Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/2044 E. 2026/967 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/2044
Karar No
2026/967
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

15.HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2023/2044

KARAR NO:2026/967

TÜRK MİLLETİ ADINA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:28/09/2023

NUMARASI:2016/340 Esas, 2023/821 Karar

DAVANIN KONUSU:Alacak

KARAR TARİHİ:14/07/2026

Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Asıl dava; taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklanan; bakiye alacağın tahsili, karşı dava; eser sözleşmesi kapsamında verilen fazla avansın iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece; asıl ve karşı davanın ayrı ayrı kabulüne dair verilen karara karşı; taraf vekilleri tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı-karşı davalı yüklenici vekili; taraflar arasında 14.05.2013 tarihli alt yüklenici sözleşmesi imzalandığını, buna göre "... ... İnşaatının" ince işlerinin malzeme ve işçilik dahil olarak anahtar teslimi yapımı konusunda anlaştıklarını, anlaşma gereği, davacının inşaat yapımına başladığını, 18.06.2013 tarihli ilk hakediş raporunun düzenlendiğini, bu rapor gereği yapılan KDV tevkifatı sonucu 59.725,33 TL ödendiğini, davacının sözleşme gereği işleri yapmaya devam ettiğini, 10.07.2013 tarihinde ikinci hakediş raporunun düzenlendiğini ve yine KDV tevkifatı sonucu 124.574,23 TL ödendiğini, üçüncü hakedişin 02.08.2013 tarihinde düzenlendiğini ve KDV tevkifatı sonucu 318.069,07 TL ödendiğini ve dördüncü hakedişin 15.09.2013 tarihinde düzenlendiğini ancak davalı şirket tarafından imzalanmış olmasına rağmen KDV tevkifatı sonucu 146.482,28 TL ödenmesi gerekirken bu miktarın ödenmediğini, sözleşmede yer almamasına rağmen; davalı şirketin talebi üzerine havaalanı terminalinde çalışan diğer alt taşeronların çevreye verdikleri zararın giderilmesinin de davacıdan istendiğini, yapılan ekstra işler sebebiyle "ekstra imalat tutanağı" düzenlendiğini, davacının ekstra imalatları da yapmasına rağmen; bu işlere ait ödemelerinde yapılmadığını, ayrıca teknik şartname gereği hazır sıva atıldıktan sonra üzeri saten alçı kaplaması ve daha sonra boyanması gerekmesine rağmen; hazır sıva atılmadan alçı ile kaplanması istendiğini, bunun da maliyet artışına yol açtığını, bu maliyet farkının da davacıya ödenmediğini, önceki ekiplerin iş ilerleyişlerindeki sapmalardan dolayı; davacı şirketin kur farkı zararı doğduğunu, üçüncü hakediş raporundan sonra davacıya hiçbir ödeme yapılmadığını, sözleşmede belirtilen işin %80'lik kısmının tamamlandığını, davalı tarafça ödeme yapılmaması üzerine; davalıya Ankara .... Noterliğinin 23.01.2014 tarihli ihtarnamesinin keşide edilerek; davacının yaptığı işler yönüyle, ödenmeyen alacağının ödenmesinin istediğini, davalı tarafça Kadıköy ... Noterliğinin 17.02.2014 tarihli ihtarnamesiyle cevap verildiği ve Kadıköy ... Noterliğinin 27.11.2013 gün ve 27557 yevmiye numaralı ihtarnamesiyle sözleşmenin fesih edildiğinin bildirildiğini, söz konusu ihtarnamenin davacının eline geçmediğini,iddianamede gerekçe olarak işin süresinde bitirilmediği, davalının haciz ihbarnamelerine muhatap kaldığı, sahada teknik personel bulundurulmadığı ve iş programının şirketlerine sunulmadığının belirtildiğini, sözleşmeye göre işin 25.11.2013 tarihinde bitirileceğini, 27.11.2013 tarihli ihtarname tarihi baz alındığında iki günlük gecikme bulunduğunu, sözleşmenin beşinci maddesi gereği çalışılacak yerin, işverenin davacıya teslim etmesi gerektiğini, davacının işe başlamadan önce diğer alt taşeronların imalatlarını bitirmeleri gerektiğini, kaldı ki davalı tarafından sözleşmede yer almamasına rağmen; ekstra yaptırılan işler bulunduğu da göz önüne alındığında fesih gerekçesinin haksız olduğunu, davacıya haciz ihbarlarının gelme nedeninin, davalının hakediş bedellerini ödememesi olduğunu, davacının üstlendiği işi, davalının izin verdiği ölçüde bitirdiğini, her ne kadar davalı sözleşmeyi 27.11.2013 tarihinde fesih ettiğini belirtmiş ise de; davacının 10.01.2014 tarihine kadar inşaat sahasında imalat yapmasına ses çıkarmadığını, davacının sözleşme kapsamında yaptığı ve yine davalının talebi doğrultusunda yaptığı işler için düzenlediği toplam 1.163.475,99 TL'lik faturayı davalıya gönderdiğini, faturanında davalı şirkete 13.01.2016 günü tebliğ edildiğini, davalının faturaya herhangi bir itirazının olmadığını, taraflar arasında imzalanan sözleşmede işin toplam bedelinin 1.600.027,00 TL olarak belirtildiğini, davalının kusur ve ihmalinden dolayı işin %80 oranında tamamlandığını, belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 200.000,00 TL alacağın temerrüt tarihi olan 21.01.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsilini, talep ve dava etmiştir.Davacı-Karşı Davalı yüklenici vekili 10/03/2020 tarihli talep artırım dilekçesinde; dava dilekçelerinde 200.000,00-TL olarak talep ettikleri alacak miktarını fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak üzere 500.203,19-TL daha artırdıklarını, 700.203,19-TL alacağın temerrüt tarihi 21.01.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile karşı taraftan tahsilini talep etmiştir.Davalı-karşı davacı iş sahibi vekili; davalı şirketin yüklemininde bulunan ... ... İnşaatı'nın ince işlerinin malzeme ve işçilik dahil olarak anahtar teslimi yapımı için 14.05.2013 tarihli alt yüklenici sözleşmesi imzalandığını, yüklenicinin sözleşme şartlarına aykırı hareket ettiğinden ve yerine getiremediğinden; sözleşmenin 27.11.2013 tarihli ihtarnameyle ve dört başlık altında sözleşmeye aykırılıklar belirtilerek; feshedildiğini, kalan diğer işlerin, imalatlar ve eksikliklerin iş sahibi şirket tarafından tamamlanmış ve tamamlattırıldığını, bu fesihten sonra yüklenicinin 23.01.2014 tarihli ihtar gönderdiğini, bu ihtara 17.02.2014 tarihli ihtar ile cevap verildiğini ve yine yüklenicinin 11.01.2016 tarihli ihtar ve fatura gönderdiğini, buna karşı 14.01.2016 tarihli ihtar ile fatura iadesi yaptıklarını, sözleşme devam ettiği süre içinde, davacının yaptığı imalatlar hak ediş raporlarına göre bütün alacakları ödendiğini, davacı ve karşı davalıya imalatları yaptığı süreç içinde parasal sıkıntılarını gidermek için avans ücretler ödendiğini, buna rağmen taahhüt ettiği işi zamanında yapamayarak ve eksik yaparak geciktiğini ve sözleşmenin feshedilmesi gerektiğini, yazılı uyarıların hiç birine uymadığını ve dikkate almadığını, yüklenicinin alacağı bulunmadığını aksine iş sahibinin yükleniciden alacaklı olduğunu, hak edişlerinin dışında avans paralar ödendiğini, bu paralar karşılığı imalatlar yapılmadığını ve bu paranın davacı karşı davalının zimmetinde kaldığını, sözleşmenin 23. maddesine göre “Taraflar, ihtilaf halinde işveren'in yasal defter ve belgeleri ile banka kayıtlarının yegâne delil olacağını peşinen kabul, beyan ve taahhüt edildiği" şartı olduğunu, belirterek; asıl davanın reddini talep etmiş, karşı dava yönünden; yüklenicinin yaptığı imalatlara karşılık hazırladığı hak edişlerin, dört adet olduğunu, bunların hepsi ödendiğini, bütün bu ödemelerin dışında başkaca hak ve alacağı bulunmadığını, yüklenicinin, cari hesabı muavin defter kayıtların da 358.199,37 TL fazla ödeme gösterdiğini, bu miktardan son hak ediş yani 4 nolu hakkediş miktarı düşüldüğünde bakiye 237.823,54 TL alacağı olduğunun anlaşıldığını, dört nolu hak edişin faturası tanzim edilip işsahibi şirkete verilmediğinden; defter kayıtlarında 4. Hak ediş bedeli kadar fazlalık gözüktüğünü, buna rağmen; iş sahibi şirketin, davacı karşı davalı şirkete fazla ödeme yaptığını ve alacaklı bulunduğunu, yüklenicinin, dava dilekçesinde yazılı olan adresin mukavelede yazılı olan adres olduğunu,ihtarı bu adrese gönderdiklerini, ihtarın tebliğ edilememiş olmasının kusurları olmadığını, belirterek; yüklenicinin zimmetinde kalan 237.823,54 TL alacağın dava tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.Mahkemece 27.09.2023 tarihli karar ile; hükme 05/06/2023 tarihli raporun esas alındığını, alınan rapora göre; davacı tarafın ticari defterlerine göre; 848.090,79 TL alacaklı gözüktüğü, davalı taraf ise ticari defterlerine göre 358.199,37 TL alacaklı gözüktüğü, tarafların karşılıklı birbirlerine ihtarları bulunduğu, taraflar arasında 4 adet hak ediş ve 19 adet ekstra imalat tutanağı düzenlendiği, davalı tarafın bir kısım işlerin, dava dışı ... ... firması tarafından yapıldığı savunmasının da bilirkişiler tarafından irdelendiği, buna göre taraflar arasındaki sözleşmenin 14/05/2013 tarihli olduğu, davalı ile dava dışı ... ... firması arasında sözleşme tarihinin 31/07/2013 ve ek protokol tarihinin ise 27/12/2013 olduğu, dosyada sözleşme eki projeler, inşaat grubu altındaki imalatlar için hangi alt yüklenicilerin hangi kısımlarda çalıştığı bilgisi, dava dışı ... ... ile yapılan hak ediş eki metrajları bulunmadığı, sonuç olarak dava dışı ... ... firması tarafından davacı firma adına yapıldığı bildirilen işlerin tespitinin mümkün olmadığı, davalı tarafça 27/11/2013 tarihinde sözleşmenin fesh edildiği ancak fesih tarihi itibariyle yapılan imalatın mevcut durumunun tespitinin yapılarak kesin hak edişin düzenlenmediği, davacı tarafça inşaat mühendisi ...'e "..." yaptırıldığı, davalı tarafça sözleşme feshedildiği halde kesin hak ediş raporu düzenlenmediğinden; davalı haksız bulunduğu, davacı tarafça yaptırılan ve bilirkişilerce de oluşa uygun olduğu değerlendirilerek; rapora esas alınan inşaat mühendisi ...'in metraj icmaline üstünlük tanınmasının doğru bulunduğu, Konya talimat dosyasında alınan bilirkişi raporunda mimari projeye göre yapılan metrajlar ile ... tarafından hesap edilen metrajların uyumlu olduğu, metraj icmalindeki tutarlarla sözleşme birim fiyatlarıyla hesaplama yapıldığında; davacı tarafından yapılan imalat tutarının 1.030.325,26 TL olduğu, yine metraj icmalinde olmayan ancak tarafların kabulünde olan hak edişlerdeki imalat kalemlerine ilişkin tutarın 115.524,33 TL olduğu ve bundan başka taraflarca imzalanan 19 adet ekstra imalat tutanağına göre yapılan imalat tutarının ise 8.713,00 TL olduğu, böylelikle davacı tarafından yapılan toplam imalat tutarının 1.154.562,59 TL olduğu tespit edildiği, davalı tarafından davacı tarafa yapılan ödeme ve avanslar düşüldüğünde; davacı tarafın bakiye alacağının 715.429,17 TL olduğu tespit olunmuş, taleple bağlı kalınarak asıl davanın kabulüyle 700.203,19 TL'nin davalıdan tahsiline karar verildiği, bilirkişiler tarafından davalı tarafın avans alacağı bakiye 315.385,20 TL olarak tespit edilmiş olup taleple bağlı kalınarak karşı davanın kabulüyle; 237.823,54 TL'nin davacıdan tahsiline karar verildiği, faiz başlangıç tarihleri farklı olduğundan; asıl davada kabul edilen miktar ile karşı davada kabul edilen miktarlar arasında mahsuplaşmaya gidilmediği, gerekçesi ile asıl davanın KABULÜ ile, 700.203,19 TL'nin temerrüt tarihi olan 21/01/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı/karşı davacı ... Şirketi'nden alınarak; davacı/karşı davalı... Şirketi'ne verilmesine,Karşı davanın KABULÜ ile, 237.823,54 TL'nin karşı dava tarihi olan 20/04/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davacı/karşı davalı... Şirketi'nden alınarak davalı/karşı davacı ... Şirketi'ne verilmesine, karar verilmiştir.Davacı- karşı davalı yüklenici vekili istinaf dilekçesi ile;

1-Davalı/karşı davacının alacağı bulunduğunun kabulü ile karşı davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, mahkemenin hükme esas aldığı 05.06.2023 tarihli bilirkişi raporunun 20. sayfasında, tarafların alacak - borç durumunu gösteren tablonun yer aldığını, tablodan görüleceği üzere yüklenicinin iş sahibine borcu bulunmadığını, yüklenicinin gerçekleştirdiği imalatlar sonrası hak ettiği alacakları ile yapılan ödemelerin mahsubu sorası karşı tarafa borcu olmamasına rağmen karşı davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olduğunu belirterek; karşı dava yönünden yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Davalı-karşı davacı iş sahibi vekili istinaf dilekçesi ile;

1-Dava konusu faturanın defterlere usulsüz olarak işlenen ve kesin kabul görülmeyen bir fatura olduğunu,

2-Sözleşmenin feshi başlıklı Madde 20'de bulunan riskler gerçekleşerek; sözleşme konusu işlere ait hak edişlere konan hacizlerin, işbu bedelin %10'unu geçmesi halinde işverenin tek taraflı olarak fesih hakkı doğduğunu, ayrıca sözleşmenin 10. Maddesi ve 12. Maddesine de aykırılıkta bulunulmuş olup; tüm bu hususlar gözetildiğinde; iş sahibi tarafından yapılan haklı fesih doğrultusunda, iş sahibinin zararlarının karşılanması gerekirken; asıl davada aleyhe hüküm kurulduğunu,

3-Mahkemece hüküm kurmaya ve denetime elverişli bir raporun hükme esas alındığını ancak önceki ...-...-...'den oluşan bilirkişi heyeti tarafından verilen ek raporun; dosyada bulunan raporların tümünün incelenerek ve ayrıca dosyada bulunan uzman raporunun da incelenmesi sonucu tanzim edildiğinden hüküm kurulmaya elverişli olduğunu,

4-Sunulan bilgi, fotoğraf ve belgelerin, yüklenicini 4. hakkedişe kadar yaptığı imalatlara ait olduğunu ancak tüm işe aitmiş gibi gösterildiğini, 21.11.2013 tarihi itibariyle, ... sözleşmesine konu olan işlerin ancak %25’lik kısmının sahada yapıldığını, bu hususu Kadıköy ...Noterliği aracılığıyla gönderilen 27.11.2013 tarihli ihtarnamede açık bir şekilde belirtiklerini, ... firmasının yaptığı imalatları gösteren kesin hakkediş ile yüklenicinin satın aldığı malzemelere ait tüm faturaların mahkemeye sunulduğunu, bu bilgiler ışığında ... firması tarafından kesin hakkedişte görüleceği üzere; 1.045.639,42 TL’lik imalat yapıldığını, bu imalatların 831.151,91 TL’lik kısmının... firmasının yerine yapılmış imalatlar olduğunu, 214.487,50 TL’lik imalat ise... firmasının sözleşmesinde olmayan, doğrudan ... firması tarafından yapılmış imalatlar olduğunu, bu imalatları gösteren özet tablolar ve ... firmasının yaptığı imalatları gösteren 14 adet hakkediş yine itiraz dilekçesinin EK-3’de dosyaya sunulduğunu,

5-İnşaat Mühendisi ... tarafından düzenlenen 18.09.2021 tarihli bilirkişi raporunda, davacının eksik bıraktığı veya hiç yapmadığı işler, yapılacak olan sözleşme konusu tüm imalat metrajlarından... firmasının yaptığı 4 adet hakkediş raporundaki imalat miktarının çıkartılması vasıtasıyla hesap edilmiştir. ... firmasına ait yapılan imalatları gösteren tüm hakkedişler (14 adet hakkediş), doğru bilirkişiler tarafından yeniden incelendiğinde, yapılan imalatların çok büyük bir kısmının... firması tarafından yapılması gerekirken yapılmayan işlere ait olduğu ortaya çıkacağını,05/06/2023 tarihli bilirkişi raporundaki yapılamayan tespitin, resmi, imzalı hakkediş belgeleri üzerinden yapılmasının mümkün olduğunu, Nitekim bahsi geçen tespiti Bilirkişi İnşaat Mühendisi ...'in 18.09.2021 tarihli raporuyla yaptığını, ... firmasının sözleşmenin feshinden çok sonra kestiği ve tarafımızca kabul edilmeyen, hakkedişi dahi düzenlenmeyen, 4. hak ediş sonrasında yapılan imalat olmadığından düzenlenecek hakkedişte bulunmadığını, belirterek; yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Uyuşmazlık; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Asıl davacı- karşı davalı yüklenici, davalı- karşı davacı ise iş sahidir.Taraflar arasında; ... Binasının ince işlerinin yapılmasına ilişkin, 14.05.2013 tarihli alt yüklenici sözleşmesi akdedilmiştir.Asıl davada davacı yüklenici, ilk 3 hak edişinin ödendiğini ancak 4. Hak edişinin ödenmediğini ayrıca ek işlerde yaptığını, buna rağmen bedelinin ödenmediğini, davalı iş sahibinin sözleşmeyi haksız olarak 27.11.2013 tarihinde fesih ettiğini, işin % 80'ini tamamladığını, belirterek; davalı iş sahibinden sözleşmeden kaynaklı alacaklarının tahsilini talep ve dava etmiş, karşı davada davacı iş sahibi ise davacıya fazla ödeme yaptığını, kalan işleri de başka firmaya tamamlattığını belirterek; fazla ödediği avansın iadesini talep ve dava etmiştir.Dosya kapsamından; taraflar arasındaki sözleşmenin 23. Maddesinde; taraflar arasında uyuşmalık çıkması halinde taraf defter ve kayıtlarının esas alınacağına dair delil sözleşmesi bulunduğu, mahkemece uyuşmazlığın çözümü için Konya Talimat Mahkemesinden alınan rapor ile birlikte 8 adet rapor alındığı, en son alınan raporun; dosyadaki diğer raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi amacı ile tanzim edildiği, rapora göre davacı yanın işin %80,68'ini tamamladığı, davacı tarafından dava dışı İnşaat mühendisine yaptığı işler ile ilgili, metraj imali düzenlettiği, dosyada 4 adet hak ediş, 19 adet ekstra işler tutanağının düzenlendiği, taraf defter ve kayıtları üzerinden düzenlenen son raporda da davacı yanın davalıdan olan alacağının; karşı davacının fazla ödediği avans düşülmeden 715.429,17 TL olarak tespit edildiği anlaşıldığından; davacı yan davasını ıslah etmediğinden mahkemece talep ile bağlı kalınarak; 700.203,19 TL üzerinden asıl davanın kabulüne karar verilmesi, doğru olduğu gibi; karşı dava açısından ise; karşı davacı iş sahibinin davalı yükleniciye ödediği fazla avansın (asıl davada davacı yüklenicinin alacağından mahsup edilmemiş olmakla) 267.275,59 TL olarak tespit edildiği, anlaşıldığından; mahkemece taleple bağlı kalınarak; 237.823,54 TL üzerinden karşı davanında kabulüne karar verilmesi isabetli olmuştur.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 28/09/2023 tarih ve 2016/340 Esas, 2023/821 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE,

2-Asıl davada yönünden alınması gereken 47.830,87 TL istinaf karar harcından peşin alınan 11.960,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 35.870,87 TL istinaf karar harcının davalı-karşı davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

3- Karşı dava yönünden alınması alınması gereken 16.245,72 TL istinaf karar harcından peşin alınan 4.061,43 TL'nin mahsubu ile bakiye 12.184,29 TL istinaf karar harcının davacı-karşı davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

4-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,

5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 14/07/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/2044, K. 2026/967, T. 14.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-2044-e-2026-967-k-73838dec7360