Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1103 E. 2026/972 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1103
- Karar No
- 2026/972
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2025/1103
KARAR NO:2026/972
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:07/11/2019
NUMARASI:2016/278 Esas, 2019/883 Karar
DAVA:Menfi Tespit
KARŞI DAVA:Alacak
DAVA TARİHİ:17/03/2016
KARŞI DAVA TARİHİ:12/04/2016
DAVA:Alacak
DAVA TARİHİ:31/05/2016
KARAR TARİHİ:14/07/2026
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Asıl dava; taraflar arasındaki eser sözleşmesinin davalı iş sahibi tarafından feshi nedeni ile 569.434,00 TL bedelli teminat mektubundan davalıya borçlu olmadığının tespiti ile mektubun iadesi, karşı davada iş sahibi; 24/02/2015 tarihli ... Sözleşmesi Ön Protokolü kapsamında davacıya ödenen 450,000,00 TL devir avans bedeli ile arsa sahiplerinden ...adına satın alma bedeli olarak ödenen ve davacı uhdesinde bulunan 141.728,00 TL ile 40.990,54 TL noter masrafı olmak üzere toplam 632.718,54 TL ve ... ... işi için ödenen 5.000,00 USD'nin ihtar tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte karşı davalı yükleniciden tahsili, birleşen İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/403 Esas sayılı dosyasında; davacı yüklenici tarafından iş sahibi adına ödenen bakiye proje bedeli olan 15.000 USD'nin 24/02/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı iş sahibinden tahsilini, birleşen İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/428 Esas sayılı dosyasında; ... Kentsel Dönüşüm Projesi İşi kapsamında yaptığı işler kapsamında ödenmesi gereken 714.634,00 TL nin ve KDV nin 06/05/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı iş sahibinden tahsili, birleşen 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/597 Esas sayılı dosyasında; ... işi kapsamında davacı yükleniciye ödenmesi gereken bakiye 2.050.000,00 TL devir bedeli( iş bedeli) alacağından şimdilik 1.300.000,00 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı iş sahibinden tahsili talebine ilişkin olup, mahkemece; asıl davanın; kabulüne, davacının 29.01.2015 tarihli ... A.Ş ... Şubesince düzenlenen 569.434,00 TL bedelli teminat mektubundan dolayı davalı tarafa borçlu olmadığının tespitine, karşı davanın; kısmen kabulüne, 181.653,93 TL'nin (141.728,00 TL + 39.925,93 TL toplamından oluşan) karşı dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davacı karşı davalıdan tahsiline, fazla istemin reddine, Birleşen İstanbul 6. ...'nin 2016/403 E. Sayılı dosyasında; davanın kabulüne, 15.000,00 USD'nin dava tarihinden itibaren işleyecek 3095 Sayılı Yasanın 4/a maddesindeki döviz faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, Birleşen İstanbul 2. ...'nin 2016/428 E. Sayılı Dosyasında; davanın kabulüne, Birleşen İstanbul 6. ...'nin 2016/597 E. sayılı dosyasında; davanın reddine dair verilen karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.Asıl davada davacı yüklenici vekili; taraflar arasında 27/11/2014 tarihli ve 02/12/2014 tarihli ... Belediyesi Kentsel Dönüşüm Projesi İşine ilişkin sözleşmelerin akdedildiğini, bu sözleşmelere göre; davacının, kentsel dönüşüm alanında gerçekleştirilecek projelere ilişkin; müşavirlik hizmeti vereceğini, davalının ise; imzalanacak kat karşılığı inşaat sözleşmeleri ve projeler kapsamında inşaat işlerini yaparak finansman sağlayacağını, her iki sözleşmede de çalışılacak taşınmazların ada numaralarının ayrı ayrı belirtildiğini, bu sözleşmelerden başka; yine taraflar arasında Sarıyer İlçesi ... Mahallesinde bulunan ada numaraları projelerde tanımlanmış olan alanda kentsel dönüşüm işine yönelik olarak tarafların yapacakları işbirliği ve imzalanacak sözleşme için ön şartların belirlenmesi bakımından 24/02/2015 tarihli ön protokolün akdedildiğini, iş ilişkisinin devam ettiği sırada davacı şirket tarafından, ... projesine ilişkin yükümlülüklere dair, davalı tarafa, Beykoz ... Noterliğinin 15/01/2016 tarihli ihtarnamesinin gönderildiğini, bu ihtarnameye davalı tarafından Beyoğlu ... Noterliğinin 07/03/2016 tarihli ihtarnamesiyle cevap verildiğini ve gerçeğe uygun olmayan iddialar ileri sürülerek; ... Kentsel Dönüşüm Projesi Kapsamında davalıya verilen teminat mektubunun nakde çevrileceğinin bildirildiğini, oysa davacının sözleşmesel tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, 02/12/2014 tarihli ... Kentsel Dönüşüm Projesine ilişkin sözleşmenin 8.1 maddesinde; sabit hizmet bedeli ve ödeme şeklinin düzenlendiğini, sabit hizmet bedelinin, projenin yürütülmesi kapsamında yapılacak harcamalara ilişkin olduğunu, bu masrafların davalı tarafından karşılanacağı ve davalı tarafından masraf için yapılacak bu ödemelere karşılık; davacının davalı tarafa teminat mektubu verileceğinin kararlaştırıldığını, bu kapsamda davalıya 569.434,00 TL bedelli 29/01/2015 tarihli ... A.Ş. ... Şubesi tarafından düzenlenen teminat mektubunun verildiğini, sözleşmesel yükümlülükler yerine getirilerek; davalının yapılacak harcamalara karşılık ödediği bedelin sözleşmeye uygun olarak kullanıldığını, bu hususun Mayıs 2015 ilerleme raporundan açıkça anlaşıldığını, taraflar arasındaki e-posta yazışmalarıyla da sabit olduğunu, sözleşmenin davalı tarafından 07/03/2016 tarihli ihtarnameyle feshedilmesi nedeniyle 569.434,00 TL bedelli teminat mektubundan davalıya borçlu olmadığının tespiti ile mektubun iadesini talep ve etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesi ile; taraflar arasında 27/11/2014 ve 02/12/2014 tarihli ... Belediyesi Kentsel Dönüşüm Projesi İşine ilişkin iki ayrı sözleşme imzalandığını, ayrıca 20/02/2014 tarihli İş Birliği Sözleşmesi ile 28/02/2014 tarihli çerçeve İşbirliği Sözleşmesinin de akdedildiğini, bu dört ayrı sözleşme kapsamında; davacıya 569.434,00 TL miktarında avans ödemesi yapıldığını ve bu ödemeler karşısında davalı şirkete dava konusu teminat mektubunun verildiğini, davacının sözleşmesel yükümlülüklerini yerine getirmediğini, bu sebeple avans teminat mektubunun iadesi koşullarının oluşmadığını, nitekim 14 aylık süre içinde kentsel dönüşüm yapılacak alanda taşınmaz malikleriyle herhangi bir uzlaşı sözleşmesinin imzalatılamadığını, sözleşme konusu bölgelerde davalı dışında başkaca firmaların çalışmalar başlattığı ve büyük oranda çalışmalarını tamamladıklarının da sahada yapılan araştırmada öğrenildiğini, bu durumun davacıdan sorulduğunu ve davacı tarafından açıkça kabul edildiğini, ancak aynı alanda başka firmaların çalıştığı hususunun davalıya bildirilmediğini, anılan bölgede fiilen ve hukuken çalışmanın imkansız olduğunun tespit edilmesi üzerine; davalının; davacının proje hizmetlerini yerine getirmesi için kiraladığı ofise ilişkin kira sözleşmesinin karşılıklı anlaşmayla sona erdirildiğini ve ofisin tahliye edilerek sözleşme konusu projenin fiili olarak sonlandırıldığını, uzlaşı sözleşmesi açısından performans değeri olarak belirlenen miktarın altında kalındığını, proje alanının büyüklüğü ve başka müteahhit firmalar tarafından bu alanda daha önceden beri çalışılarak 100'e yakın parselde tapuya şerh edilmiş olması nedeniyle; bu şerhlerin kaldırılması ve 100'lerce arsa sahibiyle anlaşılarak sözleşmeler yapılmasının imkansız hale gelmiş olmasının; davacının özen borcunu gereği gibi ifa etmediğini açıkça ortaya koyduğunu, bu nedenle 27/11/2014 ve 02/12/2014 tarihli ... Belediyesi Kentsel Dönüşüm Projesi sözleşmelerinin feshedildiğini, haklı fesih olduğundan davacının teminat mektubunun iadesini isteyemeyeceği gibi borçlu olunmadığının tespiti isteminin de haksız olduğunu belirterek; davanın reddini savunmuştur. Karşı davacı iş sahibi vekili dava dilekçesinde özetle; esas davada taraflar arasında Sarıyer İlçesi ... Mahallesinde bulunan ada numaraları sözleşmede belirlenen alanda, kentsel dönüşüm projesi için 24/02/2015 tarihli ön protokolün imzalandığını, buna göre, davacının bu bölgelerde kentsel dönüşüm müşavirlik hizmetlerini, arsa sahipleriyle kat karşılığı inşaat sözleşmelerinin yapılmasını temin edeceğini, davacınında inşaat satış ve pazarlama hizmetlerini ifa edeceğini, ön protokol çerçevesinde; davacı tarafından; davacı-karşı davalı şirkete 16/03/2015 tarihinde 450,000,00 TL avans ödendiğini, bu bedelin karşı davalının iş görme borcunun ifası için yapacağı masraflara karşılık verildiğini, ön protokole göre; kat karşılığı inşaat sözleşmeleri arsa payının en %30 oranına gelmesiyle; ilk hakedeşin tahakkuk edeceğini ve diğer hakedişlerin de oransal olarak devam edeceğini, hak edişlere ilişkin tablonun protokolde açıkça yer aldığını, davacının ön protokole göre üstlendiği edimleri ifa etmediğini, bir adet dahi resmi sözleşme imzalatamadığını, sözleşmelerde sürekli değişiklik talep edildiğini, oysa karşı davalı-davacı şirketin hak sahiplerinin %70'nin sözleşme imzalamaya hazır olduğu yönünde beyanda bulunduğunu ve bu çerçevede ön protokolün akdedildiğini, daha sonra anlaşıldığı üzere bu durumun gerçeği yansıtmadığını, başka firmalar tarafından daha önceden bu alanlara girilerek çalışmaların yapılmış olduğunu, anılan bölgedeki mülkiyet analizinde taşınmazlarda bir çok haciz, ipotek ve tedbir şerhlerinin bulunması karşısında; karşı davacının, karşı davalıya olan güveninin sarsıldığını ve bu nedenle sözleşmenin feshedildiğini belirterek; 24/02/2015 tarihli ... Sözleşmesi Ön Protokolü kapsamında davacıya ödenen 450,000,00 TL devir avans bedeli ile arsa sahiplerinden ...adına satın alma bedeli olarak ödenen ve davacı uhdesinde bulunan 141.728,00 TL ile 40.990,54 TL noter masrafı olmak üzere toplam 632.718,54 TL ve ... ... işi için ödenen 5.000,00 USD'nin ihtar tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davacı karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/403 Esas sayılı dosyasında Davacı yüklenici vekili dava dilekçesi ile; taraflar arasında 27/11/2014 -02/12/2014 tarihli "... Belediyesi Kentsel Dönüşüm Projesi İşi" başlıklı sözleşmelerin imzalandığı, bunun dışında ... ilçesine ilişkin olarak ... ... İşleri için davacının yetkilendirildiğini ve davacının proje şirketi ile irtibata geçerek, davalı şirket adına projeyi yaptırdığını, bedelinin davalı tarafından 20.000,00 USD olarak ödeneceğinin kararlaştırıldığını, ancak 5.000,00 USD sinin ödenip bakiye 15.000,00 USD' sinin ödenmediğini, 15.000 USD bakiye proje bedelinin davacı yüklenici tarafından ödendiği belirterek; davacı yüklenici tarafından iş sahibi adına ödenen bakiye proje bedeli olan 15.000 USD'nin 24/02/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı iş sahibinden tahsilini talep ve dava etmiştir.Birleşen İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/428 Esas sayılı dosyasında;Davacı yüklenici vekili dava dilekçesi ile; taraflar arasında akdedilen ... Kentsel Dönüşüm Projesi İşi kapsamında yapılacak işler ve dönemsel olarak davalı iş sahibi tarafından gerçekleştirilecek ödeme planına göre; davalının ilk çeyrek döneme ilişkin ödemeyi yaptığını ve davacı yüklenicinin ödeme tutarı olan 569.434.00 TL bedelli teminat mektubunun davalıya verildiğini, davalı tarafından ikinci kısım ödeme olan 714.634,00 TL ve ilk çeyrek döneme ilişkin KDV nin ödenmediğini, sözleşmesel ilişki devam ederken, bu davaya konu olmayan taraflar arasında akdedilmiş ... Ön Protokolü kapsamında, davalının edimlerinin yerine getirilmesine ilişkin ihtarnamenin gönderilmesinden sonra davalı tarafından sözleşmenin haksız olarak ... Ön Protokolü ile birlikte feshedildiğini, oysa davacı yüklenicinin 714.634,00 TL tutarındaki ödemeye karşılık tüm işlerin yerine getirildiğini, davalının bu bedeli ödemesi gerektiğini ileri sürerek; 714.634,00 TL nin ve KDV nin 06/05/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Birleşen 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/597 Esas sayılı dosyasında;Davacı yüklenici vekili dava dilekçesi ile; taraflar arasında ... İşi kapsamında 24/02/2015 tarihli protokolün imzalandığını ve bu protokolde anılan yerde bulunan ve ada numaraları sözleşmede tanımlanmış olan proje alanında, davacı yüklenici tarafından 2014 yılının başından itibaren geliştirilen projeye yönelik olarak tarafların iş birliği şartlarının belirlendiğini, davacının proje alanında gerçekleştirilecek çalışmaları yapacağı, davalının ise inşaat satış ve pazarlama hizmetlerini ifa ederek finansman sağlayacağını, protokolün3.2. maddesine göre, davalının, davacıya bu aşamaya dek yapmış olduğu geliştirme hizmetlerine karşılık toplam 2.500.000,00 TL devir avansı ödeyeceğini ve bu avansın 450.000,00 TL sinin peşin olarak ödeyeceğini, 3.3 ve 3.5. maddesinde de karın paylaşımı ile ilgili düzenlemelerin yapıldığını, protokolün 4. maddesi uyarınca; davacı yüklenici tarafından 30/01/2015 tarihinde proje alanında yapılan, hak sahipleri tanıtım toplantısı sebebi ile taraflar arasında imzalanacak sözleşmenin ana unsurlarını belirlemek sureti ile protokolün imzalandığının açıkça anlaşıldığını, anılan bu düzenlemeye göre; davacı tarafından hak sahipleri ile davalının tanıştırma ve görüştürme toplantısının yapıldığının anlaşıldığını, tüm edimlerin yerine getirilmesine rağmen; davalının esas sözleşmeyi imzalamaya yanaşmadığını, bu nedenle 15/01/2016 tarihinde Beykoz ... Noterliğinden ihtarname gönderilerek; davalının yükümlülüklerini yerine getirmesinin ihtar edildiğini, ayrıca sözleşmelerin imzalanması gerektiğinin de bildirildiği, ancak davalı tarafından bu gerekler yerine getirilmediği gibi Beyoğlu... Noterliğinden gönderilen 07/03/2016 tarihili ihtarname ile protokolün feshedildiğini, ihtarnamede ileri sürülenlerin gerçeği yansıtmadığını belirterek; protokolde davacı yükleniciye ödenmesi kararlaştırılan 2.500.000,00 TL den ödenmiş olan; 450.000,00 TL nin tenzili ile kalan 2.050.000,00 TL devir bedeli alacağından şimdilik 1.300.000,00 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı iş sahibi vekili cevap dilekçesi ile; ... projesine ilişkin ön protokol kapsamında davalı tarafından davacı şirkete 450.000,00 TL avans bedelinin 16/03/2015 tarihinde ödendiğini, bu bedelin davacının sözleşmeden doğan borçlarının ifası için yapacağı masrafa karşılık avans olarak verildiğini, protokolün imzalandığı 24/02/2015 tarihinden fesih tarihi olan 07/03/2016 tarihine kadar geçen bir yılı aşkın sürede hak sahiplerine imzalatılması gereken kat karşılığı inşaat sözleşmelerinden bir adet dahi resmi sözleşme imzalatılamamış olması ve sürekli değişiklik talep edilmesinin kabul edilebilir olmadığını, davacının arsa sahipleri ile davalının arsa payı karşılığı kat yapım sözleşmelerinin kurulmasının sağlaması gerektiğini ve ancak bu edim karşılığında; kendisine bir ücret ödeneceğinin kararlaştırıldığını, ancak davacı tarafından edimin ifa edilmemesi nedeni ile ödeme yapılmasının mümkün bulunmadığını, davalıya kentsel dönüşüm alanındaki 33.200 M2 alanlı projede hak sahiplerinin %70 inin sözleşme imzalamaya hazır olduğunun belirtildiğini ve bu şekilde protokolün imzalandığını, oysa ilerleyen süreçte bu durumun gerçeği yansıtmadığının öğrenildiğini, davalı ile yaptığı görüşmeler ve mail yazışmaları ile anılan bölgede hakim olduğu izleniminin yaratıldığını ve davalının iş birliğine ikna edilerek, hile ile iradesinin sakatlandığını, 13/10/2014 tarihinde gönderilen mailde, ... Projesinde alanın %80 inin tamamlandığının bildirildiğini, bir ay sonra gönderilen mailde de %79 satış ve kat karşılığı uzlaşı oranı verilip bunun %49 unun sözleşme imzalamaya hazır olduğunun ifade edildiğini, davacının hak sahiplerinin %79 u ile anlaştığına güvenilerek ön protokolün akdedildiğini, iradesi yanıltılan davalının 07/03/2016 tarihinde Beyoğlu ... Noterliğinden gönderdiği ihtarname ile protokolü feshettiğini ve fesihte haklı olduğunu belirterek; davanın reddini savunmuştur.Mahkemece 07.11.2019 tarihli karar ile; Sözleşmelerin varlığı konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmadığı, uyuşmazlığın, sözleşmelerin davalı iş sahibi tarafından feshinin haksız olup olmadığı ve buna göre esas ve karşı dava ile birleşen davalardaki taleplerin kabul edilebilir bulunup bulunmadığı konusunda olduğu, 02/12/2014 tarihli ... Belediyesi Kentsel Dönüşüm Projesine ilişkin sözleşmede; ... ... A.Ş.'nin; ..., davalı ... Gayrimenkul ... A.Ş.'nin ise ... olarak tanımlandığı, sözleşmenin 2. maddesinde, proje alanı, kentsel dönüşüm, uzlaşı sözleşmeleri, proje, proje alanı, proje ofisi, hak sahipleri, gayrimenkul geliştirme primi, sabit hizmet bedeli, teşvik ödemesi, devir bedeli, satılabilir inşaat alanı ve teminatın ne olduğuna ilişkin tanımlamalar yapıldığı, 3. maddesinde, sözleşmenin amacı ve kapsamının belirtildiği, 4. maddesinde ise, kentsel dönüşüm mali müşavirlik işlemi ve tarafların sorumlu oldukları işler ayrı ayrı tablo halinde ayrıntılı bir şekilde açıklandığı, 5. maddesinde de, davalının sorumlu olduğu işlerin belirtildiği, sözleşmenin 6. maddesinde, davacının sorumluluklarının gösterildiği, sözleşmenin süresinin 7. maddede belirtildiği, 8. maddede ücret ve ödemelerin şekli, 9. maddesinde ise feshin tanımlandığının anlaşıldığını, taraflar arasında akdedilen ... Projesi ve ... Projesine ilişkin Ön Protokole bağlı olarak; sözleşmesel ilişkinin devam ettiği süreçte, davacı ... tarafından Beykoz ... Noterliğinin 15/01/2016 tarihli ihtarnamesi keşide edilerek, ... Projesiyle ilgili esas sözleşmenin yapılması ve bunun dışında davalının yükümlülüklerini yerine getirmesi gerektiğinin bildirildiğini, davalı tarafından Beyoğlu ... Noterliğinden gönderilen 07/03/2016 tarihli ihtarname ile 15/01/2016 tarihli ihtardaki hususların kabul edilmediği belirtilerek; taraflar arasında akdedilen tüm sözleşmelerin feshedildiğinin bildirildiği,sözleşmenin 8. maddesinde, davalı tarafından ödenmesi gereken sabit hizmet bedelinin; 1.657.760,00 TL olduğu, ek 3'de verilen 3'er aylık bütçe doğrultusunda kullanılacağının kararlaştırıldığı, sabit hizmet bedelinin ne olduğunun 2. maddede tanımlandığını ve davacının proje için gerçekleştireceği çalışmalarla ilgili masrafları ifade ettiğinin belirtildiği, Davacı tarafın, bu ödemenin hizmet karşılığı yapılacak bir ödeme olduğunu, davalı ise avans ödemesi olduğunu ileri sürdüğü,... Belediyesi Kentsel Dönüşüm Projesi İşi Sözleşmesinde, sabit hizmet bedelinin çalışmalar için sözleşmenin imzasından itibaren 30 gün içinde ilk çeyrek kısmının ödeneceği ve her dönem başında bir önceki dönem harcamalarına ilişkin KDV'nin kesileceği ve bir önceki döneme ait KDV tutarıyla yeni başlayacak döneme ilişkin ek 3'te yer alan harcama bütçesi kadar ödemenin fatura tarihinden itibaren 7 gün içinde yapılacağı ve ödeme yapılmasından sonra davacının, davalıya ödeme miktarınca teminat vereceğinin kararlaştırıldığı, sözleşmesinin 4. maddesinde, kentsel dönüşüm müşavirlik işleri ve sorumlulukların belirtildiği, buna göre; davacının sorumluluğunda bulunan tüm işlerin yerine getirildiği ve bu kapsamda davacı tarafından 08/05/2015 tarihinde KDV dahil 384.157,26 TL ve 287.774,86 TL olmak üzere toplam 671.932,12 TL bedelli iki faturanın düzenlendiği, iki faturanın KDV hariç değerinin ise 569.454,36 TL olduğu, faturaların her iki tarafın ticari defter ve kayıtlarında bulunduğu ve 569.454,36 TL'nin davacıya ödendiği ve bu miktarda ... A.Ş. ... Şubesi nezdinde davalı yararına düzenlenen teminat mektubunun davacı tarafından davalıya verildiği, tüm bu hususların taraf defterlerinde yer aldığı, defterlerin bu anlamda birbirini teyit ettiği, asıl davada, davacı yüklenici tarafından, davalıya verdiği 569.454,36 TL bedelli bu teminat mektubundan borçlu olmadığının tespitini talep ettiği Sözleşmenin feshe ilişkin 9. maddesinde; taraflardan birinin, diğer tarafın bu sözleşme kapsamında yükümlülüğünü ifa etmemesi ya da eksik veya ayıplı ifa etmesi durumunda; bu eksikliklerin giderilmesini, uygun bir süre vererek; yazılı olarak; diğer tarafa ihbar edeceği, bu sürenin 90 günden az olamayacağı, anılan sürede eksiklikliklerin ikmal edilmemesi durumunda; ihbar eden tarafın tek taraflı olarak sözleşmeyi feshetme hakkının bulunduğu ve her türlü fesihin, sözleşmenin 9.2 ve 9.3 maddesine göre yapılacağının belirtildiği, davalı iş sahibinin 07/03/2016 tarihli ihtarname ile sözleşmeyi feshettiği, sözleşmenin süresinin 7. Madde ile 18 ay olarak kararlaştırıldğı ve her halükarda sürenin 24 ayı geçemeyeceğinin belirtildiği, sözleşmenin yaklaşık 14. ayında süresinin sona ermesine 4 ay kala, 9. madde uyarınca, en az 90 günlük ek mehil verilmeksizin feshedildiğinin görüldüğü,Davalı iş sahibi tarafından; sözleşmenin devam ettiği 14 aylık sürede, davacı tarafından tek bir uzlaşı sözleşmesi dahi imzalatılamadığı, 4. maddede yer alan yükümlülüklerin yerine getirilmediği, proje alanında davalı şirket dışında başkaca müteahhit firmaların çalışmalar başlatarak büyük oranda bu çalışmaların tamamladıklarının da sahada yapılan araştırma neticesinde öğrenildiğini, davacı tarafından da bu durumun kabul edildiğini, taraflar arasındaki işbirliği sözleşmesinden önce başka firmaların kat karşılığı inşaat sözleşmelerini tapuya şerh ettiklerini, şerh verilen yerler dışında da çalışmaların devam ettiğini, bu nedenle tüm bölgede artık çalışma yapılmasının imkansız olduğunu, arazi ve proje geliştirmenin temelini oluşturan hak sahibi ve mülkiyet analizinin yapılmadığını, davacının edimlerini yerine getirmemesi nedeniyle zarara uğranıldığını, ayrıca sözleşmeye göre, davacının uzlaşı sözleşmesi performans değerinin altında kaldığını, dolayısıyla sözleşmeye göre 90 günlük ek süre tanınmasının neticeye etkisi olmayacağını ve sözleşmenin feshinin haklı olduğunun savunulduğu,İtibar edilen bilirkişi raporunda açıklandığı üzere; davalı iş sahibinin; sözleşme hükmüne açıkça aykırılık teşkil edecek şekilde, sözleşmeyi sonlandırdığının kabul edildiği, nitekim taraflar arasındaki sözleşmenin imzalanmasından itibaren, fesih tarihine kadar geçen süre içinde, davalı tarafından davacıya, sözleşmesel edimlerin yerine getirilmediği, uzlaşı sözleşmelerinin imzalatılamadığı ya da savunmasında belirttiği ve davacı tarafından yapılması gereken ancak yapılmadığı ileri sürülen iş ya da işlemlerle ilgili olarak herhangi bir uyarı yazısı ve ihtarının bulunmadığı, aksine davacı tarafından yapılan tüm işlemlerin davalı tarafla paylaşıldığı, bu hususun maillerden açıkça anlaşıldığı, Mayıs 2015 tarihli ilerleme raporunda yapılan işlerle ilgili tüm bilgilerin verildiği ve aynı zamanda bedelinin de bildirildiği, davalı tarafından anılan rapora veya yapılan işlere bir itirazın ileri sürülmediği ve gelinen aşamada sözleşmeye göre en 90 günlük süre tanınarak eksikliklerin giderilmesinin bildirilmesi ve sonrasında verilen sürede gereğinin yerine getirilmemesi halinde sözleşmenin feshedilmesi gerekirken 14 aylık sürede hiçbir ihtar ya da uyarı yazısı olmadan anılan süre verilmeden 18 aylık sürenin dolmasına 4 ay kala 07/03/2016 tarihli ihtarnameyle sözleşmenin feshedilmesinin haklı olmadığı kanaatine varıldığı,Taraflar arasındaki sözleşmede, hak sahipleri ile uzlaşı sözleşmelerinin davacı tarafından imzalatılması gerektiği kararlaştırılmış ise de, aynı zamanda, uzlaşı sözleşmelerinin imzalatılmasından önce hak sahiplerine ödenmek üzere teşvik prim ödemesinin davalı tarafından yapılması gerektiğinin de ifade edildiği ve bu ödemenin hak sahiplerine yapılacak karşılıksız bir ön ödeme olduğunun açıklandığı, teşvik primini hak sahiplerine verilmek üzere uzlaşı sözleşmesi imzalatılmadan önce; davacıya vermekle yükümlü olan davalının, bu yükümlülüğünün yerine getirdiği yahut prim ödemesine hazır olduğu yönünde herhangi bir delil ibraz etmediği, dolayısıyla sözleşme imzalatılamamasında; davalının da etkisinin bulunduğu, ek raporda ifade edildiği üzere; ... Kentsel Dönüşüm Projesine ilişkin olarak bu proje alanında, 50.000 m2'lik takyidatlardan ari çalışma alanının bulunduğu, dolayısıyla taşınmazlar üzerinde çok sayıda takyidat bulunması nedeniyle sözleşmelerin zaten imzalatılamayacağı ve bu takyidatların davacı tarafından kaldırılmadığı yönündeki davalı savunmasına itibar edilmesi mümkün görülmediği,... Kentsel Dönüşüm Sözleşmesinin 8. maddesine göre, sabit hizmet bedelinin; ilk çeyreğe düşen bölümün, davalı tarafından ödendiği, davacının bu ödemeye karşılık sözleşmenin 4. maddesindeki edimlerini yerine getirdiği ve bu edimleri ile yaptığı harcamalara karşılık iki ayrı KDV hariç 569.434,00 TL'lik fatura kestiği, davalı tarafından bu faturaların benimsendiği, ödemenin yapıldığı, davacı tarafından aynı miktarda teminat mektubunun verildiğinin anlaşıldığı, sözleşmede, sabit hizmet bedelinin davacı tarafından proje için gerçekleştirilecek harcamalar için ödenecek bir bedel olduğunun kararlaştırılması ve davacının 4. maddedeki yükümlülüklerini yerine getirmek suretiyle; harcama yapması ve bu harcamaların sabit hizmet bedeli olarak, davalı tarafından ödenecek bir bedel olması ve bu kapsamda kesilen faturaların, davalı tarafından benimsenmesi karşısında; artık teminat mektubundan dolayı davalının davacıya herhangi bir borcunun olduğundan bahsedilemeyeceği, teminat mektubunun verilmesine esas iş ve işlemlerin davacı tarafından gerçekleştirildiği ve bedelinin de davalı tarafından ödenecek bir bedel olduğu anlaşıldığından; asıl davaya konusu teminat mektubundan dolayı davacının davalı tarafa borçlu olmadığının tespiti isteminin kabulü gerektiği, aksi halde davalının sebepsiz olarak zenginleşmesine sebebiyet verileceği kanaatine varıldığı,Birleşen İstanbul 6. ...'nin 2016/403 E sayılı dosyasında, davacı tarafın, ... Kentsel Dönüşüm Projesi kapsamında davalı adına yaptırılan ... ... çalışması için projeyi hazırlayan firmaya yaptığı ödemenin iadesini istediği, sözleşmenin, ''davalının sorumluluklarına ilişkin 5.8. maddesinde'', kentsel dönüşüm adımlarıyla ilgili olarak; proje alanında ayrıca tüm bölge alanına değer katacak ... çalışmasında yer alacağı ve kendisine düşen sabit hizmet bedelini ödeyeceğinin belirtildiği, buna göre ... ... çalışması için gerekli bedelin, davalı tarafından ödeneceğinin anlaşıldığı, ayrıca davalı tarafından, davacının 25/05/2015 tarihinde yetkilendirildiği, ... projelendirme işinin ... firmasına 20.000,00 USD'ye yaptırıldığı, bu harcama nedeniyle davalı tarafından 5.000,00 USD'nin davacı tarafa ödendiği, 5.000,00 USD'lik ödemenin her iki taraf defterinde de kayıtlı olduğu, ancak 15.000,00 USD ödemenin yapılmadığının anlaşıldığı, davalının sorumluluğunda olan ve davacı tarafından projeyi yapan firmaya ödenen 15.000,00 USD'nin davalıdan istenebileceğinin kabul edildiğini,Birleşen İstanbul 2. ...'nin 2016/428 E sayılı dosyasında, davacı yüklenicinin ... Projesine ilişkin sözleşme kapsamında 8. maddede düzenlenen ve davalı tarafından ödenmesi gereken sabit hizmet bedelinin ikinci üç aylık döneme tekabül eden kısmı 714.634,00 TL ve KDV'sini talep ettiği,Davacı şirket tarafından davalıya Haziran 2015'te gönderilen ... Projesi aylık ilerleme raporunda 7 Mayıs - 7 Ağustos 2015 tarihlerini kapsayan ikinci dönem ana aktivitelerini gösteren tablonun bulunduğu ve sözleşme gereği ikinci dönem işlerini kapsayan 714.634,00 TL'lik faturanın gönderileceğinin bildirildiği, ...Projesiyle ilgili çalışmaların, iki bölgeye ayrıldığı ve her iki bölgede de (34 A ve ... şeklinde bölgeler ikiye ayrılmıştır) ikinci döneme ilişkin proje iş kalemlerinin, proje yönetimi, proje ofis işletim ücretleri, algı, PR hizmetleri, idare ve bakanlıktaki ilişkiler, gayrimenkul mevcut durum tespiti, proje verilerine dayalı analiz, gayrimenkul hukuk danışmanlığı, sözleşme, vekaletname ve noter işlemleri olarak belirlendiği ve bu işlemlerin her biri için harcama kalemlerinin de ayrı ayrı gösterildiği, ... adlı bölge için toplam 404.757,00 TL, 34 A'ya ilişkin olarak; yapılan hizmet bedelinin ve harcamalarının da toplam 309.877,00 TL olup, her iki bölgedeki ikinci dönem çalışmaları için yapılan masrafların 714.634,00 TL olduğunun tespit edildiği, yapılan bu işlemlerin, davalı tarafa bildirildiği ancak dönemlerin 3 aylık olması nedeniyle faturasının kesilmediği, ibraz edilen belge ve delillere göre; ikinci dönem çalışmalarının tamamen gerçekleştirildiği ve bildirilen harcamaların yapıldığının anlaşıldığı, ayrıca davalı şirket yetkilisi tarafından ikinci döneme ilişkin bedel ödemesi yapılmadan önce; ... Projesi hakkında haftalık bilgi sahibi olmak istenildiğinin davacı tarafa bildirildiği, bu haliyle anılan döneme ilişkin işlemlerin davacı tarafından yapıldığı ve bu hususun davalı tarafından da kabul edildiği sonucuna varıldığı, buna göre davacının yaptığı bu işlemlerin bedeli olan 714.634,00 TL ve KDV'sini davalıdan isteyebileceği kanaatine varıldığı,
Birleşen İstanbul 6. ...'nin 2016/597 E. sayılı dosyasında ise, davacı yüklenici ...'ın, taraflar arasında akdedilen ... Projesi Ön Protokolüne dayalı olarak istemde bulunduğu, 24/02/2015 tarihinde bu projeye ilişkin ön protokol imzalandığı, Protokolde ada numaraları belirtilen alanda, davacının gerçekleştireceği çalışmaların belirtildiği, davalının ise; inşaat, satış, pazarlama çalışmalarını yapacağı, ayrıca finansman sağlayacağının açıklandığı, Protokolün 3.2 maddesinde, protokolün imza edildiği tarihe kadar, davacı tarafından yapılan geliştirme hizmetlerine karşılık; davalının toplam 2.500.000,00 TL devir avansı ödeyeceği ve bu avansın 450.000,00 TL'sinin peşin olarak ödenmesi gerektiğinin belirtildiği ve devamında; devir avansının, kat karşılığı sözleşmeleri arsa payının en az %30 oranına geldiğinde; %20'sinin ödeneceği ve ilk yapılan avans ödemesinin %75'inin bu miktardan düşüleceği, sözleşmelerin arsa payının en az %50'si oranına geldiğinde de; avansın %15'inin ödenip, ilk yapılan avans ödemesinin geriye kalan %25'inin bu miktardan düşüleceği, arsa satın almaları ile arsa payının en %30 oranına ulaştığında; avansın %20'sinin, bu payın en az %50 oranına geldiğinde de %15'inin, yapı ruhsatı onaylandıktan sonra %30'unun davacıya ödeneceği, ancak 1.500.000,00 TL'den sonraki tüm ödemelerin, davacı tarafından verilen teminat karşılığında yapılacağının belirtildiği, ön protokolün 4. maddesinde de, iş bu protokolün 30/01/2015 tarihinde proje alanında yapılan hak sahipleri tanıtım toplantısı sebebiyle; taraflar arasında imzalanacak sözleşmenin ana unsurlarını belirlemek için akdedildiğinin açıklandığı, Protokolün imzalanmasıyla birlikte sözleşmeye uygun olarak davalı tarafından 450,000,00 TL ödemenin yapıldığının tespit edildiği, davacının, bu davada, sözleşmenin 2. sayfasında tablo halinde gösterilen birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü hak ediş ödemeleri toplamı olan 1.300.000,00 TL'nin davalıdan tahsilini istediği,Taraflar arasındaki ön protokol kapsamında; sözleşmesel ilişki devam ederken davalı şirkete, davacı tarafından, 15/01/2016 tarihli ihtarname gönderilerek, hak sahipleriyle ilgili çalışmalar neticesinde ön anlaşmaların yapıldığı, kat karşılığı inşaat sözleşmelerinin imzalanması adına çalışmaların yürütüldüğü, yemekli tanıtım toplantılarının yapıldığı ve davacının tüm edimlerini yerine getirmesine rağmen davalının hak sahipleriyle değişiklik talebiyle sözleşme imzalamaktan kaçındığı, hak sahipleriyle imza sürecinin durdurulduğu, kat karşılığı inşaat sözleşme metinlerinin içeriğinin netleştirilemediği, hak sahipleriyle anlaşma yapılmasına rağmen; kat karşılığı sözleşme koşullarının değiştirilmek istenmesi nedeniyle sözleşmelerin bir türlü imzalanamadığı ve ödenmesi gereken devir bedeli borcunun yerine getirilmemesi nedeni ile satın almanın yapılmadığı, bu nedenle verilen süre içinde davalının bu edimlerinin yerine getirmesi gerektiğinin bildirildiği,Davalı tarafından 07/03/2016 tarihinde davacıya gönderilen ihtarnamede ise, 24/02/2015 tarihli ön protokol kapsamında, davacının tüm edimlerinin net bir şekilde belirlenmesine rağmen; bu gereğin yerine getirilmediği, projede olumlu bir ilerleme kaydedilmeyip; bir adet resmi sözleşmenin dahi imzalatılamadığı, ... alanındaki 33.200 m2 alanın projeyi, tüm bölgede %70'nin imzaya hazır olduğu ve piyasada bilinir bir çok firmanın almakta istekli olup, inşaat ruhsatının alınabilecek şekilde hazır olduğu, %70'nin de tamamlanacağının beyan edilmesi karşısında; davalı tarafından ön protokolün imzalandığı, oysa yapılan araştırmada; davacının anılan bölgede mülkiyet analizinin yapmadığının belirlendiği ve taşınmazların üzerinde bir çok takyidatların bulunduğunun tespit edildiği, bu nedenle davacıya olan güvenin, inancın yitirildiği belirtilerek 24/02/2015 tarihli ön protokolün ve diğer ... Projesine ilişkin sözleşmenin feshedildiğinin bildirildiği Dosyaya ibraz edilen mail yazışmalarına göre; davacının haftalık raporlama yaparak davalıya gönderdiği ve proje alanında anlaşma sağlanan hak sahiplerinin sayısını ve... alanlarını bildirdiği, hatta imza aşamasına gelindiğinin ve sözleşmelerin imzalanması gerektiğinin de açıklandığı, ancak buna rağmen davalı tarafından kat karşılığı inşaat sözleşmeleri metinlerinin revize edileceği yönünde bildirimde bulunulduğu, anılan sözleşmelerin revize edilip edilmediği, yahut ne şekilde revize edildiği hususunda herhangi bir delil ibraz edilmemekle birlikte; davacının bu konuda üzerine düşen edimi yerine getirdiği, sözleşmelerin imzalatılamamasındaki kusurun davacıya ait olmadığı sonucuna varıldığı, davalı tarafından aksi yönde herhangi bir belge ya da delilin sunulamadığı,Davalı tarafından proje alanındaki taşınmazların çok büyük bir kısmının takyidatlı olduğu, davacı tarafından %70'inin imzaya hazır olduğunun belirtildiği, bu sebeple ön protokolün imzalandığı ileri sürülmüş ise de, ek raporda ifade edildiği üzere; 21.702,11 m2 temiz çalışma alanının bulunduğu, bu taşınmazlar üzerinde herhangi bir takyidatın olmadığı anlaşıldığından; davalının sözleşmeyi bu gerekçelerle feshetmesinin haksız olduğu sonucuna varılmıştır.Ön protokolde, protokolün feshine ilişkin bir düzenleme yapılmadığı, bu durumda 6098 sayılı TBK'nın 123. maddesi ve devamı maddelerinin uygulanması gerektiği, anılan düzenlemeye göre; karşı tarafın edimini yerine getirmediği iddiasında bulunanın öncelikle bu edimlerin gereği gibi yerine getirilmesi bakımından; karşı tarafa makul bir süre vermesi gerektiği, verilen süre içerisinde eksikliklerin giderilmemesi halinde; TBK'nın 125. maddesindeki seçimlik hakların kullanılabileceği, Somut olayda, davalı tarafından, ön protokol feshedilmeden önce; TBK'nın 123. maddesi anlamında herhangi bir süre tanınmadığı gibi sözleşmesel edimlerin karşılıklı olarak ifa edilmeye başlanıp, yaklaşık 1 yıllık sürenin geçtikten ve davacı tarafından, taraflar arasındaki esas sözleşmenin imzalanarak ve ön protokoldeki yükümlülüklerin yerine getirilmesi istemini içeren ihtarnamesinden sonra davalı tarafından ön protokolün feshedilmesinin yasaya aykırı olduğu kabul edildiği, davalı tarafından ön protokolün feshedildiği, feshin ileriye etkili olduğu, buna göre fesih tarihine kadar yapılmış olan işlerin bedelinin işi yapan tarafa ödenmesi gerektiği, Davacı tarafın , ön protokoldeki hakediş ödemelerini talep ettiği ve bu hakedişlerden, 1. hak ediş ödemesinin 162.500,00 TL, 2. hakediş ödemesinin 262.500,00 TL, 3. hakediş ödemesinin 500.000,00 TL, 4. hakediş ödemesinin ise 375.000,00 TL olup, toplam 1.300.000,00 TL olduğunun anlaşıldığı, esasında dava konusu talebin; feshedilmiş bir sözleşmede yerine getirilemeyen yahut fesih nedeniyle yerine getirilemeyecek olan edimin bedelinin tahsili istemine ilişkin olduğu, sunulan deliller kapsamında; kat karşılığı inşaat sözleşmelerinin imzalanamadığı, dava konusu bir, iki, üç, dört nolu hakediş ödemelerinin, kat karşılığı inşaat sözleşmelerinin imzalanmasına bağlı olarak arsa payının belirli bir orana gelmesi karşılığında ödenecek hakedişler olduğu, ancak sözleşmelerin imzalanmaması karşısında artık bu bedellerin istenmesinin mümkün bulunmadığı kanaatine varıldığı, ifa edilmeyen bir edimin bedelinin istenemeyeceği, sözleşmenin feshinin haksız olması halinde; davacının ancak uğradığı zararı isteyebileceği, ancak huzurdaki bu davanın zarara uğranıldığı iddiasıyla açılan bir tazminat davası olmadığının anlaşılması karşısında davanın haksız olduğu ve reddinin gerektiği,
Esas davaya karşı açılan karşı davada, karşı davacının ... ... Planı çalışması için davacıya yapılan 5.000,00 USD ödemenin iadesi dışındaki diğer taleplerinin ... Projesi ilişkin Ön Protokole bağlı olduğu anlaşıldığından; karşı davaya ilişkin değerlendirmenin bu aşamada yapılması gerektiği kabul edildiği, Hak sahiplerinden ... ile davalı arasında imzalanan sözleşmenin feshedilerek adı geçen ile davacı arasında sözleşmenin imzalandığı, dolayısıyla ...'ya ödenen 141.728,00 TL ile 40,990,54 TL noter masrafının ve ... Ön Protokolü kapsamında davacıya ödenen 450.000,00 TL devir avans bedelinin iadesi talebi bakımından yapılan değerlendirmede; taraflar arasındaki mail yazışmalarına göre ...adına, davalı tarafından 283.750,00 TL'lik ödeme yapıldığı, karşı davalı ... tarafından karşı davacı ... ... A.Ş.'nin banka hesabına 141.728,00 TL'nin avans ödemesi adı altında iade edildiği, davalı şirket ile dava dışı ...arasında, noterde yapılan sözleşme için davalının 35.925,93 TL noter işlem harcı ödediği, ... tarafından, 14/07/2015 tarihinde gönderilen mailde, satışa konu gayrimenkulün %10'unun, karşı davacının yatırımcısı tarafından devir alındığı, devir işlemlerinden dolayı doğan masrafların faturalandırılması, %10 karşılığı olan 141.000,00 TL'nin nakit olarak kendilerinde olduğunu, noter masrafıyla birlikte bildirilmesi halinde; ara yatırımcıdan bedelinin talep edilebileceğinin bildirildiği, ayrıca tapu alım satım masrafı olarak 6.570,00 TL'nin ne şekilde ödeneceği konusunun gündeme getirildiği, buna göre; dava dışı hak sahibi ...'ya ait taşınmazla ilgili sözleşmenin karşı davacıyla akdedildiği ve karşı davacı tarafından adı geçene ödeme yapıldığı gibi noter harcının da ödenmiş olduğu, ancak davacı-karşı davalı ...'la adı geçenin sözleşme imzalandığı, öncesinde davalı-karşı davacıyla akdedilen sözleşmenin sonlandırıldığı, buna göre karşı davacı tarafından hak sahibine ödenen 283.750,00 TL'nin 141.728,00 TL'sinin karşı davalı ... tarafından, karşı davacı ... ... A.Ş.nin hesabına iade edildiği, geri kalan 142.022,00 TL'nin halen karşı davacıya ödenmediği, bu bedelin karşı davacı tarafından istenebilir olduğu, bunun dışında feshedilen satış sözleşmesi için karşı davacı tarafından yapılan noter masrafının; karşı davacının noter masrafı adı altında istediği bedelin toplam 40.990,54 TL olduğu, satış bedeli bakımından iadesi istenen kısmın ise 141.728,00 TL olması karşısında; taleple bağlı kalınarak 141.728,00 TL ile 39.925,93 TL noter masrafı ki toplam 181.653,93 TL'nin karşı davalıdan alınarak karşı davacıya verilmesi gerektiği,Karşı davada, ayrıca 450.000,00 TL avans bedelinin iadesi talep edildiği, taraflar arasında akdedilen 24/02/2015 tarihli ön protokol kapsamında; ... , ... A.Ş. tarafından ... .. A.Ş.'ye protokolün imzalandığı tarihe kadar yapılan işlemler için 2.500.000,00 TL'nin ödeneceğinin kararlaştırıldığı ve 450.000,00 TL'nin sözleşmenin imzalanmasıyla; davalıya (esas davada davacı-karşı davalı ... A.Ş'ye) ödendiği, bu ödemenin dayanağı olan ön protokolde, 450.000,00 TL'nin karşı davalı ...'ın protokolün imza edildiği tarihe kadar yaptığı işlemler için ödenen bedel olduğunun belirtildiği ve hakediş ödemesi olarak kabul edilemeyeceği, zira hakediş ödemelerinde olduğu gibi hak sahipleri ile sözleşmelerin imzalatılmasına bağlı olarak ödenecek bir bedel olmadığı, ayrıca sözleşmelerin arsa payının belli bir orana gelmesine bağlı olarak yapılacak ödemenin, bir önceki ödemeden mahsubuna ilişkin düzenlemenin 450.000,00 TL'lik ödeme için öngörülmediği, karşı davalının protokolün imzalandığı tarihe kadar yaptığı işlere karşılık gelen bir ödeme olduğu kabul edildiğinden; karşı davacının, karşı davalıya ödediği 450.000,00 TL'nin iadesi isteminin yerinde görülmediğini,Bunların dışında karşı davada, ... Kentsel Dönüşüm Projesi sözleşmesi çerçevesinde ... ... Planı çalışması için ödenecek bedelin karşı davacı ... .. A.Ş. tarafından karşılanması gerektiği, sözleşmede bu konuda açık hüküm olduğu gibi yapılan yazışmalardan da bu hususun anlaşıldığı, karşı davalı ... .. A.Ş. tarafından ... planı çalışmasının ... adlı firmaya yaptırıldığı ve 20.000,00 USD ödemenin gerçekleştirildiği, bu bedelin 5.000,00 USD'sinin karşı davacı ...,... A.Ş. tarafından ... A.Ş.'ye ödendiği, bu bedelin karşı davacı tarafından karşılanması gereken bir bedel olduğu, buna göre iadesinin istenmesinin mümkün bulunmadığı, nitekim birleşen İstanbul 6. ...'nin 2016/403 E sayılı dosyasında, davacı ... tarafından 20.000,00 USD olan ... Planı çalışma bedelinin sadece 5.000,00 USD'sinin ... ,... A.Ş. tarafından ödenip geri kalan 15.000,00 USD'sinin ödenmemesi nedeniyle anılan bedelin tahsilinin talep edildiği, mahkememizce davacı ... A.Ş.'nin bu isteminin kabul edildiği, zira ... Kentsel Dönüşüm Projesi sözleşmesinde proje bedelinin ... ,... A.Ş. tarafından ödeneceğinin belirtildiği anlaşıldığından ödenen 5.000,00 USD'nin iadesi isteminin yerinde görülmediği Esas ve birleşen davalarda harç ve vekalet ücretleri her bir dava bakımından ayrı ayrı gösterilmekle birlikte, esas ve birleşen davada davacının ve davalıların aynı olması ve tüm davalar yönünden aynı tarafın tek masraf yatırması nedeniyle yargılama giderlerinden olan bilirkişi ücretleri, tebligatlar ve diğer masraflar tek kalemde değerlendirilerek; davanın kabul ve red oranlarına göre taraflar arasında paylaştırıldığı, gerekçesi ile asıl davanın; kabulüne, davacının 29.01.2015 tarihli ... A.Ş ... Şubesince düzenlenen 569.434,00 TL bedelli teminat mektubundan dolayı davalı tarafa borçlu olmadığının tespitine, karşı davanın; kısmen kabulüne, 181.653,93 TL'nin (141.728,00 TL + 39.925,93 TL toplamından oluşan) karşı dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davacı karşı davalıdan tahsiline, fazla istemin reddine, Birleşen İstanbul 6. ...'nin 2016/403 E. Sayılı dosyasında; davanın kabulüne, 15.000,00 USD'nin dava tarihinden itibaren işleyecek 3095 Sayılı Yasanın 4/a maddesindeki döviz faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, Birleşen İstanbul 2. ...'nin 2016/428 E. Sayılı Dosyasında; davanın kabulüne, Birleşen İstanbul 6. ...'nin 2016/597 E. sayılı dosyasında; davanın reddine karar verilmiştir.Davalı -Karşı Davacı ... ....Şti vekili istinaf dilekçesi ile;
1-Sunulan yazışmalarda; ...'ın söz konusu sözleşmelerden kaynaklı hak sahipliği ve mülkiyet analizine yönelik temel yükümlülüğünü yerine getirmemesi, ... ve ... Projesi’nde hiçbir arsa sahibi ile uzlaşı sağlayamaması, ... Projesinde sözleşme tarihinden önce üçüncü firmalar ile sözleşmeler imzalanması ve sözleşme tarihi itibariyle ilgili ada ve parseller üzerinde üçüncü inşaat firmaları tarafından çalışmalar yapılmakta olması gibi hususların belirtildiğinin göz ardı edildiğini, iş sahibinin; sözleşmenin 9.maddesinde belirtilen ihbar öneline uymaksızın, sözleşmeleri feshedebileceği ortada iken; sözleşme maddeleri ve dosya kapsamındaki tüm delillerin ... lehine yorumlanarak hüküm tesis edildiğini,
2-...'ın, dava konusu ... Projesine ilişkin yükümlülüklerini yerine getirmediğini, gerek ... Belediyesi Kentsel Dönüşüm Projesi İşi Sözleşmeleri, gerekse işbu sözleşmeler ile bağlantılı olan ... Sözleşmesi uyarınca düzenlenen bedeli talep etmeye haklı duruma gelmediğini,
3-... tarafından sözleşmede yer alan hiçbir yükümlülük yerine getirilmediğini, sözleşmenin 14 aylık geçerlilik süresi içerisinde, uzlaşı sözleşmesi performans değerinin altında kaldığını, ... tarafından ilgili sözleşmelerin 9.2.maddesi uyarınca uzlaşı sözleşmelerinin en az %33'ünü imzalatması gerekirken; 14 aylık süre boyunca, değil sözleşmelerin %33’ü, %1’i dahi imzalatılamadığını,
4-Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, ... tarafından sunulan ilerleme raporunun, kesin delil olarak kabul edildiğini, Mayıs 2015 ilerleme raporunda belirtilen kalemlerin ... tarafından yerine getirildiği yönündeki hususun, dosyadaki hangi somut bilgi ve belgeye dayandığı açıklanmadığı gibi, Mahkemece; söz konusu rapora ilişkin itirazları doğrultusunda; inceleme yapılmış olsa idi, ...'ın dava konusu projeye ilişkin olarak hak sahipliği ve mülkiyet analizini gerçekleştirmediği, hatta sözleşme tarihinden önce üçüncü inşaat firmaları ile anlaşma sağladığı, yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmelerini 100’e yakın parselde tapuya şerh verdikleri, şerh verilen yerler dışında da firmaların çalışmalar yaptığı, gelinen noktada projenin başarıya ulaşma ihtimalinin bulunmadığının anlaşılabileceğini, bahse konu ilerleme raporunun 21.sayfasında "6 hak sahibinin parselinde ... adına, 8 hak sahibinin parselinde ... firmaları adına olmak üzere toplam 14 kat karşılığı sözleşme şerhi tespit edildiği" yönünde tespitte bulunulduğunu,
5-...'ın 14 ay boyunca hak sahipleri ile görüşmeler yapıldığı, toplantılar düzenlendiği belirtilmesine rağmen (!) davalıya uzlaşı sözleşmesi imzalayarak hak sahiplerinin kimler olduğuna ilişkin hiçbir bilgilendirmede bulunmadığını,
6-Türk Borçlar Kanunun 435.maddesinde de "Taraflardan her biri, haklı sebeplerle sözleşmeyi derhâl feshedebilir. Sözleşmeyi fesheden taraftan, dürüstlük kurallarına göre hizmet ilişkisini sürdürmesi beklenemeyen bütün durum ve koşullar, haklı sebep sayılır." şeklinde haklı sebebin varlığı halinde ihbar önelinde bulunmaksızın sözleşmenin feshedilebileceği hüküm altına alındığını,
7-Gerekçeli kararda hangi gerekçe ile mütalaanın dikkate alınmadığının açıklanmadığını, Prof. Dr. ... tarafından feshin haklılığı mütalaanın 9. sayfasında ayrıntılı şekilde açıklandığını,
8-Somut olayda, taşınmaz sayısının fazlalığı, binlerce malik olması, hisseli mülkiyet durumunun bulunması, bir kısım tapularda 3. kişi firmalar ile yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesi şerhlerinin varlığı nedenleri ile sözleşmenin 9.2.maddesi uyarınca performans değeri sınırı olarak uzlaşı sözleşmelerinin %33'ünün imzalanılması olarak belirlenmesine rağmen ...'ın 14 aylık süresinin sonunda hiçbir uzlaşı sözleşmesi imzalatılamaması, kalan 4 aylık sürede söz konusu edimin ifasını haklı nedenle beklemeksizin Sözleşmelerin feshi ile sonuçlandırılmasına yol açtığını, 18 aylık sürenin dolmasının beklenmesinin ne de 90 günlük süre verilmesinin sonuca etkili olmayacağının, sözleşmenin uygulanma imkanının kalmadığının göz ardı edildiğini,
9- Davalının bahse konu dönemdeki yetkilisi olan ... tarafından, ... yetkilisi ... gönderilen 07.08.2015 tarihli e-mailde; "Aşağıdaki bilgi doğru ise bizim yüzde 66ya ulaşmamız mümkün görünmüyor? Biz hiçbir sözleşme imzalamamışken rakipler nasıl bu kadar fazla ilerleyebiliyor?" sorusunun yöneltildiğini; ... Genel Koordinatörü ..., göndermiş olduğu 11.08.2015 tarihli cevabi e-mailde ise "Diğer firmalardan ..., ..., ..., ..., ...ve ... firmalarının imzalamış oldukları sözleşmeler alanda çalışmaya başlamadan önce imzalanmış olup, sahada bu firmalarla imzalamış kişilerin bir kısmının sözleşmeyi feshetme arzusunda olduğundan avukatlarımızla çalışma yürütmektedirler. Alanımızın çok az bir kısmında ... Yapı faal olmakla birlikte ... Yapı ile proje başında yaptığımız görüşmelerde bütüncül bir harekette, kendilerinin de koordineli olacakları ve belediyenin önceliklerine uyacaklarına dair beyanları vardır. Nitekim, alanda adı olan diğer yapılardan ... ile 10 gün önce yapılan toplantıda firma sahiplerinden ... bey ve genel müdürleri de bu alanın dönüşümü için büyük firmaların bizim şu anda yaptığımız gibi bir arada koordineli çalışmaları gerektiğini ifade etmişlerdir." şeklindeki beyanı ile ... sahada çalışmaya başlamasından önce başka inşaat firmalarının proje alanında çalışmalar yaptıklarını ve arsa sahipleriyle sözleşmeler imzaladıklarını beyan ettiklerini, hal böyleyken ... tarafından dava konusu bölgeye ilişkin sözleşme tarihindeki durumun gizlendiği, davalının kandırıldığı, bilgi verme yükümlülüğüne aykırı hareket edildiğinin apaçık ortada olduğunu,
10-Dava konusu ... Projesinde taraflarca kararlaştırılan "Sabit Hizmet Bedeli", proje kapsamındaki müşavirlik hizmetleri sırasında yapılacak masraflara ilişkin avans ödemesi niteliğinde olup, iş görme borcunun karşılığında ödenmesi gereken bedel olmadığını,
11- Esas dava dosyasında karşı davaya ilişkin ise; söz konusu bedel ...’ın işgörme borcunun ifası için yapacağı masrafları karşılaması için verildiğini, mahkemece, taraflar arasındaki ilişkinin fesih noktasına gelmesinde etki eden nedenlerin gereği gibi irdelenmediğini, Mahkemece; karşı davaya ilişkin hüküm kurulurken, dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporunda tapu takyidat raporlarına göre bir kısım m2 alanının temiz olduğu yönündeki değerlendirmesinin de etkili olduğunun anlaşıldığı, ancak taraflar arasındaki anlaşmanın; parsel bazlı değil ada bazında proje olduğu, bu halde projenin bir bütün halde ele alınması gerektiğini,
12-Mahkemece; birleşen İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/597 Esas sayılı dosyasında, ... tarafından yine ... Projesine ilişkin olarak talep edilen 1.300.000,00TL bedelin reddine karar verildiğini "Esasında dava konusu talep, feshedilmiş bir sözleşmede yerine getirilemeyen yahut fesih nedeniyle yerine getirilemeyecek olan edimin bedelinin tahsili istemine ilişkindir." ; "sözleşmelerin imzalanmaması karşısında artık bu bedellerin istenmesinin mümkün bulunmadığı" şeklinde gerekçe oluşturularak tam anlamıyla ...'ın üzerinde düşen yükümlülükleri yerine getirmediği, Ön Protokol uyarınca uzlaşı sözleşmelerinin imzalanmadığı yönünde karar verildiğini, bu durumda; Mahkemenin; karşı dava açısından oluşturduğu gerekçe ile bahse konu birleşen dava dosyasında oluşturduğu gerekçe arasında açık bir çelişki bulunduğunu, karşı davada, iş sahibi tarafından ödenen bedelin iadesinin talep edilemeyeceği belirtilmiş iken; birleşen davada ...'ın protokoldeki edimlerini ifa etmediği, bu nedenle taraflarca kararlaştırılan hak ediş bedelini talep edemeyeceği yönünde hüküm kurulduğunu,
13-İş sahibi tarafından; ...'a ... ... Projesi kapsamında yapılan 5.000,00 USD'nin de iadesinin talep edilemeyeceğine karar verildiğini, işbu kararın dayanağı olarak birleşen İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/403 Esas sayılı dosyası uyarınca ...'ın kalan 15.000,00 USD'yi talep edebileceğinin gösterildiğini, ... her ne kadar ... Projesi kapsamında dava dışı üçüncü firmaya ödeme yaptığını iddia etmekteyse de; ilgili plan kapsamında kararlaştırılan projenin geliştirildiği ve sonuçlandırıldığını ispat edemediğini, bu bağlamda ... projesi ile ilgili olarak, proje bedeli adı altında ödediği 5.000 USD'nin iadesini de talep etme hakkına sahip olan iş sahibinin bu talebinin reddine karar verilmesinin son derece haksız ve hukuka aykırı olduğunu,
14-Mahkemece, dosyaya sunulan delillerin tamamınının değerlendirmediğini, İstanbul 5. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2016/16 D. İş sayılı dosyasına ilişkin olarak hiçbir gerekçe oluşturulmadığını, ...'ın dürüstlük ve sadakat borcuna aykırı davranışlarda bulunduğu, ilgili Sözleşmeler ile internet sitesi kurma yükümlülüğünü dahi yerine getirmemesinden anlaşıldığını, ... tarafından proje çalışması için ...” adlı web sitesi açıldığı beyan edilmişse de; söz konusu web sitesinde projeye ve iş sahibi şirkete ilişkin bir detayların yer almadığını, hatta sitede yüklenmiş olan tanıtım videosunda da “...” ve yüklenici firma olarak da “...” adının geçtiğini, belirterek; yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Davacı-karşı davalı ... vekili istinaf dilekçesi ile;
1-Mahkeme tarafından hükme esas alınan Kök ve Ek Raporlarda; davalı-karşı davacının ...'ya 283.750,00 TL ödediği, bunun142.022,00 TL'sinin yüklenici tarafından iade edildiği, fakat 141.000,00 TL'nin ve Noter masrafının iade edilmediği, 283.750,00 TL tutarındaki ...'ya yapılan ödemeye ve bu bedelin 141.728,00 TL'lik kısmının iadesine dair kayıtların ... defterlerinde yer aldığı, ... kayıtlarında bu şekilde bir kaydın yer almadığı tespit edildiğini, ... kayıtlarında bu şekilde bir kaydın yer almama nedeninin; doğaldır ki; uyuşmazlık konusu olan tutarın hiçbir zaman ... hesabına gelmemesi olduğunu, uyuşmazlık konusu tutarın ...'a değil, ...'ya ödenmiş bir tutar olduğunu, nitekim davalı/karşı davacının defter kayıtlarında da bu şekilde yer aldığını, ...'ın hesabına girmemiş bir tutarın ... tarafından ödenmesi gerektiği yönündeki değerlendirmenin hatalı olduğunu, davalı-karşı davacı tarafından ödendiği iddia edilen tutarın 141.728,00 TL olduğunu, mail yazışmasında da 283.750,00 TL'lik bir tutardan bahsedilmediğini, Karşı dava dilekçesinde de 141.728 TL den bahsedildiğini, bu bedelin ... tarafından davalı/karşı davacının hesabına 141.728,00 TL olarak ödendiğini, Noter ücretinin yatırımcı tarafından ödenmesi gerektiği de taraflar arasındaki maillerde açıkça belirtildiğini, mailde sadece ticari defterlere kayıt açısından, hak sahibince ödenecek olan Noter masrafının ne şekilde hesaplara aktarılması gerektiğinin sorulduğunu, yoksa, anılan mailde Noter ücretinin ... tarafından ödenecek olduğuna dair bir ibare yer almadığını,
2-Birleşen İstanbul 6. ... 2016/597 E. sayılı dosyasında verilen red kararının hatalı olduğunu, gerekçeli kararda belirtilenin aksine; birleşen davadaki taleplerinin, verilecek bir hizmet sonucu elde edilecek bir bedel talebine ilişkin olmadığını, bahsi geçen 1.300.000 TL'lik talep, devir bedeli olarak ödenmesi gereken; 2.500.000 TL'lik tutarın kısmi talebine ilişkin olduğunu, bu 2.500.000 TL'nin taksitler halinde ödenmesine karar verildiğini, ilk olarak karşı dava konusu edilen 450.000 TL'nin ...'a ödendiğini, iş sahibi bu 450.000 TL'nin kendisine iadesini talep etmişse de; bu konudaki talebinin reddedildiğini, başka bir ifade ile yüklenici şirketin aslında 450.000 TL'yi ve taksitlerin sonunda ödenmiş olması gereken toplam 2.500.000 TL'yi (kısmi dava 1.300.000 TL) hakettiğinin tespit edildiğini, talebin kabulünün gerektiğini,Ön Protokol'ün "3.2" maddesine göre; "..., ...'a bu aşamaya dek yapmış olduğu geliştirme hizmetlerine karşılık; toplamda 2.500.000,00 TL devir avansı ödeyecektir. Devir avansının 450.000,00 TL'lik kısmı peşin olarak ödenecektir." denildiğini, davalı şirket tarafından ...' a ödenen 450.000,00 TL'nin, devir bedeli olan 2.500,000,00 TL'nin ilk kısmı olduğunu, ... projesinde ...'a ödenecek olan 2.500.000,00 TL'nin bir hizmet bedeli ya da harcama tutarı değil, daha önceki süreçteki tespitler ve hizmetlerin davalı ile paylaşılması nedeni ile ödenecek devir bedeli olduğunu, ... projesinden farklı olarak; 2.500.000,00 TL'nin bir sabit hizmet bedeli değil, devir bedeli olduğunu 1.300.000,00 TL'nin ...'a ödenmesi gerektiği aslında her iki rapor'daki tespitler ile sabit olduğunu, belirterek; yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Uyuşmazlık; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Asıl ve birleşen dosya davacısı- karşı davalı ... ...Şirketi yüklenici, asıl ve birleşen dosya davalısı-karşı davacı ......Şirketi iş sahibidir.Taraflar arasında; 20/02/2014 tarihli İş Birliği Sözleşmesi ile 28/02/2014 tarihli çerçeve İşbirliği Sözleşmesi,27/11/2014 tarihli ve 02/12/2014 tarihli ... Belediyesi Kentsel Dönüşüm Projesi İşine ilişkin sözleşmeler, Sarıyer İlçesi ... Mahallesi kentsel Dönüşüm projesine dair 24/02/2015 tarihli ön protokol akdedilmiştir.Bu sözleşmeler ile; yüklenici ... şirketi, ... ve Sarıyer ... de bulunan arsa malikleri ile iş sahibi ... ...Şirketinin inşaat sözleşmesi yapabilmeleri için gerekli fizibilite çalışmaları, toplantılar yapmayı ve arsa maliklerini sözleşme yapma aşamasına getirme ve sözleşme imzalatılmasını sağlama işini üstlenmiştir. Asıl davada davacı yüklenici; taraflar arasındaki eser sözleşmesinin davalı iş sahibi tarafından feshi nedeni ile 569.434,00 TL bedelli teminat mektubu dolayısı ile davalıya borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir .... Kentsel Dönüşüm Sözleşmesinin 8. maddesine göre, sabit hizmet bedelinin; ilk çeyreğe düşen bölümün, davalı tarafından ödendiği, davacının bu ödemeye karşılık sözleşmenin 4. maddesindeki edimlerini yerine getirdiği ve bu edimleri ile yaptığı harcamalara karşılık iki ayrı KDV hariç 569.434,00 TL'lik fatura kestiği, davalı tarafından bu faturalara itiraz edilmediği ve ödemenin yapıldığı, davacı tarafından aynı miktarda teminat mektubunun verildiğinin anlaşıldığı, sözleşmede, sabit hizmet bedelinin davacı tarafından proje için gerçekleştirilecek harcamalar için ödenecek bir bedel olduğunun kararlaştırılması ve davacının 4. maddedeki yükümlülüklerini yerine getirmek suretiyle; harcama yapması ve bu harcamaların sabit hizmet bedeli olarak, davalı tarafından ödenecek bir bedel olması nedenleri ile mahkemece, davacı yüklenici ...'ın, davalı ... Şirketine verdiği 569.434,00 TL'lik teminat mektubu nedeni ile borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi isabetli olmuştur.Karşı davada, karşı davacı iş sahibi; 24/02/2015 tarihli ... Sözleşmesi Ön Protokolü kapsamında; karşı davalı yükleniciye ödenen 450,000,00 TL devir avans bedeli ile arsa sahiplerinden ...adına satın alma bedeli olarak ödenen ve davacı uhdesinde bulunan 141.728,00 TL ile 40.990,54 TL noter masrafı olmak üzere toplam 632.718,54 TL ve ... ... işi için ödenen 5.000,00 USD'nin ihtar tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte karşı davalı yükleniciden tahsilini talep ve dava etmiştir. Yargılama sırasında toplanan delillerden yüklenici ...'ın ... ... projesini dava dışı 3. firmaya olan ... 'e 20.000,00 USD bedelle yaptırdığı ve bedelini karşı davacı adına ödediği anlaşıldığından; mahkemece karşı davacının 5.000 USD bedelli alacağının reddine karar verilmesi isabetli olmuştur. Karşı davadaki diğer bir talep ise; dava dışı arsa maliklerinden ...adına satın alma bedeli olarak; karşı davacı tarafından, yüklenici ...'a gönderilen ve ...'ın uhdesinde bulunan 141.728,00 TL ile 40.990,54 TL noter masrafının ...'tan tahsili istemidir. Yargılama sırasında alınan bilirkişi raporu ve belgelerden ve taraflar arasındaki maillerden ; arsa maliklerinden ...ile yüklenici Şampaş arasında imzalanan sözleşmenin feshedilerek; ...ile davacı ... Şirketi arasında sözleşme imzalandığı, taraflar arasındaki mail yazışmalarına göre; dava dışı ...adına, karşı davacı ... Şirketi tarafından 283.750,00 TL'lik ödeme yapıldığı, karşı davalı yüklenici ... tarafından, karşı davacı ... ... A.Ş.'nin banka hesabına 141.728,00 TL'nin; avans ödemesi adı altında iade edildiği, davalı şirket ile dava dışı ...arasında, noterde yapılan sözleşme için davalının 39.925,93 TL noter işlem harcı ödediği, buna göre karşı davacı tarafından hak sahibine ödenen 283.750,00 TL'nin 141.728,00 TL'sinin karşı davalı ... tarafından, karşı davacı ... ... A.Ş.nin hesabına iade edildiği, geri kalan 142.022,00 TL'nin halen karşı davacıya ödenmediği ve halen karşı davalı ...'ın uhdesinde bulunduğu, bunun dışında feshedilen satış sözleşmesi için karşı davacı tarafından yapılan noter masrafının; karşı davacının noter masrafı adı altında istediği bedelin toplam 40.990,54 TL olduğu, satış bedeli bakımından iadesi istenen kısmın ise 141.728,00 TL olması karşısında; mahkemece; taleple bağlı kalınarak; 141.728,00 TL satış bedeli ile 39.925,93 TL noter masrafı toplamı olan 181.653,93 TL'nin karşı davalıdan alınarak karşı davacıya verilmesine dair kararın isabetli olduğu, anlaşılmıştır.Karşı davada, ayrıca 450.000,00 TL avans bedelinin iadesi talep edildiği, taraflar arasında akdedilen ... ilişkin 24/02/2015 tarihli ön protokolün 3.2. maddesi kapsamında; iş sahibi ... ,... A.Ş. Tarafından; yüklenici ... .. A.Ş.'ye protokolün imzalandığı tarihe kadar yapılan işlemler için 2.500.000,00 TL'nin ödeneceğinin kararlaştırıldığı ve 450.000,00 TL'nin sözleşmenin imzalanmasıyla; karşı davalı yüklenici ...'a ödendiği, bu ödemenin dayanağı olan ön protokolde, 450.000,00 TL'nin karşı davalı ...'ın protokolün imza edildiği tarihe kadar yaptığı işlemler için ödenen bedel olduğunun belirtildiği ve hakediş ödemesi olarak kabul edilemeyeceği, zira hakediş ödemelerinde olduğu gibi hak sahipleri ile sözleşmelerin imzalatılmasına bağlı olarak ödenecek bir bedel olmadığı, ayrıca sözleşmelerin arsa payının belli bir orana gelmesine bağlı olarak yapılacak ödemenin, bir önceki ödemeden mahsubuna ilişkin düzenlemenin 450.000,00 TL'lik ödeme için öngörülmediği, karşı davalının protokolün imzalandığı tarihe kadar yaptığı işlere karşılık gelen bir ödeme olduğu kabul edildiği anlaşıldığından mahkemece yazılı gerekçe ile ; karşı davacının, karşı davalıya ödediği 450.000,00 TL'nin iadesi isteminin reddi isabetli olmuştur.Birleşen İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/403 Esas sayılı dosyasında; davacı yüklenici ...; iş sahibi ... Şirketi adına ... ... projesi kapsamında dava dışı ... 'e ödediği toplam 20.000 USD den 5.000 TL sinin ödendiğinden bakiye proje bedeli olan 15.000 USD'nin 24/02/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı iş sahibinden tahsilini,talep ve dava etmiştir. Karşı davada da iş sahibi, bu proje için yükleniciye ödediği 5000USD yi talep etmişi ve mahkemece , yüklenici ...'ın dava dışı firmaya bu projeyi iş sahibi adına yaptırıp, bedelinin tamamını ödediği anlaşıldığından, ... Şirketinin 5000 USD alacak talebinin reddine karar vermiştir. Dosya kapsamından davacı ...'ın davalı adına yaptırdığı proje nedeni ile 3 dava dışı 3. Firmaya ödediği bedeli talep hakkı bulunmaktadır. ... bu proje nedeni ile dava dışı ... 'e 20.000 USD ödemiş, buna karşın iş sahibi tarafından, yüklenici ...'a bu proje bedelinin sadece 5000 USD si ödendiğinden; mahkemece bakiye 15.000 USD proje bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesi isabetli olmuştur.Birleşen İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/428 Esas sayılı dosyasında; davacı yüklenici ...; ... Projesine ilişkin sözleşmenin 8. maddesinde düzenlenen ve davalı tarafından ödenmesi gereken sabit hizmet bedelinin ikinci üç aylık döneme tekabül eden kısmı olan 714.634,00 TL ve KDV'sini talep etmiştir. Dosya kapsamından; davacı yüklenici şirket tarafından davalı iş sahibi ... Şirketine, Haziran 2015'te gönderilen, ... Projesi aylık ilerleme raporunda; 7 Mayıs - 7 Ağustos 2015 tarihlerini kapsayan, ikinci dönem ana aktivitelerini gösteren tablonun bulunduğu ve sözleşme gereği ikinci dönem işlerini kapsayan 714.634,00 TL'lik faturanın gönderileceğinin bildirildiği, ... Projesiyle ilgili çalışmaların, iki bölgeye ayrıldığı ve her iki bölgede de; ikinci döneme ilişkin proje iş kalemlerinin, proje yönetimi, proje ofis işletim ücretleri, algı, PR hizmetleri, idare ve bakanlıktaki ilişkiler, gayrimenkul mevcut durum tespiti, proje verilerine dayalı analiz, gayrimenkul hukuk danışmanlığı, sözleşme, vekaletname ve noter işlemleri olarak belirlendiği ve bu işlemlerin her biri için harcama kalemlerinin de ayrı ayrı gösterildiği, ... adlı bölge için toplam 404.757,00 TL, ...'ya ilişkin olarak; yapılan hizmet bedelinin ve harcamalarının da toplam 309.877,00 TL olup, her iki bölgedeki ikinci dönem çalışmaları için yapılan masrafların 714.634,00 TL olduğunun tespit edildiği, yapılan bu işlemlerin, davalı tarafa bildirildiği ancak dönemlerin 3 aylık olması nedeniyle faturasının kesilmediği, ibraz edilen belge ve delillere göre; ikinci dönem çalışmalarının tamamen gerçekleştirildiği ve bildirilen harcamaların yapıldığı, ayrıca davalı iş sahibi şirket yetkilisi tarafından; ikinci döneme ilişkin bedel ödemesi yapılmadan önce; ... Projesi hakkında haftalık bilgi sahibi olmak istenildiğinin; davacı yükleniciye tarafa bildirildiği anlaşıldığından; mahkemece yazılı gerekçe ile davacının yaptığı bu işlemlerin bedeli olan 714.634,00 TL ve KDV'sini davalıdan tahsiline karar verilmesi isabetli olmuştur. Birleşen 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/597 Esas sayılı dosyasında; davacı yüklenici ...; ... işi kapsamında, davalı iş sahibi tarafından; davacı yükleniciye ödenmesi gereken bakiye 2.050.000,00 TL devir bedeli( iş bedeli) alacağından şimdilik 1.300.000,00 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı iş sahibinden tahsilini talep ve dava etmiştir. Mahkemece; bu dava ile bağlantılı olarak; karşı davacı olarak iş sahibi ... Şirketinin; ... işi kapsamında, yükleniciye ödediği, 450.000 TL nin iadesini talep etmiş, mahkemece , taraflar arasında akdedilen ... ilişkin 24/02/2015 tarihli ön protokolün 3.2. maddesi kapsamında; iş sahibi ...,... A.Ş. Tarafından; yüklenici ... .. A.Ş.'ye protokolün imzalandığı tarihe kadar yapılan işlemler için 2.500.000,00 TL'nin ödeneceğinin kararlaştırıldığı ve 450.000,00 TL'nin sözleşmenin imzalanmasıyla; karşı davalı yüklenici ...'a ödendiği, bu ödemenin dayanağı olan ön protokolde, 450.000,00 TL'nin karşı davalı ...'ın protokolün imza edildiği tarihe kadar yaptığı işlemler için ödenen bedel olduğunun belirtildiği ve hakediş ödemesi olarak kabul edilemeyeceği, zira hakediş ödemelerinde olduğu gibi hak sahipleri ile sözleşmelerin imzalatılmasına bağlı olarak ödenecek bir bedel olmadığı, ayrıca sözleşmelerin arsa payının belli bir orana gelmesine bağlı olarak yapılacak ödemenin, bir önceki ödemeden mahsubuna ilişkin düzenlemenin 450.000,00 TL'lik ödeme için öngörülmediği, karşı davalının protokolün imzalandığı tarihe kadar yaptığı işlere karşılık gelen bir ödeme olduğu kabul edildiği anlaşıldığından mahkemece yazılı gerekçe ile ; karşı davacının, karşı davalıya ödediği 450.000,00 TL'nin iadesi isteminin reddine karar verilmiştir. İş bu birleşen davada da yüklenici ...; aynı sözleşmenin yani ... ilişkin 24/02/2015 tarihli ön protokolün 3.2. maddesi kapsamında; bakiye iş bedelini talep etmektedir. Mahkemece karşı davada bu sözleşme kapsamında iş sahibinin,yükleniciye ödediği bedelin iadesi istemi yukarıdaki gerekçe ile reddedilirken; birleşen iş bu davada da bakiye 1.300.000,00 TL iş bedeli alacağının; davacı yüklenicinin; ön protokoldeki hakediş ödemelerini talep ettiği ve bu hakedişlerden, 1. hak ediş ödemesinin 162.500,00 TL, 2. hakediş ödemesinin 262.500,00 TL, 3. hakediş ödemesinin 500.000,00 TL, 4. hakediş ödemesinin ise 375.000,00 TL olup, toplam 1.300.000,00 TL olduğunun anlaşıldığı, esasında dava konusu talebin; feshedilmiş bir sözleşmede yerine getirilemeyen yahut fesih nedeniyle yerine getirilemeyecek olan edimin bedelinin tahsili istemine ilişkin olduğu, sunulan deliller kapsamında; kat karşılığı inşaat sözleşmelerinin imzalanamadığı, dava konusu bir, iki, üç, dört nolu hakediş ödemelerinin, kat karşılığı inşaat sözleşmelerinin imzalanmasına bağlı olarak arsa payının belirli bir orana gelmesi karşılığında ödenecek hakedişler olduğu, ancak sözleşmelerin imzalanmaması karşısında artık bu bedellerin istenmesinin mümkün bulunmadığı kanaatine varıldığı, ifa edilmeyen bir edimin bedelinin istenemeyeceği, sözleşmenin feshinin haksız olması halinde; davacının ancak uğradığı zararı isteyebileceği, ancak huzurdaki bu davanın zarara uğranıldığı iddiasıyla açılan bir tazminat davası olmadığının anlaşılması karşısında davanın haksız olduğu gerekçesi ile reddedilmesinin , gerekçeler arasında çelişki oluşturduğu anlaşılmıştır.Taraflar arasındaki ön protokol kapsamında; sözleşmesel ilişki devam ederken davalı iş sahibi şirkete, davacı yüklenici tarafından, 15/01/2016 tarihli ihtarname gönderilerek, hak sahipleriyle ilgili çalışmalar neticesinde ön anlaşmaların yapıldığı, kat karşılığı inşaat sözleşmelerinin imzalanması adına çalışmaların yürütüldüğü, yemekli tanıtım toplantılarının yapıldığı ve davacının tüm edimlerini yerine getirmesine rağmen davalının hak sahipleriyle değişiklik talebiyle sözleşme imzalamaktan kaçındığı, hak sahipleriyle imza sürecinin durdurulduğu, kat karşılığı inşaat sözleşme metinlerinin içeriğinin netleştirilemediği, hak sahipleriyle anlaşma yapılmasına rağmen; kat karşılığı sözleşme koşullarının değiştirilmek istenmesi nedeniyle sözleşmelerin bir türlü imzalanamadığı ve ödenmesi gereken devir bedeli borcunun yerine getirilmemesi nedeni ile satın almanın yapılmadığı, bu nedenle verilen süre içinde davalının bu edimlerinin yerine getirmesi gerektiğinin bildirildiği, davalı iş sahibi tarafından 07/03/2016 tarihinde davacı yükleniciye gönderilen ihtarnamede ise, 24/02/2015 tarihli ön protokol kapsamında, davacının tüm edimlerinin net bir şekilde belirlenmesine rağmen; bu gereğin yerine getirilmediği, projede olumlu bir ilerleme kaydedilmeyip; bir adet resmi sözleşmenin dahi imzalatılamadığı, ... alanındaki 33.200 m2 alanın projeyi, tüm bölgede %70'nin imzaya hazır olduğu ve piyasada bilinir bir çok firmanın almakta istekli olup, inşaat ruhsatının alınabilecek şekilde hazır olduğu, %70'nin de tamamlanacağının beyan edilmesi karşısında; davalı tarafından ön protokolün imzalandığı, oysa yapılan araştırmada; davacının anılan bölgede mülkiyet analizinin yapmadığının belirlendiği ve taşınmazların üzerinde bir çok takyidatların bulunduğunun tespit edildiği, bu nedenle davacıya olan güvenin, inancın yitirildiği belirtilerek 24/02/2015 tarihli ön protokolün ve diğer ... Projesine ilişkin sözleşmenin feshedildiğinin bildirildiği, dosyaya ibraz edilen mail yazışmalarına göre; davacının haftalık raporlama yaparak; davalı iş sahibine gönderdiği ve proje alanında anlaşma sağlanan hak sahiplerinin sayısını ve... alanlarını bildirdiği, hatta imza aşamasına gelindiğinin ve sözleşmelerin imzalanması gerektiğinin de açıklandığı, ancak buna rağmen davalı tarafından kat karşılığı inşaat sözleşmeleri metinlerinin revize edileceği yönünde bildirimde bulunulduğu, anılan sözleşmelerin revize edilip edilmediği, yahut ne şekilde revize edildiği hususunda herhangi bir delil ibraz edilmemekle birlikte; davacının bu konuda üzerine düşen edimi yerine getirdiği, sözleşmelerin imzalatılamamasındaki kusurun davacıya ait olmadığı, davalının sözleşmeyi bu gerekçelerle feshetmesinin haksız olduğu, davaya konu ön protokolde, protokolün feshine ilişkin bir düzenleme yapılmadığı, sözleşmenin feshinde kusursuz olan davacı yüklenicinin sözleşmeye göre bakiye iş bedelini, hak ettiği anlaşıldığından; davacının davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü, karşı davacının istinaf talebinin reddi ile yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b-2. bendi gereğince kaldırılarak; birleşen 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/597 E. sayılı dosyasında da davanın kabulüne dair yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
A)1-Asıl ve birleşen davalarda davacı-karşı davada davalı yüklenici vekilinin istinaf talebinin KABULÜ, asıl ve birleşen davalarda davalı-karşı davada davacı iş sahibi vekilinin istinaf talebinin REDDİ İLE,
2-İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 07/11/2019 tarih ve 2016/278 Esas, 2019/883 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3- Asıl davanın KABULÜNE,
-Davacının 29.01.2015 tarihli ... A.Ş ... Şubesince düzenlenen 569.434,00 TL bedelli teminat mektubundan dolayı davalı tarafa borçlu olmadığının TESPİTİNE,
-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 38.898,04 TL nispi karar harcından, 29,20 TL peşin harç ile 9.724,51 TL tamamlama harcının mahsubu ile noksan kalan 29.144,33 TL harcın davalı karşı davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
-Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 91.109,44 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak; davacıya verilmesine,
-Davacı- karşı davalı tarafından yatırılan 29,20 TL peşin harç, 29,20 TL başvuru harcı ile 9.724,51 TL tamamlama harcı toplamı 9.782,91 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Karşı davanın KISMEN KABULÜNE,
-Toplam 181.653,93 TL satış bedeli bakiyesi ile noter masrafının (141.728,00 TL + 39.925,93 TL toplamından oluşan) karşı dava tarihi olan 12.04.2016 tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte davacı karşı davalıdan alınıp davalı karşı davacıya verilmesine,
-Karşı davacının ... dayalı olarak ödediği 450.000 TL ile 3. Firmaya yüklenici tarafından davacı adına ödenen 5000 USD proje bedelinin iadesi istemlerinin REDDİNE, ( Karşı dava tarihi 12.04.2016 'da 1 USD= 2,83 TL den 14.150,00 TL)
-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 12.408,78 TL nispi karar harcından, peşin yatırılan 11.047,05 TL harcın mahsubu ile noksan kalan 1.361,73 TL harcın davacı -karşı davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
-Davalı- karşı davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 74.264,00 TL nispi vekalet ücretinin davacı karşı davalıdan tahsili ile davalı karşı davacıya verilmesine, (Davanın reddedilen kısmı 464.150,00 TLüzerinden hesaplanan)
-Davacı karşı davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince red edilen miktar üzerinden hesaplanan 45.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalı karşı davacıdan tahsili ile davacı karşı davalıya verilmesine, (Davanın kabul edilen kısmı 181.653,93 TL üzerinden hesaplanan)
-Alınması gereken 12.408,77 TL karar harcından ,davalı -karşı davacı tarafından yatırılan 29,20 TL başvuru harcı ile 11.047,05 TL peşin harç toplamı 11.076,25 TL'nin mahsubu ile bakiye 1.361,72 TL harcın karşı davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
5-BİRLEŞEN İSTANBUL 6. ...'NİN 2016/403 E. SAYILI DOSYASINDA;
-Davanın KABULÜNE,
-15.000,00 USD'nin dava tarihinden itibaren işleyecek 3095 Sayılı Yasanın 4/a maddesindeki döviz faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince kabul edilen miktarın dava tarihindeki TCMB efektif satış döviz kuru Türk Lirası karşılığı üzerinden hesaplanan 2.920,25 TL nispi karar harcından, peşin yatırılan 729,61 TL harcın mahsubu ile noksan kalan 2.190,64 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, ( Dava tarihi 16.04.2016 'da 1 USD= 2,85 TL den 42.750,00 TL)
-Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktarın dava tarihindeki TCMB efektif satış döviz kuru Türk Lirası karşılığı üzerinden hesaplanan 42.750,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, ( Dava tarihi 16.04.2016 'da 1 USD= 2,85 TL den 42.750,00 TL)
-Davacı tarafından yatırılan 29,20 TL başvuru harcı ile 729,61 TL peşin harç toplamı 758,81 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6- BİRLEŞEN İSTANBUL 2. ...'NİN 2016/428 E. SAYILI DOSYASINDA;
-Davanın KABULÜNE,
-713.634,00 TL ve bu bedelin KDV'si olan 128.634,12 TL ki toplam 843.268,12 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlardaki avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 57.603,65 TL nispi karar harcından, peşin yatırılan 12.204,17 TL harcın mahsubu ile noksan kalan 45.399,48 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
-Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 132.490,22 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
-Davacı tarafından yatırılan 29,20 TL başvuru harcı ile 12.204,17 TL peşin harç toplamı 12.233,37 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-BİRLEŞEN İSTANBUL 6. ...'NİN 2016/597 E. SAYILI DOSYASINDA;
-Davanın KABULÜ İLE,
-1.300.000,00 TL bakiye iş bedelinin; dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak; davacı yana verilmesine,
-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 88.803,00 TL karar harccından, peşin yatırılan 22.200,75 TL harçtan mahsubu ile bakiye 66.602,25, TL harcın davalıdan alınarak; HAZİNEYE GELİR İRADINA,
-Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince red edilen miktar üzerinden hesaplanan 200.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
-Davacı- karşı davalı ve birleşen dosyalarda davacı ... tarafından yapılan toplam 34.312,00 TL yargılama giderinden asıl dava, karşı dava ve birleşen davalarda kabul red miktar ve oranları göz önüne alınarak hesaplanan 4.117,44 TL yargılama giderinin davalı karşı davacı ve birleşen dosyalarda davalı ...'dan tahsili ile davacı karşı davalı ve birleşen dosyalarda davacı ...'a verilmesine, bakiye kısmın davacı karşı davalı ve birleşen dosyalarda davacı ... üzerinde bırakılmasına,( Asıl ve birleşen dosya davacısının kabul edilen toplam alacağı 1.472.152,12 TL, karşı davacının kabul edilen alacağı, 181.653,93 TL)(kabul %88-ret % 12)
- Davalı karşı davacı ve birleşen dosyalarda davalı ... tarafından yapılan toplam 94,00 TL yargılama giderinden asıl dava, karşı dava ve birleşen davalarda kabul red miktar ve oranları göz önüne alınarak hesaplanan 11,28 TL yargılama giderinin Davacı karşı davalı ve birleşen dosyalarda davacı ...'dan tahsili ile Davalı karşı davacı ve birleşen dosyalarda davalı ...'a verilmesine, bakiye kısmın davalı karşı davacı ve birleşen dosyalarda davalı ... üzerinde bırakılmasına, ( Asıl ve birleşen dosya davacısının kabul edilen toplam alacağı 1.472.152,12 TL, karşı davacının kabul edilen alacağı, 181.653,93 TL)(kabul %88-ret % 12)
B) İSTİNAF İNCELEMESİ YÖNÜNDEN
1-Asıl ve birleşen dosya davacısı tarafından yatırılan istinaf karar harçlarının karar kesinleştiğinde kendisine iadesine,
2-Karşı davacıdan tüm dosyalar için alınması gereken 100.562.71 TL istinaf karar harcından; peşin yatan 25.476,40 TL nin mahsubu ile bakiye 75.086,31 TL nin karşı davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Asıl ve birleşen dosya davası tarafında yatırılan toplam 3.366,20 TL isitnaf başvurma harcının asıl be birleşen dosya davalısından alınarak; asıl be birleşen dosya davacısına verilmesine,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
5-Gerek ilk derece gerekse istinaf aşamasında yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısımların karar kesinleştiğinde yatıran tarafa İADESİNE,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 14/07/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.