Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/456 E. 2026/1715 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/456
Karar No
2026/1715
Karar Tarihi

T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/456 - 2026/1715 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2025/456 KARAR NO : 2026/1715

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ...(...) ÜYE : ...(...) ÜYE : ...(...) KATİP : ...(...)

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 07/01/2025 NUMARASI : 2023/518 Esas - 2025/5 Karar

DAVACI : ... KİMYA ENDÜSTRİ PAZARLAMA DIŞ TİCARET VE SANAYİ LİMİTED ŞİRKETİ - ... Konak/İZMİR VEKİLİ : Av. ... - .... & Av. ... - .... - .... Konak/İZMİR DAVALI : ... ..MOTORLU ARAÇLAR SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - .... Kocaali/SAKARYA VEKİLİ : Av. ... - .... - .... Kartal/İSTANBUL DAVA TÜRÜ : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/09/2023 KARAR TARİHİ : 01/10/2026 KR. YAZIM TARİHİ : 08/10/2026

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı şirket arasında araç alım satımı üzerine 21/09/2021 tarihinde 2021 model .... şase numaralı Fiat Ducato markalı aracın satışı için Alım-Satım ve Araç Sipariş sözleşmesi akdedildiğini, aynı tarihte araç bedeli olan 272.000,00-TL'nin peşin olarak davalıya ödendiğini, ardından davalı şirketin satış temsilcisi ... tarafından aracın teslim edilebileceğinin bildirilmesi üzerine davacı şirket yetkilisi ...'nun Sakarya iline geldiğini, burada aracın hazır olmaması nedeniyle 22/09/2021 tarihinde İzmir ili Buca ilçesinde hazır olacağının bildirildiğini, davacı şirketin üzerine düşen edinimleri yerine getirdiğini ve 1.500,00-TL araç vergisi ödediğini, aracın kararlaştırılan süre içerisinde teslim edilmediğini, sözleşmeye rağmen aracın zamanında teslim edilmediğinden davacı şirketin zarara uğradığını, Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/345 Esas sayılı dosyasından aracın aynen iadesini, mümkün olmaması halinde ise araç bedelinin tespiti için dava açtıklarını, yapılan yargılama sonucunda araç-satım sözleşmesinin usulüne uygun akdedilmiş olduğu ancak araç şase numarasının bilinçli olarak davalı şirket tarafından yanlış yazıldığını, bu nedenle aracın iadesinin yapılamadığını, davacı şirketin kusurlu ve haksız eylemleri sebebiyle davacı şirketin uğradığı zarar karşılığında şimdilik 100,00-TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal ifaizi ile birlikte davalıdan tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; ilgili sözleşme gereği alınan bedelin davacı tarafa iade edildiğini, munzam zarar üzerinden tazminat talep edilmekte ise zararın kaynağı ve ölçütünün belli olmadığını, davacının somut delilleri ortaya koymadığını, hali hazırda davalı tarafa Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/345 Esas sayılı dosyasından verilen karara istinaden araç bedeli faizi ve masrafları ile birlikte ödendiğini, davacı şirket ile araç alım satımı hussunda anlaşma yapıldığını ancak talep edilen araç hazırlanırken araçta bir marka model değişikliğine gidildiğini, bu hususta protokol hazırlandığını, bu protokol doğrultusunda Fiat Ducato marka aracın satışından vazgeçildiğini ve bu araç için ödenen bedel taraflar arasında anlaşılan Renault Master marka aracın cari borcuna sayıldığını, haksız ve yasal dayanaklardan yoksun işbu davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ : İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; " ... 1-Açılan davanın REDDİNE ... " karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme tarafından davacının aşkın zararını ispat edemediği gerekçesinin hukuka aykırı olduğunu, yerel mahkeme tarafından davacının aşkın zararının ispat edilemediği gerekçesinin hukuka aykırı olduğunu, Yargıtay'ın uygulamaları ile de davacının uğramış olduğu zararın davalı tarafından tazmin edilmesi gerektiğinin sabit olduğunu, davalının faaliyetleri nedeni ile zarara uğradığı, işbu zarar miktarının ticari temerrüt faizinden daha yüksek olduğu sabit olup davacı yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmiş olması hatalı olduğunu beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; ülkenin içinde bulunduğu ekonomik olumsuzluklardan hareketle ileri sürülen soyut ve varsayıma dayalı zarar iddiaları hükme esas alınamayacağını beyan ile; davacı tarafın istinaf istemlerinin reddine, karar verilmesini, talep ederiz. DELİLLER: Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/01/2025 Tarih - 2023/518 Esas - 2025/5 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; alacak istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. Dosyanın incelenmesinde,davacı ile davalı şirket arasında araç alım satımı üzerine 21/09/2021 tarihinde 2021 model .... şase numaralı Fiat Ducato markalı aracın satışı için Alım-Satım ve Araç Sipariş sözleşmesi akdedildiği, aynı tarihte araç bedeli olan 272.000,00-TL'nin peşin olarak davalıya ödendiği, davalı tarafından araç şasi numarasının yanlış gösterilmesi nedeniyle aynen iadesinin mümkün olmadığı, Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/345 Esas sayılı dosyasından yapılan yargılama sonucunda araç bedelinin iadesine karar verildiği, davacının araç fiyatlarının artması nedeniyle aynı aracı almasının mümkün olmaması iddiasıyla zararının tazmini için eldeki davanın açıldığı, davalının davanın reddini savunduğu, Mahkemece davanın reddine karar verildiği, kararın davacı tarafından istinaf edildiği görülmektedir. Uyuşmazlık; taraflar arasında satım sözleşmesi uyarınca davacının davalıdan teslim edilmeyen sipariş nedeniyle, zararının bulunup bulunmadığı ve davalıdan talep edip edemeyeceği noktasında toplanmaktadır. Satım sözleşmelerinde; TBK'nın 212-(1) maddesinde "Satıcının temerrüdü halinde, borçlunun temerrüdüne ilişkin genel hükümler uygulanır" şeklindeki atıftan sonra "zilyetliğin devri için belirli bir süre konulmuş olan ticari satışlarda, satıcı temerrüde düşerse alıcının, devir isteminden vazgeçerek borcun ifa edilmemesinden doğan zararının giderilmesini istediği kabul edilir (m.212/2)" şeklindeki hüküm ile alıcının, zararının tazminini isteyebileceği yolunda yasal bir karine konulmuştur. Alıcı böyle bir niyet taşıyorsa, bunu satıcıya hemen bildirmek, onu bundan haberdar etmek zorundadır (m.212/3) (Borçlar Hukuku Özel Hükümler, Prof. Dr. Fikret Eren, Yetkin Yayınları, Ankara, 2019, 7. Baskı, s:73). Satıcının anılan hükme göre zararını talep ettiği durumlarda zararın nasıl hesaplanması gerektiği TBK'nın 213. maddesinde düzenlenmiştir. Buradaki zarar fiilî zararla yoksun kalınan kârdan oluşur. Dolayısıyla, satıcı zararın her iki kısmını da gidermek zorundadır (Fikren Eren, s:74). TBK. m. 212/II ve III'te kanun koyucu zararın hesaplanması yönünde iki yöntem koymuştur. Bunlar somut hesaplama yöntemi ile soyut hesaplama yöntemidir. Hem soyut hem de somut hesaplama yöntemlerinin her ikisi de hesaplama yöntemi olarak fark teorisine dayanmaktadır (Fikret Eren, s:75). Somut hesaplama yönteminin uygulanabilmesi için alıcının mutlaka ikame bir satış sözleşmesi yapması gerekir. Somut yönteme göre, satıcı borcunu ifa etmezse alıcı, satış bedeli ile kendisine devredilmeyen yerine, bir başkasını satın almak için dürüstlük kuralına uygun olarak ödediği bedel arasındaki farka göre hesaplanacak zararın giderilmesini isteyebilir (TBK. m. 213/2). İkinci hesaplama yöntemi soyut yöntemdir. Zararın bu yönteme göre hesaplanması için satılan malın borsada kayıtlı veya pazardan satılan dolayısıyla borsa veya piyasa fiyatı bulunan bir mal olması gerekir (Fikret Eren, s:76-77). Bu yönteme göre zarar, satılan borsada kayıtlı veya piyasa fiyatı bulunan mallardan ise alıcının onun yerine bir başkasını satın alma zorunda olmaksızın satış bedeli ile belirlenmiş ifa günündeki piyasa fiyatı arasındaki farka göre hesaplanacak zarardır (TBK. m. 213/3). Tüm bu açıklamalardan da anlaşıldığı üzere, bu hükümlere göre talep edilecek zararın TBK. m. 213'te hesaplanma yöntemleri belirtilmiştir. TBK.m.97'ye göre de, Karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmenin ifası isteminde bulunan tarafın, sözleşmenin koşullarına ve özelliklerine göre daha sonra ifa etme hakkı olmadıkça, kendi borcunu ifa etmiş ya da ifasını önermiş olması gerekir. Somut olayda; taraflar arasında satın alma işlemlerinin yapıldığı, davacı tarafından satış bedelinin ödendiği, davalı satıcının aracı teslim etmediği, ayrıca şasi numarasının yanlış yazılması nedeniyle teslim etmesinin de mümkün olmadığı, 6098 sayılı TBK'nın 97. maddesine göre kendi edimini yerine getirmediği ve böylece davalı satıcının temerrüde düştüğü, davacının Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/345 Esas sayılı dosyası ile ödediği bedeli aldığı, ancak aynı nitelikteki araca kavuşmasının mümkün olmadığı bu durumda yukarıda anlatıldığı üzere soyut hesaplama yöntemine göre davacının talepte bulunma hakkı bulunduğundan, davacının talebinin aşkın zarar kapsamında değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi hatalı bulunmuştur. Keza 6100 sayılı HMK'nın 33. maddesine göre hakim Türk hukukunu resen uygular. Olayları anlatmak taraflara, kanunu uygulamak hakime aittir. O halde Mahkemece yapılması gereken iş; makine mühendisi bilirkişide taraflar arasında düzenlenen sözleşmeye göre teslim edilmesi gereken aracın satıcının temerrüt tarihi itibariyle rayiç bedellerinin araştırılması ile az yukarıda açıklandığı üzere varsa davacının zararının 6098 sayılı TBK'nın 213. maddesi hükümlerine göre hesaplanması için taraf ve mahkeme denetimine uygun rapor alınması ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi olmalıdır. Gerekçeli karar başlığında; taraf vekillerinin adreslerinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.

Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-a)-6) maddesince kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, karar verilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-a)-6) maddesi gereğince ESASTAN KABULÜNE, a-Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/01/2025 Tarih - 2023/518 Esas - 2025/5 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, b-Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 2-İstinaf Karar Harcının, talebi halinde ve ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,

3-İstinaf eden tarafından yapılan İstinaf başvuru giderlerinin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından değerlendirilmesine, 4-Kararın, 6100 sayılı HMK'nın 359-(4) maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine, 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362-(1)-g) maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.01/10/2026

Başkan ... e-imzalıdır

Üye ... e-imzalıdır

Üye ... e-imzalıdır

Katip ... e-imzalıdır

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/456, K. 2026/1715, T. 01.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-456-e-2026-1715-k-0250c86f4c53