İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/894 E. 2026/829 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/894
- Karar No
- 2026/829
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/894 KARAR NO : 2026/829
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/07/2026 KARAR TARİHİ : 25/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde davalı ... adına kayıtlı, sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile sigortalı ... Şti.'nin maliki olduğu, dava dışı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç arasında iki taraflı trafik kazası meydana geldiğini, ... plakalı sigortalı araç, ...-... poliçe numaralı genişletilmiş kasko sigorta poliçesi ile ... -... tarihleri arasında müvekkili şirket nezdinde sigortalı olduğunu, ... tarihli kaza nedeniyle sigortalı araç malikine ... hasar numaralı dosyadan ödeme yapıldığını, söz konusu kaza sebebiyle sigortalı araçtaki maddi hasar sebebiyle müvekkili sigorta şirketi tarafından ... tarihinde ... -TL(...-TL ... Dahil) ... Şirketi'ne ve ... tarihinde ... -TL(...-TL ... Dahil) ... Şirketi'ne olmak üzere toplam ...-TL ödeme yapıldığını, yapılan bu ödemeden kalan bakiye ...-TL'nin TTK 1472 Md. Hükmü gereğince davalıya rücu edilmesi zorunluluğu hasıl olduğunu, müvekkili sigorta şirketinin alacağı sebebiyle davalı aleyhine Kemer İcra Dairesi'nin .../... Esas dosya ile icra takibi başlatıldığını, ödeme emri davalıya tebliğ edildiğini ve davalı, icra takibine haksız olarak itirazda bulunarak icra takibini durdurduğunu, borçlunun borca itirazı yerinde olmadığını, vekil eden sigorta şirketi, sigortalısına tazminat ödeyerek sigortalısının haklarına halef olduğunu ve rücu hakkı doğduğunu, Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. Maddesi ile sigortacının rücu hakkı düzenlendiğini, müvekkili şirket yasadan kaynaklanan rücu hakkını kullandığını, huzurdaki dava açılmadan önce davacı müvekkili şirket tarafından Kemer Arabuluculuk Bürosu'nun .../... dosya numarası ile arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, ancak Arabuluculuk görüşmeleri anlaşamama olarak sonlandırıldığını, açıklanan nedenlerle davalılar/ borçlular tarafından Kemer İcra Dairesi'nin .../... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile borçluların haksız ve kötüniyetli itirazları nedeniyle alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir. Kemer ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... tarihli .../... Esas ve .../... Karar sayılı kararı ile, "Davanın Mahkemenin görevli olması dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine, Görevli mahkemenin Antalya Asliye Ticaret Mahkemesi olduğuna" karar verilerek dosyanın mahkememize tevzi edildiği ve yargılamaya .../... Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmuştur. Dava, sigorta şirketine kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olan aracın trafik kazasından uğradığı zararı karşılayan davacı sigorta şirketince kazada kusurlu olduğu iddia edilen davalı sürücü/ araç malikine karşı TTK 1472 maddesine dayalı olarak ödenen tazminatın rücuen tahsili amacıyla başlattığı icra takibinde vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Dava tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1-a maddesi gereği her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olup olmadığına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen hususlar ticari davalardır. TTK 5/1 maddesi gereği ticari davalara bakmakla görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemeleridir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden itibaren yasanın 5/3 maddesi gereği Asliye Hukuk Mahkemeleri ile Asliye Ticaret Mahkemeleri arasındaki ilişki işbölümü olmaktan çıkmış görev ilişkisi haline gelmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesi gereği göreve ilişkin kurallar kamu düzeni ile ilgili olup mahkemece kendiliğinden dikkate alınması gerekmektedir. TTK'nın “Halefiyet” başlığı altındaki 1472. maddesinde “Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder.” hükmüne yer verilmiştir. TTK'nın 1472’de düzenlenen halefiyet, yasal, sınırlı ve cüz’î halefiyet niteliğindedir. Bu maddeden doğan halefiyet hakkına istinaden açılan veya açılacak olan dava, esas itibariyle sigortalının, kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. TTK'nın 1472. maddesi uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava, tazmin ettiği bedel nisbetinde sigortacıya intikal eder. Bu şekilde sigortalısının haklarına halef olan sigorta şirketinin, ödediği tazminat miktarınca hukuken sigortalı yerine geçerek açtığı rücû davası, aslında bir tazminat davası olup, bu niteliği itibariyle aynı zamanda şahsî nitelikte bir eda davasıdır. Burada sigortacı, sigorta ettiren yerine geçtiği için sigortalı hangi mahkemede dava açabilecek ise sigortacının da aynı mahkemede dava açması gerekir. Somut olayda; davacı kasko sigortacısı tarafından dava dışı sigortalıya ödenen hasar bedelinin sigortalının haklarına halef olarak davalı araç sürücüsü / malikinden rücuan tazminat talebiyle başlatılan takibe itirazın iptali talebinde bulunmuş olup, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 22/03/1944 tarihli 37 Esas 9 Karar sayılı ilamı kapsamında sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı davanın sigorta poliçesinden doğan bir dava olmadığı, bu nedenle halefiyet davasının tek başına bir ticari dava sayılamayacağı, bu davanın sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu dava niteliğinde bulunduğu ,dava dışı sigortalı her ne kadar şirket olsa da sigortalı aracın hususi araç olduğu, davalının gerçek kişi olduğu ve tacir olduğuna dair dosyaya yansıyan herhangi bir belgenin bulunmadığı, davalı aracın hususi araç olduğu, davacı sigorta şirketinin halefiyet ilkesine dayalı olarak haksız fiil hükümleri uyarınca davalıya dava açtığı, davanın 6102 Sayılı TTK'nın 4. maddesinde belirlenen mutlak ticari dava niteliğinde de bulunmadığı, taraflardan birisinin ticari şirket olmasının tek başına davayı nispi ticari dava haline getirmeyeceği, her iki tarafın da tacir olması gerekmekle birlikte davanın ticari iş ve eylemden kaynaklanması gerektiği, taraflar arasındaki uyuşmazlık ticari bir dava değil haksız fiilden kaynaklı dava olmakla görevli mahkeme Asliye hukuk mahkemesi olduğundan 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c bendi gereğince görev dava şartı niteliğinde olup HMK'nın 115. maddesi gereğince yapılan incelemede göreve ilişkin dava şartının olayda bulunmadığı ve tamamlanmasının da mümkün olmaması sebepleri ile karşı görevsizlik kararı vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-Mahkememizin dosya yönünden görevsiz olması nedeniyle, davacının davasının dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE, karar (İstinaf incelemesi sonucu) kesinleştiğinde (veya İstinaf edilmeksizin kesinleşip merci tayini yolu ile mahkememizin görevsiz olduğu tespit edildiğinde) ve istek halinde dosyanın yetkili ve görevli Kemer ... Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, 2-Yargılama giderlerinin 6100 s. HMK'nin 20 ve 331/2. maddeleri uyarınca davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde görevli mahkemece takdir edilmesine, davaya görevli mahkemesinde devam edilmemiş olması ve talep halinde ise mahkememizce gerekli kararın verilerek değerlendirilmesine, 3-Davacı tarafından yatırılıp kullanılmayan gider avansından artan kısmının 6100 sayılı HMK'nın 333. Maddesine göre karar kesinleştiğinde (ve dosyanın görevli mahkemeye süresinde gönderilmemesi halinde) re'sen davacıya iadesine, 4-Kararın İstinaf yoluna gidilmeksizin kesinleşmesi halinde Kemer ... Asliye Hukuk Mahkemesince de daha önce görevsizlik kararı verilmesi nedeniyle, olumsuz görev uyuşmazlığının çözümü için dosyanın Antalya BAM ... Hukuk Dairesi Başkanlığına gönderilmesine, Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 sayılı HMK'nın 345. Maddesi gereğince (2) iki hafta içinde ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi. 25/09/2026
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır