Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1580 E. 2026/1819 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1580
- Karar No
- 2026/1819
- Karar Tarihi
T.C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2026/1580
KARAR NO: 2026/1819
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 09/06/2026
NUMARAS: 2026/525Esas- 2026/519Karar
DAVANIN KONUSU: Zayi Belgesi Verilmesi
İSTİNAF KARAR TARİH: 30/09/2026
İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 30/09/2026
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 'nin 2026/525 Esas 2026/519 Karar sayılı ilamına karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda ;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; Müvekkili ... Ltd. Şti isimli firma ekte mevcut Ticaret Sicil Gazetesi'nde görüleceği üzere; "Kayseri ... Mah. ... Cad. ... No: ... / ... ... /Kayseri" adresinden sicilde ... tarihinde " ... Sanayi Bölgesi ... Cad. N: ... ... KAYSERİ" adresine taşındığını, fiili taşınmasının ise ... tarihinde tamamlandığını, iş bu taşınma esnasında gerek ekipman ve eşyalar gerekse belge, fatura ve formların yoğunluğu dolayısıyla bir kısım evraklar kaybolduğunu ve yine taşıma esnasındaki yoğun yağışlı hava koşulları nedeniyle zayi olduğunu, müvekkili şirkete ait olan ve 2026 öncesi özlük dosyası, ve diğer belgelerin zayi olduğunun tespitini ve bu hususta zayi belgesi verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda; Davacı vekilinin dava dilekçesi incelendiğinde; müvekkili şirkete ait ... öncesi özlük dosyası, ve diğer belgelerin zayi olduğunu beyan edilmekle, defterlerin kaybolması vakıasının; TTK'nın 82/7 maddesinde belirtilen "yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle" gerçekleşmiş bir zıyaı olmadığı gözetilerek zayi belgesi verilmesine ilişkin davanın reddine karar vermek gerekmiŞ...." gerekçesiyle Davanın REDDİNE karar verilmiştir.İşbu kararı davacı vekili süresinde istinaf etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Somut olayda müvekkil şirketin adres değişikliği nedeniyle işyerini taşıdığı vakıa olup taşınma sürecinin mahkemece de takdir olunacağı üzere çok uzun sürede gerçekleştiği, ilk etapta bilgisayar-kamera vb. yükte hafif pahada ağır menkullerin taşındığı, iş bu taşınma esnasında çok sayıda evrakın kaybolduğu ve ayrıca taşınmanın gerçekleştiği dönemde/süreçte ilde mevcut olan yoğun yağış ve sel koşulları nedeniyle bulunan evrakların dahi kullanılamaz hale geldiği tarafınca ilk derece mahkemesine arz ve izah edildiğini, ilk derece mahkemesi yargılamaya konu işbu vakıaları değerlendirmeksizin yalnızca kanun metninde geçen ve örnek olarak belirtilen sebeplerin mevcut olmadığı gerekçesiyle davayı reddettiğini, ilk derece mahkemesinde eksik inceleme yapıldığını, ikame edilen dava çekişmesiz yargı işi niteliğinde olup mahkemenin re’sen araştırma yükümlülüğü bulunmasına rağmen, müvekkil şirketin adres değişikliğine ilişkin kayıtlar, taşınma sürecine ilişkin bilgi ve belgeler, şirket yetkililerinin beyanları, zayi olduğu ileri sürülen evrakların kapsamı, evrakların neden ve nasıl kaybolduğuna ilişkin olgular hakkında herhangi bir araştırma yapılmaksızın karar verilmiş olup delil değerlendirmesi dahi yapılmadan dosya üzerinden ret kararı verilmesi ancak ve ancak eksik incelemeden kaynaklandığını, her ne kadar çekişmesiz yargı işlerinde hakimin dosya üzerinden karar verebilmesi mümkün olsa da yalnız bu durum mahkemenin maddi vakıayı araştırma ve aydınlatma yükümlülüğünü ortadan kaldırmadığını, ileri sürülen vakıaların açıklığa kavuşturulabilmesi için gerekli görülmesi halinde beyan alınması, delil toplanması ve araştırma yapılması gerekirken ilk derece mahkemesi herhangi bir inceleme yapmaksızın hukuki dinlenilme hakkının ve adil yargılanma ilkesinin ihlaline neden olacak şekilde karar verdiğini, öte yandan ilk derece mahkemesi 09.06.2026 tarihli kararında yalnızca genel