İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/347 E. 2026/707 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/347
- Karar No
- 2026/707
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/347 Esas KARAR NO : 2026/707
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/04/2026 KARAR TARİHİ : 28/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili ... Turizm Seyahat Taşımacılık Tic Ltdi Şti.'ne ait ... plakalı aracın ... Turizm nezdinde şehirler arası yolcu taşımacılığında faaliyet yürüten ticari bir araç olduğunu, müvekkiline ait araçta kaza tarihinde sürücü ...'ın kaptan şoför olarak çalıştığını, sürücü ...'ın 18.03.2026 tarihinde sefer esnasında Muğla Yatağan ilçesinde kontrollü bir şekilde ilerlediği esnada, işleteni davalı ... olan sürücüsü ise yine olay tarihinde davalı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, KTK 56/1-A hükümleri ihlal ederek müvekkilinin aracına çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, sürücü ...'in meydana gelen kazaya asli kusuruyla sebebiyet verdiğini, davalı aracın müvekkiline ait araca çarpması sonucu müvekkiline ait ... plakalı aracın kazadan dolayı aracın çalışamamasına bağlı olarak kazanç kaybı da meydana geldiğini açıklanan nedenlerle müvekkiline ait araçtaki bilirkişi incelemesinden sonra arttırılmak şartıyla şimdilik 1000,00 TL Kazanç Kaybı olarak toplam 1.000 TL’nin kaza tarihi olan 18.03.2026 itibaren işleyecek avans faizi aksi halde yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Usulüne uygun çağrı kağıdı tebliğine rağmen davalı taraf davaya cevap vermemiş, duruşmalara katılmamıştır. ARAŞTIRMA; 1-Dava dışı ... A.Ş' den hasar dosyası getirtilmiştir. 2-Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezinden dava konusu ... plakalı aracın tramer kayıtları getirtilmiştir. 3-Dava dışı ... San. ve Tic. Ltd. Şti' nden ... plakalı aracın tamirine ilişkin tüm belgeler getirtilmiştir. 4-... Federasyonu'ndan davaya konu ... plakalı aracın günlük/aylık kazancına ilişkin belge getirtilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, taraflar arasında 18/03/2026 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle kazanç kaybı talebine ilişkindir. UYAP üzerinden yapılan sorgulamada davalının gelir getirici bir kazanç olmaksızın potansiyel vergi mükellefi olduğu, tacir olmadığı anlaşılmıştır. HMK'nun 1.maddesi "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir." hükmünü içermekte olup görev hususu dava şartlarındandır. HMK'nun 115.maddesi " Mahkeme ,dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır." hükmüne haizdir. TTK'nun 4. maddesinde bentler halinde sayılan ve tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın belirtilen tür davaların mutlak ticari davaya vücut vereceği ve Ticaret Mahkemelerinin görev alanına gireceği, havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan uyuşmazlığın ticari dava sayılabilmesi için uyuşmazlığın taraflardan birinin ticari işletmesiyle ilgili olması koşulu aranmayacağı (TTK 4.1,son cümle), nispi ticari davalarla ilgili olarak ise TTK 4.1 maddesinde yer alan hükme göre, "her iki tarafın tacir olduğu ve iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davalarının" ticari dava sayılacağı, taraflardan yanlız birinin ticari işletmesi ile ilgili olarak yasada sayılanlar dışında sözleşmelerden doğan uyuşmazlıkların, ticari davaya vücut vermeyeceği, taraflardan birinin ticari işletmesini ilgilendiren bu tür sözleşmelerin, her ne kadar TTK 19.2 uyarınca diğer taraf içinde ticari iş sayılırsa da bu durumun, davanın TTK 4.1'e göre nispi ticari dava sayılmasını gerektirmeyeceği anlaşılmıştır. Somut olayda, dava haksız fiilden kaynaklı tazminat talebine ilişkin olup mutlak ticari dava olmadığı açıktır. Davanın nispi ticari dava olabilmesi için, her iki tarafın da tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesinden kaynaklanması gerekmektedir. (bknz, İstanbul BAM 9. Hukuk Dairesi 2024/1525 esas, 2024/1603 karar). Somut olayda, davacı ticaret şirketi ise de, mahkememizce davalının tacir olup olmadığı hususunda araştırma yapılmış, davalının tacir olmadığı anlaşılmıştır. Yalnızca davacıya ait aracın kullanım amacının ticari olması ve davacının tacir olması, davanın ticaret mahkemesinin görevine girdiği sonucu doğurmamaktadır. Yukarıda belirtildiği gibi, davalı tacir olmadığından davanın nispi ticari dava olması mümkün değildir. Görev, dava şartı olması sebebiyle mahkemece yargılamanın her aşamasında re’sen dikkate alınır. HMK'nın "Asliye Hukuk Mahkemelerinin Görevi" başlıklı 2. maddesine göre; "Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir." Yapılan açıklamalar ve belirtilen yasal düzenlemeler çerçevesinde, somut olay değerlendirildiğinde, davanın trafik kazası nedeniyle kazanç kaybı talebine ilişkin olduğu, davanın temelinin haksız fiil sorumluluğuna dayalı olduğu, davanın mutlak ticari davalardan olmadığı, nispi ticari dava olabilmesi için ise, her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın da ticari işletmesinden kaynaklanması gerektiği, somut olayda ise, davalının tacir olmadığı, bu nedenle davanın nispi ticari dava olarak da nitelendirilemeyeceği, netice itibariyle açılan davada Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu anlaşılmakla ve görev hususunun kamu düzenine ilişkin olaması nedeniyle yargılamanın her aşamasında mahkeme tarafından resen dikkate alınması gerektiği gözetilerek, Mahkememizin görevsizliği ile davanın usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davada HMK'nın 114/1-c maddesinde düzenlenen "Mahkemenin görevli olması" dava şartının yokluğu nedeniyle, HMK nun 115/2 maddesi gereğince DAVANIN USULDEN REDDİNE, görevli mahkemenin İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna, 2-Görevsizlik kararının istinaf yasa yoluna başvurulmadan kesinleşmesi durumunda, kesinleşmesinden itibaren 2 HAFTALIK SÜRE içerisinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmesi halinde, dosyanın görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE; -Görevsizlik kararının istinaf yasa yolundan geçmek suretiyle kesinleşmesi durumunda, istinaf başvurusunun reddi kararının tebliği tarihinden itibaren 2 HAFTALIK SÜRE içerisinde talep edilmesi halinde, dosyanın görevli İstanbul Asliye Hukuk Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi için mahkememize süresinde müracaat edildiği takdirde, yargılama giderlerinin HMK 331/2 maddesi uyarınca görevli mahkemece karara bağlanmasına, 4-Dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesi için mahkememize süresinde müracaat edilmemesi halinde, HMK 20 maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği ile HMK 331/2 maddesi gereği talep edilmesi halinde dosya üzerinden davaya bir başka mahkemede devam edilmediği tespiti yapılıp davacının yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edileceğinin İHTARINA, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/09/2026
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır