Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/2062 E. 2026/36 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/2062
- Karar No
- 2026/36
- Karar Tarihi
T.C. ADANA BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/2062 - 2026/36 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 22. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2026/2062 KARAR NO : 2026/36
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24/03/2026 NUMARASI : 2025/1873 Esas ve 2026/374 Karar DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVANIN KONUSU : Kıymetli Evrak İptali (Hasımsız) İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ :16/09/2026 KARAR YAZIM TARİHİ :16/09/2026
... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/03/2026 tarih, 2025/1873 Esas ve 2026/374 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... Otomotiv Ticaret Limited Şirketi'nin ... ... .../... Şubesi’nin ... seri numaralı, 22/11/2025 keşide tarihli, keşide yeri ... olan 875.000,00.TL bedelli çekin ve ... ... .../... Şubesi’nin ... seri numaralı, 20/12/2025 keşide tarihli, keşide yeri ... olan 875.000,00.TL bedelli çeklerin zilyedi olduğu, müvekkilin zilyedi olduğu iş bu çeklerin kaybedildiğini, söz konusu çeklerin kötü niyetli üçüncü kişilerin eline geçmesi ve bu nedenle çek karşılığının haksız şekilde tahsil edilmesi ihtimali bulunduğu, müvekkilinin ve şirket personelinin bütün çabalarına rağmen ilgili çeklerin bulunamadığını, ... ... .../... Şubesi’nin ... seri numaralı, 22/11/2025 keşide tarihli, keşide yeri ... olan 875.000,00.TL bedelli çekin ve ... ... .../... Şubesi’nin ... seri numaralı, 20/12/2025 keşide tarihli, keşide yeri ... olan 875.000,00.TL bedelli çeklere ödeme yasağı konulması yönünde tedbir kararı verilmesi ve çeklerin zayii nedeniyle iptaline karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ : ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/03/2026 tarih, 2025/873 Esas ve 2026/374 Karar sayılı kararında, ilgili taraf vekiline, istirdat davası açmak üzere süre verildiğini, bunun üzerine ilgili vekili tarafından istirdat davasının açıldığını, ödeme yasağına yönelik tedbirin, zayi nedeniyle çek iptali talebinin konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair verilen kararın kesinleşmesine kadar devam edeceğini, kararın kesinleşmesinden sonra ise tedbir talebinin sonradan açılmış olan istirdat davası kapsamında talep edilebileceğini, bu nedenle, ödeme yasağına ilişkin ihtiyati tedbir kararının, kararın kesinleşmesine kadar devamına karar verilerek talebin konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, karar verilmiştir. DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme, tedbirin devamını yeni açılan istirdat davasının takdirine bırakarak veya kararın kesinleşmesiyle sınırlayarak, müvekkili kötü niyetli hamilin tahsilat girişimleri karşısında savunmasız bıraktığını, Kıymetli evrak hukukunda zayi iptali ve istirdat davaları arasındaki ilişki, "kesintisiz hukuki koruma" ilkesine dayandığını, müvekkilinin elinden rızası hilafına çıkan 1.750.000,00.TL bedelli çeklerin, kötü niyetli hamillerce tahsil edilmesini önlemek amacıyla konulan ödeme yasağını, uyuşmazlığın gerçek sahibi olan istirdat davası mahkemesi nihai bir karar verene kadar ayakta kalması gerektiğini, bu hususun, TTK m. 763 ve m. 758/2 hükümleriyle güvence altına alındığını, yerel mahkemenin "karar verilmesine yer olmadığına" dair hükmü, usul hukuku açısından istirdat davasının açılmasına bağlanan bir sonuç olsa da, bu sonucun ihtiyati tedbirleri sona erdirici veya kısıtlayıcı bir etki yaratması kabul edilemeyeceğini, müvekkilin mülkiyet hakkını ve ticari itibarını koruyan ödeme yasağı tedbirinin, ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/404 Esas sayılı istirdat davası sonuçlanıp kesinleşinceye kadar kesintisiz olarak devam etmesi ve mevcut teminatın bu davanın güvencesi olarak ilgili dosyaya aktarılması hukuki bir zorunluluk olduğunu, Yerel mahkemenin bu zorunluluğu ihlal eden sınırlı tedbir kararı, hak kaybına yol açacak nitelikte sakat olup kaldırılması gerektiğini, açıklanan nedenlerle; ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/03/2026 tarihli, 2025/1873 Esas ve 2026/374 