin tüm kamera kayıtları mevcut olduğunu, Mahkemeye bu kamera kayıtları flash olarak teslim edileceğini, aradan bir süre geçtikten sonra müvekkilinin bu şahısların çalışmakta oldukları firmayı dolandırdıkları ve bu sebeple işten çıkartıldıkları bilgisine ulaştığını, aradan yaklaşık 3 ay geçtikten sonra 10.02.2024 tarihinde İstanbul 8. İcra Müdürlüğünün... esas sayılı dosyasından kendisine gönderilen tebligatı açan müvekkilinin ... firması tarafından kendisi aleyhine 29.01.2024 tarihinde S9.913,10 TL tutarında cari hesap ekstresi alacağı sebebi ile takip başlatılmış olduğunu öğrendiğini ve kendisi ile hiç bir ilgisi olmayan iş bu takip ve suç teşkil eden olaylar sebebi ile mağdur edilmiş olduğundan iş bu itiraz haricide İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda da bulunduğunu bildirip, davanın öncelikle usulden aksi kabulde ise esastan reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasını ve kötü niyetli davacı aleyhine takip tutarının %20 sinden az olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :

İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " , ...Dava konusu takip dosyasının incelenmesinde takibin usul ve yasaya uygun olduğu, takipte yapılan itirazın ve açılan işbu davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki hukukî ilişkinin kaynağı satış sözleşmesidir. Davacı, davalıya sattığı malların bedelinin ödenmediğini iddia etmiş, davalı ise sipariş etmediği ürünlerin teslim edildiğini, teslimden sonraki gün ürünleri iade ettiğini ve borcunun bulunmadığını savunmuştur. Davalının dolandırıcılık suçlamasıyla yaptığı şikâyet sonucu başlatılan soruşturmada takipsizlik kararı verildiği görülmüştür. Davacı tarafından dosyaya sunulan faturanın incelenmesinde davalının faturanın altında imzasının bulunduğu görülmüş, davalı vekiline verilen süre içinde imzaya ilişkin beyanda bulunulmamış ve imzaya itiraz edilmemiştir. Ürünleri davalıya teslim eden kişinin SGK kayıtlarının incelenmesinde teslim tarihi itibariyle davacının çalışanı olduğu anlaşılmıştır. Davalı her ne kadar dükkânının kamera kayıtlarını mahkememize sunmuş ise de, delilin süresinden sonra sunulması ve davacının muvafakatinin olmaması gözetilerek, kamera kayıtları hükümde esas alınmamıştır. Tarafların ticari defterleri ile BA-BS formlarının incelenmesinde, uyuşmazlık konusu faturanın iki tarafın ticari defterlerinde de kayıtlı olduğu, davalının uyuşmazlık konusu fatura hakkında BA formu düzenleyerek vergi dairesi bildirdiği anlaşılmıştır. Faturanın altında davalının imzasının bulunması, faturanın davalının ticari defterlerinde kayıtlı olması ve faturayı BA formuyla vergi dairesine bildirmesi gözetilerek davalının yanlış sipariş üzerine ürünleri iade ettiği savunmasının yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. Başka bir ifadeyle taraflar arasında fatura konusu işin gerçek bir ticari ilişkiye dayandığı, davacının ürünleri davalıya teslim ettiği, ancak davalının satış bedelini ödemediği mahkememizce kabul edilmiştir. Yukarıda açıklanan sebeplerle, uyuşmazlık konusu faturaya dayalı olarak davacının davalıdan alacaklı olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne, alacağın likit olması sebebiyle %20 oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmesine," karar verilmiştir.

Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: alacaklının cari hesap ekstresi alacağı nedeni ile takip başlattığını, ancak böyle bir borcun hiçbir zaman doğmadığını, bu sebeple icra dosyasına itiraz edildiğini, ... isimli şahsın çalıştığı firmayı dolandırdığını, olay bundan ibaret olduğunu, çalıştığı şirkete sanki davalı tarafından sipariş verilmiş gibi ürün siparişi girerek ürünlerin davacıya sevkini sağladığını, davacıya da pardon yanlışlık oldu diyerek ürünleri iade aldığını, fakat zimmetine geçirdiğini, davacının böyle bir siparişi olmadığını ve teslim imzasının da bulunmadığını, bu hususta davacıya husumet yöneltilemeyeceğini, olaya ilişkin kamera kayıtlarının da mevcut olduğunu, söz konusu kayıtlar mevcut olmasına rağmen yerel mahkemenin bu kayıtları da dikkate almadığını, deliller incelenmeden hüküm tesis edildiğini, yerel mahkeme kararının hatalı olduğunu, tanıklar dinlenmeksizin hüküm tesis edilmesinin de kararın hatalı olduğunu gösterdiğini, davanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu beyanla, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını davanın öncelikle usulden aksi kabulde ise esastan reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

GEREKÇE :

Dava; ticari satım sözleşmesinden kaynaklanan açık hesap alacağının tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince dosyaya toplanan deliller ile davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekili tarafından yukarıda yazılı sebepler ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; açık hesap alacağa dayanak teşkil eden fatura içeriği malların davalı tarafından davacıya iade edilip edilmediği, delillerin usulünce toplanıp toplanmadığı noktasındadır.

