İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/802 E. 2026/609 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/802
Karar No
2026/609
Karar Tarihi

T.C. Ankara Batı 1 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/802 Esas - 2026/609 T.C. Ankara Batı 1 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA

ESAS NO : 2026/802 KARAR NO: 2026/609

HAKİM :

KATİP :

DAVACI : VEKİLİ : DAVALI :

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/09/2026 KARAR TARİHİ : 05/10/2026 K. YAZIM TARİHİ : 06/10/2026 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 31.01.2025 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde müvekkiline ait .... plakalı ticari araçta meydana gelen; fazlaya ve bakiye alacağa ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla, bilirkişi marifetiyle tespit edilen tutar üzerinden artırılmak üzere şimdilik 1.000,00 TL Araç Değer Kaybı Tazminatının, temerrüt tarihi olan 25.03.2026 tarihi itibarıyla işleyecek değişen oranlarda ticarî (avans) faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. GEREKÇE : Dava, trafik kazasından kaynaklı tazminat talebine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nun 5. maddesinden sonra gelmek üzere 7155 sayılı yasanın 20. maddesiyle eklenen ve 01/01/2019 tarihi itibarıyla yürürlüğe giren 5/A maddesine göre, ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 2. fıkrasında "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." düzenlemesi yer almaktadır. Eldeki dava, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan tazminat talebini içeren ticari davadır. Dolayısıyla dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olduğu noktasında tereddüt bulunmamaktadır. Davacı vekiline, 6102 sayılı TTK 5/A maddesi uyarınca arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini bir haftalık kesin süre içerisinde mahkememize sunması, aksi taktirde davanın usulden reddine karar verileceği ihtarını içerir meşruhatlı davetiye gönderilmiş, gönderilen meşruhatlı davetiye 19/11/2025 tarihinde tebliğ edilmiş, kesin süre içerisinde davacı vekili tarafından son tutanak aslı veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneği dosyaya sunulmamıştır. Hal böyle olunca, arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması nedeniyle herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Her ne kadar davacı vekili sigortaların dahil olduğu davalarda sigortalar ile yapılacak arabuluculuğun zorunlu olmadığını, ihtiyari mahiyette kaldığını savunmuşsa da, Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 18. Fıkrasında belirtilen "Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz" şeklindeki düzenlemenin somut uyuşmazlık bakımından geçerli olmayacağı, zira sigorta şirketine başvurunun alternatif çözüm yolları içinde sayılamayacağı, tarafsız bir 3. Kişi tarafından tarafların bir araya getirilmesi ile uyuşmazlık çözümünün gerektiği ancak sigortaya başvuru ile bunun gerçekleşmediği, KTK m.97 uyarınca yapılan zorunlu başvuru neticesinde anlaşmaya varılması halinde bu anlaşma, bağlayıcı nitelikte değilken arabuluculuk neticesinde anlaşmaya varılması halinde tarafların bu anlaşma ile bağlı olacağı, tüm bu sebeplerle mahkememizce sigortaya başvuru yapılmasının dava şartı olan arabuluculuğu ortadan kaldırmayacağı değerlendirilerek davacının savunmasına itibar edilmemiştir(Mahkememizin benzer şekilde verdiği kararın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi'nce yapılan incelemesi sonucunda 2026/215 Esas - 2026/226 Karar sayılı karar ile "ZMMS'nin Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenmesi ve sigorta şirketi hakkında açılan davanın ticari dava niteliğinde olması nedeniyle; zorunlu arabuluculuğa ilişkin dava şartı noksanlığından, davalılardan Sigorta şirketi hakkında açılan davanın 6100 sayılı HMK'nın 114.ve 115.maddeleri uyarınca usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir." denilerek davacının istinaf istemi reddedilmiştir.). HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Dava şartı noksanlığı bulunduğundan, 6100 Sayılı HMK'nun 114/2 ve 115/2 maddeleri gereğince davanın USULDEN REDDİNE, 2-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4-Kararın taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.06/10/2026

Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim .... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/802, K. 2026/609, T. 05.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-802-e-2026-609-k-2ba73f55ae27