Karar sayılı usul ve yasaya aykırı kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına, ... ... .../... Şubesi’nin ... seri numaralı, 22/11/2025 keşide tarihli, 875.000,00.TL bedelli ve ... seri numaralı, 20/12/2025 keşide tarihli, 875.000,00.TL bedelli çekler üzerine konulan ödeme yasağı şeklindeki ihtiyati tedbirin, ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/404 Esas sayılı istirdat davası sonuçlanıp kesinleşinceye kadar kesintisiz olarak devamına, mahkeme veznesine yatırılan teminatın, hukuki süreklilik ilkesi gereği ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/404 Esas sayılı istirdat dosyasına aktarılmasına, karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/03/2026 tarih, 2025/1873 Esas ve 2026/374 Karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, hukuki niteliği itibarıyla "Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali )" davasıdır. İlk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçe ile karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olup karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi HMK 355. Madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında, dava dışı 3. kişi tarafından, çeklerin kendilerinde bulunduğu belirtilerek , davaya müdahale talebinde bulunulduğu, mahkemece 05/01/2025 tarihli ara karar ile davacıya, TTK'nun 763. Maddesi gereğince, çekleri elinde bulundurana karşı çek iade davası açmak üzere kesin süre verildiği, davacı tarafından, verilen kesin süre içerisinde, çek istirdatı davasının açıldığı anlaşılmıştır. 6102 sayılı TTK'nun 818/1-s maddesinin yollamasıyla çeklerde de uygulanması gereken TTK'nun 758 ve devamı maddeleri uyarınca, yapılan yargılama sırasında çek hamilinin ortaya çıkması durumunda, çek iptali davasını açan davacıya, mevcut çek hamiline karşı çek istirdadı davası açması konusunda süre verilmeli, istirdat davasının açılması halinde, çek iptali davasının konusuz kaldığından bahisle karar verilmesine yer olmadığı, açılmaması halinde ise, ödeme yasağının kaldırılması ve çek iptali davasının reddi yönünde hüküm kurulmalıdır. Maddenin mefhumu muhalifinden de anlaşılacağı üzere, davacı süresi içinde istirdat davası açarsa mahkemece ödeme yasağının devamına karar verilmesi gerekir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 19/03/2013 tarih ve 2012/6709 Esas, 2013/5277 Karar) Somut olayda, mahkemece, davacı tarafa, müdahilin elinde bulunan çeke yönelik istirdat davası açmak üzere süre verildiği, davacı tarafından istirdat davası açıldığı, çek iptali davasında verilen tedbirlerin istirdat davası açıldıktan sonra, karar kesinleşinceye kadar devam edeceği, davacı tarafından, ödeme yasağına yönelik verilen tedbirin, sonradan açılan istirdat davasında verilecek kararın kesinleşmesine kadar devamına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmüş ise de, ödeme yasağına yönelik tedbirin, zayi nedeniyle çek iptali davasının konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair verilen kararın kesinleşmesine kadar devam edeceği, kararın kesinleşmesinden sonra ise tedbir talebinin sonradan açılmış olan istirdat davası kapsamında talep edilebileceği, bu nedenle mahkemece, ödeme yasağına ilişkin ihtiyati tedbir kararının, kararın kesinleşmesine kadar devamına karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır. Yukarıda belirtilen sebeplerle İlk Derece Mahkemesi'nce verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1)-... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/03/2026 tarih, 2025/1873 Esas ve 2026/374 Karar sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2)-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00.TL karar ve ilam harcı peşin alındığından YENİDEN HARÇ ALINMASINA YER OLMADIĞINA, 3)-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 4)-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5)-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde İADESİNE, 6)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesince YAPILMASINA, Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle; 6100 Sayılı HMK'nun 362/1-ç maddesi gereğince kesin olmak üzere 16/09/2026 tarihinde karar verildi.
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır