İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/797 E. 2026/539 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/797
- Karar No
- 2026/539
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/797 Esas KARAR NO : 2026/539
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 11/11/2025 KARAR TARİHİ : 04/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasında dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkili sigorta şirketi ile dava dışı ... İşletmecilik arasında 15.04.2023 ile 15.04.2024 tarihleri arasını kapsayan ... numaralı ... Kobi Ticari Paket Sigorta Poliçesi akdedildiğini, ... Sokak ... Mah. ... Apt. No: 185 Daire No: 185 .../İstanbul adresinde bulunan sigortalı iş yerinde 01.08.2023 tarihinde ... AVM'ya ait teras giderinin yağışlar nedeniyle tıkanması sonucu geri tepen suların kolonlara sirayet etmesiyle hasar meydana geldiğini, müvekkili şirket tarafından sigortalısına 62.104,60-TL tazminat ödendiğini, eksper raporu ve sair evraklar uyarınca hasardan ... ... Anonim Şirketi'nin sorumlu olduğunun tespit edildiğini, Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. maddesi uyarınca sigortacının halefiyet ilkesi gereği ödenen bedeli rücu hakkı bulunduğunu, .... İcra Dairesi 2025/... E. sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalı tarafça haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, dava şartı olan arabuluculuk sürecinin 21.10.2025 tarihinde anlaşmazlıkla sonuçlandığını, davanın ticari nitelikte olması nedeniyle Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevli olduğunu, davalının yerleşim yerinin .../İstanbul olması sebebiyle mahkemenin yetkili olduğunu, yargılama süresince alacağın tahsil edilememe ihtimaline binaen davalının menkul ve gayrimenkulleri ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine öncelikle ihtiyati haciz, aksi kanaatte ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini, itirazın iptali ile takibin devamına ve davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin ... Alışveriş Merkezi'nde 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu hükümleri uyarınca profesyonel yönetici sıfatıyla görev yaptığını, malik olmadığını, uyuşmazlığın Kat Mülkiyeti Kanunu'ndan kaynaklanması sebebiyle mahkemenin görevsiz olduğunu, görevli mahkemenin sulh hukuk mahkemeleri olduğunu, yöneticinin görev ve sorumluluklarının ana gayrimenkulün yönetimiyle sınırlı olduğunu, bağımsız bölümlerde meydana gelen hasarlardan sorumlu tutulamayacağını, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, dava konusu hasarın paket sigorta poliçeleri kapsamında sigortalı olduğunu, sigorta şirketlerine kısmi ödemeler yapıldığını, bu nedenle davanın ... Sigorta A.Ş., ... A.Ş. ve ... Sigorta A.Ş.'ye ihbar edilmesini talep ettiğini, müvekkili şirketin hasarın oluşumunda herhangi bir kusurunun bulunmadığını, kusursuz sorumluluk hallerinin mevcut olmadığını, zarar görenin kusurunun illiyet bağını kesebileceğini, davacının kötü niyetli olarak icra takibi başlattığını, bu nedenle davacının takip miktarının %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini, haksız ve mesnetsiz davanın usul ve esastan reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLER: .... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı icra dosyasının UYAP kayıtları, ... Tapu Müdürlüğü'nden gelen müzekkere cevabı, poliçe, hasar fotoğrafları, ödeme dekontu ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, .... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın haklı olup olmadığı, icra inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığından ibaret itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı sigorta şirketi sigortalısına hasar bedelini ödemiş, TTK'nın 1472. maddesi gereğince sigortalısının haklarına halef olarak alışveriş merkezinin sahibi aynı zamanda sigortalının kiralayanı olan davalı ... ... Anonim Şirketi'ne karşı eldeki davayı açmıştır. HMK'nın 114/1-c maddesine göre “mahkemenin görevli olması” dava şartıdır. Aynı Kanun'un 115/1 maddesine göre mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Aynı maddenin 2 nolu bendine göre ise mahkeme dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Diğer taraftan Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişki, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/3. maddesi uyarınca iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce re'sen incelenir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde ticari davalar sayılmış, 5. maddesinde de ticari davalara Asliye Ticaret Mahkemesinde bakılacağı belirtilmiştir. 4. madde hükmüne göre bir davanın ticari dava sayılması için her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması (nispi ticari dava) ya da tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın maddede 6 bent halinde sayılan davalardan olması (mutlak ticari dava) gerekir. Yine, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Dava, rücuan tazminat istemiyle açılmış olup, rücu ve halefiyet Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 22/03/1944 Tarih E. 37, K. 9, R.G. 3.7.1944 sayılı kararında "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava olmayıp; aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmaktadır. 