bir değerlendirme yapmış olup dava dilekçesinde belirtmiş olmasına rağmen; taşınma olgusunun neden dikkate alınmadığı ve yoğun yağış nedeniyle meydana gelen ziya iddiasının neden kabul edilmediğine ilişkin yeterli ve denetlenebilir herhangi bir gerekçe bulunmadığını, yine kaybolan evraklar yönünden emniyet müdürlüğüne yapılan başvuruda (güvenlik kameralarının söküldüğünü ve yeni adrese kurulmuş olması sebebiyle) taşınılan adreste kamera kayıtlarının mevcut olmaması, taşıma esnasında çok sayıda parmak izi bulunması ve hava koşulları nedeniyle tespit yapılmayacağı söylenmek suretiyle kaybolan evraklara yönelik hırsızlık şüphesi de incelenmediğini, şikayet dilekçesi işleme dahi alınmadığını, müvekkil şirkete SGK tarafından personel özlük dosyalarının ibraz edilmesi yönünde yazı gönderilmiş ve bunun üzerine yapılan araştırmada müvekkil şirket tarafından söz konusu belgelerin bulunamadığı tespit edildiğini, müvekkil şirketin mezkur durumu öğrenmesi SGK tarafından belge ibrazı talebi üzerine gerçekleşmiş olup işbu dava süresi içerisinde ikame edildiğini, öte yandan zayi belgesi verilmesi, tacirin iradesi dışında meydana gelen kayıp ve yok olmaların hukuken tespitini amaçlayan koruyucu bir müessese olduğunu, ilk derece mahkemesince şekli ve dar bir yorum benimsenerek kurumun koruma amacı göz ardı edildiğini ve davanın reddine karar verildiğini, müvekkil şirket ... tarihinde adres değişikliği yapmış olup fiilen ve tamamen taşınması ise 07.05.2026 tarihinde tamamlandığını, söz konusu adres değişikliği yaklaşık 8 gün sürdüğünü ve müvekkil şirket öncelikle elektronik ekipmanları ve demirbaş makineleri taşıdığını, işbu taşınma esnasında gerek ekipman ve eşyalar gerekse belge, fatura ve formların yoğunluğu dolayısıyla bir kısım evraklar kaybolduğunu ve yine taşıma esnasındaki yoğun yağışlı hava koşulları nedeniyle zayi olduğunu, söz konusu taşınma esnasında müvekkilin eski iş yerinde güvenlik açısından zafiyet oluşması ve buna bağlı olarak hırsızlık olayının meydana gelip gelmediği tarafınca belirlenemediğini, yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle ilk derece mahkemesinin eksik inceleme ve hatalı kabulleri neticesinde vermiş olduğu 09.06.2026 tarihli kararın hukuka açıkça aykırılık içerdiği kanaati makamı takdirlerine ettiğini, müvekkil şirketin adres değişikliği esnasında meydana gelen yoğun yağışlı havanın ve tarafınca tespit edilememiş hırsızlık vakıalarına ilişkin herhangi bir inceleme ve gerekçe barındırmayan mezkur kararın müvekkil lehine kaldırılmasını ve başkanlığınızın gerek görmesi halinde yeniden esas hakkında karar vererek dava konusu belgeler yönünden zayi belgesi verilmesine karar verilmesini , arz ve izah edilen ve makamca re' sen ele alınacak nedenlerle istinaf kanun yoluna başvurusunun kabulü ile neticeten Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 09.06.2026 tarih, 2026/525 Esas ve 2026/519 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, eksik inceleme nedeniyle dosyanın yeniden araştırma ve inceleme yapılmak üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine, sayın dairenizce gerekli görülmesi halinde hmk m.353 kapsamında yeniden esas hakkında karar verilerek dava konusu belgeler yönünden zayi belgesi verilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzeniyle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.Dava, 6102 sayılı Kanunun 82/7'nci maddesine dayanılarak açılan zayi belgesi verilmesi talebine ilişkindir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 82/1. maddesine göre; “Her tacir; a)Ticari defterlerini, envanterleri, açılış bilançolarını, ara bilançolarını, finansal tablolarını, yıllık faaliyet raporlarını, topluluk finansal tablolarını ve yıllık faaliyet raporlarını ve bu belgelerin anlaşılabilirliğini kolaylaştıracak çalışma talimatları ile diğer organizasyon belgelerini, b)Alınan ticari mektupları, c)Gönderilen