İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/52 E. 2026/714 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/52
- Karar No
- 2026/714
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/52 Esas KARAR NO : 2026/714
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 16/01/2026 KARAR TARİHİ : 22/09/2026
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Davacı ... Sigorta A.Ş., sigortalısına ait iş yerinde 01.02.2024 tarihinde meydana gelen tesisat patlaması ve su sızıntısı kaynaklı 14.095,40-TL tutarındaki hasar tazminatını ödediğini ve TTK m.1472 uyarınca sigortalısının haklarına halef olduğunu, hasardan sorumlu tutulan binanın yapı müteahhidi şirketin geçirdiği şirket birleşme ve bölünmeleri sonucunda borçtan müştereken ve müteselsilen sorumlu olan devralan davalı şirketler aleyhine, rücuen tahsil amacıyla .... İcra Müdürlüğünün 2024/... E. sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalıların itirazı üzerine duran takibin devamı için açılan bu davada; davalıların haksız itirazının iptalini, takibin asıl alacak (20.635,19-TL harca esas değer) ve ferileri üzerinden devamı ve davalılar aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Davanın öncelikle görevsizlik (görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesiyle) ve 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolmuş olması nedeniyle usulden reddini, ayrıca süresi içinde bir ayıp ihbarı yapılmadığını, tesisat arızasının imalat hatasından değil 5 yıllık kullanımdan ve metal yorgunluğu ve site yönetiminin bakım/işletme eksikliğinden kaynaklandığı belirtilerek davanın esastan da reddi, takibin kötü niyetle başlatılması sebebiyle davacı aleyhine %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesi ve yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... esas sayılı dosyası ile davalılar aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazların iptali istemine ilişkindir. Somut olayda; Davacı ... Sigorta A.Ş nezdinde .../... numaralı poliçe ile sigortalı iş yerinde 01/02/2024 tarihinde meydana gelen tesisat patlaması hasarı nedeniyle, ... numaralı hasar dosyasından sigortalıya ödenen 14.095,40 TL tazminatın rücuen tahsili amacıyla borçtan sorumlu devralan davalı şirketler aleyhine icra takibi başlatılması üzerine davalıların icra takibine yapmış oldukları itirazların iptali istemi ile işbu davanın açıldığını, dilekçeler teatisinin tamamlanmasının ardından davacı vekili tarafından 06/07/2026 tarihinde feragat dilekçesi sunduğu, yapılan kontrolde davacının feragat yetkisinin bulunduğu, davalılar vekili tarafından 21/04/2026 tarihinde davacının feragat etmesi halinde davacının feragatini kabul ettiğine dair dilekçe sunduğu, yapılan kontrolde feragati kabule yetkisinin bulunduğu görüldü. 6100 sayılı HMK’nın 307. maddesinde feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olarak tanımlanmış olup aynı yasanın 309. maddesinde feragat ve kabul beyanının dilekçe ile veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılabileceği, hüküm ifade etmesinin karşı tarafın muvafakatine bağlı olmadığı, feragat ve kabulün kayıtsız ve şartsız olarak yapılması gerektiği ve hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceği belirtilmiştir. Yine aynı yasanın 311. maddesinde de feragat ve kabulün kati bir hükmün hukuki neticelerini doğuracağı hüküm altına alınmıştır. Açıklanan yasal hükümler ışığında davacı vekilinin feragatinin usulüne uygun olduğu anlaşılmış ve feragat nedeniyle davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Harçlar Kanununun "Davadan feragat, davayı kabul veya sulh" başlıklı 22. Maddesinin "Davadan feragat veya davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa, karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınır." şeklindeki düzenlemesi dikkate alınarak davacının davasından feragat etmiş olduğunu beyan etmiş olması sebebiyle işbu beyan ile bağlı kalınarak aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM :Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davacının davasının feragat nedeniyle reddine, 2-Harçlar Kanunu 22. Madde hükmü uyarınca alınması gereken 1/3 oranındaki 244,00-TL red karar harcındın başlangıçta peşin olarak alınan 732,00-TL'den mahsubu ile bakiye 488,00-TL harcın karar kesinleştikten sonra talep halinde davacıya iadesine, 3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davacı tarafça yatırılan gider avansından geriye kalan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya ödenmesine, 5-Tarafların karşılıklı olarak vekalet ücreti talebi olmadığından bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına, 6-Tarafların zorunlu arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 6.400,00-TL'nin davacı taraftan tahsili ile hazineye irat kaydına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, HMK madde 341 hükmü uyarınca KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır
* İş bu karar 5070 Sayılı Kanun hükümlerine göre güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.