Davacı alacaklı tarafından davalı hakkında, İstanbul 8. İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı takip dosyası ile " Cari hesap ekstresi alacağı" borcun sebebi gösterilerek 59.913,10 TL asıl alacağın tahsili istemiyle ilamsız takip başlatıldığı, borçlunun itirazı üzerine takibin durduğu ve süresinde itirazın iptaline ilişkin iş bu davanın açıldığı görülmektedir.

Kural olarak salt faturanın düzenlenmiş olması, dayanağı kanıtlanamayan faturaların düzenleyenin defterlerinde kayıtlı olması ve faturaya itiraz edilmemiş olması tek başına akdi ilişkinin kanıtı olamaz. (Yargıtay HGK'nun 19/09/2018 Tarih, 2017/19-915 Esas ve 2018/1338 Karar Sayılı İlamı). Başka bir ifadeyle dava konusu faturaya konu sözleşmesel ilişkinin varlığı ile edimin ifa edildiğinin HMK'nın 200 ve devamı maddeleri uyarınca yazılı delillerle ispatlanması gereklidir. Zira fatura, sözleşmenin infaz aşamasına ilişkin vesikalardan olup sözleşmesel ilişkinin ve edimin ifasının ispatında başkaca delillerle desteklenmediği sürece delil niteliğini haiz olmaz. Türk Medeni Kanunu’nun 6. Maddesi; “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür” hükmünü içermektedir. Yine HMK’nın 190/1. maddesine göre ise, ispat yükü, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Öte yandan ispat yüküyle ilgili kanunda açık bir hüküm bulunması halinde öncelikle ona bakılmalıdır.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 222. maddesine göre, Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Ayrıca ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın 2.fıkra hükmüne uygun olarak tutulan ticari defterlerinin ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi halinde ticari defterler sahibi leline delil olarak kullanılamaz. Maddede sayılan şartların birlikte bulunması halinde ticari defterler kesin delillerdendir ve aksi ancak senet veya diğer kesin deliller ile ispatlanabilir.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 21/2. maddesinde, bir fatura alan kişinin aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılacağı düzenlenmiştir. Faturaya sekiz günlük süre içinde itiraz edilmemişse, TTK. m 21/2'ye göre, itiraz etmeyen kimse, fatura içeriğini kabul etmiş sayılır. Ancak sekiz gün içinde itiraza uğramayan fatura, taraflar arasında, aksi iddia ve ispat edilemeyen bir delil, geçici bir zaman için de olsa borçluyu sorumlu kılan bir ödeme emri de sayılmaz. İtiraza uğramayan fatura, içeriğinin aksi ispat edilebilir ticari bir belgedir. Ayrıca adına fatura düzenlenen, bu faturayı ticari defterlerine itirazsız olarak kaydetmişse, bu kayıt, fatura konusu sözleşmenin ve bu sözleşmedeki işin yapıldığı anlamına gelir. Borçlu taraf, faturaları ticari defterine işlemişse, borcun doğmadığını veya borcu ödediğini ispatlamak zorundadır. Zira, davalının kendi ticari defterlerindeki kayıtlar aleyhine delil teşkil eder.

Taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmamakla birlikte davacı ve davalı beyanlarından taraflar arasında ticari bir satım ilişkisinin bulunduğu anlaşılmaktadır.

Dosyaya alınan bilirkişi raporları ile; taraf ticari defterlerini süresinde açılış tasdiklerini yapıldığı, kural ve standartlara uygun tutulduğu, ticari defterlerin birbirini teyit ettiği ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığından sahibi ve halefleri lehine delil olma niteliğinde olduğu belirlenmiştir. Davacı ticari defter kayıtlarına göre davalıdan 62.908,75 TL alacaklı göründüğü, davalı ticari defterlerine göre davacının alacağına dayanak yaptığı 59.914,57 TL lik faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olduğu, ödemeye ilişkin belgesinin bulunmadığı, fatura bedelinin ortaklara borçlar hesabına kayıt edildiği belirlenmiştir. Yine BA-ve BS Formları ile fatura konusu malların davalıya teslim edildiğine dair taraflarca vergi dairesine beyanda bulundukları, fatura üzerinde teslim alan olarak davalının imzasının bulunduğu bu bu haliyle fatura konusu malların davalıya teslim edildiği sabittir.

