Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1513 E. 2026/970 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1513
- Karar No
- 2026/970
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2024/1513
KARAR NO:2026/970
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ :09/07/2024
NUMARASI:2015/1198 Esas, 2024/564 Karar
DAVA:Alacak( bakiye iş bedeli ve ek iş alacağı)
DAVA TARİHİ:16.12.2015
DAVA:Gecikme tazminatı, cezai şart ve ayıp sebebi tazminat
DAVA TARİHİ:15/03/2016
KARAR TARİHİ:14/07/2026
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Asıl dava; taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedeli ve ek iş alacağı, birleşen dava; gecikme sebebi ile cezai şart, gecikme tazminatı ve ayıp sebebi tazminat talebine ilişkin olup, mahkemece asıl ve birleşen davaların ayrı ayrı kısmen kabulüne dair verilen karara karşı taraf vekilleri istinaf talebinde bulunmuştur.Asıl davada davacılar vekili dava dilekçesi ile; tarafların, Büyükçekmece İlçesi, Esenyurt Belediyesi, 636 Ada, 2 Parsel taşınmaz üzerindeki inşaata fabrikanın dış cephelerinin hafif çelik ile konstrüksiyon oluşturup; dış cephede tepe betopan, iç cephede hekimbort ile kaplanıp boyandıktan sonra; yönetimde silikon cam cephe, fabrikada ısı izolasyonlu doğrama yapılıp fabrikada bulunan demir kapıların yapılıp çatıda bulunan ışıklıkların kapatılması ve sözleşme detaylı olarak yazılı olan işlerin yapımı için 30/09/2010 tarihinde yazılı bir sözleşme ile anlaştıkları, davacının ayrıca sözleşmede yazılı işler dışında davalıya ilave işler de yaptığını, sözleşme ile yapılan imalatların toplam tutarının 1.520.000,00 TL*KDV' olduğunu, davalı yan, sözleşme kapsamında yapılan işlere ilişkin olarak; büyük oranda ödemede bulunmuşsa da; borcun tamamen ödenmediğini, işbu alacağa karşılık şimdilik 50.000 TL'nin ödenmesini talep ettiklerini, sözleşmede olmayan ancak ilave olarak yapılan işlerin toplam tutan 205.347,80 TL olduğunu, davalının ilave işlere karşılık ise hiçbir ödeme yapmadığını, bunun için de şimdilik 50.000 TL'nin ticari avans faiziyle beraber ödenmesini talep ettiklerini, davacının akdedilen sözleşme gereğince; yüklendiği edimlerin tamamını eksiksiz olarak yerine getirdiğini, davalının işin devamı esnasında; işin tamamlanmasını engellediğini, ödeme yapmamak adına davacıyı sürekli oyaladığını, bunun üzerine davalıya Bakırköy ...Noterliğinin 13.10.2011 tarih ve ... yev.nolu ihtarnamesi gönderildiğini, davalı taraf ile alacaklarını almak adına defalarca görüştüğünü, davalı taraf ödeme yapmamak adına 3 sene önce bitirilen işi teslim almaktan kaçındığını, davalıya B. Köy ... Noterliğinin 6.03.2014 tarih ve ... yev. nolu ihtarnamesi keşide edildiğini, buna rağmen ödeme yapmadığını, bunun üzerine; Büyükçekmece 1. Sulh. Huk. Mahkemesince alınan 2014/121 D. İş. Sayılı bilirkişi raporunda; davacıların edimlerini eksiksiz ifa ettiğinin tespit edildiğini, davalı tarafın, delil tespiti raporuna bir hafta içinde itiraz etmediğinden; raporun kesinleştiğini, rapora itirazın çok sonra yapıldığını, davalının, davacıya karşı; B. Çekmece 2. Sulh.Huk.Mahkemesi'nin 2014/169 Dİş. Sayılı dosyasından delil tespiti yoluna gittiğini, iş bu delil tespiti ve bilirkişi raporuna karşı yasal süresi içerisinde taraflarınca itiraz edildiğini, belirterek; sözleşme ve dışı ilave işlerden kaynaklı imalat bedelinden; fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100.000 TL'nin ticari avans faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davanın usulden reddinin gerektiğini, sözleşmede, davacı ile birlikte iki yüklenicinin daha bulunduğunu, yükleniciler arasında mecburi dava arkadaşlığı olduğunu, davacının davayı tek başına açamayacağını, davalı ile yüklenici olarak; davacı ... ..., ... ve ...'un olduğu, davalıya ait; Esenyurt' ta bulunan taşınmaz üzerindeki inşaatta, sözleşme ve ekindeki yer alan işlerin yapılması bakımından, 30/09/2010 tarihli sözleşme imzalandığını, sözleşmenin 8 maddesine göre, üslenilmiş olan işlerin 30.06.2011 tarihi itibariyle tamamlanarak anahtar teslim olarak davalıya teslim edilmesi gerektiğini, ancak bu tarihte teslimini gerçekleşmediğini, bu nedenle davalı iş sahibinin Beyoğlu .... Noterliğinden 11.10.2011 tarih ve ... yevmiyeli ihtar gönderdiğini, ihtara rağmen; teslimin gerçekleşmemesi ve ayıplı durum nedeniyle; 19.02.2014 tarihinde, Beyoğlu .... Noterliğinin 19.02.2014 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi gönderilerek; işin geç tesliminden kaynaklı tazminat, yine bu nedenden kaynaklı cezai şart, ayıplı ifa edeniyle indirim yapılması, bunlardan kaynaklı olarak fazladan yapılan ödeme ile birlikte 1.496.000-TL davalı alacağının ödenmesinin istendiğini, ancak yükleniciler tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, mevcut ayıpları ortaya koyabilecek, konusunda uzman olan kişilerden 18.06.2014 tarihli uzman görüş raporu alındığını, akabinde; Büyükçekmece 2 Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2014/169 D. İş dosyası kapsamında; tespit yaptırıldığını, tespit sonucunda bilirkişilerce; imalatların, fen ve teknik kurallara uygun yapmapılmadığı, ayıplı imalatlar oldukları ve ayıplı imalatların yenileme veya iyileştirmeleri gerektiği, bunun içinde 349.500.00-TL gider yapılması gerektiğinin tespit edildiğini, yüklenicilerin sözleşme gereği ödemeleri gereken, damga vergisini ödemediklerinden; vergi dairesi tarafından davalıya damga vergisi ve cezası tahakkuk ettirildiğini, bu vergi ödenerek akabinde yüklenicilerden talep edilmek zorunda kalındığını, yapılan takibe itiraz edilmesi nedeniyle bununla ilgili açılan dava hala derdest olduğunu, ihtarnameler ile, ayıplar, süresinde teslim yapılmaması sebebi ile alacakların mahsup edildiği ve bunlar sonucunda davalının alacaklı olduğunu, ilave iş yaptığı iddialarının kabul etmediklerini, sözlemenin 15. maddesinde de bu durum bakımından ek bedel talebinde bulunulmayacağının düzenlendiğini, yüklenicilerin götürü iş aldıkları yerde, malzeme ve ürünlerinin korunması bakımından bulundurdukları bekçinin ...'sını istemeyemeyeceğini, davacının renk değişimi vs konular bakımından iddiasını kabul etmediklerini, bu konuda yazılı talimatın olmadığını, yüklenicilerin sözleşme gereği yüklendikleri işin yapıldığı yerde yapılmış bir inşaatın mevcut olduğunu, sözleşme yer almadığını iddia ettikleri işlerin daha önceden başkaları tarafından yapılmış işler olduğunu, yüklenicilerin sözleşme kapsamında daha önce yapılan inşaatta bulunan eksik ve hataları gidermeyi üslendiklerini, bu nedenle ilave iş iddiasının dinlenemeyeceğini, belirterek; davanın reddini talep etmiştir. Birleşen İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/272 E-2016/230 K. Sayılı dosyasında; Birleşen davada davacı iş sahibi vekili dava dilekçesi ile; taraflar arasında, davacıya ait taşınmaz üzerinde daha önce yapılmış fabrikanın giydirilmesi konusunda, 30.09.2010 tarihli sözleşme imzalandığını, sözleşmenin 8. maddesi göre; sözleşmenin süresi 30.06.2011 olup, bu tarih itibariyle sözleşme konusu edimlerin tamamlanıp yerin teslimi gerektiğini, sözleşmenin 9 maddesine göre; yükleniciler 30.06.2011 tarihinden itibaren başlayarak geçeçek her gün için tazminat olarak günlük 2.600-TL mal sahibine ödeneceğini, yüklenicilerin sözleşme gereği üstlendikleri edimleri süresinde yerine getirmediklerini, bu bakımdan yüklenicilerin 30.06.2011 tarihi itibariyle temerrüde düştükleri Beyoğlu ... Noterliği’nin 11.10.2011 tarih ve ... yemiyeli ihbarnamesinde davalılara bildirildiğini, gönderilen ihtarnameden sonrada edimlerin yerine getirilmemesi sebebi ile Beyoğlu ... Noterliğinden 19.02.2014 tarih ve ... yevmiye ile ihtarname gönderilerek, sözleşmeye aykırığın bildirilerek; sözleşmeden kaynaklı alacakların talep edildiğini, ancak davalılar tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, belirterek; davalıların yüklenici olarak imzaladıkları 30.09.2011 tarihli sözleşmeye göre edimlerini süresinde yerine getirip teslimatı yapmamalarından dolayı sözleşmenin 9 maddesine göre ödemeleri gereken, işin süresinde teslim edilmemesinden kaynaklı tazminata mahsuben, 10.000 TL gecikme tazminatı, sözleşmenin 10. maddesi gereği ödenmesi gereken 100.000-TL cezai şartın; sözleşmedeki hüküm nedeniyle 01.07.2011 tarihinden itibaren işleyecek reeskon faizi ile birlikte, işin ayıplı olarak yapılmasından dolayı, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 10 000,00 TL’nin ihtar tarihinden itibaren işlecek reeskon faizi ile birlikte, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir. Birleşen dosyada, davalılar vekili cevap dilekçesi ile; sözleşmede imzaları bulunan ... ve ...'un, davacı şirketin ortakları ve temsile ve ilzama yetkili kimseler sıfatı ile sözleşmeyi imzaladıklarını, davaya konu sözleşme için kesilen faturanın da ... .... Şti.'nin kestiğini, davalının, bu faturaya 8 günlük itiraz süresi içinde itiraz etmediğini ve fatura bedelini de ödediğini, bu nedenle şirket ortağı ve temsilcilerinin davalı sıfatının bulunmadığını, bu kişiler yönünden; davanın sıfatı yokluğundan usulden reddinin gerektiğini, gecikmeye davalının sebep olmuş olduğunu, buna rağmen; işin yapıp bitirilip süresinde teslim edildiğini, bu nedenle iş sahibinin gecikmeden kaynaklı tazminat ve cezai şart talep edemeyeceğini, iş sahibinin daha işin devamı esnasında üzerine düşen imalat yükümlülüğünü yerine getirmeyerek; işin devamını engelleyip yükleniciyi oyaladığını, davalı tarafa Bakırköy ... Noterliği marifetiyle keşide edilen 13.10.2011 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarname ile; ''-Fabrika içinde bulunan tavanların boyaları işveren tarafından bitirilemediğinden; iç cephe boyalarının bitirilemediği, fabrika bahçesinde yapılacak kulübenin saha betonunun, işveren tarafından yapılmadığından kulübe imalatına başlanamadığı, yönetim kısmında şap betonları ve saha betonları işveren tarafından atılmadığından; kotlar alınıp giriş cam ve kapıların yapılamadığı, bodrum camlarında beton kalıp hatlarından dolayı, cam yerlerinde ve cam ölçülerinde standartlar dışı ölçüler bulunduğu ve beton lentolarında yamukluklar olduğu, bu yamukluklar işveren tarafından giderilmediğinden camların yerine takılamadığını, iş devam ederken; dış cephenin boya renginin üç haftada işveren tarafından belirlendiğinden; cephe boyasına geç başlandığı, cephede çelik imalatları yapılırken işveren sözleşmede yer alan projede bulunan çelik miktarını ve montaj şeklini değiştirdiğinden; hem kullanılan çelik mitarı artıp hem de işçilik arttığından; hafif çelik imalatlarının planlanan sürede tamamlanamadığını, taahhüt edilen işlerin %98 inin tamamlandığı, 6 madde halinde belirtilen sebeplerden dolayı (işverenin yapması gereken imalatları yapmadığından dolayı) işlerin tamamının yapılamadığı, süre aşımının 6 madde halinde belirtilen sebeplerden kaynaklandığı, 10 gün içinde yüklenicinin edimlerini yerine getirilmesinin sağlanması gerektiğinin bildirildiğini, akabinde de işin tamamlanıp; eksiksiz olarak teslim edildiğini, aradan, yani teslimden iki yılın üstünde bir zaman geçtikten sonra, davalının iş bedelini ödememek için tamamen kötü niyetli olarak, yüklenici şirkete Beyoğlu ... Noterliğinin 19.02.2014 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesini keşide ederek; birleşen davasındaki tazminat taleplerini buna dayandırdığını, ihtarnameye cevaben davacı tarafa Bakırköy .... Noterliğinin 06.03.2014 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesinin keşide edildiğini, karşı yanın cezai şart taleplerinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, anılan ihtarnamede sözleşme konusu işlere yönelik eksik bir ifadan ya da işin teslim edilmediğinden de söz edilmediğini, eserde ayıpların olduğunu ileri sürdüğünü, hem de gecikme cezası " talebinde bulunduğunu, iki sene geçtikten sonra ihtarname keşide etmesinin, iddialarının gayrisamimi ve gerçek dışı olduğunu ortaya koyduğunu, işin ayıplı oldğu iddiasıyla tazminat talebinde bulunmasının da ; yapılan ayıp ihbarı teslimden seneler sonra yani süresinden sonra olmakla dinlenemeyeceğini, iş sahibinin teslimden 2 yıl geçtikten sonra 19.02.2014 tarihli ihtar ile ayıp ihbarında bulunduğunu, Diş tespit raporu ile asıl iş ve ek işin tamamlandığının tespit edildiğini, iş sahibinin bu rapora süresinde itiraz etmediğinden, mahkemece esas alınması gereken raporun bu rapor olduğunu, (emsal Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 01.01.2005 tarihli, 6015/2740 Sayılı Kararı),yine HGK. 10.02.2010 2010/13-26 Esas 2010/73 Karar sayılı ilamında da açıklandığı gibi; HUMK. 372/2.maddesi gereği davalı tarafa tebliğ edilmeyen bilirkişi raporu davalı aleyhine delil olarak kabul edilemez ise de tebliğ edilmiş ve itiraza uğramamışsa delil niteliği kazanacağını, belirterek; birleşen davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece 09.07.2024 tarihli karar ile; sözleşmenin 1. maddesinde; davacılar ... ve ... ile davacı şirketin yüklenici olduklarının belirtildiği, sözleşmenin imza kısmında da yüklenici sıfatıyla imza ettikleri, dolayısıyla davalı vekilinin davacı gerçek kişilerin aktif husumeti bulunmadığı iddiasına itibar edilmediği, keşif neticesinde alınan 12/04/2017 tarihli bilirkişi raporuna göre; eserin %98 oranında tamamlandığının tespit edildiği, akabinde taraf itirazları doğrultusunda, ikinci keşif neticesinde alınan 01/08/2018 tarihli bilirkişi raporuna göre; eser sözleşmesinin %95 oranında tamamlandığı tespit edildiği, raporlar arasında çelişki bulunması nedeniyle alınan üçüncü ve dördüncü bilirkişi raporlarında da dava konusu taşınmazın %95 oranında tamamlanmış olduğunun bildirildiği, bu sebeple dava konusu eser sözleşmesinin %95 oranında tamamlandığının kabul edildiği, sözleşme bedeli olarak 1.520.000,00 TL belirlenmiş olduğu da dikkate alınarak davacı tarafın eser sözleşmesi kapsamında hak kazandığı alacak miktarının 1.444.000,00 TL olduğu kanaatine varıldığı, bilirkişilerce yapılan inceleme doğrultusunda; davacı tarafın, ticari defterinde davalı taraftan 1.205.000,00 TL tahsilat yapıldığının kaydedildiği dikkate alınarak; toplam davacılar alacağının 239.000,00 TL olduğunun anlaşıldığı, ancak davacı tarafın; davası 50.000,00 TL üzerinden açtığı, tahkikat sonuna kadar davasını ıslah etmediği, nazara alınarak; taleple bağlılık ilkesi gereğince, bakiye iş bedeli olarak 50.000,00 TL' üzerinden asıl davanın kabulüne karar verildiği, sözleşmenin 15. maddesinde; "Yüklenici, evvelce tahmin olunamayan veya tahmin olunup da iki tarafça nazara alınmayan halleri ve özellikle malzeme fiyatları ve işçi ücretlerindeki artışları gerekçe göstererek bedelin arttırılmasını veya sözleşmenin feshini veyahut şartlarda bir değişiklik yapılmasını isteyemez. Yüklenici, her ne olursa olsun işi kararlaştırılan bedelle ve süresinde yapmağa mecburdur." şeklinde düzenleme yapıldığı, her iki tarafın basiretli tacir olması ve TBK 26 uyarınca sözleşme serbestisi ilkesi de dikkate alındığında; söz konusu sözleşme hükmünün her iki taraf için de bağlayıcı olduğu, her ne kadar davacı tarafından ilave yapılan işlerin bedeli talep edilmiş olsa da bahse konu sözleşme hükmünün geçersizliğinin ileri sürülmemiş olması veya sözleşmenin hata, hile, yanılma sebebiyle geçersizliğine ilişkin bir dava da açılmamış olduğu da göz önüne alınarak; ilave yapılan işlerin sözleşmenin 15. Maddesi uyarınca taraflarca anlaşılan bedel içerisinde değerlendirilmesi gerektiğinden; davacının ilave iş talebinin reddine karar verildiği, davalı vekilinin esas davaya karşı cevap dilekçesinin 7.2 maddesinde; takas ve mahsup iddiası ileri sürdüğü, ancak; hangi alacakları bakımından kalem kalem bir açıklama yapılmaması nedeniyle; mahkemece 09/07/2024 tarihli celsede, davalı vekilinin bu yöndeki beyanlarının sorulduğu ve "dava açılmadan evvel davalı tarafından gönderilen ihtarnameler nazara alınarak takas mahsup talebimiz; gecikme tazminatından ve ayıplı işlerin giderilmesi, alacağımızdan şayet karşı tarafın bir alacağı var ise uygulanmasını talep ediyoruz" şeklinde taleplerini açıkladığı, bu doğrultuda davalı tarafın ikame etmiş olduğu birleşen dava bakımından gecikme tazminatı ve ayıplı işlerin giderilmesi alacağı bakımından eşit oranda davacı lehine hükmedilen 50.000,00 TL'nin takas ve mahsubuna karar vermek gerektiği, infazda tereddüt oluşmaması açısından; mahkemece taraflar lehine ya da aleyhine hükmedilen tazminat ve alacak bakımından re'sen herhangi bir mahsup yapılmadığı, mahkeme hükmünün A-3. Maddesinde hangi alacaklardan ne miktarda takas ve mahsup yapılacağının belirtilmesi ile yetinildiği, birleşen dosya bakımından; 01/08/2018 tarihli bilirkişi raporunda cephe ve harpuştanın, alüminyum doğramanın, giydirmenin ve ışıklığın ayıplı olarak imal edildiği tespit edilmiş olup her bir kalem bakımından ayıpların giderilmesi bedeli ayrı ayrı hesap edilmiş olup; toplam ayıpların giderilmesi bedelinin ise 310.830,00 TL olacağının belirtildiği, bilirkişiler tarafından yapılan değerlendirmenin alınan diğer raporlarda da aynı şekilde olduğunun tespit edildiği,davacı-birleşen davalının ise ıslaha karşı zamanaşımı itirazı bulunmakta olup;davacı tarafın ayıp onarım bedeli bakımından; davasının HMK 107 kapsamında belirsiz alacak davası niteliğinde olması ve belirsiz alacak davalarında yapılan ıslahın esasen iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağına takılmadan aynı maddenin ikinci fıkrası doğrultusunda neticei talebi tamamlama işlemi olması nedeniyle zamanaşımının davanın açıldığı tarihe göre belirlenmesi gerektiğinden; davanın açıldığı tarih itibariyle ayıplı işlerin giderilmesi talebi bakımından zamanaşımının dolmadığı, sözleşmenin 10. Maddesinde yüklenicinin 30/06/2011 tarihi itibariyle yüklendiği işi tamamen bitirip teslim etmemesi hâlinde, 8. Madde de düzenlenen gecikme tazminatı dışında 100.000,00 TL cezai şartı iş sahibine ödeyeceğinin düzenlendiği, bahse konu inşaatın 30/06/2011 tarihinde bitirilip teslim edilmediği hususunda herhangi bir tereddüt bulunmamakta olup; yükleniciler tarafından geçerli bir mazeret olmaksızın; sözleşmede kararlaştırılan süre içerisinde bahse konu yükümlülüklerin ifa edilmemiş olması nedeniyle, sözleşmenin 10. Maddesi uyarınca 100.000,00 TL cezai şartın davacı-birleşen davalılardan tahsili ile davalı-birleşen davacıya verilmesine karar verildiği, sözleşmenin 8. Maddesinde yüklenicinin 30/06/2011 tarihi itibariyle bahse konu işi tamamen bitirip teslim etmesinin, teslim edilmemesi hâlinde ise tazminat olarak günlük 2.600,00 TL ödeneceğinin belirlendiği, 11/10/2011 tarihi itibariyle iş sahibi tarafından keşide edilen ihtarnamede hâli hazırda bahse konu eser sözleşmesinin tamamlanmadığının ihtar edildiği, yüklenici tarafından keşide edilen 13/10/2011 tarihi itibariyle bahse konu eser sözleşmesinin hâli hazırda iş sahibi yüzünden bitirilemediği ifade edilerek; eksikliklerin giderilmesinin istenildiği, iş sahibi tarafından keşide edilen 19/02/2014 tarihli ihtarnamede de işin süresinde teslim edilmemesi nedeniyle tazminat ve cezai şart taleplerinin ileri sürüldüğü ayrıca yapılan işlerin ayıplı olduğunun bildirildiği, bilirkişiler tarafından yapılan değerlendirmede ise; işin kesin olarak hangi tarihte teslim edildiğinin dosya içeriğinden anlaşılamadığı, ancak karşılıklı keşide edilen ihtarnameler dikkate alındığında; özellikle 13/10/2011 tarihli yüklenici ihtarnamesinde bahsedilen eksikliklerin 13/11/2011 tarihi itibariyle tamamlanarak eser sözleşmesinin teslim edilmiş olabileceğinin değerlendirildiği, sözleşmede kararlaştırılan tarih itibariyle eser özleşmesinin tamamlanıp teslim edilmediği sabit olup; yüklenici tarafından bu durumun iş sahibinin bir takım eksiklikleri gidermemesinden kaynaklandığının iddia edildiği, ancak tüm dosya kapsamında bilirkişilerce yapılan incelemede; yüklenicinin iddiasını ispata yarar herhangi bir bilgi, belge bulunmadığı tespit edildiğinden; yüklenicinin bu yöndeki iddiasına itibar edilmediği, ayrıca her ne kadar davalı-birleşen davacı tarafından 345.800,00 TL gecikme tazminatı talep edilmiş olsa da yerleşik Yargıtay içtihatlarında gecikme tazminatının belirsiz alacak davası olarak ikame edilmesinin mümkün olmadığı, işin hangi tarihte tesliminin yapıldığının taraflarca bilinebilecek nitelikte olması nedeniyle, gecikme tazminatı davalarının kısmi alacak davası olduğunun belirtildiği, davalı-birleşen davacının 10.000,00 TL bedel üzerinden gecikme tazminatı talep ettiği, 19/02/2024 tarihi itibariyle ıslah edilerek talep toplam 345.800,00 TL'ye çıkarıldığı, davacı-birleşen davalının ise ıslah dilekçesine karşı zamanaşımı defii ileri sürdüğü, tüm bu sebepler ile TBK 147/6 uyarınca eser sözleşmesinden kaynaklanan alacakların 5 yıllık zamanaşımına tabi olacağı, gecikme tazminatı bakımından açılan davanın kısmi dava niteliğinde olduğu ve dava açılması ile zamanaşımı süresinin kesilmediği anlaşılmakla; davacı-birleşen davalının zamanaşımı itirazının kabulü ile 10.000,00 TL gecikme tazminatının kabulüne, fazlaya ilişkin istemin ise zamanaşımı nedeniyle reddine dair karar verildiği, sözleşmenin 17. Maddesinde yapılan imalatların, yüklenicinin 10 yıllık garantisi altında olduğunun belirtildiği bu nedenle; süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunulup bulunulmadığının bir önemi olmadığı, gerekçesi ile; esas davada, taleple bağlılık ilkesi doğrultusunda, sözleşme bedeli olan 50.000,00 TL'nin davalı-birleşen davacıdan alınarak davacılar-birleşen davalılara verilmesine, ilave işler bedeli isteminin reddine, davalı-birleşen davacı tarafından takas mahsup defii ileri sürülmüş olmakla; davacı-birleşen davalılar lehine hükmedilen 50.000,00 TL'nin davalı-birleşen davacı tarafından açılan ve mahkememiz dosyası ile birleşen İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/272 Esas 2016/230 Karar sayılı davasındaki gecikme tazminatı ve ayıplı işlerin giderilmesi alacağından eşit oranda takas ve mahsubuna, birleşen davanın kısmen kabulüne, gecikme tazminatı olarak 10.000,00 TL'nin 13/11/2011 tarihinden başlayacak ticari faizi ile birliktebirleşen davalılardan alınarak; birleşen davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin zamanaşımı nedeniyle reddine, cezai şart olarak 100.000,00 TL'nin 13/11/2011 tarihinden başlayacak ticari faizi ile birlikte birlikte alınarak birleşen davacıya verilmesine, ayıplı işlerin giderilmesi bedeli olarak 310.830,00 TL'nin taleple bağlılık ilkesi doğrultusunda 19/02/2014 tarihinden başlayacak ticari faizi ile birlikte birleşen davalılardan alınarak; birleşen davacıya verilmesine, karar verilmiştir.Davacı-birleşen dosya davalıları yükleniciler vekili istinaf dilekçesi ile;
1-Birleşen dosya yönünden; işin 30/11/2011 tarihinde teslim edildiğini, davacının ise 16/12/2015 tarihli dava dilekçesinde fazlaya dair haklarını saklı tutarak; ayıplı işten dolayı 10.000 TL. alacak talebinde bulunduğunu, 19/02/2024 tarihinde verdiği ıslah dilekçesiyle de 10.000 TL lik alacak talebini 310.830 TL.’ye ıslah ettiğini bildirip ıslah harcı yatırdığını, teslim tarihi ile yapılan ıslah arasında 13 yıl zaman geçtiği bildirilip zamanaşımı itirazında bulunduklarını, birleşen davanın kısmi dava olarak açıldığını, kesinlikle belirsiz alacak davası olmadığını, dava dilekçesinde fazlaya dair haklar saklı tutulduğu gibi belirsiz alacak olduğuna dair hiçbir ibare olmadığını, davacının 19/02/2024 tarihli dilekçesinin ıslah dilekçesi olduğunu beyan ederek; harcını da ıslah harcı olarak yatırdığını, bu nedenle ıslah edilen kısmın zaman aşımına uğradığını, Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E 2019/3559 K. 2020/2274 T. 16.7.2020 sayılı ilamında “Davalı yüklenicinin ayıplı olduğu kabul edilen eseri, davacı işsahibine 2005 yılında teslim ettiği anlaşılmaktadır. Teslim tarihi kesin olarak saptanamamakla birlikte en geç 31.12.2005 tarihinde teslim edildiğinin kabulü gerektiğinden taraflar arasındaki sözleşmeden doğan dava ve alacaklarda alacak bu tarihte muaccel-istenebilir hale gelmiş olacak ve zamanaşımı süresi de bu tarihten itibaren işlemeye başlayacaktır davacı iş sahibinin 18.10.2018 tarihli ıslah dilekçesinin 25.10.2018 tarihli duruşmada kendisine elden tebliği üzerine davalı vekili, mahkemece verilen iki haftalık kesin süre içerisinde verdiği 09.11.2018 tarihli dilekçesinde 09.11.2018 tarihinde verdiği birleşen dava yönünden zamanaşımı def'inin de süresi içinde yapıldığının kabulü gerekir.” hükmüne varıldığını,
2- İş bedeli borcu olan iş sahinin ifada sıra prensibi gereği cezai şart talep edemeyeceğini, ana davada iş sahibinin yükleniciye 50.000,00 TL. iş bedeli borcu bulunduğuna karar verildiğini, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2021/1300 E. 2022/2250 K. sayılı 19/04/2022 tarihli emsal ilamınd“Borçlar Kanunu'nun 97. maddesinde ‘’Karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmenin ifası isteminde bulunan tarafın, sözleşmenin koşullarına ve özelliklerine göre daha sonra ifa etme hakkı olmadıkça, kendi borcunu ifa etmiş ya da ifasını önermiş olması gerekir‘’ düzenlemesine yer verildiğini, söz konusu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde, yerel mahkemece hükme esas alınan rapora göre 7. kat beton dökümünden sonra hak edilen 57.000,00 TL’lik iş bedelinden 20.000,00 TL ödendiği ve davalı yüklenicinin 33.000,00 TL bakiye alacağı bulunduğu ve bu alacağını ihtarname çekmek sureti ile davacıdan talep ettiği, ancak bakiye iş bedelinin ödenmediği anlaşılmıştır.Karşılıklı edimleri içeren eser sözleşmesinde, iş sahibinin, yükleniciden edimini yerine getirmesini isteyebilmesi için, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 97. maddesi uyarınca, öncelikle kendi edimini yerine getirmiş olması gerekir. Somut olayda, davacının, sözleşmede kararlaştırılan sürede en geç sözleşme gereği teslim tarihinde ödemesi gereken iş bedelinden kararlaştırılan miktarı ödemediği bilirkişi raporundan anlaşıldığına göre yerel mahkemece, davacının koşulları oluşmayan ceza-i şarta ilişkin talebinin de reddine karar verilmesi gerekirken davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.” hükmüne varıldığını,
3-Gecikmeye iş sahibinin ilave iş talebinin sebep olduğunu, bu nedenle de cezai şart ve gecikme tazminatı talep edilemeyeceğini, ilave imalatların yapıldığı bilirkişi raporlarıyla sabit olup ilave imalatlar nedeni ile de, sözleşme süresini uzattığından; gecikme tazminatının koşullarının oluşmadığını,
4-Asıl dava yönünden; mahkemenin asıl davada 50.000 TL sözleşme bedelinin davalının birleşen dosyadaki gecikme tazminatı ve ayıplı iş alacağından mahsubuna karar verdiğini, ancak takas ve mahsup istenen alacak, birleşen davanın konusu olduğundan mahsubuna karar verilemeyeceğini,
5- Mahkemece ilave iş bedeli alacağının, sözleşmenin 15. Maddesine dayalı olarak reddine karar verilmiş ise de, taleplerinin bedel arttırımı değil, ilave iş bedeline ilişkin olduğunu, sözleşmenin 14. Maddesinde “ Mal sahibi yüklenilen işlerle birlikte yapılması gereken , fakat bu sözleşme kapsamında olmayan işleri üçüncü kişiye veya bedeli karşılığında yükleniciye yaptırabilir” hükmü kararlaştırıldığından bahisle ilave imalatlara dair taleplerinin reddedildiğini ancak bu maddenin sözleşme konusu işlerin sözleşme bedeli ile sınırlı olmasına ilişkin olduğunu,
6-Bilirkişi heyetinin, yüklenicinin sözleşme dışı iş yaptığını, işbu ilave işlerin bedelinin 205.387,45 TL.+ KDV olmakla; davalıdan 242.356,15 TL sözleşme dışı iş alacağı bulunduğunu mütalaa ettiğini, hal böyle olmakla; 50.000 TL. sözleşme dışı alacak talebimizin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle beraber davalıdan tahsiline karar verilecek yerde talebin reddinin hatalı olduğunu, sözleşmenin 14. Maddesi “ mal sahibi yüklenilen işlerle birlikte yapılması gereken , fakat bu sözleşme kapsamında olmayan işleri üçüncü kişiye veya bedeli karşılığında yükleniciye yaptırabilir” hükmünde olup; sözleşme ilave işlerin bedelinin istenmesine cevaz verdiğini, belirterek; yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Davalı-birleşen dosya davacısı vekili istinaf dilekçesi ile;
1-Davacı lehine 50.000-TL sözleşme bedeli alacağına hükmedilmesinin hatalı olduğunu, mahkemece; yüklenicilere sadece 1.205.000,00-TL ödeme yaptığını kabul ettiğini, oysa 1.568.605-TL ödeme yapıldığını, tüm ödeme belgelerinin de dosyada yer aldığını, ödemelerin 1.216.000,00-TL'sinin, banka yolu ile yüklenicilerden ... ... Şti banka hesabına; 363.605,00-TL'sini makbuzlar karşılığında ... İnşaat adına diğer yüklenicilerden; ...'a yaptığını, ... ... Şti'nin bu ödemelerden 1205.000,00-TL'sini defter kayıtlarına işlediğini,, hesaplarına gönderilen ve dekontu dosyada olan 11.000,00-TL ile yüklenicilerden ...'a ödenen 363,605,00-TL'yi defterlerine işlemediğini, Sözleşmenin 7.4 maddesinde "İş bu sözleşme kapsamında (ücret ödemeleri de dahil olmak üzere) tanzim edilecek her türlü evrak, ibra geçici ve kesin hak ediş veya makbuzda yüklenicilerden herhangi birinin atacağı tek imza, diğer yüklenicileri de bağlayacaktır. Yükleniciler müşterek ve müteselsil alacaklı olup, sadece birisine yapılan ödeme, her üçüne birlikte yapılmış kabul edilecektir." şeklinde düzenleme bulunduğunu, defter kaydına işlenmeyen 11.000,00-TL, yüklenici ... İnşaat kaşesi ve yüklenici ...'a makbuzların karşılığı 363.605,00-TL'nin ödendiğinin bilirkişi raporlarında saptandığını, bu nedenle asıl davada davacı lehine 50.000-TL alacağa hükmedilmesinin hatalı olduğunu,
2-19 .02.2014 tarihli ihtarname ile iş sahibinin sözleşme bağlamında alacaklarını talep ettiğini, alacakları nedeniyle sözleşme bedelinden indirim yaptığını belirttiğini, bu bağlamda bakiye 1.496.000-TL alacağının olduğunu ve bu alacağın ödenmesini istemek suretiyle takas mahsup talebinde bulunduğunu,
3-Birleşen davada, sözleşmedeki; garanti süresi, ayıplı işler ve ayıplı işlerin giderilmesi gibi durumlar bakımından; sözleşmenindeki yüklenicilerin edimlerinin devam ettiği, bu durumda günlük cezai şart için zaman aşımının işlemeyeceğinin gözetilmediğini, cezai şartın bölünemezliği ilkesi bağlamında; cezai şartın kısmen istenmiş olması ile tümü bakımından zaman aşımının işlemeyeceğinin nazara alınmadığını, davalılarına gönderilen ihtarname ile cezai şartın talep edilmiş olduğu, cezai şartın talep edilmesi ile birlikte ve bu tarih itibariyle söz konusu alacağın para alacağına dönüştüğü ve para alacakları bakımından zaman aşımı süresinin 10 yıl olduğunun dikkate alınmadığını, bu nedenlerle; mahkemenin günlük cezai şarta dair 10.000-TL dışındaki talebin zaman aşımı nedeniyle reddinin hatalı olduğunu,
4-Sözleşmenin 8 maddesine göre işin bitiş tarihinin; 30.06.2011 tarihi olduğunu, Beyoğlu ... Noterliğinden 19.02.2014 tarihli ihtarnamenin içeriğinden; 19.02.2014 tarihi itibariyle inşaatın tamamlanmadığı ve teslim edilmediğinin anlaşıldığını bu nedenle; 30.06.2011 tarihinden, en az Beyoğlu ... Noterliğinden 19.02.2014 tarihli ihtarnamenin gönderildiği tarihe kadar olan süre için günlük 2600-TL üzerinden günlük gecikme cezası hesaplanması gerekirken 133 gün için gecikme cezası hesaplanmasının hatalı olduğunu,
5-Her bir gün cezai şart için, 01.07.2011 tarihinden itibaren reeskont faiz taleplerinin dikkate alınmadığını,
6-Yargılama giderleri ve vekalet ücreti bağlamında kararın hatalı olduğunu, belirterek; yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Uyuşmazlık; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Asıl davada davacı-birleşen davada davalılar yüklenici, asıl davada davalı, birleşen davada davacı ise iş sahibidir.Taraflar arasında;30/09/2010 tarihli eser sözleşmesi akdedilmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Asıl davada yükleniciler 50.000 TL bakiye iş bedeli ile 50.000 TL ek iş bedelini talep etmiş, birleşen davada iş sahibi, ayıp sebebi tazminat, sözleşmenin 10 maddesine dayalı olarak cezai şart ve gecikme tazminatını talep etmiştir. Her ik dava da kısmi dava olarak açılmıştır.Mahkeme asıl davada bakiye iş bedeli talebini kabul etmişi ek iş bedeli alacağını ise sözleşmenin 15. Maddesi hükmünde ; "Yüklenici, evvelce tahmin olunamayan veya tahmin olunup da iki tarafça nazara alınmayan halleri ve özellikle malzeme fiyatları ve işçi ücretlerindeki artışları gerekçe göstererek bedelin arttırılmasını veya sözleşmenin feshini veyahut şartlarda bir değişiklik yapılmasını isteyemez. Yüklenici, her ne olursa olsun işi kararlaştırılan bedelle ve süresinde yapmağa mecburdur." şeklinde düzenleme yapıldığı, her iki tarafın basiretli tacir olması ve TBK 26 uyarınca sözleşme serbestisi ilkesi de dikkate alındığında; söz konusu sözleşme hükmünün her iki taraf için de bağlayıcı olduğu gerekçesi ile reddetmiştir. Sözleşmenin götürü usulde yapılmış olması sebebi ile alınan bilirkişi raporunda fiziki oranlama yapılarak ve iş sahibinin yaptığı ödemeler düşülerek bakiye iş alacağının 239.000 TL hesaplanması ve mahkemenin taleple bağlı kalarak 50.000 TL üzerinden bakiye iş bedeli alacağına hükmetmesi doğru olmuştur. Ancak sözleşmenin ek iş bedeli talebine ilişkin olarak mahkemece 15. Madde hükmüne dayalı talep reddedilmiş ise de; bu maddenin işçi ve maliyet artışlarından kaynaklanacak sorunlarla ilgili olup ek iş alacağı ile ilgisi bulumaktadır. Sözleşmenin 14. Maddesindeki; " Mal sahibi, yüklenilen işlerle birlikte yapılması gereken fakat bu sözleşme kapsamında olmayan işleri, üçüncü kişiye veya bedeli karşılığında yükleniciye yaptırabilir." hükmü gereği davacı yüklenicilerin ek iş bedelini de talep edebilecekleri, mahkemece alınan bilirkişi raporu ile ek iş bedelinin 205.387,45 TL + KDV olarak hesaplandığı ve davacı yüklenicilerin taleplerini ıslah etmedikleri anlaşıldığından; ek iş bedeli alacağının da 50.000 TL üzerinden kabul edilmesi gerekirken; yazılı gerekçe ile ek iş bedeli alacağının reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.Birleşen dosyada ise iş sahibi gecikme tazminatı, cezai şart ve ayıp nedeni ile tazminat talebinde bulunmuştur. Daha sonra ayıplı iş için 10.000 TL olan talebini 19.02.2024 tarihli ıslah dilekçesi ile 300.830 TL ye olarak; 10.000 TL olan gecikme tazminatı istemini ise 335.800 TL olarak ıslah etmiştir. Sözleşmenin 7.1. Maddesinde, " Ücret ödemeleri, her ayın son günü yerinde yapılacak ölçüm ile tespit edilecek metraj ve birim fiyatlar ile hesaplanarak düzenlenecek olan geçici hak edişter hallinde ve geçici hak ediş üzerinden 10 oranında teminat kesilmek suretiyle müteakip ayın yedinci günü yapılacaktır. Hak edişlerin düzenlenmesine esas alınacak birim maliyet fiyatları teknik şartnamededir. Ödenecek geçici hak edişterin toplamı, toplam olarak ödenecek olan 1.520.000 TL.” nı geçemez." şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Karşılıklı edimleri içeren eser sözleşmesinde, iş sahibinin, yükleniciden edimini yerine getirmesini isteyebilmesi için, 6097 Sayılı TBK'nın 97. maddesi uyarınca, öncelikle kendi edimini yerine getirmiş olması gerekir. Somut olayda, asıl davada davacı yüklenicinin halen bakiye iş ve ek iş alacağının bulunduğu anlaşıldığından; iş ve ek iş ödeme yükümlülüğünü yerine getirmeyen iş sahibi birleşen dosya davacının koşulları oluşmayan cezai şarta ilişkin talebinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.Eser sözleşmesine dayalı talepler 5 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Gecikme tazminatı bakımından, sözleşmenin 9. maddesinde; Yüklenici bu sözleşmeyle yüklendiği işleri 30.06.2011 tarihinde tamamen bitirip teslim etmediği taktirde 30.06.2011 tarihinden itibaren başlayarak, geçecek her gün için tazminat olarak günlük 2.600 TL." nı mal sahibine ödeyecektir." şeklinde düzenleme bulunduğu, dosyada herhangi teslim tutanağı bulunmadığı ancak tarafların birbirlerine karşılıklı ihtarnameler keşide ettikleri dikkate alındığında; özellikle 13/11/2011 tarihli yüklenici ihtarnamesinde bahsedilen eksikliklerin 13/11/2011 tarihi itibariyle tamamlanarak eser sözleşmesinin teslim edilmiş olabileceğinin bilirkişi raporları ile de tespit edildiğinden; bu tarihin teslim tarihi olarak kabul edilmesinin doğru olduğu, birleşen dava tarihinin 15.06.2016 olduğu, birleşen davacının 10.000 TL den harçlandırarak talep ettiği, gecikme tazminatını,335.800 TL olarak 19.02.2024 tarihinde ıslah ettiği ve birleşen dosya davalısının ıslaha karşı süresi içinde zaman aşımı itirazında bulunduğu kaldı ki birleşen dava dilekçesi içeriğinden davanın kısmi dava olarak açıldığı anlaşıldığından; mahkemece gecikme tazminatının 10.000 TL üzerinden kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken ıslaha göre tam kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur. Ayıplı işler nedeni ile de birleşen davacı 10.000 TL üzerinde harçlandırarak açtığı davasını 19.02.2024 tarihinde 300.380 TL olarak ıslah etmiş, birleşe dosya davacısı ise süresinde, ıslaha karşı zaman aşımı def'ini ileri sürmüştür, bu nedenle mahkemece, 10.000 TL üzerindeki kısmın zaman aşımın uğradığı gerekçesi ile ayıplı işler tazminatını 10.000 TL üzerinden kısmen kabul edilmesi doğru olmuştur. Açıklanan nedenlerle, asıl dosya davacısı yükleniciler vekilinin istinaf talebinin kabulüne, birleşen dosya davacısı vekilinin istinaf başvurusunun reddi ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Asıl ve birleşen davada; asıl dosya davacısı yükleniciler vekilinin istinaf talebinin KABULÜNE, birleşen dosya davacısı vekilinin istinaf başvurusunun REDDİNE,
2-İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 09/07/2024 tarih, 2015/1198 Esas, 2024/564 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Asıl davanın KABULÜNE,
-Taleple bağlılık ilkesi gereği bakiye iş bedeli olan 50.000,00 TL'nin davalı-birleşen davacıdan alınarak; davacılar-birleşen davalılara VERİLMESİNE,
-Taleple bağlılık ilkesi gereği 50.000 TL ek iş bedelinin davalı-birleşen davacıdan alınarak; davacılar-birleşen davalılara VERİLMESİNE,
4-Birleşen İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/272 Esas 2016/230 Karar sayılı davanın KISMEN KABULÜNE,
-Gecikme tazminatı olarak 10.000,00 TL'nin 13/11/2011 tarihinden başlayacak reeskont faizi ile birlikte, birleşen davalılardan alınarak; birleşen davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin 335.800 istemin zamanaşımı nedeniyle reddine,
-Birleşen davacının 100.000 TL cezai şart isteminin REDDİNE,
-Ayıplı işlerin giderilmesi bedeli olarak 10.000 TL nin 19/02/2014 tarihinden başlayacak reeskont faizi ile birlikte birleşen davalılardan alınarak birleşen davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin 300.830 TL istemin zamanaşımı nedeniyle reddine,
Asıl dava yönünden;
1- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 6.831,00 TL karar harcından, peşin yatan 1.707,75 TL'nin mahsubu ile bakiye 5.113,25 TL'nin davalı ...'dan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
2-Davacı tarafından yatırılan 1.707,75 TL peşin harcın ve 27,70 TL başvuru harcının davalıdan alınıp davacılara verilmesine,
3-Davacılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereği hesaplanan 45.000,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınıp; davacılara verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 9.800,00TL bilirkişi ücreti, 1.092,00TL tebligat ve posta ücreti, 221,80TL keşif harcı olmak üzere toplam 11.113,80 TL'nin davalıdan alınıp; davacılara verilmesine,
Birleşen dava yönünden;
1-Peşin yatan 12.921,30TL peşin ve ıslah harcı toplamından, karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL kararının mahsubu ile fazla yatan 12.189,30 TL'nin davalı ...'a İADESİNE,
2-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereği takdir ve tayin olunan 10.000 TL nisbi vekalet ücretinin davalılardan alınıp davacıya verilmesine,( Kabul edilen 10.000 TL, reddedilen746.630 TL üzerinden hesaplanan)
3-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereği takdir ve tayin olunan 10.000,-TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalılara verilmesine,( Kabul edilen 10.000 TL, reddedilen746.630 TL üzerinden hesaplanan ve davanın kabul edilen kısmı nedeni ile davacı lehine hükmedilen vekalet ücretini geçemeyeceğinden)
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, (davanın kabul edilen kısmının % 1,3 gibi çok düşük oran olması sebebi ile)
B) İSTİNAF İNCELEMESİ YÖNÜNDEN
1-Asıl dava davacıları tarafından, asıl ve birleşen dosya yönünden yatırılan istinaf karar harçlarının hüküm kesinleştiğinde kendilerine İADESİNE,
2-Asıl dava yönünden, birleşen davacıları tarafından yatırılması gereken; 3415,50 TL karar harcından; peşin yatan 426,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.988,90 TL harcın; birleşen dosya davacısından alınara; HAZİNEYE GELİR İRADINA,( bakiye iş bedeli 50.000 TL üzerinden hesaplanan )
3-Birleşen dava yönünden, birleşen davacılardan alınması gereken 22.883,85 TL den peşin alınan 853,87 TL nin mahsubu ile bakiye 22.029,98 TL nin, birleşen dosya davacısından alınarak HAZİNEYE GELİR İRADINA (reddedilen 335.000 TL gecikme tazminatı yönünden istinaf edildiğinden)
4- Asıl dosya davacısının hem asıl dosya hem de birleşen dosya yönünden yaptığı toplam 4.677,60 TL başvuru harcı ile 704,50 TL tehiri icra masrafının asıl dosya davalısı-birleşen dosya davacısından alınarak; asıl dosya davacıları-birleşen dosya davalılarına verilmesine,
5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
5-Gerek ilk derece gerekse istinaf aşamasında yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısımların karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa İADESİNE,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 14/07/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.