ticari mektupların suretlerini, d)64 üncü maddenin birinci fıkrasına göre yapılan kayıtların dayandığı belgeleri sınıflandırılmış bir şekilde saklamakla yükümlüdür.”6102 sayılı TTK'nın 82/7. maddesinde; "Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren otuz gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir.” şeklinde düzenleme yapılmakla tacirlere ticari defter ve kayıtlarını saklama ve ibraz hususunda zorunluluk getirilmiştir. TTK. 82. maddede sayılan hususların tahdidi değil ise de ziyada tacirin kusurunun bulunmaması gerekmektedir.Anılan TTK'nun 82/7. maddesinde zayi belgesi istenebilmesi için tacirin saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgelerin ziyaa uğraması halleri tahdidi olarak sayılmamış ise de, yapılan tahdidi sayımdan defterlerin tacirin elinde olmayan sebepler ile ziyaa uğraması gerektiği anlaşılmıştır. Bir başka anlatımla, tacir saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgelerin saklanması ve korunmasına yönelik gerekli özeni göstermekle yükümlü olup, bu özene rağmen defter ve belgelerin ziyaa uğraması halinde zayi belgesi verilmesini talep edebilecektir. TTK'nın 82/7. maddesindeki düzenlemenin kamu düzenine ilişkin olması gerekse HMK'nın 385/2. maddesi uyarınca çekişmesiz yargı işlerinin resen araştırmaya tabi olması nedeniyle, ilk derece mahkemesinin, davacının ileri sürdüğü iddiaları araştırması gerekir.Davacı dava dilekçesinde tanık deliline de dayanmış olup mahkemece davacıya tanıklarını bildirmesi için süre verilmeden, bildirdiğinde tanıkları dinlenip iddia edilen kayıp olayının ne zaman, nerede, ne şekilde ve nasıl gerçekleştiği, olayın nasıl meydana geldiğine ilişkin, kayıp durumuna davacı tacirin basiretsizliğinin neden olup olmadığı, zayi olmaması için gerekli tedbirin alınıp alınmadığı, davacı şirket hakkında bağlı olduğu Vergi Dairesi'nden, SGK'dan ve Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan hakkında bir soruşturma olup olmadığı sorularak, bu hususlar değerlendirilmeden eksik inceleme ve değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görülmüştür. Açıklamalar ışığında davacının istinaf talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Yukarıda belirtilen gerekçelerle sonuç olarak HMK'nın 355. Maddesi uyarınca istinaf başvurusu sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda istinaf eden davacı vekilinin istinaf sebepleri yukarıda belirtilen yönlerden yerinde görüldüğünden HMK'nın 353/(1)-a.6. maddesi gereğince istinafa konu edilen yerel mahkeme kararın kaldırılmasına, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-a.6. maddesi gereğince Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle yukarıda belirtilen eksiklikler giderildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmek üzere davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye geri gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ İLE ,
2-HMK'nın 353/1-a.6 md. gereğince, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 'nin 2026/525 Esas 2026/519 sayılı kararın KALDIRILMASINA,
3-HMK'nun 353/1-a.6 maddesi gereğince Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle yukarıda belirtilen eksiklikler giderildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmek üzere davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye geri GÖNDERİLMESİNE,
4-Davacı vekili tarafından yatırılan istinaf karar harcının talepleri halinde davacıya iadesine,
5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf yoluna başvurma harcının ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,
6-HMK'nın 302/5 maddesi gereğince iş bu ilamın kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirilmlerin, HMK'nın 359/4 maddesi gereğince iş bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dava dosyası üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince, KESİN olarak oybirliği ile karar verildi. 30/09/2026