Davalı savunmasında da malları teslim almadığını iddia etmemiştir. Davalının savunması ; 16.10.2023 pazartesi günü ... firmasının plasiyerler tarafından alınan siparişleri dağıtmakla sorumlu çalışanı (kimlik bilgileri müvekkilimizce bilinmemektedir.) müvekkil işyerine toplam 59.914,57 TL tutarında ve toplam 90 şişe (36 adet 100 cl ve 54 adet 70 cl) teslim etmek üzere geldiği, davalının böyle bir sipariş vermediğini, bir yanlışlık olduğunu, bu ürünleri kabul etmeyeceğini sözlü olarak bildirmesi üzerine bu şahıs davacının çalışanı ...'ı aradığını, ...'ın davalıya ''abi kusura bakma yanlış sipariş geçmişim ürünler orada kalsın ben hatayı bir iki güne düzelteceğim'' beyanı üzerine sevkiyattan sorumlu şoförün ...'ın talimatı üzerine malları bırakarak işyerinden ayrıldığı, ürünlerin ... adlı çalışana 18.10.2023 tarihinde geri teslim edildiği savunulmaktadır.

Bu durumda uyuşmazlık malların davalıya teslimi değil, davalı tarafça davacıya iade edilip edilmediği noktalarında toplanmaktadır.

Davalının 02/10/2024 tarihli cevap dilekçesinde yemin ve kamera kayıtlarına delil olarak dayandığı, kamera kayıtlarını cevap dilekçesine eklemediği, aynı olaya ilişkin İstanbul CBS 2024/39956 sayılı soruşturma dosyası ile suç duyurusunda bulunduğu, kamera kayıtlarını soruşturma dosyasına 14/03/2024 tarihinde ibraz ettiği anlaşılmaktadır. Eldeki dosyaya ise kamera kayıtlarını 15/01/2025 tarihinde ibraz edilmiştir.

Bu haliyle davalı tarafça süresinde bildirilen savcılık dosyası içerisinde bulunan ve teslimi ispat yönünden önemli olan kamera kayıtları izlenip çözümü yapılmadan eksik inceleme ile karar verilmesi isabetli değildir.

Diğer yandan, bir vakıayı ispat yükü kendisine düşen taraf o vakıayı başka delillerle ispat edemediği takdirde diğer tarafa yemin teklif edebilir. Ancak ispat yükü kendisine düşen taraf bütün delillerle iddiasını veya savunmasını ispatlamaya çalışıp bunu başaramadığı takdirde son çare HMK'nın 232/2. maddesi uyarınca olarak yemin deliline başvurur (Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü 6.baskı, cilt III, sh.2493). Tüzel kişiye teklif edilen yemin, tüzel kişinin yetkili organı tarafından eda edilir. Bu temsilci yemin konusu işlemin yapıldığı tarihteki değil, yemin teklif edildiği zamanki temsilcisidir. Ayrıca, birlikte temsil söz konusu olduğu takdirde yeminin bağlayıcı olabilmesi için birlikte temsile yetkili kişilerin tamamının yemin etmesi zorunludur.

Davalı vekilinin cevap dilekçesinde açıkça yemin deliline dayandığı, bir vakıayı ispat yükü kendisine düşen tarafın o vakıayı başka delillerle ispat edemediği durumda diğer tarafa yemin teklifinde bulunabileceği, yeminin iddianın ispatı yönünden son başvurulacak bir ispat vasıtası olduğu, hâkimin davalının iddiasını yazılı delillerle ispat edemediği kanaatine vardığı takdirde davalı tarafa cevap dilekçesinde dayandığı yemin delilini de re'sen hatırlatması gerektiği, aksi hâlde davalının tüm delillerinin toplanıp değerlendirilmemiş olacağı anlaşılmaktadır. (Emsal Yargıtay 7. HD 2022/6865 E. 2023/688 K. Sayılı ilamı)

Bu durumda ilk derece mahkemesince savcılık dosyasına sunulan ve davalının delil olarak dayandığı kamera kayıtları izlenip çözümü yapılmalı, gerektiğinde kamera kayıtları hakkında davacı isticvap edilmeli, bu aşamadan sonra davalının savunmasını mevcut deliller ile ispatlayamadığı kanaati oluşması halinde davalıya yemin delili hatırlatılarak varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması isabetli olmamıştır.

HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, Mahkemece eksik inceleme ile davanın sonuçlandırılması isabetli görülmemiş ve bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:

1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,

2-Davalı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,

3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 01/10/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/507, K. 2026/1760, T. 01.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-507-e-2026-1760-k-af2ddc94615d