6102 sayılı TTK'nun "Halefiyet" başlığı altındaki 1472. maddesinde ise "Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder." hükmüne yer verilmiştir. Buna göre; davacı sigorta şirketinin sigortalısı hangi görevli ve yetkili mahkemede dava açabilecek ise, sigorta şirketinin de halefiyet gereğince, aynen sigortalı gibi o mahkemede dava açabileceğine işaret edilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 1. maddesinde; "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir." hükmü yer almaktadır. HMK 114/1.c maddesi uyarınca "Mahkemenin görevli olması" dava şartlarından olup, HMK 138 maddesi dikkate alınarak dava şartlarının öncelikle karara bağlanması gerekmektedir. HMK 115. maddesinde ise "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir..." düzenlemesi yer almaktadır. 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 19. maddesinde, her kat malikinin anagayrimenkule ve diğer bağımsız bölümlere, kusuru ile verdiği zarardan dolayı diğer kat maliklerine karşı sorumlu olduğu hüküm altına alınmıştır. Aynı Kanun'un Ek 1. maddesinde ise kat mülkiyetinden kaynaklanan her türlü uyuşmazlığın değerine bakılmaksızın Sulh Hukuk Mahkemesi'nde çözümleneceği düzenlemesine ve 17/3. maddesinde ise "kat irtifakı kurulmuş gayrimenkullerde yapı fiilen tamamlanmış ve bağımsız bölümlerin üçte ikisi fiilen kullanılmaya başlanmışsa, kat mülkiyetine geçilmemiş olsa dahi anagayrimenkulün yönetiminde kat mülkiyeti hükümleri uygulanır" düzenlemesine yer verilmiştir. Görev kuralları, kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetilmesi gereken hususlardandır. Somut olayda, dosya kapsamında ... Tapu Müdürlüğünce gönderilen bilgi ve belgelerden davalı ... Yönetim'in kapsamında bulunan parsel üzerinde kurulan toplu yapı yönetim planı mahkemeye gönderilmiştir. Yargıtay 20. Hukuk Dairesi'nin 05/02/2018 tarihli 2017/1318 E. 2018/628 K. sayılı ilamında; "... Dava konusu uyuşmazlık projeye aykırılığın eski hale getirilmesi istemine ilişkindir. 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun uygulanabilmesi için dava konusu taşınmazın tek parsel üzerinde kurulmuş bulunması ve üzerinde kat mülkiyeti tesis edilmiş olması, tek parsel üzerinde kurulmuş olmakla birlikte, henüz kat mülkiyeti tesis edilmemiş bulunan ve ancak; kat irtifakı tesis edilmiş bulunan anataşınmazlarda inşaatın fiilen tamamlanmış olması ve en az 2/3'ünün fiilen kullanılmaya başlanmış olması gerekir. Bu durumda iki şartın aynı anda oluşması gerekir. Yani kat irtifaklı anataşınmazın inşaatının tamamen bitirilmiş olması ve aynı zamanda en az 2/3'ünde fiilen iskan edilmiş olması gerekir. Birden fazla parsel üzerinde kurulmuş bulunan sitelerde ise Kat Mülkiyeti Kanunu hükümlerinin uygulanabilmesi için yukarıda belirtilen şartlarla beraber toplu yapı yönetimine geçilmiş olması gerekir. Kat Mülkiyeti Kanununda değişiklik yapılmasına ilişkin 5711 sayılı kanunun 22. maddesi ile Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 66. ve devamı maddelerinde düzenlenen Toplu Yapılara İlişkin Özel Hükümler uyarınca sitede henüz toplu yapı yönetimine geçilmediğinin anlaşılması halinde ise uyuşmazlıkta kat mülkiyeti hükümlerinin değil, genel hükümlerin uygulanması gerekmektedir. Buna göre görev hususu da genel hükümler uyarınca belirlenmelidir. Somut olayda davaya konu sitenin birden fazla parsel üzerinde kurulu olduğu ve Kat Mülkiyeti Kanununda değişiklik yapılmasına ilişkin 5711 sayılı Kanunun 22. maddesi ile Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 66. ve devamı maddelerinde düzenlenen Toplu Yapılara İlişkin Özel Hükümler uyarınca sitede henüz toplu yapı yönetimine geçilmediği anlaşılmaktadır. Bu nedenlerle yetkili Asliye Hukuk Mahkemesi'ne görevsizlik kararı verilmesi yerine, sulh hukuk mahkemesince davaya bakılıp işin esası hakkında karar verilmesi doğru görülmemiştir..." şeklinde karar verilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davalı yönünden yönetimi bakımından kat mülkiyetine geçilmiş bir taşınmaza ilişkin ve aynı zamanda birden fazla parsel üzerine kurulmuş ve toplu yapı yönetim planı düzenlenmiş site yönetimine karşı açılacak davada görevli mahkemenin 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu hükümleri gereğince Sulh Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmıştır. Görev itirazı yargılamanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi mahkemece de re'sen nazara alınarak yargılamanın her aşamasında görevsizlik kararı verilebilir. HMK 4. madde ve TTK 5. maddesi gereğince davaya bakma görevi Mahkememize ait olmayıp davacı tarafça açılan davanın İstanbul Sulh Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiğinden, mahkememizin görevsizliğine ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafça açılan DAVANIN, HMK 114/1-c maddesi gereğince mahkememizin görevsiz olması nedeniyle dava şartı yokluğundan HMK 115/2 maddesi gereğince USULDEN REDDİ ile, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-HMK 20/1 maddesi gereğince, kararın kesinleşmesinden itibaren iki hafta içinde talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İSTANBUL SULH HUKUK MAHKEMESİNE tevzi edilmek üzere İstanbul Adliyesi Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna GÖNDERİLMESİNE, aksi halde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine, 3-Harç, yargılama giderleri, vekalet ücreti ve gider avansı hususunun görevli mahkemece değerlendirilmesine, Dair; tarafların yokluğunda dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere karar verildi. 04/09/2026
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır